Üniversiteli kızlar hirsizlik yaparsa

10 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Haber, Manşet

ÜNİVERSİTELİ KIZLAR IŞ BAŞINDA YAKALANDI

İzmir’in Alsancak semtinde bir mağazadan giysi çalmak isteyen 2 genç kız yakalandı.

Alsancak semtinde alışveriş için girdikleri bir mağazadan güvenlik barkotlarını kestikleri kıyafetleri çantalarına koyarak ayrılmak isteyen G.K. (21) ve G.M. (21) güvenlik görevlilerince yakalandı.

Polise teslim edilen genç kızların çantalarında barkotları kesilmiş giysiler bulundu.

Gözaltına alınan genç kızların özel bir üniversitede öğrenci oldukları, ancak eğitimlerini dondurdukları öğrenildi.

Genç kızların ifadelerinin alınmasının ardından Adliyeye sevk edilecekleri öğrenildi.

Ankaralılara kötü haber

09 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Haber, Manşet

GÖKÇEK’TEN ANKARALI’YA KARA HABER

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankaralı’ya öyle bir haber verdi ki krizi daha da büyütecek!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’da otobüs bilet fiyatlarındaki yarı yarıya indirimin kendilerini sıkıntıya soktuğunu söyledi. Gökçek, durumun devam etmesi halinde sabah ve akşam seferlerinde de azaltmaya gideceklerini dile getirdi.

Levent’teki Novampick Otel’de düzenlenen ve Gazeteci Osman Ataman liderliğinde toplanan “Bab-ı Ali Toplantıları”na katılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı öncesi gazetecilere açıklamada bulundu. Gökçek, Ankara’da İdare Mahkemesi kararıyla otobüs bilet fiyatlarında yarı yarıya gerçekleşen indirimlerle ilgili açıklamada bulundu. Gökçek, “Ankara’da hepiniz biliyorsunuz bilet fiyatları 2. İdare mahkeme kararı neticesinde hem 2007 yılı hem de 2003 yılı fiyatlarına çekilmek zorunda kaldı ve bilet fiyatları da yarı yarıya düşmüş oldu. Bunun yarı yarıya düşmüş olması demek, bizim özellikle gelirimizin yarı yarıya düşmesi demek. Zaten belediye olarak otobüsten 10 trilyon lira ayda zararımız vardı. Ayrıca da 15 trilyon da her ay yeni aldığı otobüslere ücret ödüyordu bu da 25 trilyon ediyordu. Hasılatın da yarısı kaybolunca inanılmaz bir çıkmaz içerisine girdik.” dedi.

Belediyenin içine girdiği sıkıntıyı vatandaşlara hissettirmemeye çalıştıklarını belirten Gökçek, “Bir süre sonra hissetmemeleri mümkün değil çünkü, kısa süre sonra otobüslerin hem akaryakıt hem de personel giderlerini karşılayamamaya başlayacağız. Onun karşısında çok ciddi aksamalarla da karşı karşıya gelebileceğiz. Minübüs ve halk otobüslerinin durumları da aynı şekilde. 2003 yılı ile 2010 yılı arasındaki enflasyon toplam olarak yüzde 124,5 ama buna karşılık Ankara Belediyesi’nin yapmış olduğu zam yüzde 85. Yani enflasyonun yüzde 40 altında, böyle olmasına rağmen fiyatların yarı yarıya düşürülmesi ister istemez bizi çıkmaza sokuyor.” şeklinde konuştu.

Vatandaşı zor durumda bırakmamak için sabah ve akşam sefer sayılarında azaltmaya gitmediklerini kaydeden Gökçek, “Bütün hesaplar meydanda, bütün bunların karşısında halka bunu en az şekilde hissettirmek için sabah ve akşam saatlerindeki sefer sayılarını aynı bıraktık ama diğer saatlerdeki sefer sayılarını yarı yarıya düşürdük. Bu tabii ki ilk anda aldığımız önlem fakat, sıkıştıkça ekonomik olarak çıkmaza girdikçe, istesek de istemesek de o sefer sayılarını azaltmak zorunda kalacağız. Bunun tek çözümü mahkeme kararının düzeltilmesi. Mahkemeye itiraz etmemize rağmen hala mahkeme itirazımıza bakıp bize bir cevap vermedi, merakla bunu bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında doğalgazla ilgili tartışmalara da değinen Gökçek, “Belediye başkanı olduğumda 154 bin doğalgaz abonemiz vardı. Daha sonra bu abone sayımızı 1 milyonun üzerine çıkarttık. Zaman zaman medyaya intikal etmiştir, doğalgaz paralarını ödemedi, ondan doğalgaz fiyatları arttı gibi saçma sapan iddialar olmuştur. Bizim şu anda doğalgaz borcu diye söylenen borcumuz 670 trilyon olarak gözüküyor. Aramızda devam eden bir mahkememiz var. Adli yargıda devam ediyor ve idari yargıda değil de adli yargıda devam ettiği için kazanma şansımız yüksek. Bilirkişi raporlarımız da lehimize geldi ve bu borcun yarısı silinecek.” şeklinde konuştu.

Başbakan erdogan cvp verdi

08 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Haber, Manşet

KILIÇDAROĞLU’NUN “AF”FINA ERDOĞAN’DAN CEVAP

CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti olarak genel affa sıcak baktıkları yönündeki açıklamalarını değerlendiren Başbakan Erdoğan, “CHP’nin ne dediğini anlamakta zorlanıyorum” dedi.

Erdoğan, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanında düzenlediği basın toplantısında, Suudi Arabistan’da Kral Faysal Vakfı tarafından verilen “Kral Faysal Uluslararası Ödülü”nü kabul etmek amacıyla 8-9 Mart tarihlerinde Riyad’a gitmek için yola çıktıklarını söyledi.

Vakfın, 1976 yılında merhum Kral Faysal’ın oğulları tarafından kurulduğunu anımsatan Erdoğan, vakfın, dünyadaki en önemli hayır kurumları arasında yer aldığını kaydetti.

Kral Faysal Vakfı’nın, Türkiye’de başlattıkları siyasi ve ekonomik reform süreci, Türkiye’nin uluslararası arenada ve bölgede oynadığı rol, Ortadoğu’da adil ve kalıcı barış için Filistin halkına yönelik çabaları çerçevesinde İslam’a hizmet alanında bir ödül vermek istediğini dile getiren Erdoğan, kendisinin de ödülü Türk milleti adına kabul edeceğini bildirdiğini söyledi.

Ziyaret vesilesiyle üst düzey ikili temaslarda da bulunacağını belirten Erdoğan, Ocak ayında yaptığı bölge turu çerçevesinde Suudi Arabistan’a da resmi bir ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Erdoğan, ziyareti sırasında Kral Abdullah ve diğer üst düzey yetkililerle de görüştüğünü ifade ederek, temasları sırasında, Türkiye ile Suudi Arabistan ilişkilerini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdiklerini kaydetti.

Yapacağı ziyaretin Ocak ayındaki temaslarının takibine ve somut sonuçlara odaklı değerlendirmelerde bulunmalarına imkan sağlayacağını ifade eden Erdoğan, ziyareti sırasında mevcut ticaret hacminin, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımlar ve taahhüt işlerinin artırılması gibi konuların da her zaman olduğu gibi gündemlerinde yer aldığını söyledi.

Erdoğan, ziyarette devlet bakanları Mehmet Aydın, Faruk Çelik ve bazı bürokratların da kendisine eşlik edeceğini bildirdi.

Elazığ’daki deprem

Bir gazetecinin, Elazığ’da meydana gelen depremle ilgili son bilgileri sorması üzerine, Erdoğan, “Sabah yaptığım açıklamada olduğu gibi maalesef kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı 51. Bunun yanında yaralı olarak hastanelere gidenler oldu. Nihai netice yaklaşık 16.30 civarında 34 civarına düşmüş durumda” diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir ile bölge milletvekillerinin afet alanına gittiklerini anımsatan Erdoğan, “Kızılayımızın aynı şekilde bu sivil savunma ekipleriyle yaptıkları çalışmalar, ilk müdahaleler olarak orada büyük ölçüde bir rahatlamaya vesile oldu. Bununla kalmayıp şu anda orada çalışmalara nezaret eden arkadaşlarımız var. Temennimiz, tüm hasar tespitlerini yapıp, buradaki yapılanma, malum kerpiç evler ağırlıklı olarak yürüyor. Hasar tespitlerini yaptıktan sonra da orada süratle depreme dayanıklı evleri inşa etmek olacak” dedi.

TOKİ Başkanı Bayraktar’ı bölgeye gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, “O da ekibiyle beraber şu anda orada çalışmalarını yapıyor ve bu çalışmalar esnasında gerek orada kolordumuzun vermiş olduğu gayret, orada gerek sahra hastanesiyle, helikopterlerle vermiş olduğu destek, gayet güzel bir koordinasyon içerisinde. Bir an önce orada vatandaşlarımızın da bu sıkıntıları atlatmasına vesile oldu. Tabii dağınık, birçok köyde olunca zor oluyor ama büyük ölçüde iş başarılmış vaziyette. Enkaz altında artık kalan olmadığı teyit edilmiş durumda. Fakat buna rağmen gene de orada şu anda hala arkadaşlarımızın çalışmaları valimizin nezaretinde devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Anayasa değişikliği

Bir başka gazetecinin, “Anayasa değişikliği konusunda adım atılması yönündeki çalışmaların devam ettiği belirtiliyor. Muhalefete gidilmesi konusunda bir takvim belirlendi mi? Bu konuda son karar alındı mı?” şeklindeki sorusuna Başbakan Erdoğan, “Çalışmalarımız bittiği anda muhalefeti, parlamento içi, parlamento dışı arkadaşlarımız yine nezaketini ortaya koyacak, kendilerinden randevu talebinde bulunacaklardır. Randevulara olumlu cevap alınması halinde de çalışmaları kendileriyle müzakere etme fırsatı doğacaktır ama tarih olarak şu gün dersem, yanlış olur, en kısa zamanda” yanıtını verdi.

Genel af

Erdoğan, bir gazetecinin, “ABD’de kabul edilen sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısının ardından izlenilecek yol haritasına dair bize verebileceğiniz ayrıntılar var mı? Süreç içinde, ‘Namık Tan’ın Bakanlar Kurulu toplantısında bilgi vereceği’ belirtilmişti. Bakanlar Kurulu toplantısı bu hafta içinde gerçekleşecek mi? Ayrıca CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘toplumsal barışın bir parçası olarak genel affa ‘evet’ deriz’ şeklinde bir açıklaması oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz ve AK Parti’nin gündeminde böyle bir çalışma var mı?” şeklindeki soruları üzerine şunları söyledi:

“Vallahi ben bu CHP’nin ne dediğini anlamakta zorlanıyorum, siyasetçi olarak bugüne kadar da anlayamadım. Çünkü, nerede ne dedikleri hiç belli olmuyor. Dolayısıyla şöyle sağlıklı açıklamalarını bir yapsınlar, ondan sonra biz de değerlendirme fırsatını bulalım. Diğer konuya gelince, bu konuda böyle bir yol haritası filan şu anda söz konusu değil ama biz de tabii her ülke kendi gündeminde olan konuları nasıl değerlendiriyorsa, biz de gündemimize düşmüş olan bu tür konuları değerlendiriyoruz, değerlendirmeye devam edeceğiz. Tabii atılan bu adımın şüphesiz ki bir karşılığı var, olacaktır.”

Patlama korkuttu

06 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Haber, Manşet

AVCILAR’DA KORKUTAN PATLAMA!

Avcılar’da çöp konteynerinde meydana gelen patlama polis ve vatandaşları alarma geçirdi.

Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri çöp konteynerinde bomba ve türevi madde bulamadı.

Edinilen bilgiye göre olay Gümüşpala Mahallesi Kasap Ahmet Sokak’ta saat 21.30 sıralarında meydana geldi. Sokaktaki çöp konteynerinde henüz nedeni belirlenemeyen bir sebeple patlama meydana geldi. Yüksek ses nedeniyle mahallede kısa süreli panik yaşandı. Olay yerine giden polis ekipleri sokağın giriş ve çıkışlarını şeritle kapattı. Çöp konteynerinde inceleme yapan olay yeri inceleme ve terörle mücadele ekipleri, bomba ve yapımında kullanılan madde aradı. Güvenlik güçleri yapılan incelemede şüpheli bir maddeye rastlayamadı.

Görgü tanıkları, bir kadının çöp kovasına kül döktüğünü ve bunun ardından çöp konteynerinden alevler yükseldiğini söyledi. Alevlerle birlikte patlamanın da oluştuğunu aktaran çevre sakinleri hemen polise haber verdiklerini ve çok korktuklarını aktardı.

Mahkeme demete ceza verdi

06 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Magazin, Manşet

DEMET AKALIN’A ŞAŞIRTAN CEZA

Diyarbakırlılar’a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan şarkıcı Demet Akalın’a mahkeme öyle bir ceza verdi ki..

Bodrum konserinde “Ağabey Diyarbakır’dan mı geldiniz hepiniz? Dağdan mı? Moron moron bakıyorsunuz” sözleri nedeniyle hakkında dava açılan Demet Akalın, ilginç bir cezaya çarptırıldı

2 yıl önceki bu sözleri nedeniyle tepki çeken Akalın hakkında Diyarbakırlı 7 işadamı “Halkın bir kesimini sosyal sınıf mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağıladığı” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Akalın hakkında Bodrum 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davasında karar duruşması yapıldı. Akalın’ı n avukatı Ersan Taştekin, müvekkilinin halkı aşağılama niyetinin bulunmadığını belirterek “Müvekkilim salonda bulunan bir arkadaşıyla şakalaştı. Amacı espri yapmaktı. Yanlış anlaşıldı” dedi.

İSTİKLAL MARŞINI 1 SAYFAYA YAZACAK VE MARŞ HAKKINDA 5 SAYFA YORUM YAPACAK

Mahkeme heyeti, duruşma sonunda Akalın ile ilgili hükmün açıklanmasının ertelenmesine ve tedbir cezası olarak da İstiklal Marşı’nın sözlerini 1 sayfaya yazması ve marşımız hakkında 5 sayfa da yorum yapmasına karar verdi. Akalın’ın avukatı Taştekin, bu kararı temyiz etti.

Uzay efsanesi

06 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Manşet, Teknoloji

AYDA YÜRÜYEN ILK YÜRÜYEN ASTRONOTLAR ADANA’DA

Ayda yürüyen ilk ve son astronotlar Neil Armstrong ve Gene Cernan, Apollo 13 uzay mekiğinin kumandanı Jim Lovell ve “Günaydın Amerika” programının eski sunucusu David Hartman, Çukurova Üniversitesi’nde (ÇÜ) “Uzay Efsaneleri İmkansız Mümkündür” konulu söyleşiye katıldı.

ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu, ABD’nin Adana Konsolosluğu ile ortaklaşa düzenlenen, Mithat Özsan Amfisi’ndeki etkinliğin açılışında, insanlığın uzay yolculuğunu yapan astronotlara çok şey borçlu olduğunu söyledi.

Aya ilk ayak basan astronot ve daha sonraki programlarda uzaya yolculuk yapanların insanlık için büyük adım attığını ifade eden Akınoğlu, “Bugün aramızda olan bu efsanevi isimler başarıyla yerine getirdikleri görevleri nedeniyle tüm insanlığın temsilcisi oldu” dedi. “Günaydın Amerika” programının eski sunucusu David Hartman’in yönettiği söyleşide konuşan, “ayda yürüyen ilk insan” unvanına sahip astronot Neil Armstrong da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra önde gelen kuvvetler arasında kutuplaşma olduğunu belirtti.

O dönemlerde okyanusu geçen roket ve füzelerin varlığının bilim adamlarına fikir verdiğini ifade eden Armstrong, “Bilimadamları, gücü nedeniyle bu tür roketlerin gerekli düzenlemeler yapılarak uzaya yolculuk için kullanılabileceğini düşündü” diye konuştu.

Uzaya yolculuk yapılabilecek aracın hazırlanması konusundaki düşüncelerin halka açıklandığını ifade eden Armstrong, “Daha sonra uzaya gidecek aracın yapımıyla ilgili süreç başladı. Bu süreç devam ederken uzaya kimin gönderileceği konusu gündeme geldi. Önce mahkumların gönderilebileceği fikri ortaya atıldı. Doktorlar da gönderilebilir diye düşünüldü. Sonuçta en iyi adayın pilotlar olduğu konusunda karar verildi. Çünkü kapalı alanlarda kalmaktan ve dünyayı dolaşmaktan hoşlanan kişilerdi” dedi.

Armstrong, “Geliştirilen Apollo uzay aracıyla yolculuklar yapıldı. Apollo projesinde 4 bin kişi çalıştı. Aya inişi sağlamak için herkes çok büyük özveriyle çalıştı. 1969 yazında Apollo 11, ben ve ekibimle uçuşa geçtim. Bu uçuşta yüzde 90 güvenle dünyaya dönebilirim, aya inişte başarı oranı ise yüzde 50 olabilir diye düşünmüştüm ve tarih gösterdi ki bu uçuşta başarılı olabildik, öğrendik ki insanoğlu sadece dünyaya bağlı değil, başka alternatifleri de olabilir” diye konuştu.

Armstrong, öğrencilerin “aya ilk adımı atmak nasıl bir duygu” sorusunu, “Aya uçuş aracı tamir edilebilir bir araç. Rüzgar ve yağmur yok. Hava açık ama gökyüzü karanlık. Dünyadaki yer çekiminin 6′da 1′i orada var. O yüzden yürümek için çok zevkli bir yer ama uzay aracından inerken kullanılan merdivenlerin biraz geliştirilmesi gerekiyordu. Okuldayken uzay yolculuğuyla ilgili imkan olmadığından hayalim uçak tasarımcısı olmaktı ama hiçbir zaman uçak tasarımcısı olamadım. Hiç kimse geleceği tahmin edemez. Yaşam süresince çok büyük değişiklikle karşılaşacaksınız ve bu değişiklikler meydana geldiğinde onların bir parçası olmak isteyeceksiniz. Heyecan ve umut verici gelişmeler olacağından bunu isteyeceksiniz. Mümkün olabildiğince çok şey öğrenmeye bakın” şeklinde yanıtladı.

Kısıtlı kaynakların kullanabilmesi için işbirliği

Apollo 13 uzay mekiğinin kumandanı Jim Lovell de uzay yolculukları sırasında patlama olduğunu ve beklenmeyen bir durumun ortaya çıktığını söyledi.

Eve sağ salim dönmeyi istediklerini belirten Lovell, “Eve dönebilmek için aya inişten vazgeçmemiz gerekiyordu. Görev amacımız bu patlamayla değişti. Oksijen azlığı nedeniyle boğulma tehlikesiyle karşı karşıyaydık. Eve dönmek için aya iniş modülünü kullanmamız gerekti. Güvenli şekilde dünyaya inişimiz için tüm ekip çok başarılı ve özverili çalışma örneği gösterdi. Uzay yolculuğumun sonrasında, dünyanın güneşin etrafında dolaşan küçük bir gezegen olduğunu ve aynı zamanda dünyayı bir uzay aracı olarak düşündüm. Ve dünyada 6 milyar kişi olduğu için 6 milyar astronotun dünya için çalışıyor olduğunu hayal ettim. Aynı bizim uzay aracımızın içinde bulunduğu durum gibi dünyanın da kaynaklarının kısıtlı olduğunu ve bu yüzden hepimizin birbirimize tanıma şansı vererek kısıtlı kaynakları kullanabilmek için iş birliği yapmamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Dünya terk edilemeycek kadar güzel bir yer”

Ayda yürüyen son astronot Gene Cernan da Apollo vizyonlarının öncelikle “ayı bulabilmeyi” öğrettiğini ifade etti. Cernan, “Benden önce gidenler vardı. Ben ve ekibim 3 gün kaldık. Bu, ayda kalınan en uzun süreydi” dedi.

Ayda eğlendiğini belirten Cernan, araçla 5 kilometre yol katettiklerini, dağlara gittiklerini ve pek çok deney yaptıklarını kaydetti. Kurdukları düzeneklerden 10 yıl kadar veri elde edilebildiğini bildiren Cernan, “Apollo 17′nin misyonunu dünyadaki tüm gençlere ithaf ettik. Uzayda olmak çok farklı bir duygu. Ancak dünya, terk edilemeyecek kadar güzel bir yer. Hepinizin de böyle hissettiğini sanıyorum” diye konuştu. Cernan, öğrencilere “Türkiye’nin geleceği sizlersiniz. Tüm gelecek sizlere bağlı” diye seslendi.

Maçta olay çıkdı

06 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Manşet, Spor

DİYARBAKIR POLİS EVİ’NE SIĞINDILAR

Bursaspor Takım Kaptanı Ömer Erdoğan, hakem tarafından tatil edilen Diyarbakırspor maçına ilişkin olarak, ”İki yıl Diyarbakırspor’da forma giydim ve bu süreçte hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım” dedi.

Ömer, uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, maçın ardından üzerlerini değiştirmeden iki gruba ayrılarak polis minibüslerine bindirildiklerini, kendisinin bulunduğu minibüsün yolunun Diyarbakırspor taraftarlarınca kesildiğini, atılan taşlar nedeniyle aracın camlarının kırıldığını kaydetti.
Kendilerini taşıyan minibüsün kaza tehlikesi atlattığını belirten Ömer, ancak şoförün yerinde müdahalesiyle kazadan kurtulduklarını, taraftarların protestosu nedeniyle Diyarbakır Polis Evi’ne sığındıklarını belirtti.

Kaptan Ömer, hem saha içinde, hem de saha dışında istenmeyen olayların fazlasıyla yaşandığını vurgulayarak, ”İki yıl Diyarbakırspor’da forma giydim ve bu süreçte hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. Olaylar Diyarbakırspor Kulübü’ne büyük zarar verecektir. Keşke bu olaylar olmasaydı. Oldukça üzgünüz” diye konuştu.

Bursaspor’un golcü futbolcusu Sercan Yıldırım ise ısınmak için sahaya çıktıklarında taraftarların hem sözlü, hem de fiili saldırısına maruz kaldıklarını belirtti. ”Maçın gergin geçeceğini tahmin ediyorduk, ama bu kadarını da beklemiyorduk” diyen Sercan, maç boyunca sahaya yabancı cisimlerin atıldığını, yan hakemin atılan bir cisimle yaralanmasının ardından maçın tatil edildiğini söyledi.

Sercan, bir gazetecinin, ”Olaylardan futbolcular arasında kim etkilendi?” sorusuna, ”Batalla çok şaşkındı. Bunun dışında Turgay Bahadır oldukça etkilenmişti. Yüzü bembeyaz olmuştu. Doğrusu olaylardan etkilenmemek mümkün değil. Bu olayların Türkiye’de yaşanması hoş değil. Sporda şiddetin olması hiç güzel değil” dedi.

Forvet oyuncusu Turgay Bahadır ise olayların şokunu uzun süre atamadıklarını anlattı. Maçın başından, iptal edildiği bölüme kadar sahaya sürekli yabancı maddelerin atıldığını belirten Turgay, emniyet güçlerinin yoğun çabası sonucu stattan sorun yaşamadan ayrıldıklarını, havaalanına da sorunsuz bir şekilde ulaştıklarını söyledi.

Öldürdü ama hatirlamiyor

04 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Haber, Manşet

EŞİNİ ÖLDÜRDÜ HATIRLAMIYORUM DEDİ

İzmir’in Bayraklı İlçesi’nde yaşayan kartonpiyer ustası bir kişi, eşini öldürdü ancak polise hatırlamadığını söyledi.

İzmir’in Bayraklı İlçesi’nde yaşayan kartonpiyer ustası bir kişi, henüz belirlenemeyen bir nedenle tartıştığı eşini birçok yerinden bıçaklayarak öldürdü. Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan şahsın ifadesinde, cinayet işlediğini hatırlamadığını ileri sürdüğü öğrenildi.

İzmir’in Bayraklı İlçesi’nde yaşayan kartonpiyer ustası F.C. (47) Almanya’da yaşayan ve geçen hafta hayatını kaybeden amcasını Erzurum’da toprağa verdikten İzmir’e döndü. Henüz belirlenemeyen bir nedenden ötürü 20 yıllık eşi Selime Ç. ile tartıştı. Cinnet getiren F.C., mutfaktan aldığı bıçağı eşine rastgele sapladı. Selime C. hayatını kaybederken, üstü başı kan içinde evden çıkan zanlı yan apartmanda bulunan akrabalarının yanına giderek polis çağırmalarını istedi. Olay yerine gelen polis ekipleri, F.Ç.’yi gözaltına alırken birçok yerinden bıçaklanmış Selime Ç.’nin cesediyle karşılaştı. İki çocuk annesi Selime Ç.’nin cesedi Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, zanlı F.Ç., Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürüldü. İfadesi alınan F.Ç.’nin cinayet işlediğini hatırlamadığını ileri sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.

Gül obama ile telefonda grş

03 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Haber, Manşet

GÜL, OBAMA ILE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Başkanı Barack Obama ile telefonda görüştü. Görüşmede ikili ve bölgesel görüşmeler ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Gül, Obama’yı telefonla aradı.

Görüşmede, ikili ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunulduğu belirtildi.

Görüşmenin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarının ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nde ele alınmasından önce gerçekleşmesi dikkat çekti.

Veda filiminden hatalar

03 Mart 2010 Yazan GezegeN  
Kategori Magazin, Manşet

VEDA FİLMİNDEKİ TARİHİ HATALAR!

Zülfü Livaneli’nin yazıp yönettiği ‘Veda’ filmi, gerek sinema eleştirmenleri, gerekse tarihçiler tarafından tartışılmaya başlandı.

NTV Tarih dergisinde Ahmet Kuyaş, Necdet Sakaoğlu ve Derya Tulga’nın filmde tespit ettikleri maddi hatalar, ‘Tarihi gerçeklere Veda’ başlığıyla yayımlandı.

Yazıya göre, dindar bir kadın olan Zübeyde Hanım’ın sokaklarda başı açık dolaşması mümkün değil. Benzer bir şey Fikriye Hanım’ın örtüsü için de söz konusu ediliyor. Fikriye Hanım sahneleriyle ilgili bir diğer eleştiri ise 1923’te Almanya yolculuğuna çıkarken bindiği arabanın plakasının Latin harfleriyle yazılı olması. Bilindiği gibi, Latin harfleri 1928’de kabul edilmişti.

Üç tarihçiye göre, en vahim hatalar Conkbayırı sahnelerinde yapılmış. Hele Mustafa Kemal’in süngü hücumuna en önde katılması ya da silahını çekip düşman askerini vurması mümkün değil.

Zülfü Livaneli’nin, tarihçilerin yarım asrı kapsayan bir filmde bu kadar az hata bulmalarına çok sevindiğini belirterek teşekkür ettiği bildirildi.

Son eleştiri ise Beyazperde ve Öteki Sinema yazarlarından Murat Tolga Şen’den geldi.

Yazarın bahsettiği hata, filmin başlarında, Mustafa Kemal’in askeri lise öğrencisi olduğu dönemde, mahalle arkadaşlarıyla oynadığı bir “savaş oyunu” sahnesinde mevcut. Bu sahnede Mustafa Kemal, Salih Bozok ve bir grup mahalleli çocuk, iki takıma ayrılarak bir tür “dekmancılık” oynamakta… Bu sahnede çocuklardan biri “el bombası!” diye bağırarak ve Rambovari bir hareketle hayali el bombasının pimini ağzıyla çekerek fırlatıyor.

Yazarın dikkatimizi çektiği olayın talihsizliği şudur ki; 1895′de geçen bu sahnede çocukların el bombasından haberdar olarak oyun oynaması mümkün değil, çünkü Osmanlı ordusunun kullandığı Model 24 Stielhandgranate el bombası 1. dünya savaşının ortalarında geliştirilmiş ve “Potato masher / Patates ezicisi” olarak ünlenen bir patlayıcıyken Rambomsu hareketlerle dişle pimi koparılıp atılan “Model 24″ tip el bombaları 2. Dünya savaşına kadar ortalarda gözükmemiş… 1800′lerin sonunda sokakta oynayan Selanikli bir çocuğun, daha icat edilmemiş bir el bombası ile oynaması imkansız ki yıllar sonra ilk kez kullanıldığında, Türkler ona “El bombası” bile demezlerdi.

Bakalım önümüzdeki günlerde filmle ilgili daha çok tarihi hata bulan çıkacak mı…

Sonraki yazılar »