Ne finali?

Ne finali?

İlk dört hafta hem G.Saray, hem de F.Bahçe dört maçta dört galibiyet alınca iki takımımızı da baş tacı yaptık. Halil Özer yazdı…

haber_ic_170093

Abartmada her zaman birinciyiz. İlk dört hafta hem Galatasaray, hem de Fenerbahçe dört maçta dört galibiyet alınca iki takımımızı da baş tacı yaptık. Tabii ki ‘renkler’ açısından normal. Yapabiliriz de. Ama giderek abartmaya
başladık. Galatasaray tribünlerine bakıyorsunuz hedef Hamburg’da yapılacak olan Avrupa Ligi finali. Daum bile önce Türkiye derken şimdi ‘Avrupa kupası’ diyor. Hatta iki takımımızın Hamburg’da final oynaması bile hayal olmaktan çıkmış neredeyse, bilet rezervasyonu sınırına gelmiş. Elbette isteyecekler, elbette hedefleri olacak. Ama önce hepimizin ayaklarının yere basması lazım. Neyin ne olduğunu iyi bilmek gerekir. Kendimizi dev aynasında görmek bizim bir alışkanlığımız. Avrupa’da sanki başka takım yokmuş gibi davranıyoruz. Rijkaard, Elano, Keita ya da Andre Santos gelince bu iş bitti diye düşünüyoruz. Hemen bakalım bu iş nasıl bitiyor. Hamburg finaline nasıl olup da bu kadar kolay gidebiliyoruz. Bu kadar pompalama sonucunda neler göreceğiz? Yeni kupadaki takımlara bir göz atın: Valencia, Ajax, Genoa, Hamburg, Celtic, Hertha Berlin, Roma, Lazio, Villarreal, Benfica, Shakhtar Donetsk, PSV Eindhoven, Werder Bremen. Bunlar sadece gruplarda bulunan güçlü takımlar. Bir de Şampiyonlar Ligi’nden gelecek ekipler var. Varsayımla hareket ediyorum. Yani o gruplarda üçüncü olabilecek takımları şöyle böyle hepimiz tahmin edebiliriz. Bordeaux, Wolfsburg, Marsilya, Atletico Madrid ya da Porto, Lyon ya da Fiorentina, Stuttgart ya da Glasgow Rangers, Olympiakos ya da AZ Alkmaar. İnsan şöyle düşünüyor. Galiba birileri bizle kafa buluyor. Bu takımların arasından sıyrılıp Hamburg’a gitmek öyle uzak görünüyor ki. Elbette futbolda her şey olabilir. Ama hayale kapılmadan önce mutlaka 10 kere düşünmek gerekiyor. Biz ise iki takımımızı oralara
koyarken bir kere bile düşünmüyoruz. Kısacası Türk takımlarının finale çıkması sadece mucize olabilir.

-EMRE’YE TOKAT-

Emre’nin yaptıkları tabii ki bini aştı. Adam tutamıyor kendisini. Hani bir maç değil, iki maç değil. Her maçta aynı
görüntüyü sergileyen Emre sempatisiz bir dünyada yaşamak zorunda kalıyor. Ve üstelik bu zaafı kullanılmaya
da başlandı. Çünkü kontrol yok Emre’de. Böyle olunca hep o suçlu oluyor. Tabii ki bu davranış rakip için çok büyük
bir koz. Akıllı bir rakip bunu çok iyi kullanıp aynı geçen hafta olduğu gibi Emre’yi her maçta attırabilir. Emre, Nizamettin’e küfür etti. Peki siz hiç birisine durup dururken küfür eder misiniz? Peki ne yaptı Nizamettin? Hiç kimse maç sonrası Emre’ye sordu mu bunu? Belki de Nizamettin bir şey yapmamıştır. Ama soran olmadığı için bunu da bilmiyoruz. Sorulmadı çünkü biz zaten suçluyu biliyoruz. Ortada inanılmaz bir önyargı bulunuyor. Ama şu var. Diyelim ki önce Nizamettin küfür etmiş olsun. Emre’nin bunu yapma hakkı yine de yok. Emre zaten sabıkalı.
Macaristan maçındaki el hareketi hâlâ aklımda. Kime olduğu hiç önemli değil. Yaptı mı yaptı. Ama aklıma takılan şu: Cangele her büyük maçta sorgulanırken Emre ile kavgasında niye sorgulanmıyor. Ve ne gariptir ki Emre bu önyargıyı bile bile böyle davranıyor. Emre’yi en iyi tanıyanlardan biriyim. Kim olduğunu, nereden geldiğini, kişiliğini benim kadar bilen birisi yoktur. Acun onun için “Halı sahada bile hırs doludur” demişti. Ben bir adım öteye gideyim. Emre play-station oynarken bile aynı davranışı gösteriyor. Yani biz istediğimiz kadar yazalım Emre’nin değişmesi çok zor. Nerede oynarsa oynasın ağzına kadar hırs dolu. Bir de okjisen yetersizliği ortaya çıkınca beyin iyice kontrolünü yitiriyor. Biraz daha tanıtmaya çalışayım. Fenerbahçe takımını alın, bir uçurumun kenarına getirin. Takımı için kim atlayacak diye sorun. İlk öne çıkacak olan Emre’dir. Bu Galatasaray’da oynarken de böyleydi. Leeds’de niye kırmızı kart gördü? Fatih hoca onu orada neden dövdü? En yakın dostları Arif, Hakan Ünsal, Okan Buruk onu kaç kere tokatladı? Hep bunlar Emre’yi sakinleştirmek ve yola getirmek uğruna yapıldı. Ama karşımızda yine aynı Emre. Yapısı böyle. Ama değişim için hâlâ zaman var. Artık sorumlulukları fazla. Fenerbahçe son durak.
Gidecek başka yer yok. Ve bundan sonra herkesi şaşırtmalı. Öncelikle hakemlerden özür dilemeli. Dilini yutmalı. Çenesini kapamalı. Eline koluna sahip çıkmalı. Sadece futbol oynamaya odaklanmalı. Saha dışında futbol dünyasının en sempatik kişilerinden birisi. Onu yakından tanıyıp da sevmeyen bir kişi yoktur. Yani onun için değişim çok zor değil. Halı sahada, playstation’da ne yaparsan yap. Ama çimde sakin ol Emre. Ve tabii ki Emre’yi sadece renkler düşmanlığına kurban etmeyelim.

Sizde Yorum yapın

*
Sizin bir script,virus ya da zararli bir yazilim olmadiginizi, asagidaki kodu dogru girerek yapacaginiz yorum ile anlamis olacagim. Guvenlik geregi yapilan bir uygulamadir. Girmeniz gereken kodun uzerine tiklayarak, kodlari sesli olarakda dinleyebilirsiniz. Bu resme tiklayarak harfleri sesli olarak dinleyebilirsiniz.
Guvenlik kodunu sesli dinle

Sohbet'e Giriş

Nickinizi yazınız
Şifrenizi yazınız (yoksa boş bırakınız.)
RuzgarFM.NeT Sohbet Odalarına Hoş Geldiniz. Sitemizde Keyifli Sohbet Edebilir Arkadaşlıklar Kurabilirsiniz. Sohbet Kurallarımıza Uymanızı Rica Eder KeyifLi SaatLer DiLeriz