Dağı yerinden oynatıyoz
Bir dağı yerinden oynatıyoruz
Cemil Çiçek Basın Kulübü’nde konuştu
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yiğit Bulut yönetimindeki Basın Kulübü’nde gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Anayasa değişikliğine yönelik çalışmaları eleştirirken “AB ülkelerindeki uygulamalara bakmak gerektiğini” kaydeden Çiçek şunları söyledi:
“Aceleye geldi deniyor. Anayasanın değiştirilmesi gerektiğini 28 yıldır konuşuyoruz. Bu konudaki tartışmaların dükümlerini getirsem bir kamyonet tutmak gerekir. Çok tartıştık ama bir sonuca bağlayamadık. Tartıştığımza göre bir anayasa sorunu var. Bu konuda söz söylememiş olan ne meslek örgütü ne akademisyen ne de köşe yazarı var. Hepsi değişmesi konusunda görüş belirtmiş. Bu sorunun çözülmesi konusunda en büyük sorumluluk bize düşüyor.”
Mevcut anayasanın darbe anayasası olduğunu, tamamen değişmesi gerektiğini kaydeden Çiçek, “Şartlar mümkün olmadığı için peyderpey de olsa bir değişikliğe ihtiyaç var. Keşke yeni bir anayasayı yapabilseydik. Kısmi bir değişiklik yapılmasının dahi ne kadar zor olduğunu gördük. Anayasa değiştimenin bir dağı yerinden oynatmak kadar zor olduğunu bu süreçte gördük.” şeklinde konuştu.
“Anayasa değişikliği için neden 8 sene beklendi?” şeklindeki soruya karşılık Çiçek, iktidara geldiklerinde Türkiye’nin bir gündemi olduğunu, AB üyeliği hedefinde reformları gerçekleştirdiklerini hatırlattı. “İktidara geldiğimiz dönem bazı çevrelerin önümüzü kesmek için birçok gayretinin olduğu bir dönemdi.” diyen Çiçek, kapatma davası, Cumhurbaşkanlığı seçimi, 27 Nisan bildirisi gibi konuların da anayasa değişikliği çalışmalarını ertelettiğini kaydetti.
28 maddelik taslak metni hazırladıktan sonra gelen eleştirileri de dikkate alarak bazı değişiklikler yaptıklarını kaydeden Çiçek, HSYK’da öngörülen düzenlemelerle ilgili de şunları söyledi:
“Son 7-8 seneden beri Türkye’de en çok tartışılan konu yargı. Türk yargısının Alman, Fransız yargısına nazaran önemli sorumlulukları olduğu gözüküyor. Yargı, kişinin kişilerle, devletle olan ihtilafını çözer… Türkiye’de Adalet Bakanı ikinci bir yatırım bakanlığı gibi. Türkiye’ye yatırım yapmaya gelen yeterli hukuki güvenceler var mı diye bakıyor. Biz de uzun uzun bunları anlatıyoruz. Demek ki Türkiye’de yargı, kalkınma açısından da en önemli teminat. Günümüz dünyasında hak ve özgürlükler sadece iç hukuk meselesi değil. Altına imza attığımız sözleşmeler, Kopenhag kriterleri.. Her zaman ‘Uygulama değişmedi’ diye eleştiriliyoruz. Burada verilen bir kararın Brüksel’de yansıması oluyor. AB yolu yargıyı tartışmalı hale getirdi. Son 7-8 senedir yargı tartışılır hale gelince ister istemez yargı kurumları da tartışılır oldu. Bu işlerin bir yoluna konulması lazım. Mevcut sistemin eksikliği ortaya çıkmıştır. AB ilerleme raporlarında da yargıya yönelik eleştiriler büyük.”







