2 Asker tutuklandı
BALYOZ’DA 2 MUVAZZAF ASKER TUTUKLANDI
“Balyoz Güvenlik Harekatı Planı” iddiaları soruşturması kapsamında mahkemeye sevkedilen 2 muvazzaf asker tutuklandı. Böylece tutuklu sayısı 37′ye yükseldi.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde savcılıkça sorgulanan iki astsubayın, sevk edildikleri İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tutuklanmalarına karar verildi.
Tutuklanan son kişiler, Astsubay Musa Fariz ve İmdat Çolak.
Soruşturmanın birinci aşamasında 49 kişi gözaltına alınmış, 13′ü general 33 kişi tutuklanmıştı.
Operasyonun cuma günkü 2. dalgasında da 18 kişi gözaltına alınmış, adliyeye sevkedilen 16 kişiden 2 muvazzaf tutuklanmış, 14 kişi serbest bırakılmıştı.
Komutan Görevinde Kalabilirmi?
Fatih Altaylı Bir numaralı sanık Org. Berk in durumunu sordu, hukukçular yanıtladı
Fatih Altaylı’nın bu hafta TEKE TEK’teki konukları Emekli Genelkurmay Askeri Savcısı Saim Öztürk, Askeri Yargıtay Onursal Üyesi Ali Fahir Kayacan, İstanbul Baro Başkanı Muammer Aydın ve Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Halil Doğan oldu. Fatih Altaylı, konuklarıyla Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede bir numaralı sanık olarak adı geçen 3′üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in görevden alınıp alınamayacağını konuştu.
Fatih Altaylı, “3. Ordu Komutanı’nın durumu… En riskli sınırlarımızın bulunduğu yer ve 16 orgeneralde birisi, terör örgütü üyesi olma şüphesiyle 15 yıla kadar hapsi isteniyor… Böyle bir durumda 3. Ordu Komutanı hakkında böyle bir suçlama var. Orgeneral sayısı da belli, açıkta orgeneral onu oradan alsanız yerine kimi koyacaksınız, bir korgenerali yükseltmeniz lazım ve bütün sistem bozulur. Saldıray Berk’in görevde kalması doğru mu?” diye sordu.
Altaylı’nın sorusunu Emekli Genelkurmay Askeri Savcısı Saim Öztürk, şöyle yanıtladı: “Bu da bana rastlamış çok zor bir soru. Şunun için zor bir soru. Ben Sayın Berk’i çok iyi tanıyorum ve kendisiyle de görev sebebiyle bir müddet çalıştım. O dönem içerisinde görev alışverişinde bulunduğumuz için soruşturmalarla ilgili kendisi hakkında olumlu fikirlere sahibim. Ben o garnizonda da görev yaptım. O da çok enteresan. DGM hakimi olarak görev yaptım. Bu tip garnizonlarda genelde bu tip siyasal olaylar ya da konular oranın garnizon komutanıyla da zaman zaman paylaşılır. İstihbarat biçiminde paylaşılır, görüş alışverişi biçiminde paylaşılır.
Ama devletin güvenlik faaliyeti içinde nasıl bir gelişme olmuştur onu da bilmemiz mümkün değil. Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 65. maddesine göre, ağır hapis, yüz kızartıcı suçlar, hariç beş sene ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili Bakanlık, subay ve astsubayları açığa alabilir. Ama bu gerekli hukuki incelemeler yapıldıktan sonra, iddianameler incelendikten ve değerlendirildikten sonra, Milli Savunma Bakanlığı’nın, Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşü alınarak yapılan bir uygulamadır. Bu iddianameyi görmedik, bilmiyoruz. Ne denli güçlü bir iddianame, nasıl kanıtlar var, bunlar hakkında hiçbir fikir sahibi değiliz. Dört satırlık bir beyanla da, yasa dışı terör örgütü mensubu olduğu yazılmış olabilir. Sayfalar dolusu kanıtlar getirilebilir. Bir hukukçu olarak bu konuda şu an bir şey söylemem zor. Bu tamamen Milli Savunma Bakanlığı’nın ve Genelkurmay’ın takdirine kalmış bir uygulamadır. Yasal prosedür bunu gerektirir.”
“BAKANLIĞIN İLGİLİ BİRİMİ İNCELER”
Askeri Yargıtay Onursal Üyesi Ali Fahir Kayacan da konunun prosedürünü açarak süreci şöyle anlattı: “Meslektaşımın da belirttiği gibi bu konu 65. maddeye göre şekillenir ve prosedür şöyle işler; subay ve astsubaylara yönelik düzenlenen iddianame, bu adli yargı savcılıkları tarafından da düzenlenebilir, askeri savcılıklar tarafından da… Bu iddianameler Milli Savunma Bakanlığı’na gönderilir. Milli Savunma Bakanlığı’nda ilgili hukuk birimi olan Askeri Adalet İşleri Başkanlığı’ndaki hukukçular incelerler, iddianamedeki delil durumuna bakarlar ve yasaya bakarlar. İddianamedeki sevk maddesi ile yasada öngörülen açığa alma suçları veya cezaları itibariyle uyum sağlanıyor ise o zaman iddianamedeki tanık durumuna bakarlar.
İlgili Askeri Adalet İşleri Başkanlığı bir yazı hazırlar ve Milli Savunma Bakanı’na sunar. Yetki tamamen Milli Savunma Bakanı’nındır, onlar böyle istiyor diye Bakan mutlaka imzalamak zorundadır diye bir kural yoktur. Prosedür böyle işliyor. Bu normal olaylar için bir prosedür. Terörle mücadeleyle görevli bir ordunun, 3. Ordu’nun Komutanı bir terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Şimdi tabii görevde kalması, bir an için normal kabul edilmeyebilir ama Türkiye’de ne yazık ki iddianame içerikleri tam sağlam olmadığı için o kişi görevden alındığı takdirde, onun mağduriyeti veya onun kişiliğine yönelik bu ağır saldırının hesabını kim verecek? İşte mesele burada. Tutuksuz davalarda ne yazık ki bir tazminat da yok. Zaten hiçbir tazminat o üzüntüyü gideremez.”
Kayacan, Saldıray Berk’in görevden alınması durumunda ise yerine başka bir orgeneral atanacağını ve o orgeneralin bıraktığı kadroya da bir Korgeneral’in vekalet edeceğini belirtti.
Seçime Gitmem Dedi
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan ;
Başbakan Erdoğan TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Medya patronlarıyla ilgili sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirten Erdoğan şunları söyledi:
“Medya patronlarına işten şunu at, bunu tut demedim. Patronlar bizi ziyaret ederlerdi. Biz gerilim istemiyoruz, kavga istemiyoruz, istikrar sayesinde işlerimiz iyiye gidiyor, tansiyonu düşürmek istiyoruz” diye gerilimden, gürültüden şikayet ediyorlar. Her konuyu gerilim bahanesi eden yazarlarınıza, sunucularınıza söyleyin, millete karamsarlık pompalayan adamlarınıza söyleyin diyorum. Bana “Biz bunlara sözümüzü geçiremiyoruz” diyorlar. Ben bir izleyici olarak beğenmiyorsam okumam, izlemem olur biter. Gazete adı vermiyorum, televizyon adı vermiyorum. Beğenmiyorsak gösterebileceğimiz en medeni tepki o yayınları boykot etmektir. Bunu da gösterdik. Bir gazete patronunun, kendi gazetesinin yayınından şikayetçi olması düşünülemez. O yayın politikasına uymayan adam orada nasıl durur? Bugüne kadar hiçbir basın patronu “Başbakan bana şu yazarını at dedi” diyemez. O denli aşağılık oyunların içerisine girmem. Onu başkaları yaptı, onları başkalarına sorsunlar. Bana gelip şikayet etme, işletme senin işletmen. Medya patronunun tasvip etmedikleriyle yolunu ayırma hakkı var. Söylemek istediğim bu. Benim yazarlarla, çizerlerle kişisel sorunum yok. Eleştiri kisvesiyle hakarete edenleri hukuka havale ederim.
Demokrasi kurumlar, kurullar rejimidir, Türkiye’de sistem işliyor. Siz hukuku geliştirmeye çalışıyorsunuz, birileri hukukun işlemesine engel olmaya çalışıyor. En ciddi eleştiri ve saldırılar siyasi parti ve temsilcilerinden geliyor. Siz sivil siyaseti savunmazsanız, Meclis’i savunmazsanız milli irade nasıl hakim olacak.
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüşüyor ortalık ayağa kalkıyor. Anayasa çerçevesinde verilmiş yetkiler var. Biz birilerinin gazına gelmeyiz. Biz bu davete icabet etmeme nezaketsizliğini mi yapacağız? Bizim haftalık rutinimiz var zaten. Bundan niçin rahatsızlık duyalım. Demokrasilerde bunlar rahat rahat oluyor. Dünyayı biz de o yazarlar kadar tanıyoruz. Bize kimse gaz vermeye çalışmasın. Yola böyle devam edeceğiz.
Türkiye’de her kurum görevinin başındadır, sistem ayaktadır. Kriz çıkarma devri artık kapanmıştır. Kriz sevdalıları için artık bu kapıda ekmek yoktur. Milletimiz kimin huzur için çalıştığını görüyor. Kimin felaket tellallığı yaptığını da görüyor.
Statükoyu savunan ve bundan gurur duyan bir anlayışla karşı karşıyayız. Milletimiz bunların kim olduğunu gördü.
Geçen hafta gensoru görüşmelerinde ortaya çıktı. CHP’nin kapalı kapılar ardında Sakık ile neler görüştüğü tek tek ortaya çıkıyor. Yirmi militanı milletvekili seçtirmek istemişler.
Kimse demokratik kazanımları Türk milletine fazla göremez. Çiftçinin oyu profesörün oyu kadar değerlidir. Köylünün oyu Cumhurbaşkanı’nın Başbakanın oyu kadar değerlidir. Kimse siyasi temsil açısından diğerinden daha öncelikli değildir. İçi boşaltılmış kavramlardan bu millet çok çekti. Demokrasi ve hukuk ertelenmeden gelişecek. Buna karşı olanlar kendi koltuklarını, imtiyazlarını düşünüyor. Bu toplum en modern imkanları hak ediyor.
Seçime 1.5 yıl var. Anayasanın verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız. Referandum kabul edilmezse hükümet erken seçime gitmeliymiş. Referandumu halk kabul etmezse seçim olur demek yanlıştır. Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde var. Kediye ciğer emanet edilmez diyenler basit gerçeğin sırrına eremeyenlerdir. Millet en kutsal değerini kime emenet edeceğini iktidara getirerek gösterdi. Anamuhalefet, ne zaman tek başına iktidara geldin. Anamuhalefet, tek parti döneminde cebren ve hile ile iktidar oldular. Bu millet CHP’ye iktidar fırsatı vermez. Kediye ciğer emanet edilmez, bu yüzden bu millet size iktidar vermiyor.
Bugün yaşananlar siyasi intikam değil. Parlamentodan intikam almak isteyenlerin hesap vermesidir. Madem Türkiye çağdaş dünya ile bütünleşecek kaydışı yönetimin sıfırlanmasından başka bir yol yok. Hukukun herkes için geçerli olmasından başka yol yok. Ortada gerilim asla yoktur. Kurumlar arasında çatışma yoktur. Türkiye sadece normalleşiyor. Dere yatağında akıyor.
Mini anayasa değişikliği diyoruz hemen asla görüşmeyiz. Bu nasıl demokrasi? Biz de diyoruzki; siz asıl değilsiniz vekilsiniz, biz de millete gideriz.
Yargı reformunu bir tepki hissiyatıyla yapmıyoruz. Kapısı kapalı olanlara gitmeyeceğiz. Bu işin de bir onuru var. Destek alamazsak millete gideceğiz
Tutuklanma albay yarbay
1 ALBAY VE YARBAY TUTUKLANDI
“Balyoz Planı” iddiası soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen 10 askerden 2′si hakkında tutuklama kararı çıktı.
Konya İl Jandarma Komutanı Hüseyin Özçoban ve Jandarma Yarbay Yusuf Kelleli “yasadışı silahlı örgüt mensubu oldukları gerekçesiyle tutuklandı. Yedi muvazzaf asker ile bir amekli astsubay ise serbest bırakıldı.Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirilen 15 kişinin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcıları Mehmet Berk, Ali Haydar ve Bilal Bayraktar tarafından ifadesi alındı. Söz konusu kişilerden 5 muvazzaf asker, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Emekli başçavuş Ertan Karagözlü ve 9 muvazzaf asker ise tutuklanmaları talebiyle nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.
Bakan ergin konusması
BAKAN ERGİN: “KORKU HARİTALARINI KALDIRACAĞIZ”
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Türkiye’nin geçmişine bakıldığında potansiyel tehlikeler üretildiğini söyleyerek, “Bu tip korkularla bu milletin önüne konulan tehlike hesapları, gerçekten bu ülkeyi geri bırakmış. Önümüze konulan o korku haritalarını kaldırıp bir kenara koyacağız” dedi.
Partisinin Yalova İl Teşkilatı tarafından Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen ‘Demokratik Açılım’ konulu konferansa katılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bursa’da 16 ilin baro başkanlarının yayınladığı bildiri hatırlatılarak, “Bildiride, ‘siyasi iktidar yasama ve yürütmeden sonra, yargıyı da kontrol altına almak istiyor’ ifadeleri yer alıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? şeklindeki soruya Bakan Ergin, “Böyle dile getirebilirler ama, bizim yaptığımız çalışma bugünlük bir çalışma değil. 3-4 yıldır üzerinde çalışılıyor. AB müzakereleri çerçevesinde hayata geçirilmeye çalışılan 23′üncü fasılda öngörülen bir çalışma. Getirilecek kriterler ne benim isteğimle, ne de filanca kurumun isteğine göre hazırlanmış değildir. Tamamen AİHM ve AB ilerleme raporlarına uygun bir çalışmayı öngörüyor” yanıtını verdi.
“Artık karanlık oda yönetimi geride kaldı”
Daha sonra “Demokratik Açılım” adı altında bir konuşma yapan Bakan Ergin, Türkiye’nin hukuk altyapısını, sosyal dokusunu ve mevzuatlarını dönüştürdüklerini belirtti.
Ülkede artık demokrasinin kökleştiğini anlatan Sadullah Ergin, “Artık karanlık oda yönetimi geride kaldı. Geçmişte bir takım toplum mühendislikleriyle milletin geleceğini öngörmeye çalışmak, bir takım komplolarla bu milletin evlatlarını birbirine düşüren zihniyet geride kaldı. Kirli tezgahlı oyunlarla, geçmişte olmuş acı olaylarla bu millet maalesef tecrübe kazanmıştır. Allah bu sıkıntıları bir daha bize yaşatmasın” diye konuştu.
Türkiye’nin geçmişi ile yüzleştiğini, yanlışlarından arındığını vurgulayan Ergin şunları söyledi:
“Falanca hain, filanca ihanet şebekesi, filanca kişi bu devlet için tehlike dendi. Hayır. Geçmişimize baktığımızda kendimize potansiyel tehlikeler üretmişiz. Kendisi için vatanperverlik unvanını koymuş, onun dışında herkesi potansiyel tehlike olarak görmüş, bu solcudur, komünisttir, bu doğuludur, bu batılıdır. Başörtülüdür, muhafazakardır. Bu tip korkularla bu milletin önüne konulan tehlike hesapları gerçekten bu ülkeyi geri bırakmış. Önümüze konulan o korku haritalarını kaldırıp bir kenara koyacağız. Özgüvenimizi kazanacağız. Bu ülke büyük bir ülkedir”
Balyoz Sorusturmasında tutuklama
ÇETİN DOĞAN VE ENGİN ALAN TUTUKLANDI
Balyoz soruşturması kapsamında gözaltına alınan, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve emekli Korgeneral Engin Alan, savcılık sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Emekli Albay Altan Batıbay, iki muvazzaf subay ile bir sivil memur ise serbest bırakıldı.
Doğan, Alan ve Batıbay sabah saat 08.50′de Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Balyoz darbe planının altında imzası olduğu ileri sürülen emekli Orgeneral Çetin Doğan, sabah saat 10.30′da sorguya alındı. Savcı Bilal Bayraktar tarafından yaklaşık 7 saat sorgulanan Doğan 30 sayfalık ifade verdi.
Emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Altan Batıbay’ın da ifadelerine başvuruldu.
Sorgulamanın ardından Doğan ve Alan tutuklama talebiyle İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.
Çetin Doğan ile emekli Korgeneral Engin Alan çıkarıldıkları mahkemece, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, şiddet ve cebir kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlaması ile tutuklandı.
Tutuklama kararı beklemediği belirtilen Çetin Doğan’ın kararın açıklanmasının ardından “Mücadele yeni başlıyor” dediği öğrenildi.
Ayrıca Çetin Doğan’a sorulmak için 100 soru hazırlandığı ancak Doğan’a 60 soru sorulduğu kaydedildi.
Öte yandan Doğan ve Alan cezaevine götürülmek üzere polis aracına bindirilirken, dışarıda bekleyen yakınları tarafından alkışlandı. İki emekli asker Metris Cezaevi’ne götürüldü.
Emekli Albay Altan Batıbay ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Aynı soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen iki muvazzaf subay ile bir sivil memur da serbest.
Tutuklananlar
Soruşturma kapsamında şimdiye kadar gözaltında alınan muvazzaf ve emekli askerlerden 33′ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde savcılık sorgularının ardından Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesine çıkarılan Tümamiral Ramazan Cem Gündeniz, Tuğamiral Aziz Çakmak, emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol, emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, emekli Tümamiral Özer Karabulut, emekli Kurmay Albay Ümit Özcan ve emekli Kurmay Albay Ali İhsan Çuhadaroğlu tutuklandı. 24 Şubatta gece geç saatlerde savıcılıktaki sorgularının ardından adliyeye çıkartılan ve aralarında eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü’nün de bulunduğu 7 kişi savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarıldı.
Mahkemece Öğütçü’nün de aralarında bulunduğu 5 şüpheli tutuklanırken, emekli Albay Musa İstek serbest bırakıldı, bir muvazzaf subay hakkında da denetimli serbestlik hükmü uygulandı. Aynı gece mahkemeye çıkarılan 5 muvazzaf subay ile emekli Tuğgeneral İzzet Ocak, emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın ve emekli Albay Kubilay Aktaş’ın da tutuklanmalarına karar verildi.
Son olarak dün gece adliyeye sevk edilen Tümamiral Semih Çetin ile Tuğamiral Turgay Erdağ’ın da aralarında bulunduğu 9 muvazzaf asker ile eski Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi Başkanı emekli Tuğgeneral Süha Tanyeli ile emekli bir asker daha tutuklandı.
Dün sabah saatlerinde adliyeye getirilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ile eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı nezaretinde yapılan savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun’un ise savcılık sorgusunun ardından denetimli olarak serbest kaldığı öğrenildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, bu gelişmelerin ardından emekli Orgeneral İbrahim Fırtına ve emekli Oramiral Özden Örnek’in serbest bırakılmasına ilişkin, “Aralık ayında yine ifadelerini alıp serbest bırakmıştık. Delilleri karartma teşebbüslerine rastlamadık. Dolayısıyla 2-3 ay önce serbest bıraktığımız halde adreslerini terk etmedikleri için bu gerekçeyle kaçmayacakları düşüncesiyle serbest bıraktık” açıklamasını yaptı.
Gazetecilerin, “Haklarındaki soruşturma devam ediyor mu?” sorusu üzerine, Çolakkadı, “Tabii devam ediyor. Sadece serbest bıraktık, soruşturma sürüyor. Şu an için içeriğine giremiyorum. Yani serbest bırakma gerekçemiz bu…” dedi.
Zirveler Bulustu
KÖŞK’TE ÜÇLÜ ZİRVE
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u bugün kabul edecek.
Çankaya Köşkü’ndeki üçlü zirve, bugün saat 11.00′de başlayacak. Üçlü zirveyi Cumhurbaşkanı Gül’ün istediği belirtildi.
Bugün Cumhurbaşkanı’nın Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’yla haftalık olağan görüşmeleri vardı ancak Cumhurbaşkanlığından görüşmelerin birlikte yapılması önerisi geldi.
Talep, Başbakanlığa ve Genelkurmay’a iletildi ve üçlü zirve yapılması kararlaştırıldı.
Görüşmenin gündeminde Genelkurmay’ın açıklaması ve Balyoz soruşturması çerçevesinde yapılan gözaltıların ele alınması bekleniyor.
Genelkurmay Başkanlığı, Balyoz Eylem Planı kapsamında gözaltına alınan askerlerle ilgili bir durum değerlendirmesi yaptığını duyurmuştu.
Emekli Astsubay intahar etti
EMEKLİ ASTSUBAY INTİHAR ETTİ
Konya’da emekli Astsubay Kıdemli Başçavuş intihar etti.
Alınan bilgiye göre, Şeyh Sadrettin Mahallesi, Turgutoğlu Sokak Özerler Sitesinde oturan emekli Astsubay Kıdemli Başçavuş Sami Çeç (49), henüz belirlenemeyen bir nedenle, bulunduğu binanın çatı katının tavanına bağladığı iple kendini astı.
Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Çeç’in yaşamını yitirdiğini belirledi.
2 çocuk sahibi Astsubay Kıdemli Başçavuş Çeç’in geçen yıl Eylül ayında emekli olduğu ve bir çocuğunun Kars’ta Astsubay olarak görev yaptığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
GÜL DEVREDE
YARGIDAKİ DEPREM IÇİN GÜL DEVREDE
Yüksek yargıdaki krizin aşılması için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül devrede. Gül, bugün Yargıtay ve Danıştay başkanlarını kabul edecek.
Yargıdaki deprem için “bu bir kısır döngü” ifadesini kullanan ve “yargı reformu konusunda süratle mutabakat sağlanmasını” isteyen Cumhurbaşkanı Gül devreye girdi.
Gül, bugün önce Yargıtay Başkanı’nı kabul edecek. Hasan Gerçeker saat 11.00′de Köşk’e çıkacak.
Ardından saat 16.15′te Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Cumhurbaşkan ile görüşecek.
MALATYADA CİNAYET
MALATYA’DA BİR GÜNDE IKİ KADIN ÖLDÜRÜLDÜ
Malatya’da bir günde iki kadın eşleri tarafından öldürüldü. 62 yaşındaki kişinin 10 günlük eşini satırla öldürmesinin ardından bir kadın daha evinde ölü olarak bulundu.
Zaviye Mahallesi’ndeki evlerine gelen lise öğrencisi, 42 yaşındaki annesini kanlar içinde buldu.
Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri kadının saatler önce bıçaklanarak öldürüldüğünü belirledi.
Olayla ilgili kadının 48 yaşındaki eşi ifadesinde cinayeti itiraf etti. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Kentte son 24 saat içinde polise 5 aile içi şiddet ihbarı intikal etti.
SAYİSAL ÇEKİLDİ SONUCLARI ŞÖYLE
SAYISAL LOTO ÇEKİLDİ
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Sayısal Loto’nun bu haftaki çekilişi yapıldı.
ANKARA (A.A) – Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Sayısal Loto’nun bu haftaki çekilişi yapıldı.
Çekilişte numaralar, 9, 10, 30, 31, 40 ve 43 olarak belirlendi.
Bu haftaki çekilişte 6 bilen 3 kişi, 456 bin 284 lira 55′er kuruş ikramiye kazandı.
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bu hafta 5 bilen 321 kişi bin 920 lira 80′er kuruş, 4 bilen 17 bin 927 kişi 19 lira 10′ar kuruş ve 3 bilen 312 bin 652 kişi de 3 lira 50′şer kuruş ikramiye alacak.
İkramiye kazanan talihlilerin, kuponlarını, Ankara-Çankaya, İstanbul-Üsküdar ve Artvin-Hopa’dan yatırdığı belirtildi.
Bu haftaki çekilişte, 3 milyon 422 bin 118 lira 15 kuruş ikramiye dağıtıldı.
SAVCI MÜTALAASINI VERDİ
YAYINEVİ CİNAYETİ DAVASI: SAVCI MÜTALAASINI VERDİ
Malatya’da Zirve Yayınevi’nde, biri Alman 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davada mütalaasını veren Cumhuriyet savcısı, 5 tutuklu sanığın “örgüt kurmak”, “üye olmak”, “nitelikli yağma”, “adam öldürme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, müdahil avukatlarının soruşturmanın genişletilmesine ilişkin taleplerini davaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle reddeden mahkeme heyeti, özel yetkili Cumhuriyet savcısı Şeref Gürkan’dan mütalaasını istedi.
Savcı Gürkan, mütalaasında, sanık Emre Günaydın’ın “terör örgütü kurucusu”, Cuma Özdemir, Hamit Çeker, Salih Gürler ve Abuzer Yıldırım’ın da “örgüt üyesi” olduğunu ifade etti.
Gürkan, mütalaanın “netice ve istem” bölümünde, sanık Günaydın için “terör örgütü kurucusu ve yöneticisi olmak” suçundan eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. ve 7/1 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/1 ve 3713 sayılı kanunun 5. maddesi kapsamında, Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Tilman Ekkehart Geske’ye yönelik adam öldürme eylemlerinden dolayı TCK’nın 37/1 delaletiyle TCK’nin 82/1 maddesi gereğince maktul sayısınca 3 kez cezalandırılmasını talep etti.
Savcı, sanık Günaydın’ın, Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Tilman Ekkehart Geske’ye yönelik kişiyi hürriyetinden engellemek suçundan TCK’nın 37/1 delaletiyle 109/2 ve 109/3 maddeleri ile 3713 sayılı yasanın 4 ve 5. maddeleri gereğince mağdur sayısınca 3 kez cezalandırılmasını istedi.
Sanıklar Özdemir, Çeker, Gürler ve Yıldırım’ın da “terör örgütüne üye olmak” suçundan eylemlerine uyan 3713 sayılı kanunun 1. ve 7/1 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı kanunun 5. maddesi kapsamında Aydın, Yüksel ve Geske’ye yönelik adam öldürme eylemlerinden dolayı TCK’nın 37/1 delaletiyle TCK’nin 82/1 maddesi gereğince maktul sayısınca 3 kez cezalandırılmasını talep etti.
Savcı ayrıca sanıklar Özdemir, Çeker, Gürler ve Yıldırım’ın; Aydın, Yüksel ve Geske’ye yönelik “kişiyi hürriyetinden engellemek” suçundan TCK’nın 37/1 delaletiyle 109/2 ve 109/3 maddeleri ile 3713 sayılı yasanın 4 ve 5. maddeleri gereğince mağdur sayısınca 3 kez cezalandırılmasını istedi.
Savcı, azmettirici oldukları iddiasıyla tutuksuz yargılanan Varol Bülent Aral ile Hüseyin Yelki’nin ise beraatına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, savunmaların tamamlanması için duruşmayı erteledi.
“5 kişiyle sınırlandırılması doğru değil”
Müdahil avukatlarından Murat Dinçer, adliye çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, mütalaayı yetersiz bulduklarını söyledi.
Kendilerinin iddia ettiği “gladyo” yapılanmasının kabul edilmemesine anlam veremediğini belirten Dinçer, “Başından beri olayın bir gladyo yapılanmasından doğduğunu ve üzerine gidilmesi gerektiğini söylüyoruz. Mahkeme, gelinen aşamada, olayın örgüt suçu olarak kabul edildiğini ortaya koydu. Ergenekon örgütüyle bir bağın bulunamadığını söyledi. Sonuç olarak mütalaada istenilen cezalar yerinde olmakla birlikte olayın 5 kişiyle sınırlandırılması doğru değil. Mütalaayı yetersiz buluyoruz” dedi.
“Soruşturma dosyasındaki rapor önemli”
Müdahil avukatlarından Erdal Doğan da mahkemenin “Malatya’daki cinayetlerle Ergenekon terör örgütü arasında bağ olduğuna dair somut delil görülmemiştir” kanaatine katılmadıklarını belirterek, gizliliği kaldırılan soruşturma dosyasındaki raporu hatırlattı.
Doğan, eski Malatya Jandarma Alay Komutanı Albay Mehmet Ülger ve 2 uzman çavuş hakkında başlatılan soruşturmanın dosyasına, İstanbul özel yetkili savcılarınca İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polislere hazırlatılan raporun konulduğunu ve bu raporda ciddi bağlantılara dikkat çekildiğini söyledi.
Terörle mücadele polislerince hazırlanan rapor
İstanbul özel yetkili savcılarınca İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polislere hazırlatılan ve gizliliği kaldırılan dosyaya konulan raporun kanaat bölümü şöyle:
“Kafes Operasyonu Eylem Planı’nın ‘Durum’ başlığı altında (Santaro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink) eylemleri için ‘operasyon’ ibaresi kullanılmıştır. Belirtilen bu üç eylemin de Ergenekon Terör Örgütü amaçları doğrultusunda yapılan eylemler oldukları değerlendirilmektedir. Bahse konu dosya kapsamında bugüne kadar elde edilen bilgi, belge, ifade beyanları ve telefon irtibatlarının incelenmesi göz önüne alındığında Zirve Yayınevi cinayeti eyleminin DHKP/C, PKK gibi ideolojik temelli bir örgüt tarafından yapılmadığı, bilakis Ergenekon tarzı örgütlenmenin başını çektiği yönlendirme ve hedef gösterme suretiyle ilk bakışta ferdi, kendiliğinden ortaya çıkmış gibi görünen, fakat illegal bir grup tarafından organize edilen türde bir olay olduğu kanaatine varılmıştır.”
AÇİKLAMA 4 Mart’ta gerçekleştirilecek
YÖK’ÜN KATSAYI AÇIKLAMASI 18 MART’TA
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Danıştay’ın YÖK’ün itirazını reddetmesinin ardından yeni düzenleme konusunda 4 Mart’ta gerçekleştirilecek YÖK Genel Kurulu Toplantısı’nda oluşturulacak komisyonun çalışma yapacağını ve 18 Mart’ta bu konuda açıklamada bulunacaklarını bildirdi.
Özcan, Gaziantep’e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin “Katsayı sorununu nasıl çözeceksiniz?” sorusunu yanıtlarken Özcan, “Ayın 4′ünde bir komisyon kuracağız. Mart ayının 18′ine kadar çalışmalarını yapacak. 18′inde açıklayacağımız yeni şeyler olacak. Katsayı sorununu böyle çözeceğiz işte. Gayet iyi bir yere geldik” dedi.
Özcan, “Danıştay, 14′e karşı 15′le reddetti. 14 üyeyi ikna ettiğimizi düşünüyorum. Bu seferki açıklamalarımız tatminkardı. 10 teknik açıklama vardı. Zannediyorum, bir daha ki sefere tamamen ikna olacaklar. Böyle bir sorun kalmayacak” diye konuştu.
ÇEKİLİŞ YAPİLDİ
ŞANS TOPU ÇEKİLİŞİ YAPILDI
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Şans Topu oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı.
ANKARA (A.A) – Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce düzenlenen Şans Topu oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı.
453. Hafta’nın kazandıran numaraları ”1, 7, 13, 16, 23 3” olarak belirlendi.
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 5 artı 1 bilen bir kişi 559 bin 592 TL 70 Kr, 5 bilen 30 kişi bin 696 TL 25′er Kr, 4 artı 1 bilen 332 kişi 153 TL 35′er Kr, 4 bilen 3 bin 923 kişi 17 TL 30′ar Kr, 3 artı 1 bilen 9 bin 778 kişi 9′ar TL, 3 bilen 117 bin 835 kişi 2′şer TL, 2 artı 1 bilen 89 bin 528 kişi 2 TL 75′er Kr, 1 artı 1 bilen 283 bin 286 kişi de 1 TL 40′ar Kr ikramiye alacak.
Büyük ikramiyeyi kazanan talihlinin kuponunu İstanbul-Şişli’deki bir bayiden yatırdığı bildirildi.
Bu haftaki çekilişte 1 milyon 695 bin 734 TL 45 Kr ikramiye dağıtıldı.
Hasılattan Türkiye’nin tanıtımı, Çocuk Esirgeme Kurumu, Olimpiyat Oyunları, Savunma Sanayi ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna 1 milyon 17 bin 440 TL 67 Kr, KDV olarak 675 bin 535 TL 73 Kr, Şans Oyunları Vergisi olarak da 376 bin 829 TL 88 Kr aktarılacak.
PKK YANDAŞLARİ İŞ BAŞİNDA
KAĞITHANE YİNE ALEVLER IÇİNDE KALDI
Teröristbaşının yakalanış gününü protesto eden PKK yandaşı grup Kağıthane’de polisle çatıştı.
Kağıthane Nurtepe Mahallesi’nde, izinsiz gösteri yapan grup, polisle çatıştı. Polise atmak için hazırladığı motolofkokteyli elindeyken alev alan bir göstericiyi ise arkadaşları kurtardı.
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın yakalanışını protesto etmek isteyen bir grup, akşam saatlerinde Nurtepe Sokullu Caddesi üzerinde toplandı.
Yola barikat kurup, lastik yakan göstericiler, Öcalan lehine slogan attı. Kaldırım taşlarını sökerek polise atan göstericiler, ortalığı savaş alanına çevirdi. Çevik kuvvet ekipleri, kendilerine molotofkokteyli ve havai fişekle saldıran göstericilere tazyikli su ve gaz bombası ile müdahale etti. Çıkan olaylar sırasında bir göstericinin polise atmaya hazırlandığı molotofkokteyli elindeyken alev aldı. Alev alan göstericiyi arkadaşları kurtardı. Polis müdahalesi sonrası ara sokaklara kaçan göstericiler, daha sonra dağıldı.
Öte yandan, çıkan olaylar sırasında güvenlik güçlerinin kullandığı biber gazından etkilenen vatandaşlar polise tepki gösterdi.
Lüleburgaz’da çok sayıda evi su bastı
LÜLEBURGAZ’DA EVLER SU ALTINDA
Lüleburgaz’da çok sayıda evi su bastı, vatandaşlar çıktıkları çatılarda bir süre mahsur kaldı
Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde, aşırı yağışlar nedeniyle, Lüleburgaz Deresi’nin taşması sonucu çok sayıda evi su bastı.
Alınan bilgiye göre, son yağışlarla sabah saatlerinde su yüksekliği sınır noktasına gelen Lüleburgaz Deresi, akşam saatlerinde taştı. Derenin taşması sonucu çok sayıda ev ve iş yeri sular altında kaldı. Bu nedenle birçok vatandaş evlerinin çatısına çıktı.
Suların kısmen çekilmesi ile rahatlayan vatandaşlar, çatılardan inerek evlerindeki suyu boşaltmaya çalıştı.
Taşkın nedeniyle, set boyundaki ekili alanlar da sular altında kaldı.
BDP BİNASINDA TERÖRİST AVI
İstanbul’da PKK/Kongra-Gel terör örgütü üyesi oldukları iddia edilen 5 kişi BDP binasına yapılan baskınla yakalandı
İSTANBUL (A.A) -İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince koordineli yürütülen çalışmalar sonucu ”PKK/Kongra-Gel terör örgütü mensuplarının Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Esenyurt ilçe binasında molotofkokteyli hazırladıkları bilgisinin alındığı” bildirildi.
Açıklamada, belirtilen adresten çıkan ve gözaltına alınan bir kişinin elindeki poşette kullanıma hazır 6 adet molotofkokteyli, 6 şeffaf plastik eldiven, 1 siyah renkte penye maske, 2 çakmak ve bir taş ele geçirildiği ifade edildi.
Açıklamada, devam eden çalışmada, eylem yapmak üzere bu kişiyle irtibatlı oldukları anlaşılan 4 kişinin daha yakalanarak gözaltına alındığı kaydedildi.
DEVRİMCİ KARARGAH İDDİANAMESİ
IŞTE “DEVRİMCİ KARARGAH” IDDİANAMESİ
Sansasyonel eylem hazırlığında olduğu iddia edilen “Devrimci Karargah Örgütü”ne yönelik beş ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 18 kişi hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, 8′i tutuklu 18 sanık hakkında 7.5 ile 47.5 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık tarafından yazılan ve İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 59 sayfalık iddianamede, “Devrimci Karargah Terör Örgütü”nün faaliyetlerinin deşifre edilmesi amacıyla yapılan istihbari çalışmalar neticesinde sanıklardan Ulaş Erdoğan, Cenk Büyükkahraman ve Zafer Kaygın’ın, İstanbul Pendik’teki bir evi hücre evi olarak kullandıkları ve eylem hazırlığı içinde olduklarının anlaşıldığı belirtildi.
Mahkemeden alınan arama kararıyla eve operasyon düzenlendiği kaydedilen iddianamede, çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan sanıklardan Ulaş Erdoğan’ın, 29 Eylül 2009′da Ataşehir Işıkyolu Caddesinde bir yolcu otobüsünden indiği sırada üzerinde sahte nüfus cüzdanı ve pasaportla yakalandığı ifade edildi.
Zenginlere yönelik eylemler
İddianamede, sanık Erdoğan’dan ele geçirilen hafıza kartında, “halk savunma güçlerinin zengin kesimlerde araç yakma eylemlerine yönelmeleri, İstanbul ve İzmir’de sahillerdeki yatların yakılması, Zaman gazetesine yönelik depo ve araçlara eylem yapılması, bu eylemleri müfrezelerin ve savunma güçlerinin üstlenmesi, gençlik, kadın, sanat ve emek alanında çalışmalar yapılması, özel eğitim ekiplerinin hazırlanması ve örgüte katılan kişilerin özelliklerinin belirlenmesi” gibi örgüt planlarının yer aldığı aktarıldı.
Sanık Ulaş Erdoğan’ın örgütle irtibatını, babasının arkadaşı olan ve yurt dışında bulunan Serdar Kaya vasıtasıyla sağladığı ve e-mail yoluyla görüştükleri belirtilen iddianamede, sanık Erdoğan’ın, yasa dışı MLKP örgütünden bağlarını, çeşitli suçlardan 1.5 yıl hapiste kaldıktan sonra kopardığını, sosyalist fikirleri bırakmadığını, Çeçenistan’da Kafkasya Konfederasyonu ordusuna katıldığını, 14 ay sonra Türkiye’ye dönüp askere gittiğini ve İstanbul’da da ÖDP’nin içerisinde bulunan “Doktorcular” grubu ile beraber olduğunu anlattığı kaydedildi.
İddianamede, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçak temizleyicisi olarak da bir süre çalıştığını ifade eden sanık Erdoğan’ın, pasaport çıkarıp buradan Hırvatistan’a gittiğini, havaalanında kendisini alan Serdar Kaya’nın da aralarında bulunduğu üç kişiyle görüştüğünü, bir gün boyunca kendisine yeni oluşumdan bahsedildiğini ve oluşumun yeni adının “Devrimci Karargah” olduğunu söylediği belirtildi.
Sanık Erdoğan’ın, Türkiye’ye döndükten sonra İzmir, Denizli ve Aydın’da devrimci görüşleri bulunan lise çevresinden gençlerle irtibata geçerek altışarlı gruplar halinde görüştüğü, “Devrimci Karargah”tan bahsettiği belirtilen iddianamede, “kendisine e-mail yoluyla gelen talimat doğrultusunda, Kartal’da 70 yaşlarındaki bir adamla buluştuğunu, adamın hafıza kartını eline tutuşturduğunu, evde bu kartı incelediğinde, örgütün bazı eylemlerinin yer aldığını gördüğünü dile getirdiği” aktarıldı.
Suikast teklifi
İddianamede, bomba yapımı ve eylemlerle ilgili belgelerin bulunduğu hafıza kartında, “Ergenekon” ve “Devrimci Karargah” hakkındaki yayınlarından dolayı Zaman gazetesine karşı eylem yapılması, işçi ölümleri nedeniyle tersane sahiplerine yönelik eylemler düzenlenmesi, demokratik açılım konusuyla ilgili olarak Ege’de limanlardaki yatların kundaklanması ve zengin semtlerdeki arabaların yakılması gibi eylemlerin yer aldığı bilgisinin verildiği belirtildi.
Sanık Erdoğan’ın Serdar Kaya’ya, “istedikleri takdirde uzun namlulu silahla, uzak mesafeden eski DP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ı vurabileceğini” söylediği kaydedilen iddianamede, Kaya’nın bu teklifi kabul etmediği ve bunun yerine lüks araçların yakılmasını önerdiği ifade edildi.
“Söz konusu eylemlerin ‘Kürt açılımı’ sürecinde yapılmasının istenmesi ve Mehmet Ağar eylemine karşı çıkılmasının, ‘Devrimci Karargah’ örgütü ile ‘Ergenekon’ arasında kurulan bağlantıların basında devamlı yer almasının Erdoğan’da çelişkilere neden olduğu” aktarılan iddianamede, Erdoğan’ın, “Serdar Kaya ile ilgili 1990′lı yıllardan beri derin ve karanlık bağlantıları olduğu yönünde kuşkuları bulunduğu, Kaya’nın JİTEM yetkilileriyle görüşürken görüldüğünü babasından duyduğu, Sarp Kuray’ın Beşiktaş’ta MİT görevlileriyle birkaç kez görüşürken görülmesi ve bu görüşmelerden birinin video kaydının derin ilişkiler kanalıyla Kaya’ya ulaşması gibi konuları bildiği” ifadelerine yer verildi.
“Ergenekon” örgütü ile bağlantılar
Örgütün yapılanma şeklinin de anlatıldığı iddianamede, söz konusu örgütün, “ülkede kaos ve kargaşa oluşturmak amacıyla karanlık kişiler tarafından oluşturulan ve yönlendirilen taşeron bir yapılanma” olduğunun değerlendirildiği dile getirildi.
İddianamede, operasyon kapsamında sanıklardan ele geçirilen belgelerde, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın krokileri, uçakların teknik özellikleri ve uçak bakımıyla ilgili çok sayıda içerik tespit edildiği anlatıldı.
“Devlet Sınıra 250″ adlı 2 sayfadan oluşan bir belgede, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne konuşlandırılan askerlerle ilgili içeriklerin bulunduğu da ifade edilen iddianamede “Devrimci Karargah” örgütüne ilişkin daha önceki soruşturma kapsamında tanık olarak beyanda bulunan “Son Tezgah” rumuzlu bir kişinin “Ergenekon” örgütüne ilişkin anlatımlarına da yer verildi.
Tanık anlatımına göre, PKK, DHKP-C ve Hizbullah gibi yasa dışı birçok örgütün “Ergenekon” terör örgütüyle ortak hareket ettiği ve “Ergenekon” terör örgütünün de bu örgütleri kendi çıkarı doğrultusunda yönlendirdiğinin iddia edildiği belirtilen iddianamede, “Ergenekon” ile bağlantılarının açığa çıkmasının ardından söz konusu örgütlerin deşifre olması nedeniyle kopmalar ve örgüt içi sorgulamaların başladığı, “Devrimci Karargah” örgütünün de bu nedenle yeni bir örgüt olarak oluşturulduğu savunuldu.
İstenen cezalar
İddianamede, tutuklu sanıklardan Ulaş Erdoğan’ın, “Devrimci Karargah terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan 15 ile 22.5 yıl, “sahte nüfus cüzdanı ve sahte pasaport kullanmak” suçundan 6 ile 15 yıl ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, kaydetmek” suçundan da 2 yıl 3 ay ile 9 yıl arasında olmak üzere toplam 23 yıl 3 ay ile 47.5 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istendi.
Diğer tutuklu sanıklar Cenk Büyükkahraman, Zafer Kaygın ve Gökhan Aydın hakkında, “Devrimci Karargah terör örgütü üyesi olmak” ve “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, kaydetmek” suçlarından toplam 9 yıl 9 ay ile 24 yıl arasında hapis cezaları istenen iddianamede, 4′ü tutuklu 14 sanık hakkında da “Devrimci Karargah terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7.5 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası talep edildi.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, mahkemedeki diğer “Devrimci Karargah” dosyasıyla birleştirilme talebiyle gönderilen iddianame, mahkeme tarafından yazılan tensip tutanağında “birleştirmeye yönelik bir ifadeye yer verilmeden” kabul edildi. Mahkeme Heyeti, davanın 3 Haziran 2010′da görülmesine karar verdi.
ZEHİRLENME UYARİSİ!
METEOROLOJİDEN “ZEHİRLENME” UYARISI
Batı ve iç kesimlerde, rüzgarın güney yönlerden kuvvetli esmesi nedeniyle vatandaşların soba zehirlenmelerine karşı dikkatli olması gerekiyor.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, bugün akşam saatlerine kadar rüzgarın batı ve iç kesimlerde güney yönlerden kuvvetli esmesi bekleniyor.
Bu süre içerisinde başta soba ve doğal gaz zehirlenmeleri olmak üzere kuvvetli rüzgarın oluşturabileceği olumsuzluklara karşı ilgililer ile vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısında bulunuldu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın gündeme getirdiği Başbakan
IŞTE BAYKAL’IN GÜNDEME GETİRDİĞİ O GEZİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın gündeme getirdiği Başbakan Erdoğan’ın paris gezisi 2004 yılının Temmuz ayında gerçekleşti. O dönemki haberler de “Emine Erdoğan ve bakan eşleri son anda uçağa binmedi” şeklindeydi. Bu değişikliğin nedeninin, Fransız liderlerin eşsiz programlarının etkili olduğu iddia edilmişti.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 6 yıl sonra siyasi tartışma konusu olan Paris gezisi 19 Temmuz 2004′te gerçekleşti.
Erdoğan’ın, eşi Emine Erdoğan ve 3′ü türbanlı 4 Bakan eşini heyetten son anda çıkardığı haberleri gazetelerde yer aldı.
Kararda, Dışişleri Bakanlığı ve danışmanlarının telkinleri ile dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Başbakan Jean Pierre Raffarin’in, buluşmalarını “eşsiz” yapacaklarını hissettirmelerinin etkili olduğu iddia edildi.
Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği, son dakika kararının, programın aşırı yüklü olmasından ve ‘eşlerle katılınabilecek bir etkinlik olmamasından’ kaynaklandığını savundu.
Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği de, Paris’in Ankara’ya “eşsiz gelin” telkininde bulunduğu iddiasını o dönem de yalanlamıştı.
Gezinin gerçekleştiği dönemde Fransa’da eylül ayında başlayacak haç, kipa ve başörtüsü dahil tüm dini sembollerin ilkokul ve liselerde yasaklanmasıyla ilgili tartışma ön plandaydı.
ORTALAĞİ KARİŞTİRAN PKKLİ GÖSTERİCİLER
PKK’LI GÖSTERİCİLER ORTALIĞI KARIŞTIRDI
Adana’da bir grup gösterici, havai fişeklerle kahvahane bastı. Bir vatandaş az kalsın yanıyordu
Adana’da, İstanbul’da belediye otobüsüne yönelik molotoflu saldırıda hayatını kaybeden Serap Eser olayını hatırlatan bir gün yaşandı. Polise atılan molotofkokteyli bir vatandaşa isabet etti.
Adana’da bir grup, terör örgütü PKK lehine izinsiz gösteri yaptı.
Barbaros ve Hürriyet mahallelerinde toplanan grup, terör örgütü PKK lehine slogan atarak ateş yaktı.
Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere polisler, panzerlerle gruba müdahale etti.
Kaçan bir grubu kovalayan Terörle Mücadele ve Güvenlik Şube müdürlükleri ekipleri, Güneykuşak Bulvarı’nda bir grubu sıkıştırdı.
VATANDAŞA İSABET ETTİ
Grup, tahtadan rampa yaparak roketatar gibi kullandıkları 12′li havai fişeği kahvehanenin önüne atıp kaçarken polislere molotofkokteyli fırlattı.
Bu sırada parlayan molotofkokteyllerinden biri, yoldan geçen Hamit Elçin’in (47) üzerine geldi. Elçin’in yanan kazağı polis ekiplerince söndürüldü. Grup, ara sokaklara kaçarak dağıldı.
Elçin, işten döndüğünü kahvehaneye çay içmeye geldiğini belirterek, ”Sesleri duyunca dışarı çıktım, motosikletimi korumak istedim. Bu sırada bir şeyler atıldı. Ne olduğunu anlamadan üzerim yanmaya başladı” dedi.
Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme yaparak havai fişek rampasını ve molotofkokteyli parçalarını topladı.
TIPI ŞOKE EDEN OLAY
TIP DÜNYASINI ŞOKE EDEN OLAY!
Britanyalı ve Belçikalı bilim adamlarının yaptıkları bir araştırmada, bitkisel hayattaki bir hasta, düşünce gücüyle doktorlarla konuşabildi
Bu olay tıp dünyasında akıllara ötenazi ya da fiş çekme olayının sonu mu geliyor sorusunu akla getirdi.
Bilim adamları, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) adı verilen beyin tarayıcısını kullanarak, 2003′te trafik kazasında ağır beyin travması geçiren hastanın, beyin faaliyetlerini bilinçli olarak değiştirmek suretiyle, doktorların sorularına karşılık “evet” ve “hayır” cevaplarını “düşünebildiğini” saptadı.
Hastada bilinç işaretleri gözlemleyen doktorlar, bunun gerçek olup olmadığını anlamak için, hastaya “babanızın adı Thomas mı” gibi sorular sorarak “evet” ya da “hayır” cevapları vermesini istedi. Bu sırada doktorlar hastanın beynini fMRI cihazıyla taradı. Doktorlar, hastanın beyin faaliyetlerini değiştirerek sorulara cevap verdiğini gördü.
Araştırmayı kaleme alanlardan Adrian Owen, hastanın düşünce yoluyla tüm sorulara doğru cevap verdiğini gösteren sonuçları görünce çok şaşırdıklarını söyledi.
New England Journal of Medicine’de yayımlanan araştırmada, bitkisel hayatta olduğu düşünülen 23 hasta arasında yapıldı. Yapılan bayin taramasında bu hastalardan dördünde bilinçlilik işaretleri görüldü.
fMRI yöntemi, sağlıklı insanlarda beynin sorulara cevabını yüzde 100 kesinlikle saptayabiliyor. Ancak bu cihaz hareket edemeyen veya konuşamayan hastalarda daha önce denenmemişti.
Uzmanlar bu sonucun, koma benzeri durumdaki tüm hastaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.
DESTEK İÇİN İŞ BİRAKMA GÜNÜ
TEKEL IŞÇİLERİNE DESTEK IÇİN IŞ BIRAKMA BUGÜN
TEKEL işçilerine destek için bugün hem kamuda hem de özel sektörde iş bırakma eylemi yapılacak.
Hem memur hem de işçi sendikalarında etkili bir eylem için çalışma yapılıyor.
Havayollarından enerjiye demiryollarına kadar bir çok sektörde çalışanlar bir günlüğüne iş bırakacak.
Ankara Valiliği ise eylemin kanundışı olduğunu açıkladı, eyleme katılacaklara yasal işlem yapılacağını duyurdu.
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ, TÜRKİYE KAMU-SEN, KESK ve MEMUR-SEN konfederasyonları yetkililerinin, yaklaşık 50 gündür “kanunsuz eylem yapan” TEKEL işçilerinin taleplerinin karşılanmadığı gerekçesiyle bugün 08.00-17.00 saatleri arasında 1 günlük iş bırakma eylemi yapacaklarını kamuoyuna duyurduğu anımsatıldı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Yapılmak istenen kanunsuz iş bırakma eylemine katılacak işçiler ile memurların genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli daireler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeli kuruluşlar, mahalli idareler ve bunların birlikleri, kamu tüzel kişiliğine haiz olarak kurul, üst kurul, kurum, enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair anlamda kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan yönetim, denetim kurulu ile kurul, üst kurul, başkan ve üyeleri dahil tüm personel kamu personeli statüsünde bulunmaktadır.
İlgili mevzuat çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memur ve işçilerin belirtilen kanunsuz eyleme katılmaları halinde, bağlı oldukları kurumlarınca idari işlem yapılacağı gibi kanunsuz eyleme katılacaklar hakkında adli yönden de valiliğimizce suç duyurusunda bulunulacağı ve gerekli yasal işlemlerin yapılacağı hususu kamuoyunun bilgisine sunulur.”
51 gün geride kaldı
Bu arada 51 gündür Ankara sokaklarında zor koşullarda yaşayan TEKEL işçilerinden 200′ü ise yeniden açlık grevinde.
Ancak işçiler arasından daha ilk günde hastanelerin acil servislerine kaldırılanlar oldu.
DunyaFM
Çet ve sohbet Siteleri Dunyanın Her Yerinden Sizde Bu Sohbete Katılmak ve Eğlenceği Paylaşmak İstemezmisiniz En GüzeL Ses Dj ylerimizle Sizlere Harika Sohbete Bekliyoruz DunyaFM
Radyo ve Sohbetin Buluşma Noktası
RadyoCereN
Radyoların Kral Sesi Radyo Ceren SizlerLe Herkesi Bekleriz Arkadaşlar KeyifLi Sohbetin Tek Yeri RuzgarFM.NeT Sohbet
HAVADAKİ UÇAKTA ŞİMŞEK PANİĞİ
İstanbul’dan havalanan yolcu uçağında yaşanan panik herkesi korkuttu. Paniğin nedeni ise şimşek çakması.
İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan saat 19:00′da havalanan KK18 sefer sayılı uçak, kalkıştan hemen sonra yağmur bulutunun arasına girince, gökyüzünde büyük gürültüyle şimşek çakmasıyla karşılaştı. Bütün yolcular şimşeğin uçağın sol motoruna isabet ettiğini zannederek büyük panik yaşadı.
Çok sayıda yolcu, uçağın düştüğünü zannederek çığlık atmaya başladı. Bir süre sonra kaptan pilot devreye girerek yolcuların panik yapmamasını ve şimşek çakmasının çok yakınlarda olmasından dolayı, sesin uçağın içinde hissedildiğini belirterek, uçağın motorunda herhangi bir hasar olmadığını söyledi.
Kaptan pilotun anonsundan sonra yolcular sakinleşti ama Antalya’ya iniş yapana kadar yocuların tedirginliği devam etti. Uçakta bulunan yolculardan Uğur Çetinkaya, şimşek çakmasının, uçağın havalanmasından hemen sonra çok büyük bir gürültüyle uçağın içinde duyulduğunu belirterek, “Yolcular bir anda ayağa fırladı. Uçağın sol motorunun zarar gördüğünü zannedenler oldu. Panik içerisinde çığlık atanlar oldu. Herkes ölümden korkuyordu. Yolculuk bitmesine rağmen uçaktan inerken bile herkes bu olayı konuşuyordu.” dedi.
ALEVİ ÇALIŞTAYI BİTTİ, UZLAŞMA SAĞLANDI
Alevi Çalıştayı’nın 7′nci ve son oturumu sona erdi. Katılımcılar birçok başlıkta uzlaşma sağladı. Devlet Bakanı Faruk Çelik, diyalog sürecinin bundan sonra da devam edeceğini vurguladı. Çelik, bugün Bakanlar Kurulu’na bilgi vereceğini söyledi.
Hükümetin de deyimiyle Alevi açılımında değil ama Alevi Çalıştayı’nda sona gelindi.
Kızılcıhamam’da yapılan son toplantının son günü de uzlaşma içinde geçti.
Aslında “cemevlerinin statüsü”nün konuşulduğu bölümde katılımcıların tanımıyla bazı ufak tefek tartışmalar yaşandı.
Alevilerin “cemevleri ibadethane kabul edilsin” talebine masadaki bazı ilahiyatçılar ve gazeteci yazar Ali Bulaç, “bazı kesimlerin tepkisini çeker” diyerek karşı çıktı. Ama sonunda uzlaşma sağlandı.
Toplantıdaki en dikkat çeken açıklama ise, “Türkiye, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yapısıyla AB’ye giremez” sözleriyle Diyanet İşleri eski Başkanı Tayyar Altıkulaç’tan geldi. Altıkulaç’ın bu özeleştirisi salonda takdirle karşılandı.
“Diyanet” başlığında da uzlaşmanın yolu açıldı.
“Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mevcudiyetini koruması, içerisinde Alevilerin de temsil edileceği bağımsız kurulların oluşturulması ve bütçeden Alevilere pay verilmesi” konularında fikir birliği sağlandı.
Uzlaşma sağlanan tüm bu başlıklar konusunda Devlet Bakanı Faruk Çelik, bugün Bakanlar Kurulu’nu bilgilendirecek. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a kısa bir ön rapor sunulacak.
Asıl rapor ise Bakan Çelik’in ifadesine göre şubat ya da en geç mart ayında tamamlanacak. Böylece Alevi açılımının yol haritası ortaya çıkacak.
ASKERİ HARCAMALARA SAYIŞTAY DENETİMİ
Hükümet Sayıştay Kanunu”nu tümüyle değiştiren bir teklif hazırlıyor. Buna göre Sayıştay sadece hukuki denetim yapmakla da kalmayacak.
Hükümet böylece kamuda daha çok şeffaflık ve verimlilik sağlanmasını amaçlıyor. Böylece ordunun her türlü harcaması her aşamada Sayıştay’ın ve sivil otoritenin kontrolüne girecek.
Sayıştayın, bugüne kadar yaptığı hukuki denetimin yanı sıra mali ve performans denetimi de yapmasını öngören yeni bir düzenleme yapılıyor. AA’nın haberine göre Düzenleme, TSK da dahil olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak.
Böylece her türlü silah alımının denetim ve kontrolü de fiilen Sayıştay’ın kontrolünde yapılabilecek. Gerek tank ,top, füze gibi ağır silahların, gerekse daha küçük silahların alım ihaleleri ve alımları ile her türlü askeri harcama sivil denetime tabi olacak.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Sayıştay Kanunu bütünüyle değişiyor. Yakında teklif haline getirilecek olan çalışmada, bugüne kadar yaptığı hukuki denetimi sürdürecek olan Sayıştay’ın, bunun yanı sıra mali denetim ve performans denetimi yapması da öngörülüyor.
Sayıştay Kanunu ile ilgili çalışmanın içinde yer alan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Sayıştay’ın bugüne kadar hukuki denetim yaptığını belirterek, kamunun tüm harcamalarının kanun ve mevzuata uygunluğunun denetlendiğini hatırlattı. Yeni düzenlemede bu denetimin aynen korunduğunu anlatan Canikli, ”Buna ilave olarak 2 yeni denetim mekanizması getiriliyor” dedi.
Yeni denetim mekanizmalarından birinin ”mali denetim” olduğunu ifade eden Canikli, bununla, kamu kurum ve kuruluşlarının her yıl yayınladığı mali tabloların ve raporların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının denetleneceğini ve güvenirliğinin test edileceğini söyledi. Canikli, ”Bu denetimle, şeffaflık ve saydamlık kuralının hayata geçmesi sağlanacak. Envantere giren bir malın alımından kullanımına, stoklardan çıkmasına kadarki süreç takip edilecek” diye konuştu.
Yeni düzenlemedeki diğer denetim mekanizmasının ”performans denetimi” olacağını kaydeden Canikli, tüm kurum ve kuruluşların performansının ölçüleceğini, bu nedenle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının performans kriterlerini bütçelerinde açıklayacağını ifade etti.
Canikli, performans ölçümünün önceden belirlenen kriterlere göre yapılacağını, bu kriterlerin, ilgili kurum, DPT ve Maliye Bakanlığının ortak çalışmasıyla belirleneceğini ve bütçede ilan edileceğini söyledi. Canikli, kurumlara verilen bütçenin hedefe ulaşıp ulaşmadığı, amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığına bakılacağını da kaydetti.
ABDÜLHEY POLAT’I ÖLDÜRÜCEK Mİ
Polat’ın can arkadaşı Abdülhey saf değiştirdi, İskender’in yayına geçti. Peki hedefindeki Polat’ı öldürebilecek mi?
Kurtlar Vadisi Pusu’nun 78. bölümünde yine nefesler kesilecek. Dizinin yarın ki bölümünde hafızasını kaybeden Abdülhey, İskender’i ziyaret edecek ve onun talimatlarıyla haraket etmeye başlayacak. Abdülhey’in bir numaralı hedefi ise Polat Alemdar!
Kurtlar Vadisi Pusu’nun yarın akşam yayınlanacak olan 78. bölümünde yine işler karışıyor. Hafızasını kaybeden Abdülhey, soluğu İskender Büyük’ün yanında alacak.
İşte dizide yarın cevap bulacak sorular;
İskender, Abdülhey’in şok ziyaretinin ardından ne yapacak? Hafızasını kaybeden Abdülhey, kendini hangi büyük oyunun içinde bulacak?
Hikmet’in dükkanını yakan örgütçülerin arkasından hangi sürpriz isim çıkacak? Polat, babasının ve arkadaşının hayatını tehlikeye atan bu pusunun arkasındaki ismi bulabilmek için kimden yardım isteyecek?
İskender’in ölüm tehdidinin ardından Feller’den istediği desteği bulamayan Davut Tataroğlu, ne yapacak?
PLAZMA TELEVİZYON DİYE MUKAVVA SATTI
Eskişehir’de 2 kişiye 106 ekran plazma televizyon diye içi mukavva ve tahta dolu kutuları 700′er liraya sattığı iddia edilen zanlı yakalandı.
Eskişehir’de boyacılık yaparak geçimini sağlayan 33 yaşındaki Erkan Tunalı, boş plazma televizyon kutuların içine mukavva ve ince tahta parçaları doldurarak, iki şahsa 700 TL karşılığında sattı.
Plazma televizyonları ucuz aldıklarını zanneden şahıslar, evlerine gittiklerinde kutuların boş çıkması üzerine Tunalı’dan şikayetçi oldu. Polis tarafından yakalanarak Adliye’ye sevk edilen Tunalı, işsiz kaldığını belirterek, “Boş mukavva kutularını plazma televizyon diyerek sattığım bir kişiye 500 TL borcum vardı. Parayı sürekli istiyordu. Bende 700 TL’ye televizyon sattığımı söyledim. Ondan 200 TL aldım. Arkadaşının da almak istediğini söyleyince bir kutu daha hazırladım” dedi. Emniyetteki sorgusu tamamlanan şüpheli Tunalı, adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
TARAF’IN 3 ÇUVAL DAHA BOMBASI VAR
Ankara’ya bomba gibi düşen “Balyoz” haberiyle ilgili belgeler Taraf’a nasıl geldi? İşte o ilginç haberin şifreleri;
Gündemin sürükleyici aktörlerinden bir haline gelen Taraf gazetesi Tecrübe konuşuyor’u ağırladı! Cengiz Çandar ve Hasan Cemal’in hazırlayıp sunduğu program bu kez CNN Türk stüdyolarında değil Taraf Gazetesi’nin merkezinden canlı yayın yaptı.
Taraf’ın son bombası olan Balyoz haberine imza atan üç isim Çandar ve Cemal’in sorularını yanıtladı. Yasemin Çongar, Mehmet Baransu ve Yıldıray Oğur, Balyoz’u anlatılar, Taraf için söylenenleri yanıtladılar.
TARAF’TAN YENİ BELGELER GELİYOR!
Yasemin Çongar: Bizim elimize ulaşan belgelerden biri Balyoz Hareket Planı belgesi. İçeriğini biliyorsunuz hepsini yazdık. Çok gizli ibareli bir belge. Bunun digital kaydına ulaştık biz. Ama bunun Süha Tanyeri adlı bir subay’ın bilgisayar’ın çıktığını da tespit ettik. Bu bilgiyi de yetkililere verdik zaten. Ses kayıtları, ek bilgileri, Powe point sunumları var.
Cengiz Çandar: Çetin Voğan bugünkü açıklmasında jenerik senarya dedi o nedir?
Mehmet Baransu: Yarın bir belge yayınlıyoruz. Resmi ve ıslak imzalı bir belge. Bu sene (Yani yayınladığı yıl olan 2003′yılında) her hangi bir ‘Harp oyunu’ yapılmayacağını söylüyor. Kesin talimat ve resmi belge. Çetin Doğan Harp oyunu diyor ama burada o yıl harp oyunu yapmayacaksın diyor.
BALYOZ PLANI MEHMET BARANSU’YA NASIL ULAŞTI?
Cengiz Çandar: Bu belgelere yine sen ulaştın değil mi Mehmet?
Mehmet Barasu: Evet.
Cengiz Çandar: Bu belgeler neden hep sana geliyor, nereden buluyorsun Allah aşkına?
(Gülüşmeler)
Mehmet Barasu: Bu belgeler aslında bana geldi. Üç tane çuval içinde geldi
Cengiz Çandar: Buraya mı geldi?
Mehmet Barasu: Orasını söylemesem daha iyi olur. İlerde belki söylerim. Bir şekile bir yere geldi.
ORDU BÜYÜK ELÇİLERİ BİLE FİŞLEMİŞ
Yasemin Çongar: Bu arada beş bin sayfa olmasının esas nedeni şu; Çoğu sayfada isim listeleri var. Fişlenmiş insanların listesi. Devletin her kurumundan binlerce insan fişlenmiş ve listelenmiş. Bu insanlar hakkında notlar alınmış.
Cengiz Çandar: Nasıl yani örnek verebilir misin?
Yasemin Çongar: Tabi ki. Mesela Dış İşleri Bakanlığı’ndan sayısız insan fişlenmiş, çoğu da büyük elçi düzeyinde.
Cengiz Çandar: İsim isim listelenmiş mi?
Yasemin Çongar: Tabi ki.
TARAF İLKER BAŞBUĞ’UN AÇIKLAMASINA NE DEDİ?
Cengiz Çandar: Genelkurmay Başkanı bugün bunu vicdansızlık olarak tanımladı bunları. Siz vicdansızlık halinde misiniz? Bu haberi neye dayanarak yapıyorsunuz?
Yıldıray Oğur: Planda dış tehtid karşısında bir oyun var ancak Fatih Cami neden bombalanıyor? Bir F 16′nın düşürülmesi, belediye başkanlarından kimler görevden alınacak, dernekler… Bunların hepsi konuşuluyor, kayıtları var…
(Yasemin Çongar Balyoz Darbesi Planı’ndaki F 16′nın nasıl düşürüleceğini anlatan ilgili bölümü okuyor.)
Cengiz Çandar: Yani ‘Genelkurmay’ın açıklamsının gideceği bir adres var’ diyorusunuz?
Yasemin Çongar: Bunlar ortada. Genelkurmay bunun üstüne gitsin. Altında imzası olan İbrahim Fırtına’ya gitsin sorsun. Ama üstüne gitsin.
O BELGELERE EK YAPILMIŞ OLABİLİR Mİ?
İŞTE AYRINTILAR…
Ergenekonda Yeniden
Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin davayla birleştirilen, 1. Ergenekon davası, bir aylık aradan sonra başlıyor. 130′uncu duruşma bugün yapılacak.
İlk duruşması 20 Ekim 2008′de yapılan 1. Ergenekon davasında, 27′si tutuklu 96 sanık yargılanıyor
Aralarında, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım da var.
Davada son duruşma bir ay önce yapılmıştı. Bu aranın ardından duruşmalara bugün devam edilecek. 130′uncu duruşma Silivri Cezaevi’nde yapılacak
Zengin Meslekler
Bu Yıl En Zengin Meslekleri;
Bu yılın yıldızı parlayacak meslekler listesinde öncelik yine satış üzerine. İşte 2010′un en iddialı meslekleri;
2010’da “yıldızı parlayacak meslekler” araştırmasına göre, bütün sektörlerde en çok aranacak kişiler, satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olacak.
İnsan kaynakları sitesi “yenibiris.com”un, “2010’da yıldızı parlayacak meslekler” araştırmasına göre, bütün sektörlerde en çok aranacak kişiler, satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olacak.
Araştırmaya göre, geçen yılın son çeyreğinde, ilan sayılarında ciddi oranda artış görülen sektörler, sağlık-tıp, mağazacılık, yapı-inşaat ve bilişim olurken, bu sektörlerde en fazla eleman aranan pozisyonlar da belirlendi.
Sağlık-tıp sektöründe son yıllarda aranan pozisyonların bu yıl da geçerli olduğu ortaya çıktı. Bu sektöre en fazla hemşire, yoğun bakım hemşiresi, dahiliye uzmanı, radyoloji teknikeri, anestezi teknikeri, hasta danışmanı ve acil tıp teknikeri aranıyor.
Yapı-inşaat sektöründe popüler pozisyonların, mimar, inşaat mühendisi, teknik ofis uzmanı, ihale uzmanı, şantiye şefi, saha mühendisi, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı (mühendisi) olarak sıralandığı araştırmada, alışveriş merkezlerinin artmasıyla hızlı gelişme gösteren mağazacılık sektörünün ise kasiyer, satış danışmanı ve mağaza müdürüne ihtiyaç duyduğu belirtildi. Son zamanlarda görsel düzenleme pozisyonu ilanlarında da artış gözlendiği vurgulandı.
Bilişim sektörü ise bu yıl daha çok veritabanı yöneticisi, yazılım geliştirme uzmanı, sistem ve ağ uzmanı, java uygulamaları uzmanı, iş analisti, web master, ABAP uygulama geliştirme uzmanı ve flash animasyon uzmanı arıyor.
Bütün sektörlerde en çok aranan kişilerin, önceki yıllarda olduğu gibi 2010’da da satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olması öngörülüyor. Mali işler-muhasebe alanında özellikle yabancı dil bilen uluslararası finans uzmanları da bu yıl ön planda olacak
Uyarılara Dikkat Edin
Rüzgar ve fırtınadan nasıl korunabiliriz?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü şiddetli rüzgar ve fırtınadan korunma yöntemlerini açıkladı. Evlerinde bulunanlar için panjur veya kepenklerin sıkıca kapatılması, dışarıda olanlar için duvar ve çitlerin korunaklı tarafından uzak durulması hayati önem taşıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü özellikle kış aylarında etkisini gösteren şiddetli rüzgar ve fırtınadan korunma yöntemlerini açıkladı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün belirlediği koruma yöntemleri ve alınması gereken bazı önlemler şöyle:
Fırtına uyarılarını radyo ve televizyondan takip edin. Meteorolojiden telefonla bilgi alın.
Merdiven, bahçe mobilyası gibi serbest nesneleri ya da pencere ve camları kırıp içeri girebilecek her şeyi emniyete alın.
Kapı ve pencereleri, özellikle evin rüzgar alan tarafında olanları, garaj kapısı gibi büyük kapıları kapatın ve emniyetli bir şekilde bağlayın.
Araçları varsa garaja, yoksa onları bina, ağaç, duvar ve çitlerden uzakta park edin.
Çatı katı, tavan arası kapılarını ya da kapaklarını kapatın ve sürgüyle emniyete alın.
Eğer pencerelerde panjur veya kepenk varsa bunların kapatılıp bağlandığından emin olun.
Eğer bacalar uzun ve kötü durumdaysa mümkün olduğunca sağlamlaştırın.
Afet ilk yardım çantasını yanınıza alın.
Mümkün olduğunca içerde kalın.
Dışarı çıkarsanız, bina ve ağaçlara yakın yerlerde yürümeyin ve onlara sığınmayın.
Duvar ve çitlerin korunaklı tarafından uzak durun, korunaklı tarafa yıkılacağını unutmayın.
Fırtına devam ederken hasarı onarmak için dışarı çıkmayın.
Evinize girerken ve çıkarken kapıları arkanızdan kapatın ve güvenli yolu tercih edin.
İçerdeki kapıları yalnızca ihtiyacınız olduğunda açın ve arkanızdan kapatın.
Fırtınaya maruz kalan yollarda araba kullanıyorsanız köprüler ve viyadüklerde dikkatli olun mümkünse yolculuğunuzu erteleyin ya da alternatif yollar bulun.
Eğer yüksek bir aracınız varsa ya da yüksek bir aracı çekiyorsanız daha da dikkatli olun, yavaşlayın ve yandan esen rüzgara dikkat edin.
Gerçekten gerekli olmadığı sürece yolculuk yapmayın.
Yere düşmüş ya da hala sallanmakta olan elektrik ve telefon kablolarına dokunmayın.
Duvar, bina ve ağaçlara yakın yürümeyin, fırtınanın zayıflatmış olabileceğini unutmayın.
Savunmasız komşu ve yakınlarınızın güvende olduğundan emin olun ve tamirat için gerekli düzenlemeleri yapmalarına yardım edin
Kara Kış Çilesi Başladı
Kara kış hayatı felç etti
Birçok yol kapalı, vapur seferleri iptal
Kara Kış ManzaraLarı
Avrupa’dan gelen soğuk ve kar yağışı başladı. İstanbul’da yağışların bir hafta sürmesi bekleniyor. Marmara’da bugün sıcaklık, ortalama -8 derece hissedilecek. Kar, Pazar günü Trakya hariç bölgede devam edecek.
Kara Kış Manzaraları
Pazartesi de aralıklı olarak kar var. Sıcaklık ortalama -7 derece olacak. Pazartesi ve Salı en soğuk günler olacak.
Olumsuz hava koşullarına karşı gerekli önlemlerin alındığını ifade eden Güler, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, İl Afet ve Koordinasyon Merkezinin 24 saat çalışacağını bildirdi.
DENİZ ULAŞIMI DURDU
İstanbul’da dün sabahtan itibaren etkili olan sağanak yağış gece saatlerinden itibaren yerini kuvvetli rüzgar ve kar yağışına bıraktı.
İstanbul’u etkisi altına alan fırtına nedeniyle tüm şehir hatları vapur seferleri iptal edildi.
İSTANBUL EKSİYE İNİYOR
Kar yağışı bugün gün boyunca etkili olacak. Kar yağışı, yarın Anadolu Yakası’nda yoğun olarak sürecek.
Pazartesi günü de kar var. Sıcaklık önümüzdeki günlerde hep 0 derece ve altında olacak.
İstanbul’da son 50 yılda en düşük sıcaklık, 1960 yılında -11.6 derece ölçülmüştü.
Haftaya sıcaklıkların bu seviyelere kadar düşeceği tahmin ediliyor.
KAR NEDENİYLE KAPANAN YOLLAR:
Edirne-Hamzabeyli (Bulgaristan Sn.)
Karaburun-(İzmir-Çeşme)
Güzeloluk-Ayrancı
Kayseri-Erciyes-Develi
Hacılar-Erciyes
Alaçam-Kızlan-Çerçiler
Hozat-Karaoğlan-Ovacık
Gümüşhane İl sınırı-Yağmurdere
Arhavi-Ortacalar
İyidere-İkizdere-İspir (Ovit Dağı Mevkii)
Of-Çaykara-Bayburt (Soğanlı Dağı Mevkii)
Bayburt-Çaykara (Soğanlı Dağı Mevkii)
Yomra-Üçpınar-(Trabzon-Gümüşhane)
Araklı-Uğrak-Dağbaşı (Salmankas Dağı Mevkii)
Yukarı Narlıca-Bahçesaray
Gaziler-(Sarıkamış-Karaurgan)
VALİ’DEN UYARI
İstanbul Valisi Muammer Güler, ‘Akşamdan itibaren yüksek kesimlerde kar yağacak. Bugünden itibaren tipi şeklinde kar yağışı bekleniyor. Özellikle rüzgarın zaman zaman hızını artıracağı, 60-70 kilometreye kadar, hatta zaman zaman 80-90 kilometreye kadar fırtına şeklinde eseceği ifade edilmiştir. Tedbirler de buna göre alındı. Genel hayatı etkileyecek şekilde bir kar yağışı en son 2004′te yaşandı. ‘İlimizde ‘örtü’ teşkil edilecek bir kar yağışı son 3 yıldır görülmedi. Meteoroloji, bugün ve pazar günkü kar yağışlarının ‘örtü’ teşkil edecek tarzda yağacağını ve tipi şeklinde olacağını belirtti” dedi.
Kar lastiği olsa da zincirsiz çıkmayın!
Güler, tipi şeklinde yağacak kar nedeniyle karayolu ve deniz yolunda aksamalar yaşanacağını kaydetti.
Güler, “Vatandaşlara, don ve buzlanmaya karşı dikkatli olmalarını öneriyoruz. Herkes olumsuz havanın yaratacağı etkileri dikkate alarak, trafikte dikkatli olmalı. Vatandaşlarımızın, mümkün olduğunca, toplu taşıma araçlarını tercih etmelerini rica ediyoruz. İnsanların kar yağışlarının etkili ve tipi şeklinde olduğu yerlerde, E-5 ve TEM otoyolunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Herkes, araçlarında takoz, zincir ve çekme halatını mutlaka bulundurmalı. Kar lastiği bulunan araçlardan da zincir istiyoruz. Bazen aşırı kar yağışında, kar lastiği yeterli olmayabiliyor. Tipi şeklindeki kar yağışının alındığı dönemlerde, özellikle gişelerde, kavşaklarda ekiplerimiz zincirsiz araçların seyrine izin vermeyecektir. Hatta tipinin artması halinde zaman zaman ‘belli şerit azaltmalarıyla’ olumsuzlukların önüne geçilmeye çalışılacaktır” diye konuştu.
Vatandaşların emniyet şeritlerine dikkat etmeleri gerektiğini kaydeden Güler, özellikle 2004′te emniyet şeritlerinin işgal edilmesinin çok büyük sıkıntılara yol açtığını ve bu konuda vatandaşlardan hassasiyet beklediklerini bildirdi.
TRAKYA ELEKTRİKSİZ KALDI
ENERJİ nakil hatlarındaki arıza nedeniyle Trakya bölgesinde Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’a verilen elektrik kesildi.
TREDAŞ (Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.) Genel Müdürü Ahmet Erdoğan, Trakya’ya elektrik verilemediği söyledi. Trakya’da kendilerinden herhangi bir arızanın söz konusu olmadığını TEAŞ’ın ulusal elektrik dağıtım sisteminden kaynaklanan arıza nedeniyle 3 ilde birden saat 08.00′den itibaren elektrik verilemediğini söyledi.
TEM yolunda ulaşım normale döndü
Şiddetli kar yağışı nedeniyle sabah saatlerinde otomobillerin geçişine izin verilmeyen TEM otoyolunun Edirne istikametinde ulaşım normale döndü.
Kara yolları ekiplerinin bölgedeki kar temizleme ve tuzlama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.
İzmir-İstanbul yolunda kar esareti
Balıkesir’de dün başlayan yoğun kar yağışı ve tipi sebebiyle İzmir karayolu ulaşıma kapandı. Dün gece Edremit-Yenice karayolunda 16 araç mahsur kaldı. Edremit Belediyesi’ne ait iş makinelerinin çabalarıyla otobüs ve diğer araçlardaki yaklaşık 200 kişiye, saat 23.00 sıralarında ulaşıldı. Bazılarında turistlerin de bulunduğu araçlar, Yenice güzergâhına sevk edildi.
Balıkesir İzmir karayolunun kapalı olan Akhisar Çanakçı mevkisinde, gece boyunca kontrollu olarak araç geçişine izin verildi. Saat 01.30′da yolun kapanmasının ardından, bölgede mahsur kalanlara Sivil Savunma ve Kızılay ekipleri tarafından 520 adet kumanya dağıtıldı. Aralıklarla ulaşıma açılan yol, sabah saat 09.00 civarında yeniden kapandı. Geçişine izin verilmeyen araçyar, İzmir-Bigadiç kavşağından itibaren durduruluyor. Bu arada Balıkesir Otogarı’ndaki firmalar da sabahtan itibaren bilet satışlarını durdurdu.
Balıkesir Afet Yönetim Merkezi Sorumlusu Bekir Bahar, dün (22 Ocak) öğrencilerin karne alması sebebiyle karayollarında trafik yoğunluğu yaşandığını, bunun da aksamalara sebep olduğunu söyledi. Bahar, kapalı olan köy ve ilçe yollarında Köy Hizmetleri’ne ait beş ekibin aralıksız çalıştığını kaydetti. Bigadiç ve Savaştepe ilçelerinde çok sayıda köy yolunun da ulaşıma kapandığını aktaran Bahar, köylerde kurtarılmayı bekleyen hasta olmadığını, bir kar motosikletinin de acil durumlar için hazır bekletildiğini açıkladı.
Yolun kapalı olması sebebiyle Balıkesir çıkışında bir çok araç bekletiliyor. Uzun süredir otobüslerin içinde bekleyen yolcular yolun bir an evvel açılmasını isterken, yetkililerin ilgisizliğinden dert yandı. Bazı yolcular yaklaşık 6-7 saattir beketildiklerini belirterek, yetkililerin bir an evvel yolu açmalarını, perişan durumda olduklarını belirtti.
Otobüs şarampole uçtu: 1 ölü
Edirne-Ankara seferi yapan yolcu otobüsü Kınalı gişeleri yakınlarında buz tutan yolda kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı. Kazada koltuğa sıkışan annesinin kucağındaki 6 aylık bebek hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı.
Edirne-Ankara seferini yapan bir yolcu otobüsü, saat 02.30 sıralarında 0-2 otoyolu Kınalı kavşağında aşırı rüzgar ve buz nedeniyle kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı.
Yaklaşık 3 metre aşağı uçan otobüs ters döndü. İçinde personel dahil 7 kişi bulunan otobüste soyadı belirlenemeyen Meral adlı bir kadın ile bebeği ve 30 yaşlarında bir erkek yolcu koltukların arasında sıkıştı.
Hava şartları kurtarma çalışmalarını güçleştirirken kaza sonrası koltukların arasında sıkışan anne, bebek ve diğer yaralıyı kurtarmak için bölgeye itfaiye ve sağlık ekipleri sevkedildi.
Hava sıcaklığının eksi 4 derece olması ve yollardaki buz, kurtarma ekiplerine zor anlar yaşattı.
itfaiye önce anneyi yaralı olarak kurtardı, ancak kucağındaki bebeğin öldüğü belirlendi.
Öte yandan itfaiye ve jandarma yetkilileri otobüste az sayıda yolcu bulunmasının büyük bir faciayı önlediğini belirtti.
Kaza nedeniyle trafiğe kapatılan yol, bir süre sonra kontrollü olarak tekrar trafiğe açıldı.
16 ARAÇ MAHSUR KALDI
Balıkesir’in Edremit ilçesi ile Çanakkale’nin Yenice ilçesi arasındaki kara yolunda tipi nedeniyle mahsur kalan 6′sı yolcu otobüsü 16 araca, yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından ulaşıldı.
Akşamüstü bastıran tipi nedeniyle Kaz Dağları’ndan geçen Edremit-Yenice kara yolu, ulaşıma kapandı. Yolda mahsur kalan 6′sı yolcu otobüsü 16 araçta bulunanların telefonla durumu haber vermeleri üzerine Karayolları ekipleri Çanakkale tarafından, belediye ekipleri de Edremit tarafından mahsur kalanlara ulaşmak için çalışma başlattı. Edremit Belediyesi ekipleri, yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından yolda mahsur kalan gruba ulaştı.
Belediye ekiplerinin su ve gıda maddesi dağıttığı yolcularda, herhangi bir sağlık problemine rastlanmadığı öğrenildi.
Edremit’in Hacıhasanlar köyü girişine kontrol noktası kuran Edremit İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik ekipleri, Çanakkale’nin yenice ilçesi istikametine gidecek araçların geçmesine izin vermedi. Bu arada yolda mahsur kalan araçlara erzak götüren Edremit Belediyesi ekiplerine yardıma giden iki kepçe, yaklaşık 40 santime ulaşan kar kalınlığı ve yoyun buzlanması nedeniyle yarı yoldan geriye dönmek zorunda kaldı.
HAYAT FELÇ OLDU
Yollardaki buzlanma dolayısıyla gece saatlerinden bu yana onlarca maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi. Kar yağışı nedeniyle ilçelere bağlanan yolların aralıklarla kapanması üzerine ekipler, araçların zincirsiz yola çıkmasına izin vermiyor.
Karayolları ekipleri de buzlanma görülen yollarda kar küreme ve tuzlama çalışmalarına gece saatlerinden bu yana aralıksız devam ediyor.
Tekirdağ Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek, telsizden yaptığı anonslarda, devriye halindeki polis ekiplerini, yollardaki buzlanmadan dolayı zorunlu olmadıkça hareket etmemeleri konusunda uyardı.
Bu arada, kent merkezinde sabah saatlerinde olumsuz hava koşulları nedeniyle elektriğin kesilmesi üzerine bir süre araçlara akaryakıt verilemedi.
ŞARKÖY
Son yılların en soğuk kış mevsimini yaşayan Şarköy ilçesinde kar yağışı dolayısıyla Çengelli, Yörgüç, Ulaman, Yayaağaç, Bulgur, Mursallı ve Beyoğlu köylerine ulaşım sağlanamıyor.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle dün iptal edilen Şarköy’den Edirne, Tekirdağ, İstanbul, Bursa ve Çanakkale’ye otobüs seferleri halen yapılamıyor.
Kar yağışı ile birlikte etkili olan poyraz deniz ulaşımını da olumsuz etkiledi.
Boğazlardan geçmek üzere Marmara Denizi’nde seyreden 31 yerli ve yabancı bandıralı şilep ve tanker, saatteki hızı zaman zaman 90 kilometreye ulaşan poyraz nedeniyle Şarköy açıklarında demirledi. Gemilerde bulunan personel, 3 metreyi aşan dalgalar nedeniyle karaya çıkamayarak geceyi gemide geçirdi.
Öte yandan, şiddetli poyraz ve dalgalar nedeniyle kayalara çarpma tehlikesi geçiren Türk bandıralı ”Delta 2” isimli tanker, Şarköy Balıkçı Barınağı’na sığındı.
Tankerin Marmara Denizi’nde demirli bulunan gemilere akaryakıt dağıtmak için İstanbul’dan denize açıldığı, akaryakıtını dağıttıktan sonra boş olarak geriye dönerken fırtına nedeniyle kayalara çarpma tehlikesi geçirdiği bildirildi. Tankerde maddi hasar meydana geldiği belirtildi.
Poyraz, Şarköylü balıkçıları da olumsuz etkiledi. Meteoroloji Müdürlüğü’nün uyarılarını dikkate alan bazı balıkçılar denize açılmazken, denizde olan balıkçılar da geriye dönerek, Şarköy, Mürefte ve Hoşköy balıkçı barınaklarına demirledi.
HAYRABOLU-MALKARA
Hayrabolu ilçesinde etkili olan kar yağışı dolayısıyla Tekirdağ ve İstanbul’a olan otobüs seferleri iptal edildi.
Hayrabolu’ya bağlı Susuz, Müsellim, Subaşı, Kutlugün, Canbazdere, Aydınlar, Umurça, Yörgüç, Soylu, Hasköy, Karababa, Kabahöyük, Bayramşah köyleri ile Şalgamlı beldesine ulaşım sağlanamıyor.
Malkara ilçesinde ise Karamurat, İbrice, Çimendere, Elmalı, Karacahalil, Gözsüz,Mestanlar, Doğanlar, Çimenaltı, Davuteli, Bayramtepe, Doluköy, Tekke, Güneşli, Pirinççeşme, Kiremitlik ve Balabancık köy yolları ile Hayrabolu ilçesine bağlı yol ulaşıma kapandı.
İpsala Sınır Kapısı’na bağlanan D-100 kara yolunda tipi ve yoldaki tuzlama çalışmaları nedeniyle tırların geçişine izin verilmiyor.
Köylerde toplanan sütleri almaya giderken kara saplanan Malkara Süt Birliği’ne ait kamyonlar da Karayolları ve Köylere Hizmet Götürme Birliği ekiplerince kurtarıldı.
Malkara Kaymakamı Salih Yüce de ekiplerle birlikte yol açma çalışmalara katılıyor.
Bu arada, Çerkezköy ile Saray ilçelerine de ulaşımın güçlükle sağlandığı kaydedildi.
”EKİPLER ARALIKSIZ ÇALIŞIYOR”
Tekirdağ İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mustafa Yel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekiplerin dünden bu yana aralıksız görev yaptığını belirtti.
4 kar küreme bıçağı, 10 greyder, 5 kepçe, 3 loder ile kapanan köy yollarının açılması için yoğun bir şekilde çalıştıklarını anlatan Yel, bu yolların kısa sürede açılacağını bildirdi.
Tekirdağ Meteoroloji Müdürlüğü, hava sıcaklığı en yüksek eksi 2 derece ölçülen kentte, en düşük sıcaklığın eksi 5 derece olarak beklendiğini bildirdi.
Bugün tipi şeklinde yoğun kar yağışının devam edeceğini ifade eden yetkililer, saatte 47 kilometre hızla esen poyrazın gün boyunca süreceğini kaydetti
Erdoğan Tepkisini Gösterdi
Millet iradesine el uzatanlara karşı hukuku savunacağız
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Biz, Ankara’nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz” dedi.
Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç olamayacağının altını çizen Erdoğan, ”Millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum” diye konuştu.
Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmaya, ”Toplantının ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum” diyerek başladı.
Çalışmalarına azim ve gayretle devam ettiklerini belirten Erdoğan, millete hizmet için bugüne kadar elde ettikleri deneyimi ortaya koyarak, gece gündüz demeden koşturduklarını söyledi.
Son dönemde açılışı yapılan tesisler ve hizmetleri anlatan, dış politikada özellikle vizelerin kaldırılmasına yönelik adımlar hakkında bilgi veren Erdoğan, ”İstanbul ile Şam yeniden buluşuyor, Ankara ile Amman yeniden kucaklaşıyor, İzmir ile Beyrut hasret gideriyor. Asırlar içinde oluşmuş dostluklar, kardeşlikler hatta akrabalıklar bugün yeniden hayat buluyor. İşte bu AK Parti iktidarının dış politikadaki başarısının en güzel ispatıdır” diye konuştu.
Erdoğan, Türkiye’nin büyük, güçlü, yürekli bir devlet olarak tarih sahnesindeki haklı yerini aldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
”Türkiye hiç çekinmeden, korkmadan, eğilmeden, bükülmeden Haiti’de insanlığı, Gazze’de vicdanı, Gürcistan’da hukuku, Afganistan’da huzuru, Irak’ta istikrarı, Avrupa’da medeniyetler ittifakını, Birleşmiş Milletler’de küresel barışı savunuyor. Bizim farkımız bu.
Türkiye’nin ulaştığı bu seviyelerin, sahip olduğu bu yeni vizyonun mimarları sizlersiniz. Sizleri yürekten kutluyorum. Sizin emekleriniz, gayretleriniz, sizin hayır dualarınız ülkeyi bu günlere taşıdı. Bu hayır duaları sadece Türkiye’de değil, Türkiye’nin dışından sizinkilerle bütünleşiyor. Türkiye’ye çok daha büyük sevinçleri yaşatacağız.”
Erdoğan, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneğinden ”Dünya Barışına Katkı” ödülü ile Orta Doğu’nun Nobeli olarak bilinen Kral Faysal ödülüne layık görüldüğünü anımsatarak, ”Her iki ödül de şahsımdan çok ülkeme, milletime verilmiştir; demokrasi için, özgürlük için, barış, huzur ve istikrar için yılmadan gayret gösteren ekibime ve teşkilatıma verilmiştir” dedi.
-”KİRLİ SENARYOLARA KARŞI BOYNUMUZU BÜKMEYECEĞİZ”-
AK Parti’nin siyasi gerilimin içine girmeyeceğini, barışta, sevgide ve hizmette var olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
”Bizi dedikoduların, söylentilerin, iftiraların, ithamların, karanlık ve kirli senaryoların peşine takılıp gidenlerin arasında bulamazsınız. Bizi millete efendi olmak değil, hizmetkar olmak yolunda bulabilirsiniz.
Biz Elmadağ’da ölüm virajlarına neşter vuruyoruz, Sakarya’da yollar inşa ediyoruz. Yolları hayatla buluşturuyoruz. İstanbul’u kültürün başkenti yapıyoruz. Biz okul açıyoruz, hastaneler inşa ediyoruz, yurtlar bina ediyoruz, konutlar üretiyoruz, milletin derdine çare bulmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz.
Biz, Ankara’nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bizi, millete hiçbir faydası olmayan senaryolarına ortak etmek istiyorlar. Bizi, gerilim siyasetlerine alet etmek istiyorlar. Biz bunlarda yokuz ve olmayacağız. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz.
7 yıl boyunca aziz milletimizin bize yüklediği emanete gölge düşürmek isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Ülke adına, gelecek adına, demokrasi ve özgürlük adına her türlü senaryo ve girişimin karşısında dimdik durduk, bundan sonra da aynı şekilde dimdik durmaya da devam edeceğiz. Anlamak ya da kavramak istemeyen herkese bir kez daha sesleniyorum: Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir, seçimle gider. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur, olamaz. Kendisini TBMM ve millet iradesinin üzerinde görenler, kendisinde böyle bir yetkiyi vehmedenler apaçık gaflet ve dalalet içinde olurlar.
(Bugün nasıl olsa benim elimde güç var…) Unutma; yarın bu güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiği zaman halk nezdinde nasıl yargılanacaksın, bunun hesabını şimdiden yap. Bu hepimiz için geçerlidir.
Hükümet olarak, AK Parti olarak, millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum.
Merhum Özal’a suikast girişiminde bulundular. Birkaç dakika sonra yaralı haliyle kürsüye çıktı ve şu tarihi sözü söyledi: ‘Allah’ın verdiği ömrü ondan başka alacak yoktur’. Biz de O’na teslim olduk. Mesele budur
HRANT DİNK SUİKASTİNDE ŞOK BELGE
Hrant Dink suikastiyle ilgili soruşturma dosyasına giren çok önemli bir belge CNN TÜRK’te Tarafsız Bölge programında ortaya çıktı. Belge, eski Trabzon Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek tarafından mahkemeye gönderilmiş. Belgede “Ogün Samast’ı İstanbul’a geldiğinde arkadaşları karşıladı” yazıyor. Bu belgeyi açıklayan Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen. Ancak belge cinayete ilişkin bir çok yeni ve cavaplanması gereken soruyu da gündeme getiriyor.
İddianamede ve bu davanın belgeleri içinde olmayan bir şeyi, bir önceki duruşma öncesi dosyaya gönderilen bir belge, ki bunu eski Trabzon Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan kişinin imzasıyla geldi, hiç bugüne kadar yok, dosyada görmedik yani. Diyor ki Ogün Samast’ı İstanbul’a geldiğinde arkadaşları karşıladı.”
Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen’in açıkladığı bu belge önemli.
Belen’in bahsettiği isim, kısa bir süre önce Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan alınan Ramazan Akyürek. Gönderdiği belge, cinayetten 2 gün önce Ogün Samast’ın izlendiğini ortaya koyuyor.
Belen, “Bu raporlar bu cinayeti işleyecek kişilerin izlenmesiyle ilgili raporları istediğimizde, son gelen, işte eski Trabzon Emniyet Müdürü ve 1 ay öncesine kadar Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan kişinin imzasıyla Ogün Samast’ın İstanbul’a geldiğinde otogarda tarafından karşılandığı yazılıyor” dedi.
Programın konuklarından biri de Hrant Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları kitabının yazarı Nedim Şener’di.
Şener, Ramazan Akyürek’in, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun raporunda Dink cinayeti ile ilgili görevi ihmalle suçlandığını hatırlattı ve yeni bilgi karşısında yeni sorular gündeme getirdi. Â
Şener, “Halkımızın deyimiyle ayaklarına dolanmış, yani adamlar kendi suçlarını itiraf etmişler. Arkadaşlarıyla buluştuğunu biliyorlarsa, istihbaratın hangi bölümü takip ediyordu? Ramazan Akyürek bunu bilebilecek hangi verilere sahip? Neleri var elinde?” diye sordu.
Gazeteci yazar Oral Çalışlar da, İstanbul’da arkadaşları tarafından karşılandığına ilişkin belgenin çok önemli olduğunu vurguladı.
Çalışlar, “Siz eğer cinayeti işleyecek kişiyi bizzat İstanbul’a indiği anda İstanbul’a geldiğini biliyorsanız, karşılandığını biliyorsanız, aslında siz cinayeti biliyorsunuz demektir. Bir devlet cinayeti biliyorsa ve cinayet işlenmişse o azman bu nasıl ifade edilir?” dedi.
METEOROLOJİ’DEN YOĞUN KAR UYARISI
Edirne beyazlara büründü, İstanbul’a ise kar bugün geliyor. İşte Meteoroloji’nin kar uyarısı;
Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Ali Karataş, İstanbul’da bugün öğle saatlerinden sonra Anadolu yakasının yükseklerinde ve akşam saatlerinden itibaren de kentin genelinde kar yağışı beklendiğini bildirdi.
Karataş, İstanbul’da hava sıcaklıklarının bugün ve yarın düşeceğini ifade etti.
“Bugün öğle saatlerinden sonra Anadolu yakasının yükseklerinde ve akşam saatlerinden itibaren de kentin genelinde kar yağışı bekleniyor” diyen Karataş, kar yağışının ilk etapta yağmurla karışık olacağını söyledi.
Karataş, yarın ise kent genelinde kar yağışının etkisini kaybedeceğini ancak Anadolu yakasında lokal olarak kar yağışı beklentisinin bulunduğunu belirterek, perşembe günü ise kentte yağışın beklenmediğini de kaydetti.
EDİRNE’DE YOĞUN KAR YAĞIŞI
Edirne’de etkili olan yoğun kar yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağış nederniyle zaman zaman trafikte aksamalar yaşanırken, karayolları ekipleri, yolların açık kalması için kar küreme ve tuzlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giren Edirne’de akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, ilerleyen saatlerde etkisini iyice arttırdı.
Yola hazırlıksız çıkan sürücüler, zaman zaman zor anlar yaşadı. Bulgaristan’a geçiş sağlayan Lalapaşa İlçesi’ndeki Hamzadere Sınır Kapısı’nda kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşımda aksamalar oldu.
Karayolları ekipleri ve belediye ekipleri, yolları açık tutmak için aralıksız kar küreme ve tuzlama çalışmaların sürdürüyor.
Kar yağışına en çok sevinen ise her zamanki gibi çocuklar oldu. Sokaklara çıkan gençler ve çocuklar, kar topu oynayıp güreş tuttu. Beyaz örtüyle kaplanan tarihi Selimiye camii ise ayrı bir güzelliğe büründü.
Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, kar yağışının yarın da etkili olacağını belirterek, sürücüleri ve vatandaşları uyardı.
Haiti de Mucize Olay
100 saat enkaz altından sapasağlam çıktı
Haiti’yi vuran şiddetli depremde bir kadın, ortağı olduğu otelin enkazından 100 saat sonra kurtarıldı.
Kurtarılan Nadine Cardoso’nun kocası, 62 yaşındaki karısının sağlığının iyi olduğunu, ancak susuz kaldığı için bu yönde tedavinin yapıldığını söyledi.
Kurtarma ekipleri, lüks Montana otelinin enkazında günlerdir kayıpları arıyordu.
Uzmanlar, 72 saat geçtikten sonra enkaz altında aç ve susuz kalan insanlar için umutların tükendiğini söylüyor
YTL PARALARDA SON GÜN!..
Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden banknot ve madeni paralar 1 Ocak 2010′da tedavülden kalkıyor.

Banknot ve madeni paraların değişimi, bir yıllık birlikte tedavül döneminin sona erdiği yarın da tüm banka şubelerinde yapılabilecek.
1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla tedavülden kaldırılacak YTL banknot ve madeni paraların, 3 Aralık itibarıyla dönüşüm oranı, tutar olarak banknotlarda yüzde 94,79 madeni paralarda ise yüzde 48,90 olarak gerçekleşti.
5 Mayıs 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle çıkarılan YTL ve Yeni Kuruş’ta yer alan “Yeni” ibarelerinin 1 Ocak 2009 tarihinde kaldırılmasına karar verilirken, Türk lirası banknot ve madeni paralar aynı tarih itibarıyla tedavüle çıkarıldı.
YTL banknotların ve madeni paraların 2009 yılı boyunca Türk lirası banknot ve madeni paralarla birlikte tedavül etmesi ve 2009 yılının sonunda tedavülden kaldırılmasına ilişkin hususlar Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı’nca düzenlendi.
Birlikte tedavül süresinin sona ermesiyle birlikte, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren, Yeni Türk Lirası banknotlar 10 yıl boyunca (31 Aralık 2019 tarihi mesai bitimine kadar), YTL madeni paralar ise 1 yıl boyunca (31 Aralık 2010 tarihi mesai bitimine kadar) Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerince kabul edilecek ve değiştirilebilecek.
GÖRÜLDÜKLERİ YERDE YAKALANACAKLAR
Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Türk, Emine Ayna ve Selahattin Demirtaş’ın savunmalarının alınması için günsüz olarak zorla hazır edilmeleri konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına karar verdi.

Kaparılan DTP’nin dört milletvekili hakkında Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği zorla duruşmaya getirilme kararı üzerine BDP genel merkezine giden polis, “Partide olacağız” diyen milletvekillerini bulamadı. Terörle mücadele biriminden dokuz polis, dün sabah 09.15’te milletvekillerinin adres gösterdiği eski DTP genel merkezine geldi. BDP Genel Başkanı Demir Çelik, polislere milletvekillerinin partide olmadığını söyledi. Bunun üzerine polisler, milletvekillerinin, “Verilen adreste bulunamadıklarına” ilişkin tutanak tutarak genel merkezden ayrıldılar. Başka illerde yargılandıkları davalar kapsamında Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen talimat duruşmalarına Ahmet Türk, Emine Ayna ve Selahattin Demirtaş katılmadı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, sanıkların savunmalarının alınması için günsüz olarak zorla hazır edilmeleri konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verdi. Mahkeme, duruşmaları 13 Nisan 2010’a erteledi.
Tuğluk’u getirin
Polislerin, BDP Genel Merkezi’nde bulunduğu sırada Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Aysel Tuğluk hakkında da “Günsüz olarak zorla getirme” kararı aldı. İddianamede, Tuğluk’un, DTP’nin 1’inci Olağanüstü Büyük Kongresi ve Van’daki Nevruz konuşması ile 2 Mart 2007’de DTP Genel Merkezinde yaptığı basın açıklamasında, “Terör örgütü PKK’nın amacı doğrultusunda suçu ve suçluyu övme” fiilini işlediği belirtiliyor.
Terör örgütünün propagandasını yaptıkları iddiasıyla Demirtaş Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Ayna, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Türk ise İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor.
Gerektiğinde ifade veririz
POLİSLERİN ayrılmasının ardından yanlarında eski DTP milletvekillerinden bazıları olan Türk ve Ayna, parti genel merkezine geldi. Türk, partiden ayrılırken şunları söyledi: “Gördüğünüz gibi buradayız, yargıdan yargılanmaktan çekindiğimiz yok. Zamanı geldiğinde gidip ifademizi vereceğiz. Aysel ve benim durumum biraz daha farklı. Biz her zaman ifade verebiliriz. Ama milletvekilliği devam eden üç arkadaşımızla ilgili kararın hukuka aykırı olduğuna inanıyoruz. Gerektiğinde uygun bir süreçte gider ifademizi veririz.”
Gitmeyeceğiz
EMİNE Ayna ise, “Ayrıcalık istemiyoruz. Şu anda DTP’li vekiller dışındaki milletvekillerine ayrıcalık uygulanıyor. Biz onlara uygulanan bu ayrıcalığı teşhir ediyoruz. Bu anlamda ifade vermeyeceğiz diyoruz. İfade vermeye gitmeyeceğiz” açıklamasını yaptı. BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da şunları söyledi: “Hepimiz buradayız, hiçbir yere kaçmıyoruz. Dün nasıl arkadaşlarımızın eline kelepçe vurdularsa bugün hepimizin eline kelepçe vurabilirler. Yüzde 70 oy alan arkadaşlarımızın eline kelepçe vurulmadı mı? Biz onlardan daha değerli değiliz. Onun için kelepçelere hazırız.”
Boynumuzu uzatmayacağız
DİYARBAKIR’da bulunan Aysel Tuğluk ve Selahattin Demirtaş BDP il binası önünde basın açıklaması yaptı. İfade vermeye gitmeyeceklerini söyleyen Demirtaş “Karar bir mahkeme tarafından verilmiş olmakla hukuki hale gelmez. Halkın milletvekilleri hakkında zorla yakalama kararı çıkarıp dokunulmazlık, siyasi iradelerini tanımıyorsanız, bu sizin bileceğiniz iştir. Zorla götürülsek bile biz faşizme teslim olmayacağız, faşizmi teslim almaya gideceğiz” diye konuştu. Tuğluk ise “Hiç birimiz bu uygulamalara karşı boynumuzu uzatmayacağız. Bizi seçen insanların iradesine gösterilen saygısızlığa karşı, onları saygılı olmaya davet ediyoruz. Yoksa mahkemeden filan kaçmıyoruz. Yargılama konusu olan bütün düşüncelerimin arkasındayım. Bu yöntemlerle bizi sindireceklerini sanıyorlarsa çok büyük yanılgı içindeler” dedi.

İSLAMİ MEDYA’YA BOYKOT ÇAĞRISI
Cübbeli Ahmet Hoca’dan Zaman gazetesi başta olmak üzere diğer ‘İslami Medya’ya boykot çağrısı geldi.

Cübbeli Ahmet Hoca’dan Zaman gazetesi başta olmak üzere diğer ‘İslami Medya’ya boykot çağrısı geldi.
Bu çağrı İsmail Ağa cemaati Fethullah Gülen Cemaati’ne savaş mı ilan etti sorusunu gündeme getirdi.
Cübbeli Ahmet Hoca, Mehdilik meselesini konu ettiği vaazında “İslamcı Medya”nın para karşılığı Adnan Oktar’ın reklamını yapmak sureti ile Müslümanları ifsat ettiğini iddia etti.
İşte Cübbeli Ahmet Hoca’nın sözleri:
İSLAMİ MEDYA DİĞERLERİNDEN DAHA ZARARLI
İslami Medya diye geçinip de bütün milletin evine giren fakat öbür kötü gazetelerden daha zararlı inançlar millete aşılayan bu medya, İslami geçindikleri halde bunlardan şikâyetçiyiz.
HEDEFTE ZAMAN GAZETESİ VE İSLAMİ MEDYA VAR
Adam buna para veriyor, evine çoluk-çocuğuna okutturuyor.
Orada yazıyor “İslamın hükümlerinin hepsinin tatbik edilmesi gerekli değildir.”
Bende, gazete bende.
Sormayın hangi gazete onu da sen anla!
Herkesin evine giren gazete, bedava dağıtılan gazete.
“Amentüde ittifakımız var” aynı gazetede çıktı.
“Yahudi ve Hıristiyan amentüsü ne ise benim amentüm o diyor”
Ya, bunu hangi çıplak gazete yapabilir.
AMENTÜDE İTTİFAKIMIZ VAR!
Cübbeli Hoaca’nın isim vermeden eleştiri oklarını çevirdiği gazete Zaman Gazetesi.
Bilindiği gibi Zaman Gazetesi yazarı Ahmet Şahin 17.04.2000 tarihli Zaman Gazetesi’ndeki Köşe yazısında “Zaten dikkatlice bakıldığında görülecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır. Çünkü Allah’ın gönderdiği kitapların hemen hepsinde tekrarlanan amentüdür: Allah birdir. Peygamberler haktır. Melekler vardır. Kitaplar gönderilmiştir. Ahiret vardır. Ölen insanlar bir gün dirilecek, yaptıkları iyiliklerin mükafatını, kötülüklerin de mücazatını göreceklerdir.” şeklinde bir görüş ortaya atmış ve bu görüş Fethullah Gülen ve Vatikan önderliğinde sürdürülen Dinlerarası Diyalog çalışmasında önemli rol oynamıştı.
IRAN YİNE KARIŞTI: 5 ÖLÜ
İran’da sokaklar yine gergin. Tahran’daki gösterilerde çatışma çıkarken, 5 kişi hayatını kaybetti. Reformcu lider Musevi’nin yeğeni de ölenlerin arasında.

İran’da, izinsiz gösteri yapan bir grubun, vatandaşlara ve polise saldırısında çıkan olaylarda ölenlerin sayısının 5′e yükseldiği bildirildi.
Tahran Emniyet Müdürlüğü, “Yabancı kitle iletişim araçlarının yönlendirmesi ve teşvikiyle bir grup fitnecinin önceden planlanmış bir biçimde başkentteki sokaklarda halka ve polise saldırdığını ve kamu malını tahrip ettiğini” açıkladı.
“Güvenlik güçleri, halkın can ve malını korumak, kamu güvenliğini sağlamak ve Aşure Günü’nün saygınlığını korumak için yasal görevlerini yerine getirmişlerdir” ifadesinin kullanıldığı açıklamada, “Fitneci grubun, taş ve diğer yabancı cisimlerle saldırısı sonucu çok sayıda polisin yaralandığı” belirtildi.
Açıklamada, “saldırganların eylemlerini ve tahrip olaylarını sürdürmeleri üzerine güvenlik güçlerinin, silah dışındaki araç gereçlerle kararlı bir biçimde müdahalede bulundukları” kaydedildi.
“Kargaşada ne yazık ki, 5 kişi kuşkulu bir biçimde yaşamlarını yitirdi ve çok sayıda kişi de yaralandı” denilen açıklamada, uzmanların konuya ilişkin kuşkuları gidermek için araştırma yaptıkları ifade edildi.
Açıklamada, “Fitne ateşinin söndürülmesinde güvenlik güçlerine yardım eden halka teşekkür edildi ve olayla ilgili soruşturmanın kapsamlı olarak sürdürüldüğü” de belirtildi.
İran Emniyet Genel Müdür Vekili Ahmet Rıza Radan da İran Devlet Televizyonu’ndaki açıklamasında, saldırgan gruptan 300 kişinin gözaltına alındığını bildirmişti. Bu arada İran İstihbarat Bakanlığı da, “münafık teröristler grubuna bağlı unsurlardan yakalananlar olduğunu” duyurdu.
Musevi’nin yeğeni de öldü
İran’ın başkenti Tahran’da bugün güvenlik güçleriyle muhalefet yanlıları arasında meydana gelen çatışmalar sırasında, muhalif lider Mir Hüseyin Musevi’nin yeğeninin öldürüldüğü iddia edildi.
Muhalefete ait “parlemannews” adlı internet sitesinde, Musevi’nin 20 yaşındaki yeğeni Ali Musevi’nin öğle saatlerindeki çatışmalarda öldüğü, cesedinin halen Tahran’da bir hastanede olduğu belirtildi.
Musevi’nin adının açıklanmasını istemeyen yardımcısı, Ali Musevi’nin aldığı yaralardan kaldırıldığı hastanede öldüğünü söyledi.
Reuters Ajansı’na göre, devlet televizyonunun İngilizce yayın yapan kanalı Press TV’de, Tahran’daki gösterilerde “kimliği bilinmeyen saldırganlar” tarafından öldürülenler arasında muhalefet liderlerinden Mir Hüseyin Musevi’nin yeğeninin de olduğu kaydedildi.
Muhalif internet sitelerinden Jaras, Tebriz’de güvenlik güçleriyle protestocular arasındaki çatışmalarda çok sayıda kişinin de yaralandığını haber verdi.
Savcılar yeniden Özel Kuvvetler’i arıyor
‘Bülent Arınç’a suikast’ iddiasıyla dün Özel Kuvvetler’de arama yapılmış ancak evrak odasına girilememişti. Dün savcılar tarafından mührürlenen o odaya bu akşam girildiği iddia ediliyor..

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıyla geçtiğimiz günlerde gözaltına alınarak serbest bırakılan subayların çalışma ofislerinin bulunduğu Özel Kuvvetler Komutanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığı’nda sabah saatlerinde sona eren aramalar tekrar başladı.
Gece saatlerinde karargaha gelen ve aralarında savcı ve polis ekiplerinin bulunduğu araçlar karargaha bir süre alınmadı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıyla geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan 2 subayın çalışma ofisinin bulunduğu Özel Kuvvetler Komutanlığı Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığı’nda dün gece saatlerinde başlayan ve bugün sabah saat 06.00′da sona eren aramaların ardından, bu gece saatlerinde aramalar tekrar başladı.
Saat 00.15 sıralarında karargaha gelen 6 adet sivil araç bir sürere içeri alınmadı. Yapılan görüşmelerin ardından içerisinde savcı ve polis ekiplerinin bulunduğu iddia edilen araçlar karargaha alındı. Adalet Bakanlığı’na ait ve sivil polislerinde bulunduğu araçlar daha sonra arama yapılan komutanlığa geçti.
Dün arama yapan savcıların ulaşamadıkları bazı yerleri mühürledikleri belirtilmişti. Aramaların bu bölgelerde yapıldığı iddia ediliyor. Bu mühürlü yerlerin evrak odaları olduğu bildiriliyor ve bu akşam da bu odalara girildiği iddia ediliyor..
Dünkü arama sonrasında Genelkurmay, 8 askerin gözaltına alındığını açıklamıştı..
Ergenekon’da tahliyeler
İkinci ”Ergenekon” davasının 3 tutuklu sanığı tahliye edildi

İkinci ”Ergenekon” davasına bakan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Birol Başaran, Süleyman Solmaz ve Teğmen Melih Yüksel’in tahliyesini kararlaştırdı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, mahkeme heyetince alınan ara kararlar, üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu tarafından açıklandı.
Buna göre mahkeme heyeti, dosya kapsamı ve suç vasfının değişme ihtimalini dikkate alarak, tutuklu sanıklar Birol Başaran, Süleyman Solmaz ve Teğmen Melih Yüksel’in tahliyesine karar verdi.
Bu arada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün’ün, Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın da aralarında bulunduğu bazı sanıkların tahliye edilmesi yönünde oy kullandığı görüldü.
Papa Noel ayininde düşürüldü
Vatikan’da, Noel ayini sırasında akli dengesinin yerinde olmadığı sanılan bir kadın Papa’yı iterek yere düşürdü.

Vatikan Sözcüsü, yaptığı açıklamada, ”Akli dengesi bozuk gibi görünen bir kadının, Saint Peter Bazilikası’nda bariyerlerden atlayarak Noel ayin törenini başlatmak üzere koridorda ilerleyen Papa 16. Benedictus’u ittiğini ve yere düşürdüğünü, Papa’nın hızlıca ayağa kalktığını ve yara almadığını” söyledi.
Açıklamada, 82 yaşındaki Papa’nın sakince kilise mihrabına doğru yürümesini sürdürdüğü ve töreni başlattığı bildirildi.
Kardinal Roger Etchegaray’ı da iten kadının Vatikan polisi tarafından tutuklandığı, Kardinal Etchegaray’ın ise kontrolden geçirilmek üzere hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Geçen yıl da bir kadının bariyerlerden atlayarak Papa’ya yaklaşmak istediği, ancak korumalarca engellendiği kaydedildi.

Hükümette Berlusconi sendromu var
Baykal, Arınç’a suikast iddialarını inandırıcı bulmadı, “yumruk”tan sonra 7 puan kazanan İtalya Başbakanı’nı hatırlattı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddialarıyla ilgili olarak, ” Bütün Türkiye dedikodu konuşuyor. Sokağın adını bile aklında tutamayan insanlar nasıl suikast yaparlar?” dedi.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Deniz Baykal başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Toplantıda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baykal, Bülent Arınç’a yönelik suikast iddialarına da değinen Baykal, olayın seyrine bakıldığında ”pek çok inanılması güç nokta” olduğunun görüldüğünü ileri sürdü.
”Bir sokağın adını bile aklında tutamayan, kağıda yazanlar, polisi görünce kağıdı yutmaya çalışanlar nasıl suikast yapacaklar? Bu çok inandırıcı değil” diyen Baykal, olayın hızla aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Baykal, ”Ortada ciddi deliller olmadan Türkiye’de sürekli ona buna suikast varmış gibi bir manzara yaratılmasından başta iktidar olmak üzere herkesin kaçınması gerektiğini” savunarak, ”Hükümette Berlusconi sendromu var. Kendisi son yumruk olayıyla yedi puan kazanmış ülkesinde. Bizim hükümet suikast gibi sansasyonel haberlerle puan toplamaya çalışıyor. Sorumlu ve ciddi yönetici suikast girişimi varsa delilleriyle gereğini yapar. Bütün Türkiye dedikodu konuşuyor. Sokağın adını bile aklında tutamayan insanlar nasıl suikast yaparlar?” değerlendirmesinde bulundu.
ESKİ DTP’LİDEN TARTIŞILACAK SÖZLER
Kapatılan DTP’nin Siirt Milletvekili Osman Özçelik, “20-25 özerk bölge olmasını öneriyoruz” dedi.

Teke Tek’te Fatih Altaylı’nın konuğu olan Osman Özçelik, Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) yeni yönetiminin belirleneceği büyük kongrenin Ocak ayında yapılacağını söyledi.
Genel başkanın kim olacağının henüz belli olmadığını kaydeden Özçelik, Altaylı’nın “Genel başkan şahinlerden mi, güvercinlerden mi olacak?” sorusuna, “Hepimiz barış konusunda şahiniz.” yanıtını verdi.
TERÖRLE ARAMIZA MESAFE KOYDUK
Özçelik “DTP terörle arasına mesafe koymadı” eleştirilerine şu yanıtı verdi:
“Terörle aramıza mesafa koyduk. Mesafe, Diyarbakır merkezi, Ankara merkezi ile Kandil kadar, Cudi kadardır. PKK, silahlı mücadele ile Kürt sorununu çözeceğni düşünmüştür. Yaklaşık 20 yıldır demokratik mücadelenin içindeyim. Sorunları parlamenter sistemle, barışçıl yolla çözebileceğimizi söyledik. Şiddeti dışlayan bir yöntem önerdiğimiz çok açık ortada. Son 10 yıldır artık savaşla bir yere varılamayacağını artık en önemli kadrolardan duyuyoruz. Ancak ne yazık ki Türkiye bu barış ortamını sağlayamamıştır.”
KENAN EVREN DIŞINDA HERKESE SAYIN DİYORUM
Özçelik, Öcalan’a neden “Sayın” dediklerini de “Kenan Evren dışında herkese ‘sayın’ diyorum. Onun dışında bütün insanlara saygı duyuyorum” dedi.
BAŞBAKAN BİZİ TANIMADI
Açılımın içeriğinin belli olmadığını, isminin de 3 kez değiştiğinin altını çizen Özçelik, AK Parti’nin oyalamacı bir taktik izlediğini savundu. Özçelik, “86 yılda oluşmuş statükonun değişmesinin kolay olmadığını da biliyoruz. Biz AK Parti’ye samimi yaklaşması halinde destek vereceğimizi de söyledik. Ama binbir fedakarlıkla oluşturduğumuz grubu tanımadı. Sadece Başbakan değil, diğer partilerin yaklaşımı da böyle.” diye konuştu.
Özçelik şöyle devam etti: “Parlamaetodan çekilmenin demokrasiye katkı sağlayacağını düşünerek bu kararı vermiştik. Kanun tekliflerimiz, soru önergelerimiz dikakete alınmıyor. Bizimle irtibat kurulmuyor. Kendimizi misafir gibi hissetmeye başladık. Açılım diyor, bu açılımın ne olduğunu bizimle görüşmüyor. Bu kararı(sine-i millet) kamuoyuna açıkladık. BDP ile ortak toplantı yapıldı, parlamentoda kalmanın daha faydalı olacağı sonucu çıktı. Sivil toplum örgütleri ve bölgeden gelen tepkiler, aydınların çağrısı üzerine bu kararı aldık. Sayın Öcalan da tüm bunları izliyor. Kamuoyunun talebi bu yöndeydi. O da bu konuda görüş bildirdi.”
ÖCALAN’IN GÖRÜŞÜ
Altaylı’nın “Öcalan aksini söyleseydi, yani istifa edin deseydi ne yapardınız?” sorusuna Özçelik, “Abdullah Öcalan Türkiye’nin gerçekliğidir. Milyonlarca insan onun sözüne bakıyor. Öcalan’ı önemseyen kitlenin oyunu alıyoruz. Partimizin lideri değil. Biz legal bir partiyiz. Demokratik mekanizmalarımız var, karar organlarımız var. Abdullah Öcalan PKK’nın lideridir. Kürt halkının büyük bir kısmının önemsediği kişidir. Bunu görmezden gelemeyiz. Ama onunla aynı olduğumuz anlamına gelmez.” şeklinde yanıt verdi.
YENİ ANAYASA ŞART
“Türkiye’nin 12 Eylül Anayasası’ndan kurtulması lazım. AK Parti’nin böyle bir niyeti vardı, bütün girişimlerinde olduğu gibi geriye gitti. Demokratikleşme sağlanmadan Kürt sorunu bitmez. Kürt sorunu bitmeden şiddet bitmez. Bunun için yeni bir anayasa şart. Bütün gelişmiş ülkelerde yerellerin geliştirilmesi meselesi var” diyen Özçelik şöyle devam etti:
25 ÖZERK BÖLGE OLMALI
“Demokratik özerklik projemizde yerel yönetimlerin güçlendirilmesini, 20-25 özerk bölge olmasını öneriyoruz. Bu özerk bölgelerin bir merkezi olacak. O özerk bölgelerin ekonomik durumuna, etnik ve dinsel inanç gruplara, yani kültürel yapıya uygun bir demokratik yapı oluşturulmalı. Bu merkezden kopma değil. Merkezin gücünü yerellere indirmek anlamına geliyor. Türkçe asıl dildir. Ama o bölgelerde ağırlıklı olarak konuşulan diller de kullanılacak. Katılımcı demokrasinin gelişmesi açısından önemli bir adım olacaktır.”




































