Futbolun meyvesi gol
2010 AFRİCA TOP 20
Futbolun meyvesi gol. Afrika’da 64 maçta 145 gol atıldı. İşte size 2010 Afrika Dünya Kupası’nda atılan en güzel 20 gol…
2010 Dünya Kupasında oynanan 64 maçta 145 gol atıldı ve kupanın gol ortalaması 2,27 oldu. 2006′da Almanya’da düzenlenen kupada 147 gol atılmış ve gol ortalaması 2,3 olmuştu.
Final maçında İspanyol İniesta’nın Hollanda’ya attığı gol, kupa tarihindeki 2064. gol oldu.
SAYILARLA KUPA
En hızlı gol: 3. dakikada Thomas Müller (Almanya-Arjantin maçı 4-0)
En çok gol atan takım: Almanya (16 gol)
En az gol yiyen takım: Portekiz ve İsviçre (1 gol)
Kendi kalesine atılan gol: 2
Gol olan penaltı: 9
Vikingur karşısında 3-0 galip gelen Beşiktaş
36 ŞUT, 27 KORNER!
Vikingur karşısında 3-0 galip gelen Beşiktaş maç boyunca rakibine de istatistiklerde çok büyük üstünlük kurdu. Her iki yarıda da rakip kaleye 18’şer şut atan Beşiktaş toplam 36 şut denemesinde bulunurken, toplam 14 şutta isabet sağlayıp 3 gol attı.
Ayrıca Siyah beyazlı takım maçta toplam 27 kez köşe atışı kullandı. Beşiktaş’ın rakibi Vikingur maç boyunca toplam 2 şut atarken yalnızca 1 tanesinde isabet sağladı ve sadece 1 kez korner kullandı.
Beşiktaş temmuzda hiç mağlup olmadı
BEŞİKTAŞ TEMMUZ’DA YENİLMİYOR
Avrupa Kupalarında Temmuz ayında 3 maç oynayan Beşiktaş, bu 3 karşılaşmada 2 galibiyet ve 1 beraberlik alarak hiç mağlup olmadı.
1999-2000 sezonunda (28 Temmuz 1999 tarihinde) Şampiyonlar Ligi 2.ön eleme turunda İsrail’in Hapoel Haifa takımı ile evinde 1-1 berabere kalan Beşiktaş, 2000-01 sezonunda 26 Temmuz 2000 tarihinde oynanan Şampiyonlar Ligi 2.ön eleme turu maçında Bulgaristan’ın Levski Sofya takımını sahasında 1-0 mağlup ederken, son olarak 2010-11 sezonunda ise 15 Temmuz 2010 tarihinde oynanan UEFA Avrupa Ligi 2.ön eleme turu maçında Faroe Adaları’nın Vikingur takımını yine sahasında 3-0 yendi.
Beşiktaş Guti ile iki yıllık anlaşma imzaladı
REAL MADRİD’İN YILDIZI BEŞİKTAŞ’TA
Beşiktaş kulübü, Real Madrid’in İspanyol futbolcusu
(DHA) — Siyah beyazlı kulübün başkanı Yıldırım Demirören, bu akşam İspanyol oyuncuyu siyah beyazlı takıma bağlayan iki yıllık imzayı attırdı.
Guti’nin, Başkan Yıldırım Demirören ve futbol komitesiyle birlikte yarın İstanbul’a gelmesi bekleniyor.
Dokuz Süper lig maçları herhafta canlı olacak
Her hafta 9 Süper Lig maçı naklen
İstanbul’da yapılan Kulüpler Birliği Vakfı toplantısında, yeni sezonda haftada 9 maçın canlı olarak yayınlanmasına karar verildi.
Les Ottomans Hotel’de gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mahmut Özgener, TFF Yönetim Kurulu Üyeleri Yunus Egemenoğlu ve Levent Kızıl, Fenerbahçe Kulübü ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Bursaspor Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı, diğer kulüplerden temsilciler ve yayıncı kuruluş Digitürk’ün Genel Müdürü Ertan Özertem hazır bulundu.
Vakfın Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ, yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından yaptığı açıklamada, kulüpler, federasyon ve yayıncı kuruluş olarak biraraya gelip, yayın talimatnamesini son haline getirdiklerini, yeni sezonda haftada 9 maçın da canlı olarak yayınlanacağı bir sistemde karar kıldıklarını söyledi.
Türk futbolunun üç ayağını oluşturan TFF, kulüpler ve yayıncı kuruluş olarak son 1 ayda 3. toplantılarını yaptıklarını bildiren Gümüşdağ, şöyle dedi:
”Gündemimiz yayın talimatıydı. Bugün itibariyle yayın talimatı neticelendi. Yeni dönemde yayınların çok daha ilgi çekeceğini ve şova dönük olacağını söyleyebiliriz. Her hafta 9 tane canlı yayınımız olacak. Bu durum, kulüpler, sponsorlar ve yayıncı açısından çok önemli. Hepsinin eksilerini ve artılarını değerlendirip, yayın talimatını TFF Başkanımızın da katıldığı bu buluşmada neticelendirdik. Artık federasyonumuz, yönetim kurulunda alacağı kararla resmileştirecek. Cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri toplam 9 tane maç canlı olarak izleyicilere ulaştırılacak. Haftanın 3 veya 4 günü kullanılarak maçlar verilecek. Artık yayın sayısı 9 maça çıkarıldı. Her üç taraf da ortak bir noktada buluştu ve olumlu şeyler çıktı.”
Diğer yandan, stat ışıklandırmalarının yetersiz olması konusuna da TFF’nin el attığını belirten Gümüşdağ, Türk futbolu açısından çok verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade etti.
İspanya uzatmalarda hollandayı yendi
İSPANYA DÜNYA ŞAMPİYONU!
İspanya Hollanda’yı uzatmada 1-0 yenerek tarihinde ilk kez dünya şampiyonluğuna ulaştı.
Andres Iniesta’nın 117. dakikada attığı gol, İspanya’ya tarihindeki ilk dünya şampiyonluğunu getirdi.
Hollanda, karşılaşmaya hızlı başlayan ve birkaç önemli fırsat yakalayan İspanya’nın hızını çok sert oynayarak kesti.
İkinci yarının son yarım saatinde Hollanda Robben ile iki önemli fırsat yakaladı, İspanya ise David Villa ve Sergio Ramos ile çok önemli iki pozisyonu değerlendiremedi.
Maçta ilk tehlikeyi İspanya yarattı. 5. dakikada sağdan kullanılan serbest atışta Sergio Ramos ceza sahası içinde kafayı vurdu, Hollanda kalecisi Maaretn Stekelenburg topu direğin dibinden yumruklayarak gole izin vermedi.
7. dakikada Dirk Kuyt’un ceza sahası dışından yumuşak şutunda kaleci Iker Casillas topu zorlanmadan kontrol etti.
11. dakikada Sergio Ramos sağdan ceza sahasına girdi, yerden sert şutunda top Nigel de Jong’un ayağından kornere gitti. Sağdan kullanılan kornerde arka direkteki David Villa’nın vuruşunda top yan ağlarda kaldı.
18. dakikada Wesley Sneijder yaklaşık 35 metreden kullandığı serbest vuruşta doğrudan kaleyi düşündü, top Casillas’ın kucağında kaldı.
36. dakikada sağdan kullanılan kornerde, savunmadan ileri çıkan Mathijsen arka direkte uygun durumda topa vuramadı.
37. dakikada Pedro’nun ceza sahası dışından çektiği şutta top yandan auta gitti.
45+1′de Robben’in ceza sahasının sağ koşesinden çektiği şutta Casillas topu direğin dibinden kornere çeldi.
48. dakikada Xavi’nin sağdan kullandığı kornerde Puyol’un kafayla indirdiği topa altıpas üzerine Capdevilla vuramadı.
55. dakikada Xavi’nin frikiğinde top üstten az farkla auta gitti.
62. dakikada Sneijder’in mükemmel pasında savunmanın arkasına sarkan Robben hızla ceza alanına girdi, vuruşunda ters köşeye yatan Casillas topu son anda ayağıyla kornere çeldi.
70. dakikada Jesus Navas sağdan ceza alanına girdi, kale ağzına gönderdiği sert pasta David Villa arka direkte topu kaleye gönderdi, Heitinga yerde ayak koyarak topun fielere değil kornere gitmesini sağladı.
77. dakikada soldan kullanılan kornerde Sergio Ramos altıpasta bomboş durumda kafayı vurdu ama hedefi tutturamadı.
83. dakikada müthiş bir süratle Puyol’u geçerek savunmanın arkasına giden topa sahip olan Robben ceza alanına girdi, Casillas çok usta bir şekilde yatarak topa sahip oldu.
Normal süre golsüz bitince uzatmalara geçildi. 95. dakikada Iniesta’nın pasında Fabregas kaleciyle karşı karşıya kaldı, vuruşunda Stekelenburg gole izin vermedi.
96. dakikada Sneijder’in sağdan kullandığı kornerde Mathijsen’in kafa vuruşundan top üstten dışarı gitti.
101. dakikada Jesus Navas sağdan ceza alanına girdi, şutunda Van Bronckhorst’un ayağına çarpan top yan ağlarda kaldı.
104. dakikada Fabregas ceza alanının hemen dışından kaleyi denedi, top yandan az farkla auta gitti.
109. dakikada Iniesta’yı ceza yayı üzerinde düşüren Heitinga ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan atıldı.
117. dakikada Fabregas’ın pasında ceza sahası içinde sert bir vuruşla İspanya’yı öne geçiren golü attı.
——————————————————————————–
Hollanda: Stekelenburg, Van der Wiel, Heitinga, Mathijsen, Van Bronckhorst (105 Braafheid), Kuyt (71 Elia), Van Bommel, Sneijder, De Jong (99 Van der Vaart), Robben, Van Persie.
İspanya: Casillas, Ramos, Pique, Puyol, Capdevila, Alonso (87 Fabregas), Xavi, Iniesta, Busquets, Pedro (60 Jesus Navas), David Villa (106 Fernando Torres).
Gol : 117 Iniesta
Kırmızı kart: 109 Heitinga
Sarı kartlar: Van Persie, Puyol, Van Bommel, Sergio Ramos, De Jong, Van Bronckhorst, Heitinga, Capdevilla, Robben, Van der Wiel, Mathijsen, Xavi
Hakem: Howard Webb (İngiltere)
Stat: Soccer City
Almanya2010 kupasını üçüncü tamamladı
ALMANYA’YA ÜÇÜNCÜLÜK TESELLİSİ
Uruguay’ı 3-2 yenen Almanya2010 Dünya Kupası’nı üçüncü olarak tamamladı.
Almanya, 1970 Meksika’da üçüncülük maçında yendiği Uruguay’ı 40 yıl sonra Güney Afrika’da yine üçüncülük maçında mağlup etti.
2010 Dünya Kupası’nda yarı finalde elenen iki takımı Port Elizabeth’te karşı karşıya getiren mücadele Almanya Uruguay’ı 3-2 yenerek turnuvayı üçüncü olarak kapattı.
İki takımın da son derece açık bir futbol sergilediği ve yağmur altında oynanan maçta ilk yarı Thomas Müller ve Edinson Cavani’nin karşılıklı golleriyle tamamlandı.
İkinci yarının başlarında Diego Forlan’ın mükemmel golüyle öne geçen Uruguay Marcell Jansen ve Sami Khedira’nın kafa gollerine engel olamadı.
Üst üste ikinci kez dünya üçüncüsü olan Almanya’da birinci kaleci Manuel Neuer, hasta olan kaptan Philipp Lahm ve Lukas Podolski, sakat Miroslav Klose oynamadı.
7. dakikada Diego Forlan’ın kullandığı frikikte top üstten az farkla auta gitti.
10. dakikada sağdan kullanılan kornerde Arne Friedrich kafayı vurdu, top üst direkten geri geldi.
19. dakikada Bastian Schweinsteiger’in 30 metreden çektiği şutta kaleci Fernando Muslera’nın kontrol edemediği topu Thomas Müller ağlara gönderdi.
28. dakikada Schweinsteiger’in orta sahada kaptırdığı top sonrası hızlı gelişen Uruguay atağında Luis Suarez’in pasıyla soldan ceza alanına giren Edinson Cavani yerden düzgün bir vuruşla Uruguay’ın beraberlik golünü attı.
42. dakikada Alman savunmasının arkasına sarkan Suarez sağdan ceza alanına girdi, kaleciyle karşı karşıya pozisyonda topu dışarı vurdu.
48. dakikada alman Almanya kalecisi Butt iyi bir zamanlamayla ileri çıkarak Cavani’ye gol izni vermedi, boşta kalan topa Suarez’in vuruşunda Butt yine kalesini başarıyla korudu.
51. dakikada Arevalo’nun sağdan ortasında Forlan’ın mükemmel volesi Uruguay’ın ikinci golü olarak Almanya filelerine gitti.
56. dakikada Uruguay kalecisi Muslera’nın büyük hatası sonucu skora bir kez daha eşitlik geldi. Boateng’in sağdan ortasında Muslera boşa çıktı, arka direkteki Jansen topu kafayla ağlara gönderdi.
76. daikada Kiessling’in ceza alanı içinde sol çaprazdan çektiği sert şutta Muslera üzerine gelen topu yumrukla uzaklaştırdı.
82. dakikada Mestu’un sağdan kullandığı kornerde kale ağzında boşta kalan Lugano’nun ayağından havalandı, Khedira kafayla Almanya 3-2′lik üstünlüğe taşıdı.
90+3′te Forlan’ın frikiğinde top üst direkten döndü ve Uruguay mücadeleyi uzatmaya taşıyamadı.
——————————————————————————–
Uruguay: Muslera, Lugano, Godin, Fucile, Maximiliano Pereira, Perez (77 Gargano), Arevalo, Cavani (89 Abreu), Caceres, Suarez, Forlan
Almanya: Butt, Jansen (81 Kroos), Friedrich, Mertesacker, Boateng, Aogo, Khedira, Schweinsteiger, Mesut Özil (90+2 Serdar), Müller, Cacau (73 Kiessling)
Goller: 19 Müller, 28 Cavani, 51 Forlan, 56 Jansen, 82 Khedira
Sarı kartlar: Aogo, Cacau, Perez, Friedrich
Hakem: Benito Archundia (Meksika)
Stat: Nelson Mandela Bay
Galatasarayın yeni transferi Arnavut futbolcu
CANA’NIN İLK AÇIKLAMALARI!
Galatasaray’ın yeni transferi Arnavut futbolcu Lorik Cana, ”Galatasaray’da oynayacağım ve formasını giyeceğim için çok mutluyum. İnanılmaz gururluyum. Taraftarımızın da benimle gurur duyması için elimden geleni yapacağım” dedi.
Sarı-kırmızılı kulübün İngiliz ekibi Sunderland’den 4 yıllığına renklerine kattığı 27 yaşındaki orta saha oyuncusu Cana, Galatasaray TV’de yayınlanan ”info@son aslan” programının canlı yayın konuğu oldu.
Lorik Cana, ”Savaş topraklarında doğmuş bir oyuncu. Zoraki göç var ve akabinde de bugün gelinen noktada savaşçı bir orta saha kimliğini görüyoruz. Kendisi bu oynadığı oyun biçimi ve yaşam tarzı arasında bir bağ kuruyor mu?” şeklindeki bir soruya şu yanıtı verdi:
”Bu savaşçı yapım tarihte yaşananlardan kaynaklanıyor olabilir. Onun haricinde ülkemin, herkesin beni seyrettiğini biliyorum. Bu Fransa’da oynarken de İngiltere’de oynarken de böyleydi. Burada oynarken de böyle olacak. Onlara karşı bir sorumluluğum da var. Her zaman bir lider yapım var. Takımın içinde lider olmak bana çok büyük bir haz veriyor. Burada Galatasaray formasıyla da bunu kesinlikle yapacağım. Eğer bir savaşa gidiliyorsa ilk başta ben gideceğim. Lider yapımı burada da devam ettireceğim.”
-”TÜRK İNSANINA YABANCI DEĞİLİM”-
Transferin gerçekleşmesi nedeniyle çok mutlu olduğunu söyleyen Cana, ”İstanbul’a çok yabancı değilim, Marsilya’da forma giyerken Şampiyonlar Ligi maçı için buraya geldim, aynı zamanda Arnavutluk Milli Takımı formasıyla da burada maç yapma şansı buldum. Türk insanına da çok fazla yabancı değilim, mantalitelerini, ne kadar tutkulu olduklarını biliyorum. O yüzden kendimi çok iyi hissediyorum ve bir an önce antrenmanlara başlamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Arnavut oyuncu, transferin gerçekleşme süreciyle ilgili bir soru üzerine ise şunları kaydetti:
”Burada olduğumdan dolayı çok gururluyum. Bir Premier Lig takımının kaptanı olarak bırakmak tabii ki kolay değil. Sonuçta belli bir taraftar grubuna hitap ediyorsunuz, takım arkadaşlarınız, başkanınız var. Marsilya’dan Sunderland’e transfer olduğumda, ilerleyen zamanlarda iyi bir teklif gelirse bana kolaylık göstereceklerini, bırakabileceklerini söylemişlerdi. Böyle bir kolaylık vardı. Galatasaray gibi büyük bir camiadan teklif gelince de bunu yerine getirdiler. Transfer çok çabuk gerçekleşti. Bu ayın başında bir teklif aldım ve süreç o şekilde ilerledi.”
Türkiye ile Arnavutluk arasındaki mesafenin kısa oluşunun kararını etkilediğini, anlatan Cana, ”Burada kendimi Arnavutluk’un bir elçisi olarak görüyorum. Daha önce de oynadığım kulüp ve ülkelerde bu misyonu üstlenmiştim. Burada da buna devam edeceğim, elimden gelenin en iyisini yapacağımı düşünüyorum. Zaten Türkiye ve Arnavutluk arasındaki ilişkileri hepimiz biliyoruz. Burada yaşayan birçok Arnavut var. O yüzden hiçbir sıkıntı çekeceğimi düşünmüyorum” diye görüşlerini aktardı.
Galatasaray’ın büyük bir tarihe ve çok tutkulu taraftara sahip bir kulüp olduğunu belirten Lorik Cana, ”Galatasaray’ın bu sebeplerden ötürü benim için çok ideal bir kulüp olduğunu düşünüyorum. Daha önce Paris Saint Germain’den Marsilya’ya giderken, oradan Sunderland’e transfer olurken de kolay olmamıştı, buraya gelişimde de hitap ettiğim taraftar grubunu bırakıp gelmek zor oldu. Ama sonuçta Galatasaray gibi, tarihi ortada olan büyük bir camiaya geldim, burada futbola olan tutku da ortada” dedi.
-”TOPA KARŞI SERT OLMAK BENİM OYUN KARAKTERİMİN BİR PARÇASIDIR”-
”Topa karşı sert olmak benim oyun karakterimin bir parçasıdır. Burada da öyle olacağım” diyen Cana, ön liberonun önemli bir pozisyon olduğunun altını çizerek, ”Çünkü takımı organize etmeniz gerekiyor. Hocanın isteklerini mutlaka sahaya yansıtmanız gerekiyor. Ben de elimden gelenin en iyisini yapacağım ve o oyun içindeki sertliğimi de sürdüreceğim” dedi.
Cana, babasının da daha önce Türkiye’de futbol oynadığının hatırlatılması üzerine şunları kaydetti:
”Bu transfer kararını tabii ki hep birlikte verdik, babamın tabii ki bir etkisi var. Kendisi Türkiye’de de oynadı, Türkçe de biliyor. Sadece bu transfer kararında değil kendisi futbola başladığımında beri sürekli benim yanımda, her türlü kararı birlikte alıyoruz. Kendisi bir baba gibi değil, bir hoca gibi, bir antrenör gibi sürekli benim yanımda olmuştur. Galatasaray’dan teklif aldığımda da kendisi ile sürekli irtibat halindeydik, kendisinin de desteği oldu.”
-”HEM SERT OYNAMAYI, HEM DE HIZLI OYNAMAYI SEVİYORUM”-
Lorik Cana, oyun tarzı hakkındaki bir soruya ise şu yanıtı verdi:
”Tabii ki futbolcuları sınıflandırabilirsiniz. Bazı futbolcular daha teknik oynar, bazısı ise sert oynar, ben kendimi mental olarak güçlü oyuncular sınıfına koyuyorum. Çok güçlü olduğumu düşünüyorum. Saha içinde ve dışında her zaman takımıma hizmet etmeyi düşünen mental bir yapım var. Futbol karakteristiği anlamında konuşursak hem sert oynamayı, hem de hızlı oynamayı seviyorum. O yüzden Premier Lig bana uygun bir ligdi diyebilirim.”
Yeni takımının teknik direktörü Frank Rijkaard ile çalışmanın kendisi için inanılmaz bir tecrübe olacağını vurgulayan Cana, ”Rijkaard’ın kariyerine baktığımızda inanılmaz başarılarla dolu bir hoca. Şampiyonluklar, Dünya Kupaları. Mutlaka onunla çalışmak çok zevkli olacaktır. Ben öğrenmenin yaşının olmadığına inanıyorum. Bu bağlamda da Rijkaard’dan öğreneceğim çok şey olduğunu düşünüyorum” dedi.
-TÜRK FUTBOLU HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ-
Galatasaray’ın yeni transferi Cana, Türk futbolunun çok büyük bir geleceğe, çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Arnavut futbolcu, Türk futboluyla ilgili görüşlerini şöyle sıraladı:
”Türk futbolunun çok büyük bir geleceğe, çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Daha önce Arnavutluk Milli Takımı’yla buraya gelip Türkiye’ye karşı oynama fırsatı buldum. O yüzden Türk futbolunun seviyesi hakkında bilgim var. Üç büyük kulübün de televizyondan Avrupa kupalarındaki maçlarını izleme şansım oldu. Onlardaki potansiyeli de görme şansım oldu. Türkiye’ye gelen birçok yabancı yıldız var. Bunlar birleşince seviye artıyor. Ama benim kişisel düşüncem Turkcell Süper Lig’in çok önemli ve çok güzel bir geleceğe sahip olduğu.”
Galatasaray Kulübü’nün kurucusu ve ilk başkanı Ali Sami Yen’i tanıdığını anlatan Cana, ”Ali Sami Yen ve özellikle babası Arnavutluk için çok önemli insanlar. Kulübün kuruluş öyküsünü de biliyorum. Öğrencilerle beraber nasıl kurulduğunu biliyorum. Bu da tabii ki bir kader. Bu şekilde birleştirdi ve Galatasaray’a geldim. Ali Sami Yen’den dolayı Galatasaray’a olan bir sempatim vardı” dedi.
Öte yandan, Arnavut futbolcu Galatasaray formasını giyerken, teknik direktör Rijkaard’la da tesislerde bir araya geldi.
Beşiktaşın teklifi olan 20 bin auroyu red etti
BEŞİKTAŞ’IN REKOR TEKLİFİ REDDEDİLDİ!
Turkcell Süper Lig ekiplerinden Beşiktaş’ta taraftarların hayali olan Brezilyalı golcü Robinho için çalışmalar bir süredir devam ediyordu.
Siyah-beyazlı yöneticilerin “sponsor bulursak transfer edeceğiz” açıklamasını yaptığı Robinho için İngiliz kulübü Manchester City’e yaklaşık 20 milyon avroluk bir teklif sunduğu ortaya çıktı.
ESPN’de yer alan habere göre Manchester City’nin 42 milyon avro bedel ile kadrosuna kattığı Robinho için tek ve en ciddi teklif Beşiktaş’tan 20 milyon avroluk rakam ile geldi ve teklif reddedildi.
Geçtiğimiz yılı ülkesi Brezilya’da Santos’ta kiralık olarak geçiren Brezilyalı yetenek için Barcelona’nın adı geçse de Katalan kulübünün bu transferi öncelikli olarak düşünmediği ifade ediliyor.
İspanya Almanya’yı 1-0 mağlup etti
FİNALİN ADI BELLİ OLDU! 2010 Dünya Kupası yarı final maçında İspanya,
Almanya’yı 1-0 mağlup etti. Bu sonucun ardından İspanya tarihinde ilk kez finale çıkarak Hollanda’nın rakibi oldu. Almanya ise 3.lük maçında Uruguay ile karşılaşacak.
ALMANYA 0 – 1 İSPANYA
——————————————————————————–
MAÇTAN DAKİKALAR ( İKİNCİ YARI )
Son düdük geldi. İspanya finalde!
dakika 90: Karşılaşmaya 3 dakikalık uzatma ilave edildi.
dakika 85: İspanya’da Pedro yerini David Silva’ya bıraktı.
dakika 82: İspanyollar, Almanya savunmasını 2′ye 1 yakaladı. Pedro pas vermek yerine Friedrich’in üzerine gidince topu kaptırdı! İspanyollar çok net bir fırsattan yararlanamadı.
dakika 81: İspanya’da Fernando Torres oyuna girdi. Villa dışarı alındı.
dakika 81: Almanya’da Khedira yerini Mario Gomez’e bıraktı.
dakika 77: İspanya atağında David Villa, Almanya savunmasının arkasına sarktı. Savunmada Lahm topu kaptı ve takımını rahatlattı.
dakika 73: İspanya, Puyol’un attığı golle 1-0 öne geçti. İspanya’da köşe vuruşunu Xavi kullandı. Puyol arkalardan koşarak geldi ve kafayla topu ağlara gönderdi.
dakika 69: Almanya atağında Podolski sol kanattan arka direğe harika bir top çıkardı. Kroos topu kaleci Casillas’a nişanladı!
dakika 67: İspanya atağında Capdevilla son çizgiye indi. Ceza alanı içine etkili bir top gönderdi. Almanya savunması araya girdi ve topu uzaklaştırdı.
dakika 63: Almanya’da Kroos oyuna girdi. Trochowski dışarı alındı.
dakika 58: İspanya atağında İniesta çalımlarla ön direğe kadar indi. İniesta arka direğe doğru pasını çıkardı. David Villa boş kaleye topa dokumadı!
dakika 52: Almanya’da Boateng yerini Jansen’e bıraktı.
dakika 50: İspanya atağında ceza yayı üzerinde boşta kalan topa Xabi Alonso çok sert vurdu. Kaleci Neuer uzandı. Top az farkla yandan auta çıktı.
dakika 48: İspanya atağında Pedro’nun pasında Xabi Alonso uzaklardan sert vurdu. Top yandan auta çıktı.
İkinci yarıya İspanya Milli Takımı başladı.
MAÇTAN DAKİKALAR ( İLK YARI )
İlk 45 dakikadan gol sesi çıkmadı.
dakika 45+1: Almanya atağında Mesut Özil ceza alanı içinde yerde kaldı. Mesut penaltı bekledi. Viktor Kassai oyunu devam ettirdi.
dakika 45: Karşılaşmaya 1 dakikalık uzatma ilave edildi.
dakika 45: İspanya atağında Pedro ceza alanı içine rakiplerinden sıyrıldı. Pedro’nun ortası savunmaya çarptı ve kornere çıktı..
dakika 39: Almanya atağında Mesut Özil çalımlarla ceza alanı içine girdi. Savunmada Pique araya girdi ve tehlikeyi önledi.
dakika 32: Almanya atağında Trochowski uzaklardan etkili bir şut gönderdi. Kaleci Casillas son anda topu köşeden kornere çeldi.
dakika 30: İspanya atağında Xabi, Alonso uzaklardan vurdu. Top yandan auta çıktı..
dakika 24: Almanya atağında Podolski ceza alanı içine girdi. İspanya savunması Podolski’nin şut çekmesine izin vermedi.
dakika 19: İspanya atağında Sergio Ramos sağ çaprazda ceza alanı dışından sert bir şut çıkardı. Top yandan auta gitti..
dakika 14: İspanya atağında İniesta’nın sağ kanattan yaptığı ortaya kale önünde Puyol kafayı vurdu. Top az farkla üstten auta çıktı.
dakika 7: İspanya atağında David Villa, Almanya savunmasının arkasına sarktı. Kaleci Neuer çıktı ve Villa’dan önce topu uzaklaştırdı.
dakika 2: İspanya atağında Capdevilla sol kanattan, ceza alanı içine ortasını yaptı. Top kaleci Neuer’in kontrolünde auta çıktı..
Karşılaşma Alman oyuncuların vuruşuyla başladı.
İLK 11′LER
ALMANYA: 1-Manuel Neuer; 16-Philipp Lahm, 3-Arne Friedrich, 17-Per Mertesacker, 20-Jerome Boateng, 15-Piotr Trochowski, 6-Sami Khedira, 7-Bastian Schweinsteiger, 10-Lukas Podolski, 8-Mesut Ozil, 11-Miroslav Klose.
İSPANYA: 1-Iker Casillas; 15-Sergio Ramos, 3-Gerard Pique, 5-Carles Puyol, 11-Joan Capdevila; 14-Xabi Alonso, 8-Xavi, 6-Andres Iniesta, 16-Sergio Busquets; 18-Pedro, 7-David Villa.
Saat: 21.30
Stat: Moses Mabhida
Hakem: Viktor Kassai (Macaristan)
Yayın: TRT 1



