Aykut Kocaman Lig tvye Konuk Oldu
Şampiyon Fenerbahçe’nin Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Lig TV’de yayınlanan Futbol Gündemi adlı programa konuk oldu.
Teknik direktör Kocaman’ın yaptığı açıklamalar ve öne çıkan başlıklar şöyle;
“5 SANİYEDE KARAR VERDİM”
Aziz Yıldırım Ankaraspor’dan ayrılmak üzereyken beni aradı. 5 saniye konuştuktan sonra görüşelim dedim. Fenerbahçe’ye dönmem lazımdı. O sportif direktörlüğü kabul etti.
EN BÜYÜK ARTIM GÜVENİLİR OLMAM”
“Geçen sene sonuç olarak başarısızdık. Geçen son maçta şampiyonluk gidince derin bir yara oluştu. Daum’la devam etmeme fikri bütün camiada konuşuluyordu tahmin ediyorum. Sayın Başkan ve Ali Yıldırım benin ismimi öne attı. Benim bu piyasadaki en büyük artım güvenilir olmamdı. Teknik direktör olmam yanlış bir tercihti, Ancak zorunluluktu”.
“PEK ÇOK ŞEYİ GÖZARDI ETTİK”
“Artık bir yolun içine girmiştim. Ve pek çok şeyi gözardı ederek bu göreve geldik. Bu şekilde göreve geldikten sonra bir algı var. Büyük takımları yerli çalıştırıcılar yönetmezler. Mustafa Denizli ve Fatih Terim dışında böyle bir algı yerleşti. Tabiri caizse bir ayağımız topal da başladık. Bütün kamuoyunu ikna edebilmek, medyayı camiayı ikna edebilmek. Kendimizi anlatmamız lazımdı.”
“BERBAT BİR DURUMDU”
“Hemen hemen bütün transferleri ben yaptım. Yönetimin tavrı benim önerimle oldu. Zaten her zaman kararlar ortak verilmeli. Hata yapmamak için bu önemli. Yönetimde ciddi bir kaynak verdi. Aslında sarsıntılı bir sezon başlangıcı oldu. Genel olarak fiziken ve ruhen dağılmış bir futbolcu grubu. Ben en son gün ilan edildim. Parça parça futbolcu grubu. Young Boys’a elendik arkasından PAOK’a elendik. Berbat bir durum bu. Özellikle bizim ülkemizde. Lig başladı, müthiş kötü oyun. Lig ilerledikçe takımda problemler yumağı var. Her şeyin üstüne bir kupada Buca mağlubiyeti. Hakikaten berbat bir durum.”
“Ama o günlerden buraya gelince rahatladık. Mucize dememek lazım. Fenerbahçenin olduğu yerde mucize demek olmaz. Antalya kampında Trabzonspor ve Antalyaspor maçlarına odaklandık. O günlerden buralara geldik.”
“TEK DEĞİŞEN ŞEY…”
“Trabzonspor puan kaybını beklemiyorduk. Bu beraberlik motivasyonumuzu artırdı. Antrenman tekniğimiz ve istediklerimiz değişmedi. Değişen tek şey Fenerbahçe ailesi olarak herkes o maçtan (Yeni Malatyaspor) sonra düşündü ve yapma konusunda irade göstermeye başladı. En önemli değişim oyuncu grubumuzun söylenenleri yapma konusunda irade göstermesidir. Yoksa antrenmanlar ve benzeri şeyler bu işin ayrıntısı… En büyük transfer oyuncuların performansını artırmak oldu.”
“DİP NOKTASI MALATYA MAÇI”
“Yakın tarihteki en dip yerlerden bir tanesinde taraftarımız bizi karşıladı. (Antalya kampına giriş, Yeni Malatyaspor maçında sonra) Olağanüstü bir şeydi. Aslında bizim ülkemiz için duyguları anormal yaşıyoruz. Tepki beklerken destek aldık. O gün ben dahil herkesi hayata devam ettiren, Antalya Fenerbahçeliler Derneği oldu.”
“SADECE SORUMLULUK ALMASINI İSTEDİM”
“Sezon başındaki transferlerde en çok vurguladığım şey daha hızlı oynamamız gerektiğini söylüyordum. Bugünün futbolunda oyuncuların koşu mesafesi artırdı. Eğer bir fark yaratmak istiyorsanız hızlı düşünmelisiniz. İkincisi de maçı sonuna kadar bırakmayan oyuncu grubu yaratmak istediğimizi aldım. Alex normal şartlarda hızlı düşünen bir oyuncu. Bunu her şartta söyledim. Ancak saha içindeki mücadelesi ve mesafesi yüksek değil. Ancak bunu hızlı düşünüyor, iyi top kontrolü var ve topu iyi kullanıyor. Lig başlarında Avrupa’da daha organize takımlarla oynadık. Ön tarafımız iki hızlı kanat ve Alex. Arkada Cristian ve Emre yetmiyordu. Ön tarafımız şeffaftı. Alex’ten sorumluluk almasını istedim. Onu savunma yapacağını ben de bliyordum. Alex’ten istediğim daha fazla topla buluşması, daha fazla temas etmek istemesini çok istiyordum. Daha sonra arka tarafa gelmeye başladı. ”
“ALEX VARSA SİSTEM DEĞİŞMEZ”
Bursaspor maçı bizim için dönüm noktasıdır. Bursaspor maçı Alex’in Türkiye’ye geri dönüş maçıdır. Topuz da değinmek lazım. Mehmet Topuz Kayseri’de yıldız oyuncuyken, burada sistem içinde bir yıldız oldu. Cristian, Emre, Selçuk’un performansı artmasıyla Alex’in topla buluşması artırdı. Alex dünyada tekniği en iyi 10 oyuncudan biridir. Takımınızda Alex varsa düzen değişikliği yapmak kolay değil. (Çift santrofor sorusu hakkında).”
“MAHCUP OLMADIĞIM İÇİN MUTLUYUM”
“Türk futbolunun içinde geniş bir yer tutuyorsam,Fenerbahçe sayesindedir. Teknik direktör olunca güvenenleri mahcup etmeme duygusu öne çıktı. Bana karşı duyulan büyük bir güven vardı. Bugün benim için çok önemli bir gün. Mahcup olmama kaygısı aldığımız başarıyla benim üzerinden büyük bir yük gitti. Fenerbahçe taraftarına karşı mahcup olmadığım için mutluyum.”
“ORTA SAHA VE FORVET TRANSFERİ DÜŞÜNÜYORUZ”
“Orta sahanın merkezine bir oyuncu ve bir de forvete takviye düşünüyoruz. Bununla beraber kadronun altını doldurmak gerekiyor. Ama ana hedef 2-3 transfer gibi gözüküyor. Ama ayrılma ihtimali olan oyuncularımız var. Yabancı transferi yapmak için yabancı yollamalıyız. Kafamızda düşündüğümüz birkaç isim var. İki-üç gün bu başarıyı yaşayacağız, tadını çıkaracağız. Daha sonra yoğunlaşacağız ama çok fazla kadroyu bozmayacağız.”
“DİREKT KATILMAK ÇOK ÖNEMLİYDİ”
“Şampiyonlar Ligi’ne direk katılmak çok önemliydi. Elemelerden geçmek artık çok zor. Ülkemizde bir şey elde edildiği andan itibaren şu anki pozisyonu bırakıp daha uzakta hedefe odaklanıyoruz. Bizim arayı doldurmamız lazım. Şampiyon olduk ve hemen Şampiyonlar Ligi’nde başarı hedefliyoruz. Bizi onlarla aramızda fark var. Fizik, kollektif ve güç olarak. Bizim Şampiyonlar Ligi oyuncu profilimizi artırıp daha sonra başarıyı düşünmeliyiz. Bunu ben bir futbol adamı olarak düşünüyorum. Bu sene hedef olarak kendi evimizdekini sağlamlaştırıp, daha sonra dışarıya bakacağız. Şampiyonlar Ligi’nde uygun oyuncu profilini sağlamlaştırmak lazım.”
“GELECEK SEZON FARKLI OLACAK”
“Lig olarak bundan daha sonra bir lig olacağını tahmin etmiyorum. 11 hafta kala puan puanaydı. Son 22 maçımızın 20sini kazanıp 1 mağlubiyet 1 beraberlik almışız. Ona rağmen ikili averajda şampiyon olduk. Bundan daha zor bir lig olacak. Gelecek sezon Beşiktaş ve Galatasaray yarışın içinde olacak ama aradan sıyrılmak daha kolay olacak. Yalnız bunu Fenerbahçe için söylemiyorum, yarışın içinde olan takımlar için de söylüyorum. Gelecek sezon çarpışmalar daha şiddetli olacak. Bu kadar uzun soluklu bir lig bir daha olmaz. 22 maçın 20′sini kazanıp hala ikili averajla şampiyon oluyorak, onur ve gurur duymalıyız.”
“DÜNYANIN EN BÜYÜK KULÜBÜ”
“Takımımızda 5 tane milli takım kaptanı var. Ben dünyanın en büyük kulübünün Fenerbahçe olduğunu düşünüyorum. Branşlarıyla beraber mali organizasyonlarıyla dünyanın en büyük kulübü… Kulüp şu an takımın önünde biz de takımı dünyanın en iyi takımları arasında sokmalıyız. Kulübün büyümesiyle takımın büyümesi aynı orantıda gelişmedi. Gökhan Gönül’ün ben Fenerbahçede mutlu olduğunu düşünüyorum. Bence takımın önemli parçalarından biri olmalı”
“3. GOLÜ ATINCA BİTTİ DEDİM”
“Sivasspor maçı benim açımdan sıkıntılı geçti. Gerginliğim ve stresim hareketlerimin önüne geçti. Bunu da zaten itiraf ettim. Sivasspor maçının ilk yarısı Rus ruleti gibiydi. Sivas şehri bizim şampiyon olmamızı istiyordu. Maça da golle başladık. Erken gol gelince eyvah dedim. Çünkü kolaylaştığını düşünürsen bütünlüğü kaybedersin. İkinci golü yeseydik toparlamak bizi zorlardı. Üçüncü golü de atınca ben bu işim bitti dedim”
“ŞAMPİYON OLAMASAYDIK…”
“Şampiyon olamasaydık, Fenerbahçe bunu kaldırırdı. Ancak sonuçta bunu yöneten insanlar gelecekte bu tip maçlarda stres daha da artardı. Kaybetseydik kendi açımdan yönetim ne karar verirdi? bilmiyorum. Ancak benim kararımı görürdünüz. Oyuncularla ilişkim tamamen samimiyete dayalı. Dışarıdan beni herkes soğuk insan olarak bilirler. Ancak tanıyınca hepsi yanıma gelir. Benim en önem verdiğim şey samimiyet. Şampiyon olunca benim de kendimi kaybettiğim zaman oldu. Kupayı kaldırması gereken her zaman futbolculardır. Futbol dünyasının aktörleri futbolculardır”
“ÖVGÜNÜN DE ÖTESİNDE”
“Trabzonspor’un performansı övgünün ötesinde. Bütünüyle baktığınız zaman bu yarışın içinde kalabilmek çok zordu. Benim de tahmin ettiğimin dışında performans sergilediler. Trabzonspor un ortaya koyduğu sportif mücadele her türlü övgünün üzerinde. Bunu dışında bir şey söylemek doğru olmaz. Sezonun ilk yarısına damga vuran şey. Kendi sahamızda çok başarılı maçlar oynadık. Ancak tribünden bir sezon öncesinin güven eksikliğinin negatifliği geliyordu. Trabzonspor maçında bunu geri çevirdik. O maçtan sonra tribün bizi itmeye başladı. Galatasaray tamamıyla bize konsantre olmuştu. Galatasaray oyun organizasyonu açısında en iyi takımlardan biriydi. Arena’dan kazanmamız bizi daha da güçlü hale getirdi.”
Drogba Galatasarayda
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal yıldız futbolcunun transferini bitimek için Londra’da bulunurken, İngiltere’den gelen haber Galatasaray camiasında ve taraftarında büyük heyecan yaşattı.
Galatasaray’ın çiçeği burnunda başkanı Ünal Aysal, Chelsea yöneticileriyle yaptığı uzun görüşmeler sonucunda bu transfere son noktayı koydu.Yönetime yakın kaynaklardan alınan bilgiye göre Drogba ile anlaşıldığı ve sözleşmedeki şartların konuşulduğu belirtildi.
Bu transferin gerçekleşmesinde ki en büyük etken ise Carlo Ancelotti’yi kovduktan sonra gelecek sezon için takımda revizyon yapmayı hedefleyen Chelsea yönetiminin de bu transfere onay vermesi.
Yönetimin büyük yankı getirecek bu transferi bir kaç gün içerisinde açıklaması bekleniyor.
Didier Drogba kimdir?
Didier Yves Drogba Tébily[1] (d. 11 Mart 1978, Abican, Fildişi Sahilleri) Fildişi Sahilli futbolcu.İngiltere liginde Chelsea Futbol Takımı’nın ve Fildişi Sahili Milli Futbol Takımı formasını giymektedir.
Drogba, profesyonel futbol kariyerine 12 yaşında Fildişi Sahilleri’nın Levallois kulübü ile başladı. Ardından 21 yaşında ilk kontratına imza attı fakat 2002–03 sezonunda gerçek potansiyeli Ligue 1 klübü Guingamp için 34 maçta 17 gol atınca açığa çıktı. Aynı sezon, Fildişi Sahili Milli Futbol Takımı ile ilk uluslararası maçına çıktı ve milli takım için ilk golünü attı. Ardından 2003′de Marsilya ile 3.3 milyon £ için anlaştı. Sezonu 19 gol ile gol krallığında 3. olarak tamamladı ve takımını 2004 UEFA Kupası Finali’ne taşıdı.
Bu performansı kulüp rekoru kırarak 24 milyon €’ya Chelsea’ya transfer olmasını sağladı.Burada kariyerinin zirvesine çıkan Drogba, 2006-07 sezonunda attığı 18 gol ile Premier League’de gol kralı olma başarısını gösterdi. Ayrıca Drogba 2006-07 sezonunda Afrika’da Yılın Futbolcusu ödülününde sahibi olmuştur. 2006 FIFA Dünya Kupası’nda Fildişi Sahili Milli Futbol Takımı’nın kadrosunda yer alan Drogba, bu takımın kaptanlığınıda yapmaktadır.
Asene Survivor macerasını anlattı
Survivor’dan sürpriz bir şekilde elenen Asena, yarışmayla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

‘Survivor Ünlüler-Gönüllüler’in en iddialı yarışmacılarından Asena, seyircilerin Acunn.com’a gönderdikleri soruları yanıtladı.
İşte Asena’nın cevapları:
Ben arkadaşlarım için bir fedakârlık yaptım. Bu fedakârlığı bizim için önce Pascal yapacaktı. Pascal bir gün gelip bize dedi ki; “Siz beni yazacaksınız, ben de Tefik’le halk oylamasına çıkacağım ve onu göndereceğim.” Ama o hafta daha kötü şeyler oldu ve Pascal adadan ayrıldı. Sonrasında Derya’ya kaldı durum. Derya dokunulmazlık almazsa, o yazacaktı Tefik’i. Ama Derya dokunulmazlık aldı, kızlar da dönüp bana “En güçlümüz sensin, sen yazmalısın” dedi. Hepimiz baştan söz verdiğimiz için ben de “Tamam” dedim.
YAPMAMAMIZ GEREKİRDİ
Şurada bir hata yaptığımıza inanıyorum; biz Pascal’ın fikrini Derya’ya da sunmak istedik. Hiçbir zaman Derya’ya “Böyle bir şey düşünüyoruz, sen ne dersin?” diye sormadık. Sonrasında bana sunuldu bu. Aslında yapmamamız gerekirdi böyle bir şeyi. Ben arkadaşlarıma çok bağlıydım. Onları hiçbir zaman satmadım. “Survivor mı, arkadaşların mı?” Ben arkadaşlarımı tercih ettim. Biri Survivor’ı normal şekilde düşünse, bunu yapmazdı. Bu benim en büyük hatamdı. Ben aslında şunu da yapabilirdim; “Beni yazmayın, istemiyorum. Tefik’i yazalım, o hangimizle halk oylamasında karşı karşıya gelmek istiyorsa, onu alsın” diyebilirdim. Bizde şu zihniyet vardı; “Nihat’la Tefik bizi elemesin, biz birbirimizi eleyelim.” Ve ben tabi arrivederçi oldum.
BİREYSELLİĞE DÖNEMEDİK
Adadaki arkadaşlarımı tabii ki destekleyeceğim. Onlar benim arkadaşım. Biz İstanbul’da ne yapacağımızı bile planladık. “Siz çok strateji yapıyordunuz” diyorlar ama bizim en büyük hatamız, bireyselliğe dönemememiz oldu. Pascal’ın bıraktığı şeyi devam ettirmek istedik. Buna gerek yoktu. Herkes kendinden fedakârlık yapacaktı. Mesela kızlar bana “Sen survivor’sın, sen bunu hak ediyorsun. Biz nereye kadar götürebiliriz? Ama sen götürürsün” dedi. Ama o noktada ben “Tefik’i yazalım sadece, o bizi alsın” dedim. O zaman da biri dedi ki “Aa ben çok güçsüzüm, o zaman beni alacak.” Diğeri dedi ki “Beni de eler, senin SMS’in güçlü. Hani söz vermiştik, hani dönmek yoktu?”
NİHAT’LA FİNALDE ÇARPIŞMALIYDIM
Ben Nihat’ı hiçbir zaman yazmazdım, çünkü finalde Nihat’la karşılaşmak istedim. O zevki yaşamak istedim, onu da yaşayamadım. “Durun daha hesabım var” diyordum. Pişelim, pişelim, pişelim iki yumurta finalde çarpışalım istedim, olmadı. “Survivor” bittikten sonra Nihat’la yan yana gelmem söz konusu değil. Onca sene boyunca iki kere karşılaştım onunla, biri belediye başkanımızın yemeğiydi, diğeri de bir programdı.
KIZLAR ÇATIR ÇATIR GİDECEK
Bizim kızlara çok şans lazım. Derya’nın sürekli dokunulmazlık alıp onlara takması lazım ki, öbürleri elemesin. Derya dokunulmazlık alamazsa, kızlar çatır çatır gidecek. Sonra Derya’yı göndermek isteyecekler. O üç erkek, kendilerinin eleneceğini hiç düşünmüyorlar. Hatta ben onların maddiyatı bile bölüştüklerini düşünüyorum.
3 SURVIVOR: TANER, TEFİK, BEN
“Survivor”ı Taner’in kazanmasından yanayım. Derya çok yakın arkadaşım, çok iyi bir sporcu, güçlü ama survivor değil. Ama adayı yaşamakta, hayatı ti’ye almakta, ağaçlara çıkıp, ormanlara girip, balıklar tutmakta kesinlikle Taner olmalı. Survivor bu çünkü. Taner survivor. Duygusal açıdan da Taçmin’in kazanmasını çok isterim. Çünkü bu yıl üniversiteye başlayacak, ihtiyaçları var. Aslında bütün kişisel meseleleri bir kenara koyarsam, Tefik’in de kazanabileceğini söyleyebilirim. Bence bu yarışmada üç tane survivor vardı; biri Tefik, biri Taner, biri de bendim. Çünkü biz adayı yaşıyorduk.
BİZİM KAFAMIZ BASMADI
Nihat ve Tefik sorunlarını sadece konseyde dile getiriyorlardı. Çünkü onlar öyle yaptıkça biz hep çemkiren, kötü taraf gibi görünüyorduk. Ben ayrıldıktan sonra her şeyi görmeye başladım. Onlar daha kurnazdı, bizim öyle kafamız basmadı. Zaten kafamız bassaydı, o hatayı yapmazdık…
O LAFIM İTİCİ GELDİ
Pascal’dan sonra çok değişti her şey. Başka bir savaşa girdi olay. “Sen kadınsın, seni susturmayı biz biliriz” dedi erkekler. Ben bu yüzden elendim… Ben Tefik’in davranışlarından hiç hoşlanmıyordum. Saygısızdı, agresifti ve insanları aşağılayan tavırları vardı. Bana son konseyde iki kere ‘dansöz’ dedi, Ebru’ya ‘lan’ dedi. Artık rahatsız oldum. Bana bu kadar kişisel saldırıda bulunan adamı elemek istedim. Bu konudaki hatam şu olabilir; “Benim onu artık göndermem lazım” lafı insanlara itici gelmiş olabilir, o da bana negatif dönmüş olabilir.
NİHAT’I ADAM EDECEKMİŞ
Nihat’la Tefik arasında menfaat ilişkisi var. Tefik adada Nihat’a neler söylemiş. İnternetten seyrediyorum. “Ona reçetesini yazdım, onu adam edeceğim. Taner’i de adam ettim” demiş. Bunları söyle söyle, ondan sonra gel kanka ol, dünya meselelerini konuş! Bizde hiçbir zaman öyle bir şey olmadı. Biz hiç kızların hakkında konuşmadık. Bizde arkadan konuşmak yoktu. Ben olsam sorardım, “Kardeşim bana reçete yazmışsın, beni eğitecekmişsin, nedir senin derdin?” diye…
AKILLANDIM
Geçmişe dönsem, konseyde yeniden kendi adımı yazdırmazdım. Akıllandım. Ama arkadaşlarımı da ikna ederdim, neden öyle olması gerektiğini anlatırdım. Aklıma gelmedi, diyorum ya kafam fazla basmaz benim… Halk oylamasında Tefik’ten daha az oy aldım. Çünkü olay “erkekler ve kadınlar”a döndü. Ne yazık ki ülkemizin belli bir kesimi güçlü, sivri, hakkını savunan, konuşan kadını çok sevmez. Ben Türkiye’deki erkeklerin oyuna kurban gittiğimi düşünüyorum.
NİHAT’IN BENİ BİTİREN CÜMLESİ…
Nihat’ın “Ben Nihat Doğan’ım” demesi, beni bitiren cümledir. Yarışı kaybettiğimiz günkü tavırlarıyla bende bitti o. Çünkü hepimiz bir şeyiz. Ben bakkal olabilirim, Özge manav olabilir, mesleklerimiz bunlar olabilir ama biz bir bireyiz, kimse kimseden üstün değildir. Onun sürekli “Ben şuyum, buyum” demesi bitirdi. Ben hayatımda kimseye bir şey yapmadım. Hayatım boyunca birçok dansçı arkadaş geldi yanıma, hiçbir zaman “Ben iyi dansçıyım” demedim, başkaları dedi bana bunu. Ama adaya geldik “Ben Nihat Doğan’ım, ben varsam yarış kazanılır” dedi. Bu nedir ya!
TANER’İN İNCE İŞLERE KAFASI BASMIYOR
Taner’in ablasıyla tanıştım, çok iyi anlaştık. İşin garibi, Tefik’in babasıyla kanka oldum! Ben Taner’i ilk günden bu yana seviyorum. Biz bir yarışta kavga ettik, birbirimize bağırdık. Adalar birleştikten sonra bir muhabbetimiz oldu. Bana “Sen çok güçlüsün. İstanbul’da tek mi yaşıyorsun?” diye sordu. “Evet” dedim. “Annen-baban yanında yok mu?” dedi, “Hayır” deyince hemen sarıldı bana… Ben Taner’i gerçekten seviyorum. Ona da söyledim, “Taner sen istediğin kadar soytarılık yap, ben seni yine seviyorum” dedim. İçi dışı bir geliyor bana. Ne yapıyorsa aleni yapıyor, ne yapacağını anlıyorsun. Hesap-kitap, ince işlere kafası basmıyor.
Bikini Show
Yaşayan en seksi 25 kadın arasında gösterilen Jakki Degg, bikini tanıtımı için objektifler karşısına geçti.
Ancak seksi yıldız verdiği çırılçıplak pozlarla bikinileri unutturdu…
Güvenli internet utgulaması
Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, yarın Bilgi Üniversitesi’nde yapılacak toplantıda, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından yaklaşık 60 kişinin bir araya geleceğini anlattı.
Toplantıya ortak bir kamuoyu oluşturulabilmesi için her kesimden temsilcileri davet ettiklerini ifade eden Özeren, “Geniş katılımlı bir toplantı olacak. BTK’nın aldığı 22 Şubat 2011 tarihli kararıyla Ağustosta devreye girecek ‘Güvenli İnternet‘ uygulamasının akıbetini konuşacağız. Sivil toplum kuruluşlarını ve özellikle basında bu uygulamaya olumsuz görüş bildiren akademisyenleri davet ettik” diye konuştu.
Özeren, toplantıya başta BTK, TİB, Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği yetkilileri olmak üzere Türkiye Bilişim Derneği, YASAD, MOBİSAD, TÜBİDER, Alternatif Bilişimciler Derneği, Elektrik Mühendisleri Odası, İnsan Hakları Vakfı’nın da aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşları temsilcileri, www.ekşisözlük.com, Facebook ve Google‘ın avukatlarının katılacağını bildirdi.
Toplantıda, gazetelerin teknoloji editörleri ve internet medyasından davetlilerin de yer alacağını belirten Özeren, şunları kaydetti:
“Güvenli İnternet uygulaması nasıl olmalı tartışılacak ve bu rapor haline getirilerek BTK’ya ulaştırılacak. Yarın süre yetmezse tekrar toplantı yaparız. Amacımız kamunun hassasiyetini, duyarlılığını ve aynı zamanda mevcut düzenleme için herkesin asgaride uzlaşmasını sağlamak. Ben, toplantıya sivil toplum kuruluşu başkanı sıfatımla katılacağım. Herkesin açık ve net bir şekilde söylemlerini dile getirebileceği bir görüşme olacak. Bu iş için bütün zamanımı ayırmaya hazırım.”
Toplantı konusunda genel olarak olumlu tepkiler aldıklarını ancak önyargıların da bulunduğunu ifade eden Özeren, “Sivil toplum kuruluşlarının bu tür konularda devrede olması ülkemizin demokratikleşmesi için gerekli. Bu toplantı eski Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım’ın talebiyle oluştu. Bu uygulamada hassas denge olmalı. Bir tarafta özgürlük, bir tarafta suç ile mücadele… Her ülkenin kendine göre bazı dinamikleri, değerleri var. Bütün bu parametreler ışığında çözüm bulacağız. Uygulamayı toplumun büyük kesiminin desteğiyle hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Karabükde açılan tünele su bastı
Karabük’te hidroelektrik santrali için dağın altından açılan tünelde ani su baskınında mahsur kalan 5 işçiden biri kendi imkanlarıyla kurtulurken diğer 3 işçi botla kurtarıldı.
KARABÜK (İHA) – Karabük’te hidroelektrik santrali için dağın altından açılan tünelde ani su baskınında mahsur kalan 5 işçiden biri kendi imkanlarıyla kurtulurken diğer 3 işçi botla kurtarıldı. Bir işçiye ise halen ulaşılamadı.
KARDEMİR A.Ş.’ye ait hidroelektrik santrali çalışmasında suyu taşıyacak tünellerin çıkış bölümü olan Belen köyü mevkiinde aşırı yağışlar sonucu yamaçlarda biriken sular, tünelin yer yer 3 metre derinlikte suyla dolmasına yol açtı. Tünelde mahsur kalanlardan Mahmut Dombaloğlu yüzerek kurtulmayı başarırken, kepçe operatörü Naci Çeri, kepçenin üzerine çıkarak yardım istedi. Çeri’yle birlikte Veysel Kaçan, Abdurrahman Eran, Muhlis Çipli tünelde 1,5 saat mahsur kalıp yardım bekledi. Bu sırada tüneldekilerin iş
arkadaşları yardım gelmesinde gecikme yaşandığı iddiasıyla duruma tepki gösterirken zaman zaman gerginlikler yaşandı. Daha sonra bölgeye gelen bir vatandaşa ait botla Abdurrahman Eran, Naci Çeri ve Veysel Kaçan kurtarıldı. Muhlis Çipli’ye ise halen ulaşılamadı. Çipli için arama çalışmaları devam ediyor.
Kaset Skandalı
KONYA (İHA)Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, “MHP, bir kez daha haykırmaktadır ki, şantaja, tehdide asla boyun eğmeyecektir. Kendi içinde bulunan bazı kişilerin kendi değerleriyle bağdaşmayan hareketleri nedeniyle onları görevinden ayırmış ve adaylıktan istifalarını sağlamıştır” dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, seçim çalışmaları kapsamında Konya’nın Akşehir ilçesinde parti teşkilatını ziyaret etti. Burada düzenlediği basın toplantısında Bal, 12 Haziran seçimleri sonrası oluşacak meclisin ilk gündeminin yeni anayasa hazırlamak olacağını kaydetti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Bal, bu anayasada ülkenin bölünmesine izin vermeyeceklerini ısrarla söylemeleri üzerine ‘Kaset’ olaylarına maruz kaldıklarını savundu. Bal, kendileri ile aynı görüşü paylaşan Cumhuriyet Halk Partisi’nin
de bir kaset olayıyla genel başkan değişikliğine giderek ekseninin değiştiğini, partilerine de sinsi, hain bir tuzak kurulduğunu öne sürdü. Bal sözlerine şöyle devam etti
Ancak hiç kimse beklemesin ki MHP, geçmişindeki 42 yıllık şerefli mücadelesinde karşı karşıya kaldığı mağduriyetlere rağmen siyasi çizgisini değiştirmemişse, burada da değiştirmeyecektir. MHP’nin üst düzey yöneticilerine yapılmış olan bu tuzağın ardından partimiz Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti ilkesinin gereği olarak bu kişilerle ilişkisini kesmiş partinin tüm görevlerinden istifalarını sağlamış ve milletvekili adaylığından da istifaları sağlanmıştır. Dolayısıyla MHP siyasi çizgisiningereğini yerine getirmiştir” dedi.
“KASET ÇETESİ AKP HÜKÜMETİNCE BULUNMASI GEREKİR”
MHP mensuplarının uzun bir zaman diliminde takip edilerek kayda alınmasının profesyonel bir çete işi olduğunu, bu çeteyi bulmanın da AK Parti hükümetinin görevi olduğunu savunan Bal, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı adına ÖSYM’ye sahte e-posta gönderen kişinin kısa sürede bulunduğunu anımsattı. Bal, “AKP hükümeti, bu çeteyi bulup çıkaramadığı sürece, bu çete ile aynı terazide değerlendirilecektir ve çetenin hedefine varması için AKP’nin de siyasi bir menfaat beklentisi içinde olduğu
herkes tarafından kabul edilecektir. AKP’nin hiçbir mazereti yoktur. AKP nasıl ÖSYM Başkanı’na bir bakanı olan Hayati Yazıcı adı kullanılarak gönderilmiş sahte maili 1 saat içerisinde bulabilmişse, bu organize çeteninde peşine 1 saat değil, 1 gün değil ama çok kısa bir süre içerisinde bulması gerekir. Ancak bu çetenin failleri devlet çarkları içerisindeki bir takım kişiler tarafından korunuyor ki, devletin organları faaliyete geçmemekte, mahkemeler kararlar almamakta, dolayısıyla Türkiye böyle yönetilemez
bir halde çetelerin tehdidine maruz kalmış bir ülke görüntüsü vermektedir. Bugün MHP’ye karşı yapılanlar yarın kime karşı yapılacağı belli değildir. Bu aslında korku devletinin bir örneğidir. Korku devletinin korkutucu gücünün diğer toplum kesimlerinde yaratacağı etkisiyle teslimiyet şuurunu oluşturma amacına yöneliktir. Bugün MHP’ye yapılan bu tuzağın yarın işadamlarına, STK’lara, AKP’nin kendi içerisindeki farklı guruplara yönelmeyeceğini kimse kestiremez. Dolayısıyla bu tehdit ve şantaj 21. yüzyıldaki
demokrasi değerleriyle bağdaşmamaktadır. Bu tehdit ve şantaj AKP’nin ileri demokrasi dediği demokratik değerlerle de bağdaşmamaktadır. Ya da AKP kendi korku devletinin temelini oluşturmaktadır. Önümüzdeki seçimlerde mağdur edilen MHP, bir kez daha haykırmaktadır ki, şantaja tehdide asla boyun eğmeyecektir. Kendi içinde bulunan bazı kişilerin kendi değerleriyle bağdaşmayan hareketleri nedeniyle onları görevinden ayırmış ve adaylıktan istifalarını sağlamıştır. Bunun devamı olarak bu çetenin faillerinin
bulunup çıkarılıp adalete teslim edilmesi gerekmektedir” diye konuştu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, seçimlerden sonra oluşacak yeni anayasayı kendi değerleriyle yapmak isteyenlerin bu hedeflerine ulaşamayacağını, AK Parti, CHP ve BDP’nin anayasayı değiştirecek bir noktaya ulaşması halinde gelecekte Kurtuluş Savaşı’nın neden verildiğinin anlatılmasının anlamsız olacağını söyledi.
Faruk Bal, ilçeye bağlı Gölçayır beldesinde de seçmenlerle bir araya gelerek sohbet etti. İktidarın dinlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bal, destek istedi. Doğanhisar ilçesini de ziyaret ederek sanayi sitesi esnafıyla bir araya gelen Bal, partilerinin iktidarında ithalat yerine üretimin teşvik edileceğini anlattı.
FenerBahçenin kupa sevinci
Süper Lig’de 2010-2011 futbol sezonunu şampiyon tamamlayan Fenerbahçe, Şükrü Saracoğlu Stadı’nda gerçekleştirilen dev organizasyonda kupasına kavuştu.
Samandıra Tesisleri’nden özel olarak hazırlanan üstü açık otobüse binen sarı lacivertliler, Bağdat Caddesi üzerinden şampiyonluk kutlamalarının yapılacağı Şükrü Saracoğlu Stadı’na kadar sürecek şampiyonluk turuna saat 16.45 civarında başladı.
Sarı-lacivertli takım kaptanı Alex de Souza, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde takımı taşıyan üstü açık otobüse binmeden önce tesislerin önünde lige ismini veren Spor Toto’nun Teşkilat Müdürü Bekir Yunus Uçar ile birlikte basın mensuplarına poz verdi.
Sarı-lacivertli taraftarların da katılımıyla çok sayıda araç uzun bir konvoy oluşturarak, sarı-lacivertli takımı taşıyan otobüse eşlik etti. Fenerbahçeli futbolcular, önlerinde ”Şampiyon Fenerbahçe” arkasında ise sarı-lacivertli kulübün şampiyon olduğu yıllara dikkat çeken ”18” yazısı yer alan tişörtler giydi. Yoğun ilgi nedeniyle futbolcuları taşıyan otobüs güçlükle ilerleyebildi. Şampiyonluk kupası ise ikinci bir otobüsle taşındı.
Futbolcular otobüste Fenerbahçe bayrağı açarken kendilerine sevgi gösterilerinde bulunan taraftarlarla birlikte şampiyonluk tezahüratı yaptı. Fenerbahçeli Andre Santos kamerasıyla yaşanan sevinci görüntüledi.
Takım otobüsünde yer almayan teknik direktör Aykut Kocaman ve yöneticiler, takımı taşıyan otobüsü Şükrü Saracoğlu Stadı’nda karşılayacakları kaydedildi.
Fenerbahçeli oyuncuları taşıyan otobüs, Sahil Yolu ve Bağdat Caddesi istikametini takip ederek Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’na yoğun sevgi gösterileri altında ilerliyor.
-NELER YAŞANDI?-
Taraftaların oluşturduğu konvoy nedeniyle çok ağır bir şekilde otobüs Bağdat Caddesi’ne doğru ilerlerken, futbolcular ve teknik heyet, “Yaparım bilirsin” şarkısında, Apaçi dansında coştular.
-BAĞDAT CADDESİ’NDE GELİŞ-
Yoğun trafik nedeniyle Fenerbahçelileri taşıyan otobüs, yaklaşık 2 saati bulan bir yolculuğun ardından saat 18.35 gibi Bağdat Caddesi girişine gelebildi.
Sarı lacivertliler, kalabalık taraftar grubuyla birlikte şampiyonluk coşkusunu birlikte yaşayarak, yoğun trafik nedeniyle yavaş bir şekilde Bağdat Caddesi üzerinden Şükrü Saracoğlu Stadı’na doğru ilerlemeye çalışıyor.
-BAĞDAT CADDESİNDE COŞKULU KUTLAMA-
Fenerbahçe’de kutlamaların merkezi olan Bağdat Caddesi’nde binlerce sarı-lacivertli taraftar, futbolcuları coşkulu bir şekilde karşılayarak, şampiyonluğu beraber tezahüratlar yaparak kutladılar.
Taraftarlar caddenin girişinde bir süre futbolcularla birlikte tezahürat yaptı. Caddede aşarı kalabalık nedeniyle zaman zaman duran ve çok yavaş ilerleyen Fenerbahçe’yi taşıyan otobüsü, özel güvenlikçiler çembere aldı.
-OTOBÜS BOZULDU-
Fenerbahçe’nin şampiyonluk turu attığı otobüs, Bağdat Caddesi’nde bozulunca, futbolcular otobüs değiştirdi.
Otobüs Suadiye’ye geldiğinde arıza yaptı. Bunun üzerine basın mensuplarını ve şampiyonluk kupasını taşıyan üstü açık otobüse geçerken, basın mensupları başka bir otobüse yönlendirildi.
Sarı-lacivertliler bu arıza nedeniyle yaklaşık 1 saat bekledi.
-SUADİYE’DEN SONRA HIZLANDILAR-
Fenerbahçeli futbolcuları taşıyan otobüs, Bağdat Caddesi’nde yoğun ilgi nedeniyle ilerlemekte zorlanınca güvenlik güçleri takımı stattaki kutlamalara yetiştirmek için yolu açmaya çalıştı.
Takım otobüsünün önüne çevik kuvvet otobüsü geçerken, polisler de taraftarlardan yolda hızlı yürümelerini istediler.
Takım otobüsü taraftarların coşkulu tezahüratları ve yanan meşalelerin oluşturduğu dumanın arasından ilerlemeye başladı.
-ŞAŞKINBAKKAL’DA BÜYÜK COŞKU-
Suadiye’de ilerlemeye başlayan otobüs, Şaşkınbakkal’a geldiğinde burada bekleyen taraftarların yoğunluğu nedeniyle yeniden duraklamak zorunda kaldı.
Takım otobüsü geldiğinde hep birlikte ellerindeki meşaleleri yakan taraftarlar, havai fişek de attılar. Ortalık bir anda duman olurken, taraftarlar ve futbolcular birlikte tezahürat yaparak şampiyonluğu kutladı.
Şaşkınbakkal’ı geçtikten sonra otobüs polisin de yolu açmasıyla hızlanırken, taraftarlar da koşarak otobüse eşlik etmeye çalıştı.
-YAKLAŞIK 5 SAATTE STADA ULAŞABİLDİLER-
Fenerbahçeli futbolcular, Bağdat Caddesi’nde binlerce sarı-lacivertli taraftar arasından geçerek, yaklaşık 5 saatte Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’na ulaştı.
Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nden 1 saat 20 dakikada Bağdat Caddesi’ne gelen kafileyi taşıyan otobüs, yaklaşık 3.5 saatte caddeyi geçebildi.
Futbolcular, kendi aralarında da büyük coşku yaşarken, çalınan müziklerle kendilerinden geçtiler. Sık sık şampanya patlatan futbolcular, üstü açık otobüste dans ettiler, halay çektiler. Şampiyonluk turu sırasında futbolculardan Selçuk’un dengesini kaybedip, otobüs içinde düştüğü de görüldü.
-EKREM BORA DA İMZA ALDI-
Sinema sanatçısı Ekrem Bora da Bağdat Caddesi’ndeki şampiyonluk kutlamalarına katılarak, futbolculardan imza aldı.
Çatalçeşme’de oturan Bora, kızı Lale, torunu Ceylan ile birlikte Fenerbahçe otobüsünü karşıladı. Otobüs Çatalçeşme’de yavaş yavaş ilerlerken yoldaki kalabalığın içinde Ekrem Bora’yı gören Semih, Bora’nın otobüse yaklaşmasını istedi. Taraftarların arasından otobüse yaklaşan Ekrem Bora, formasını Semih’e attı. Formayı imzalayan Semih, Ekrem Bora’ya geri gönderirken, Uğur Boral da Ekrem Bora’nın fotoğrafını çekti.
-STATDAKİ KUTLAMALAR-
Tamamlanan 2010-2011 sezonunun özellikle ikinci yarısındaki maçlara büyük ilgi göstererek sarı-lacivertli ekibe önemli bir destek veren taraftarlar, tribünleri bu kez kez şampiyonluk kutlamaları için doldurdu.
Takımın stada gelişinden önce başlayan kutlamalarda öncelikle Fenerbahçe’nin kuruluşunun 100′ncü yılında sarı-lacivertli camia için ”100. Yıl Marşı” besteleyen Kıraç, Fenerbahçe forması giyerek sahne aldı. Kıraç marş ve şarkılarıyla tribünleri dolduran binlerce taraftara büyük bir coşku yaşattı.
Kıraç’ın ardından sahneye bu kez şarkıcı Ziynet Sali Çıktı. Sali ve beraberindeki iki dansçı kızın kıyafetlerinin üst bölümü de Fenerbahçe formasından oluştu. Mini konserlerin ardından yapılan dans gösterileri de ilgiyle izlendi.
Stadı dolduran taraftarlar, kutlamalar başlamadan önce tribünlerde şampiyonluk şarkılarının yanında rakiplerine de gönderme yaparak sık sık ”Kıskananlar Çatlasın” şeklinde tempo tuttular.
-TEK TEK PLATFORMA-
Şükrü Saracoğlu Stadı’nın ortasına kurulan platforma tek tek önce çalışanlar ve teknik ekip, ardından futbolcular, sonra teknik direktör Aykut Kocaman, yönetim kurulu üyeleri ve son olarak başkan Aziz Yıldırım çıktılar.
-KUPAYI KAPTANLAR ALDI-
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, futbolcular ve teknik heyete şampiyonluk madalyalarını taktıktan sonra sıra kupaya geldi.
Kaptanlar Alex de Souza, Volkan Demirel ve Emre Belözoğlu, şampiyonluk kupasını Mahmut Özgener ve Spor Toto Teşkilat Müdürü Bekir Yunus Uçar’ın elinden aldı. Hazırlanan görsel şovlar eşliğinde bütün stat büyük bir coşku yaşandı.
-KUPAYLA STAT TURU- Şampiyonluk kupasını alan Fenerbahçeli futbolcular, kupayla tüm tribünleri dolaşarak mutluluklarını taraftarıyla paylaştı.
-”SAHAYA GİREN GALATASARAYLI OLSUN”-
Futbolcular kupayla tur tarken sahaya giren taraftarlar oldu.
Sunucunun tüm uyarılarına ve “Sahaya giren Galatasaraylı olsun” sözlerine rağmen taraftarlar sahaya girmeye devam etti.
YILDIRIM: ZAFER İNANANLARINDIR
Aziz Yıldırım, Şükrü Saracoğlu Stadı’nda düzenlenen kupa töreni öncesinde yaptığı konuşmada taraftarlara seslenerek, “İyi gününde kötü gününde taraftarlık görevini layıkıyla yerine getiren Büyük Fenerbahçeliler, bugün bizim günümüz.Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki , yarınlar da bizim” dedi.
Başkan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün gerçek bir spor kulübü olarak bugün sadece futbolda değil basketbolda voleybolda yüzmede yelkende boksta kürekte masa tenisinde atletizmde yani mücadele ettiği tüm branşlarda hep zirveye oynadığını ve şampiyonluklara adını yazdırdığını belirterek, sözlerini şöyle devam etti:
“Gerçek bir spor kulübü olmak sporcularımızın Türk bayrağı altında ulusumuzu temsil etmesi bizler adına bambaşka bir gurur kaynağı.Sevgili Fenerbahçeliler, 18. Şampiyonluğumuz kutlu olsun.Biz bunu sonuna kadar hak ettik, sonuna kadar da hakkıyla kutlayacağız.Yönetim Kurulum ve tüm çalışma arkadaşlarım adına, başta Sayın Aykut Kocaman teknik heyetimiz ve futbolcularımız olmak üzere bu zaferde emeği geçen tüm Fenerbahçelilere en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Lig uzun bir maraton ve bizler bu maratonda siz taraftarlarımızın desteği ile mutlu sona ulaştık. Daha nice şampiyonluklara hep birlikte ulaşabilmek dileğiyle.Zafer inananlarındır”
Trabzon sporlu Drago Gabric yoğun bakımda
Trabzonspor’un Ankaragücü’nde kiralık oynayan Hırvat futbolcusu Gabric, ülkesinde tirafik kazası geçirdi. Hırvat oyunucunun durumu kritik..
Ankaragücü’nde kiralık olarak forma giyen Trabzonspor’un futbolcusu Drago Gabric, yaz tatilini geçirmek üzere gittiği Hırvatistan’da trafik kazası geçirdi.
Trabzonspor Kulübü’nün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Spor Toto Süper Lig’de 2010-2011 sezonunu Ankaragücü’nde kiralık olarak geçiren futbolcunun, tatilini geçirmek üzere dün Hırvatistan’a gittiği belirtildi.
Açıklamada, Split kenti yakınlarındaki güney otoyolunda otomobiliyle seyreden Gabric’in, yoğun yağış nedeniyle kayganlaşan yolda aracının kontrolünü kaybettiği ve kaza yaptığı ifade edildi.
Hırvat futbolcunun kazanın ardından bilinci kapalı bir durumda Split Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakıma alındığı, kafatası ve beynine aldığı darbeler nedeniyle hayati tehlikesinin sürdüğü kaydedildi.
Futbolcunun sağlığına kavuşması temennisinde bulunan Trabzonspor Kulübü, yaptığı açıklamada, ”Oyuncumuzun bir an evvel sağlığına kavuşmasını temenni ediyor, kendisine ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” ifadelerini kullandı.
Oyun içinde ABD avı
ABD askerlerinin eğitim amaçlı kullandığı American’s Army’den sonra şimdi de Çin ordusu aynı yola başvurdu. Çin’de askeri amaçla geliştirilen bir video oyununu kullanan Çinli askerler, ABD askerlerini vurarak askeri eğitimlerini tamamlamaya çalışıyor.
Bugüne kadar Call of Duty, Operation Flash Point gibi oyunlarda genel olarak ABD askerlerini kullanan oyuncular, ABD‘nin düşmanlarını ortadan kaldırmaya çalışıyordu. Ancak Çin‘de geliştirilen bir oyunda, bu tablonun aksine ABD askerleri hedef alınıyor.
Çin askerlerini kontrol ettiğiniz ve 2 yıllık sürede tamamlanan Glorious Mission isimli oyun, aslında Çin askerlerine eğitimlerinde yardımcı olması amacıyla geliştirildi. Çinli askerler, bu oyuna girerek silah kullanıyor ve içlerinde ABD askerlerinin de olduğu hedeflerini tek tek avlamayı öğreniyor.
Ancak askeri eğitime katkı sağlayan oyun fikri yeni bir olay değil. 2002 yılında geliştirilen ve sivillere yönelik olmayan American’s Army isimli oyun da aynı amaca hizmet ediyordu
Hülya avşardan Tarkana BomBa yağmuru
Hülya Avşar, Kral TV gecesinde ödül almaya gelmeyen Tarkan’a patladı. Avşar, kavgada düşmana bile söylenmeyecek sözlerle, “Dangalak”, “Bir metrelik adam”, “Eşek herif”, “Onu boğabilirim” gibi ifadelerle Tarkan’ı bombaladı.
Tarabya’daki bir restoranda önceki akşam yemek yiyen Hülya Avşar, mekan çıkışında Tarkan’ı yaylım ateşine tuttu. Kral TV Müzik Ödülleri’nde Tarkan’a ödül vermek için sahneye çıkan ancak sanatçı ödülünü almaya gelmediği için şoke olan Avşar Kızı, Süper Kulüp kameralarına konuştu. Hülya Avşar, Tarkan hakkında şu sert ifadeleri kullandı:
Bugün bir gazetede çıkan “Adam değil” lafını demedim ama çok saygısız, feci saygısız. Tarkan’ın böyle bir hakkı yok. Ben kalkıp ona böyle bir jest yapıyorsam gelip ödülünü alacak. Tarkan kim pardon? Nasıl böyle bir havaya soktular? Vergide birinci mi oldu? Okul mu yaptırdı?… Kendime kızıyorum o saygısıza ödül vermeye gittiğim için. N’oluyoruz be, kim be bu! Aaa kim be bu! Ohh, içimde ne varsa döktüm hazır sizi yakalamışken, boğabilirim bile onu! Şu anda sakın karşıma çıkmasın. Bir metre boyunda sadece göbek atıyor diye bu kadar havaya girmesin.
Hem yaşça, hem de Hülya Avşar olarak ondan büyüğüm. Asena’ya daha çok saygı duyuyorum. Aaa dangalak! Çok sinirliyim, eşşek herif yaa! Sen kim oluyorsun da ödülünü almıyorsun dangalak! Bana sakın Tarkan’ı sormayın, Allah’ın bir metrelik adamı!
Yürüyüşün sonu 1yaralı 15 gözaltı oldu
İzmir’de CHP’li belediye tarafından işten çıkarılan Batıgül Tunç isimli kadın işçinin CHP Ankara İl Başkanlığı’na yürümek istemesi sonucu olaylar çıktı. 15 kişi gözaltına alındı 1 polis yaralandı.
Kızılay Yüksel Caddesi’nden CHP Ankara İl Başkanlığı’na yürümek isteyen Batıgül Tunç ve ona destek veren çeşitli grupları polis uyardı. Yapılan uyarılara rağmen grup yürümekte ısrar etti.
Barikata grubun yüklenmesi sonucu polis gözyaşartıcı gazla müdahale etti. Bu sırada eylemciler kaldırım taşlarını sökerek polise saldırdı. Yaşanan arbede sırasında çiçek satan yaşlı bir kadın arada kaldı. Seyyar satıcı kadını bir kişi kucaklayarak olayların içinden çekti. Polis ile göstericiler arasındaki yaşanan kovalamaca Kızılay’ın ara sokaklarında devam etti. Çevik kuvvet kendilerine taşla saldıran gruplara gazla karşılık verdi. Yaşanan olayların ardından aralarında Batıgül Tunç’un da olduğu 15 kişi gözaltına alındı. Çıkan olaylarda 1 polis yaralandı.
Bingazi çekişmesi
Alman Financial Times Deutschland gazetesi, Türkiye ve İtalya’nın, Bingazi’deki NATO temsilciliğinin başına geçmek istediğini, aralarında “çekişme” yaşandığını öne sürdü.
NATO içinde, İttifak’ın Libya’nın Bingazi şehrindeki yeni iletişim bürosu ile ilgili “şiddetli bir kavga” yaşandığı öne sürüldü. Almanya’da yayımlanan Financial Times Deutschland gazetesi, Türkiye ve İtalya’nın Bingazi’deki NATO temsilciliğinin başına geçmek istediğini, aralarında çekişme yaşandığını savundu.
Financial Times Deutschland, “İtalya ve Türkiye, asilerin kalesindeki NATO temsilciliğinin başına geçmek için kıyasıya bir mücadele veriyor. NATO sözcüsü de Bingazi’deki temsilcilikle ilgili bir tartışma olduğunu, bunun ne kadar süreceğini kestiremediklerini teyit etti” diye yazdı.
ABHaber tarafından yansıtılan haberde NATO bağlantı bürosunun kurulması bu tartışma yüzünden haftalar hatta aylarca gecikebileceği savunurken NATO’nun, asilerin Geçici Konseyi ile sürekli temas hâlinde olmak, mesajları ulaştırmak ve direnişçilerle kamu çalışmalarını iyi bir şekilde koordine edebilmek için nisan ayında temsilcilik açılmasına karar verdiğine işadet etti. Haberde şöyle devam edildi:
“Yaşanan ihtilaf, İttifak içinde Libya konusunda yaşanan görüş ayrılığını ortaya koyuyor. Roma’daki hükûmet, Geçici Konseyi Libya’nın temsilcisi olarak tanırken Ankara bu adımı atmakta hâlâ tereddüt ediyor. Hem eski sömürge gücü İtalya hem de Müslüman Türkiye, kendilerini Batı ile petrol zengini ülke arasında önemli bir köprü olarak görüyor.”
-“TEMSİLCİLİK MESELESİ TIRMANABİLİR”-
Gazetenin işin iç yüzünü iyi bildiğini belirttiği bir NATO yetkilisi de, “Burada prestij ve iki devletin savaş sonrası kurulacak hükûmetle ilişkilerinde avantaj elde etmeleri söz konusu” şeklinde konuştu.
İngiltere, Fransa ve AB’nin ardından Almanya’nın da yakında Bingazi’de bir iletişim bürosu açmak istediğini de kaydeden gazete, “Temsilcilik meselesi, haziran başında Brüksel’de yapılacak olan NATO-Savunma Bakanları Toplantısında tırmanabilir” dedi.
-“İZMİR’DEKİ KARARGAHIN KAPATILMASI KORKUSU”-
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in bu toplantıda, çok sayıda karargâhın kapatılmasını öngören NATO Yapılanma Reformu planlarını açıklaması beklendiği de kaydedildiği haberde “Bu bağlamda Türkiye’de İzmir, İtalya’da Napoli ve Heidelberg’deki (Almanya) karargâhlar kapatılma korkusu yaşıyor. Bir diplomat “çok çirkin şeyler” olacağından endişeleniyor” ifadeleri de kullanıldı.










