Uçmaya hali yok!
Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi ikinci maçında da hayal kırıklığı yarattı.

Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi B Grubu’nda çıktığı ikinci maçından da eli boş döndü. CSKA Moskova deplasmanından 2-1′lik mağlubiyetle ayrılan temsilcimiz, suni çimle kaplı Luzhniki’nin zemininde 90 dakika boyunca az sayıda pozisyon bulurken aldığı sonuçla hayal kırıklığı yarattı. Kartal’ın tek tesellisi, 6 maçtır devam eden “gol orucuna” CSKA Moskova maçının son saniyelerinde Ekrem Dağ’ın ayağından bulduğu golle son vermesi oldu.
-2′DE 0-
Luzhniki’de maça hızlı başlayan taraf ev sahibi CSKA Moskova oldu. İlk 15 dakikada birkaç pozisyon yaratan CSKA, golü de bu dakikalarda 19 yaşındaki oyun kurucusu Alan Dzagoev ile kaydetti. 7. dakikada maçı CSKA lehine çeviren sayıyı kaydeden Dzagoev’in ceza sahasının dışında çektiği sert ve isabetli şut, Rüştü Reçber’in avlandığı an oldu. Beşiktaş, bu gole kısa süre sonra Holosko ile cevap vermek istedi. Ceza sahası içerisinde kaleciyle karşı karşıya kalan Holosko’nun şutunu kaleci Akinfeev kurtarırken ilk 45 dakikada kayda değer başka bir pozisyon yaşanmadı.
Bu arada maça ilk 11′de başlayan ve ilk yarıdaki tek Beşiktaş tehlikesinde başrol oynayan Holosko, 34. dakikada Mustafa Denizli tarafından oyundan alınırken Yusuf maça dahil oldu.
Beşiktaş, ikinci yarıya daha baskılı başlayan taraf oldu. 57. dakikada sol kanattan hızlı gelen temsilcimizde, ceza sahası içerisinde açılan topa müsait pozisyonda vuramayan Nihat gol pozisyonunu değerlendiremeyen isimdi.
Rakip sahada yaşadığı top kayıpları kalesinde tehlikeye dönüşen Siyah Beyazlı ekip, maç boyunca bu eksikliğini gideremezken 61. dakikada hızlı gelişen CSKA Moskova atağında Krasic, şık bir çalımla Rüştü’yü karşısına aldı ve çektiği sert şut da Rüştü’nün kolunun altından geçince top bir kez daha Beşiktaş ağlarıyla buluştu.
Maçın 74. dakikasında Beşiktaş ikinci oyuncu değişikliğini kullandı ve Nihat’ın yerine maça dahil olan Serdar Özkan oldu.
Mustafa Denizli bütün oyuncu değişikliği haklarını 75. dakikada tamamlarken Tello’yu oyundan aldı ve gol umudu olarak Bobo’yu maça dahil etti.
-6 MAÇ SONUNDA UZATMALARDA-
90′da İbrahim Kaş ve 90+1′de Bobo ile golü koklayan Beşiktaş, 90+2′de Ekrem Dağ ile bir gol buldu. 6 maçtır gol atamayan Beşiktaş, uzatmalarda İsmail Köybaşı’nın ortasında Ekrem’in çektiği sert şutla farkı bire indirmeyi başardı ancak beraberliği bulmak için yeterli zaman kalmamıştı.
Son düdükle birlikte Siyah Beyazlı temsilcimiz Rusya’da aradığını bulamazken CSKA Moskova, Beşiktaş’ı 2-1 mağlup ederek B Grubu’ndaki ilk galibiyetine imza attı.
Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi B Grubu’ndaki 3. maçına 21 Ekim’de deplasmanda Wolfsburg karşısında çıkacak. CSKA Moskova ise evinde ilk maç haftasında Beşiktaş’ı mağlup eden Manchester United’ı ağırlayacak.
-CSKA MOSKOVA: 2 – BEŞİKTAŞ: 1-
Stat: Luzhniki
Hakemler: Mejuto Gonzales, Jesus Calvo Guadamuro, Roberto Diaz Perez Del Palomar (İspanya)
CSKA Moskova: Akinfeev, Şemberas, Ignaseviç, A. Berezutski (Dk. 46 Grigoriev ), Dzagoev, Mamaev, Gonzales (Dk. 78 Shchnnikov ), Odiah, Krasiç, V. Berezutski, Necid (Dk. 64 Rahimiç )
Beşiktaş: Rüştü, İsmail, İbrahim Kaş, Sivok, Nihat (Dk. 73 Serdar ), Mert Nobre, Tello (Dk. 75 Bobo ), Ekrem, Holosko (Dk. 34 Yusuf ), Ferrari, Ernst
Gol: Dk. 7 Dzagoev, Dk. 61 Krasiç (CSKA Moskova), 90 2 Ekrem Dağ (Beşiktaş)
Sarı Kartlar: Dk. 35 A. Berezutski, Dk. 37 Odiah, Dk. 61 Krasiç, Dk. 82 Ignaseviç (CSKA Moskova), Dk. 21 İsmail, Dk. 79 Sivok (Beşiktaş)
İnternetin yönetimi değişiyor
ABD’den tarihi karar

İnternetin yönetimi ve alan adlarının tahsisinde tek söz sahibi ABD’nin Icann (Internet corporation for assigned names and numbers) kuruluşu, başka ülkelerin de faaliyetlerine katılması için bir anlaşma yaptı.
Kurulduğu 1998′den beri ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı Telekomünikasyon ve Bilişim İdaresi’nin gözetiminde faaliyet gösteren ve kar amacı gütmeyen Icaan, bugün ABD hükümetiyle vardığı anlaşmayla, başka ülkelerin hükümetlerinin temsilcilerinin de yer alacağı bir uluslararası denetim kurulu oluşturulmasını kabul etti.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun da memnuniyetle karşıladığını açıkladığı bu yeni anlaşma, Icann’in ABD güdümünden kurtularak, bir özerkliğe doğru ilk adımı olarak görülüyor.
Icann’in, internette tüm dünyayı kapsayan ve ülkelere kararlarını uygulatma yetkisi bulunuyor. Kuruluş örneğin, porno siteleri için ”.xxx” alan uzantısıyla bunların yasaklanmasını kararlaştırmıştı.
Özge Özberk hamile
Ünlü oyuncu anne oluyor.

2007 yılında, üç yıl flört ettiği Hayim Sadioğlu ile evlenen güzel oyuncu Özge Özberk, üç buçuk aylık hamile.
Erkek bebek bekleyen Özberk Hafta Sonu’na verdiği röportajda, “Zaten bir bebeğimiz olmasını çok istiyorduk. “Yol arkadaşım”ın çekimleri olmasaydı daha erken zamanda bir bebeğimiz olabilirdi ama bir yıl ertelemek zorunda kaldık. Dizinin çekimleri temmuzda bitti ben ağustosta hamile kaldım” diye konuştu.
Dünya beşik gibi sallanıyor
Güney Pasifik ve Endonezya’nın ardından bir deprem de Peru’da meydana geldi

Peru’nun güneydoğu kesiminde anlık ölçere göre 6.3 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi, Peru’daki depremin, komşu Bolivya’nın başkenti La Paz’ın yaklaşık 162 kilometre kuzeybatısında olduğunu açıkladı.
Depremde can ve mal kaybı olup olmadığı konusunda bilgi verilmedi.
GS-FB 4 hafta ileride!
Bir senede neler mi değişti? İşte yanıtı…

Turkcell Süper Lig çok ilginç bir sezona sahne oluyor. Zirve yarışında yalnız kalan iki ezeli rakip, şimdiden en yakın rakibine 6 puan fark attı. Trabzonspor sert bir düşüş yaşarken, son şampiyon Beşiktaş ve geçtiğimiz 2 sezonun flaş ekibi Sivasspor ise bir türlü kötü gidişe ‘dur’ diyemiyor.
Çifte şampiyonluk yaşadığı geçen sezona 2′de 2 ile başlayan Kara Kartal, bu sezon aynı puana ancak 6 haftada ulaştı. Geçen sezon ilk 2 maçında rakip fileleri 5 kez havalandıran siyah-beyazlılar, bu sezon 3 golle ligin en az skor üreten 4 takımdan biri konumunda. Bülent Uygun’lu Yiğidolar ise başarılı olan takımı bozmanın sancılarını yaşıyor. Avrupa’ya erken havlu atan Sivas, ligde 6 maçta bir puan kazandı ve 4 kez gol sevinci yaşadı. Oysa kırmızı-beyazlılar, geçen sezon bu dönemde 11 puan elde etmişti. Son haftalara kadar kovaladığı şampiyonluğu üst üste aldığı kötü sonuçlarla kaptıran Trabzonspor da inişe geçen takımlardan. Geçen sezon bu dönemde 15 puanla lider olan bordo-mavililer, şimdi 10 puanla 4. sırada.
Galatasaray ve Fenerbahçe için de tablo geçen yıla oranla çok farklı. Ancak ezeli rakipler için bu farklılık iyi yönde seyrediyor. Rijkaard’la yoluna kayıpsız devam eden ve gözünü Fener’in gol rekoruna diken Aslan, Skibbe yönetiminde 10. hafta sonunda 17 puana ulaşmıştı. Oysa sarı-kırmızılılar, bu sezon şu anda 18 puanla liderlik koltuğunun sahibi. F.Bahçe ise Luis Aragones’le hezimet yaşadığı geçen sezonun 10 haftası sonunda 16 puan toplayabilmişti. Sarı-lacivertliler, bu sezona maksimum puanla başladı ve averajla ikinci sırada yer aldı. Daum’la yeni bir kimliğe bürünen Kanarya, geçen yıl 8 olan gol sayısını yüzde 50 artırarak 12′ya çıkardı.
Bursaspor da geçen sezon segilediği performansın gerisinde kalan takımlardan. Geçen yıl 6 maçta 15 puan toplayarak dikkati çeken Bursa temsilcisi, bu sezon 10 puanda kaldı. Geçen yılın flaş takımlarından Eskişehirspor ise grafiğini yukarı çeken ekiplerden. Geçen sezon 6. hafta sonunda 6 puanda kalan E Es, bu sezon 12 puanla 3. sıraya kadar yükseldi. G.Saray, F.Bahçe ve Eskişehir ile birlikte Gençlerbirliği, İstanbul Belediye ve Antalyaspor da performanslarını yükselttiler.
Süper Lig ekipleri, bu sezon topladıkları puana geçen sezon şu haftalarda ulaştı:
TAKIM HAFTA PUAN GOL
5. Galatasaray 10 17 23
6. Fenerbahçe 10 16 22
10.Eskişehirspor 8 12 11
14.Gençlerbirliği 10 10 13
2. Trabzonspor 4 10 17
3. Bursaspor 4 9 6
7. Kayserispor 5 8 2
1. Beşiktaş 2 6 5
9. Ankaraspor 4 6 6
4. Gaziantepspor 2 6 3
15.İstanbul BŞB. 7 6 5
17.Antalyaspor 9 5 12
9. Denizlispor 2 3 4
15.Ankaragücü 4 2 5
12.Sivasspor 1 1 -
PUAN DURUMU
TAKIM HAFTA GOL PUAN
1. Galatasaray 6 19 18
2. Fenerbahçe 6 12 18
3. Eskişehirspor 6 10 12
4. Trabzonspor 6 13 10
5. Gençlerbirliği 6 9 10
6. Bursaspor 6 9 10
7. Manisaspor 6 6 9
8. Diyarbakırspor 6 7 9
9. Kayserispor 5 6 8
10.Gaziantepspor 6 7 6
11.Beşiktas 6 3 6
12.Antalyaspor 6 5 6
13.İstanbul BŞB. 6 7 6
14.Ankaraspor 4 3 5
15.Ankaragücü 6 6 3
16.Denizlispor 5 2 2
17.Sivasspor 6 4 1
18.Kasımpaşa 6 3 0
İşte Japonlar’ın yeni ulaşım aracı
Tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebiliyor

Japon otomobil devi Honda, tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebilen yeni bir taşıma cihazı geliştirdi. Şirketin, ‘her yönde hareket sağlayan dünyanın ilk sürüş sistemi’ olarak tanıtılan U3-X’in çift tekerli Amerikan ginger’ın en büyük rakibi olacağı ifade ediliyor.
Bu yeni kişisel cihaz, sürücünün üst bedeniyle eğildiği sırada hareket, dönüş ve durma eylemlerinin gerçekleştirilmesini mümkün kılıyor. Bu gelişmeler, Honda’nın insansı robotu Asimo’nun teknolojik araştırmaları sırasında geliştirilen Honda denge kontrol teknolojisinin kullanılması ile sağlandı. Kompakt boyutlu ve tek tekerlekli sürüşe sahip cihaz, sürücünün ayak dayanaklarından zemine kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Sürücüyü yayalarla aynı göz seviyesinde konumlandırarak hem kullanıcısına hem de çevredeki diğer insanlara iletişim imkanı tanıyor. Honda Motor, cihazın pratikliğini mükemmelleştirmek için gerçek şartlarda yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Armağan Çağlayan’ın acı günü
Babası Fikret Çağlayan vefat etti.

Popstar yarışmalarının sivri dilli ünlü jürisi Armağan Çağlayan’ın babası Fikret Çağlayan vefat etti.
Kocaeli’nin Körfez ilçesine bağlı Hereke beldesinde yaşayan Fikret Çağlayan, bir süredir alzheimer ve parkinson hastalığından tedavi görüyordu. Fikret Çağlayan’ın cenazesi Hereke Merkez Camii’ne getirildi. Armağan Çağlayan ve kız kardeşi Elif Başlı, bir an olsun tabutun başından ayrılmazken, taziyeleri kabul etti. Ünlü sanatçı Gülben Ergen ve yapımcı Osman Tan Erkır da Hereke’ye gelerek Armağan Çağlayan’ı acılı gününde yalnız bırakmadı. Gülben Ergen’e sarılan Çağlayan, gözyaşlarına engel olamadı. Gülben
Ergen, Armağan Çağlayan’ın annesi Suzan Çağlayan ile yakından ilgilendi. Cuma namazının kılındığı sırada beyaz bir kıyafetle gelen ünlü sanatçı Bülent Ersoy da Armağan Çağlayan’a başsağlığı diledikten sonra tabutun başında uzun süre dua etti. Bülent Ersoy, Gülben Ergen ile birlikte bir kenarda cuma ve cenaze namazının kılınmasını bekledi. Cenaze namazında da gözyaşlarına engel olamayan Armağan Çağlayan, babasının tabutunu cenaze arabasına kadar taşıdı. Çağlayan çok zor bir gün yaşadığını, ancak hayatın
devam ettiğini, bu akşam yarışmada jüri olarak görevine devam edeceğini belirtti.
Fikret Çağlayan’ın cenazesi Hereke mezarlığına defnedildi. Cenazeye Ebru Gündeş de bir çelenk gönderdi.
MÜNEVVER CİNAYETİNDE FLAŞ GELİŞME
4 ZANLIDAN BİRİ SERBEST

Münevver Karabulut cinayetinin katil zanlısı C.G’ye firarı sırasında yardımcı oldukları öne sürülen kişilere yönelik başlatılan çalışma kapsamında gözaltına alınan ve savcılık sorguları tamamlanan 4 kişi tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.
Sultanahmet’teki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilen katil zanlısı C.G’nin babası N.G’nin şoförü A.B, aile şirketinin satın alma müdürü M.K. ile şirket çalışanlarından H.K ve H.Ç, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz tarafından sorgulandı.
4 zanlıdan biri serbest bırakıldı
Fener’de yorgunluk korkusu!
F.Bahçe’nin, G.Saray derbisi öncesi büyük dezavantajı.

Türk futbol kamuoyu, şimdiden bir ay sonra oynanacak dev maçı konuşuyor. Yoluna kayıpsız devam ederen iki devin, Şükrü Saracoğlu Stadı’ndaki derbiye kadar 9′da 9 yapıp yapamayacağı üzerine anketler bile yapılmaya başlandı. Ancak sarı-lacivertliler, ezeli rakibi karşısına ‘yorgunluk’ dezavantajıyla çıkacak.
Derbi öncesi ligde sırasıyla Antalyspor, Gençlerbirliği ve Gaziantepspor ile oynayacak Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’nde ise Sheriff ve Steaua Bükreş’le mücadele edecek. Ayrıca F.Bahçe’nin milli futbolcuları, Ay-Yıldızlı forma altında 2 kader sınavı verecek. Aynı tablo G.Saraylı oyuncular için de geçerli ancak önemli bir farkla! Kanarya’nın derbi öncesindeki 3 önemli karşılaşması da (Sheriff’le birlikte) deplasmanda. Sarı-kırmızılılar ise bu süreyi Sami Yen’de geçirecek.
Fenerbahçe, ligin 7. haftasında 26 Eylül Cumartesi günü Antalya deplasmanına çıkacak. 1 Ekim Perşembe günü Moldova’da Sheriff’le karşılaştıktan sonra ligde 4-5 Ekim’de G.Birliği’ni konuk edecek. Sarı-lacivertli takımın, 2010 Dünya Kupası Elemeleri nedeniyle lige verilecek arada da nefes alması mümkün gözükmüyor, çünkü 6 oyuncusu aday kadroya davet edilecek. Bu isimlerden 3-4′ü, Belçika ve Ermenistan’a karşı 11′de başlayacak.
Sarı-lacivertliler için asıl sorun milli maçlardan sonra başlayacak. Futbolcular, 14 Ekim’de Bursa Atatürk Stadı’ndaki maçtan sonra Samandıra’da toplanacak ve ligin 9. haftasında 17 veya 18 Ekim’de Antep’te oynayacak. Avrupa’da ise 22 Ekim Perşembe günü Steaua Bükreş’le Romanya’da çok kritik bir maç yapacak. 2 saatlik yolculuğun ardından Fenerbahçe’nin, 25 Ekim Pazar günü oynanması beklenen derbiye hazırlanması için 3 günü kalıyor. Oysa Fener Romanya’da zorlu bir 90 dakika oynarken, Cimbom evinde Dinamo Bükreş’i ağırlayacak.
Fenerbahçe’nin derbi öncesi yoğun maç trafiği şöyle:
26 Eylül Cumartesi / 20:00 Antalyaspor-Fenerbahçe
1 Ekim Perşembe / 20:00 Sheriff-Fenerbahçe
4-5 Ekim / Fenerbahçe-Gençlerbirliği
17-18 Ekim / Gaziantepspor-Fenerbahçe
22 Ekim Perşembe / 20:00 Steaua Bükreş-Fenerbahçe
25 Ekim / Fenerbahçe-Galatasaray
Milli maçlar
10 Ekim Cumartesi / 21:45 Belçika-Türkiye
14 Ekim Çarşamba / 21:00 Türkiye-Ermenistan
Sanal korsanlıktan kurtulmanın formülü
İnternet kullanıcısı olup da ‘yasadışı faaliyette’ bulunmayan yoktur. Çoktan bir ‘korsan’a dönüşmüş olabilirsiniz

İnternet kullanıcısı olup da internet üzerinden ‘yasadışı faaliyette’ bulunmayan yoktur. Telif hakkıyla korunan bir fotoğrafı bir sunumda kullanmak üzere kopyalayıp, çoğaltılması istenmeyen bir şarkıyı bilgisayarınıza indirerek ya da internette okuduğunuz bir makaleden atıfta bulunmadan alıntı yaparak telif hakkı kanunu dâhilinde çoktan bir ‘korsan’a dönüşmüş olabilirsiniz! Radikal gazetesinin haberine göre YouTube, 3G, Facebook ve benzeri uygulamaların kullanımının günlük rutine dönüştüğü ‘bedava indirme’ çağında, ‘paylaştıkça çoğalır’ nitelikteki bilginin daha çok insana ulaşımında tüm teknoloji hizmete hazır. Fakat bir o kadar keskin telif hakkı yasaları bunu engelliyor ya da kullanıcıdan bir korsan yaratıyor. Hem eser sahibi hem internet kullanıcısı herkes, bu yasaların günümüze uymadığı, değiştirilmesi gerektiği konusunda hemfikir. Ama bunun yerini hangi sistemin alacağı tartışmalı.
Eser kime ait?
‘Bilgiye kısıtlanmadan erişmek en doğal hakkımız’ diyen kullanıcılarla eser sahipleri arasındaki çatışma, yeni bir fikri mülkiyet anlayışının tartışılmasını sağladı. Ve bu noktada ‘Eser halka mı aittir, yaratıcısına mı?’ sorusu tekrar sorulur hale geldi.
Bu yeni fikri mülkiyet ideolojisinden beslenip başarı elde eden Korsan Parti (Piratpartiet), ilk olarak İsveç’te ortaya çıktı ve oradan birçok ülkeye yayıldı. Öyle ki, telif hakları yasalarını temelden değiştirmeyi vaat eden, bilgiye internetten ücretsiz erişim talep eden bu siyasi parti İsveç’te Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 7.1’lik bir oy aldı. Ve aslında bu talebe yanıt arayanların ne denli kalabalık bir kitle olduğu kanıtlanmış oldu.
Telif hakları kanunu ‘Copyright’a taban tabana zıt olan ‘Copyleft’ de insanlığın birikiminin herkesçe paylaşılmasını savunan bir uygulama. Ancak eser sahibinin tüm haklarını bir kenara bıraktığı bu uygulamaya da bazı yaratıcılar sıcak bakmıyor.
Orta noktayı bulacak akım
Şimdilerdeyse ‘Copyright’ ile ‘Copyleft’i uzlaştıracak bir sistem dünyaya yayılıyor: Creative Commons. 2006’dan beri birçok ülkede kullanılmaya başlanan bu lisanslama sistemini Türkiye’de de yaygınlaştırmak amacıyla Queensland Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Tom Cochrane, Avustralya’dan kalkıp Türkiye’ye, Özyeğin Üniversitesi’nde bir seminer vermeye geldi. Prof. Cochrane’den bu uzlaştırıcı sistemin detaylarını öğrendik.
Creative Commons (CC) kâr amacı gütmeyen, telif hakları alanında esneklik sağlamak ve paylaşımı yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş bir düşünce hareketi. Bu sistemde, geleneksel telif hakkı yasaları hafifletilip internette özgürce bilgi paylaşımına olanak sağlanıyor. Eser sahiplerinin tüm hakları değil, bazı hakları saklı kalıyor, kullanıcılar ‘korsan’ diye etiketlenmekten kurtuluyor. Böylece kullanıcıyla eser yaratıcısı arasında orta yol bulunuyor. Cochrane, bu sebeple Creative Commons için en uygun kelimenin ‘uzlaşı’ olduğunu söylüyor.
Creative Commons, eser sahibinin isteğine uygun olabilecek değişik lisans şartları temin ediyor. Bu lisanslardan birini alan kişi, ister ‘Eserin ilk sahibi belirtilecek ve ticari amaçla kullanılmayacak’ ibarelerini ekliyor, isterse ‘Adım saklı kalsın gerisi sizin’ deyip eserini ‘halka mal ediyor’.
Kullanıcının kârı
Kullanıcılar öncelikle bu lisansı taşıyan bir ürüne, bir bilgiye internetten rahatça ulaşırken ‘Yasadışı bir iş mi yapıyorum’ kaygısından kurtuluyor. Eserin altında görülen sembollerle hangi eseri hangi ölçüde ve hangi koşullarda kullanabileceğini anlamış oluyor. Telif hakları kanunundaysa bu detaylar, çoğunluk tarafından bilinmiyor.
Prof. Cochrane, Creative Commons’ı Korsan Partisi’nin anlayışıyla aynı doğrultuda görmüyor. Cochrane’e göre CC politik bir duruş değil, sadece yasal bir lisans uygulamasından ibaret: “Eser sahibinin duruma daha hâkim olması ve kullanım şartlarını belirleyebilmesi ama bu şartların esnek olması açısından ideolojik bir çalışma gibi görünüyor. Ancak sadece telifle kullanıcı arasında bir uzlaşma alanı. Bu noktada Copyleft ve Korsan Parti anlayışından ayrılıyor.”
Sistem en çok da akademik çalışmalar için kullanışlı. Çoğu kez ticari amaçla üretilmeyen bu çalışmalar CC lisansıyla paylaşılabilir hale gelince tüm dünyada diğer akademik çalışmaların ilerlemesine de katkı sağlayacak. Cochrane ve çalışma arkadaşları Avustralya’daki üniversitelerinde bu çalışmalara tüm dünyanın ulaşabileceği bir açık paylaşım sistemi kurmuşlar. Eser sahibinin adının belirtilmesi, ticari amaçla kullanılmaması gibi haklar korunurken üretilen bilgiler insanlığa sunuluyor. Cochrane, bu uygulamayla akademisyenlerin isimlerine yapılan atıflarda yüksek oranda artış olduğunu söylüyor.
Kütüphane yoksulu Türkiye’de büyük yarar sağlayacak olan bu yeni sistem, henüz ülkemizde geçerli telif yasalarına uyarlanmış değil. 40 ülkede uygulanan bu lisanslarla ilgili çalışmalar Türkiye’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yürütülüyor.
Üye olmak için neler yapılmalı?
Copyleft nedir?
‘Copyright’ (Telif hakkı) karşıtı hareket. Eser sahibinin kendi rızasıyla, haklarının bir kısmından ya da tamamından vazgeçmesi esasına dayanıyor. Genel anlamda fikri mülkiyet haklarının tamamen kaldırılmasını hedefliyor, bilgi erişimini en doğal hak olarak görüyor. CC sistemiyse Copyleft’ten farklı…
CC lisansına nasıl sahip olunur?
Şahısların lisans sahibi olabilmesi için ülkesinin Creative Commons’a üye olması gerekiyor. Ülkeler üyelik için CC Uluslararası Merkezi’ne başvurduktan sonra sistemi kendi ülke kanunlarına uyarlıyor. Bu uyarlama merkezce uygun bulunursa ülke sisteme kabul ediliyor. Eser sahipleri lisans için ülkelerindeki sorumlu birime başvuruyor. Başvurular internetten çok kısa sürede yapılıyor.
Eser sahibinin seçebileceği CC lisans şartları neler?
Eser sahibi eser üstünde hakkını belirlemek için temel dört şartın birini ya da birkaçını seçebiliyor: 1. Eserin ilk sahibinin belirtilmesi koşulu. 2. Eserin ticari amaçlı kullanılmaması koşulu. 3. Lisans modelinin korunması koşulu. 4. Eserin türevlerinin yaratılmaması koşulu…


