Ekip otosuna saldırı
Mersin’de terör örgütü yandaşlarının molotofkokteyli ile bir ekip otosuna saldırması sonucu 2 polis memuru yaralandı
Merkez Akdeniz ilçesi Şevket Sümer Mahallesi’nde görevden dönen Siteler Polis Merkezi’ne bağlı 33 A 7319 plakalı ekip otosuna terör örgütü yandaşlarınca molotofkokteyli ile saldırı düzenlendi. Otoda bulunan 3 polis memurundan 2′si çeşitli yarlerinden yanarak yaralandı.
Mersin Devlet Hastanesi’ne götürülen yaralı polisler Kadir Gözübüyük ile Fatih Bilecan, ayakta tedavilerinin ardından taburcu edildiler. Saldırı sonrası ekip otosunda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Polis, oyadan sonra saldırganların yakalanması için bölgede geniş çaplı operasyon başlattı.
Eski Bakan Cahit Aral vefat etti
Eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, İstanbul’da vefat etti
Anavatan Partisi kurucu üyesi ve eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral, İstanbul’da vefat etti.
Cahit Aral’ın oğlu Zafer Aral’dan alınan bilgiye göre, Cahit Aral (84) İstanbul’da bir süredir tedavi gördüğü Florence Nightingale Hastanesinde, kalp yetmezliği nedeniyle vefat etti.
Aral’ın cenazesi, 3 Kasım Perşembe günü, cenaze namazının ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedilecek.
Aral kamuoyunda, Çernobil nükleer kazasından sonra basın mensuplarının karşısında çay içmesiyle hatırlanıyordu.
Şırnakta mayın patladı
Şırnak’ın Gabar Dağı eteklerinde TOKİ görevlilerini taşıyan sivil aracın geçişi sırasında mayın patladı. Patlamada araç içerisinde bulunan 4 işçi yaralandı
Gabar Dağı eteklerindeki Akçay Taburu’nun da bulunduğu Akçay köyü yoluna PKK’lılar tarafından döşenen mayın, saat 10.30 sıralarında uzaktan kumandayla patlatıldı. Patlama esnasında bölgede yapılan TOKİ inşaatında çalışan işçileri taşıyan araç devrildi. Araçta bulunan 4 işçi yaralandı.
Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan işçilerin Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğandan Kızılay mesajı
“Kızılay çok daha hızlı ve organize bir yardım kuruluşuna dönüşecektir”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızılay’ın, yaşanan her krizden, her afetten büyük dersler, ibretler çıkarmak, eksiklerini, zafiyetlerini gidermek suretiyle çok daha hızlı ve organize bir yardım kuruluşuna dönüşeceğine inandığını bildirdi.
Erdoğan, Kızılay Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajında şunları kaydetti:
”Kızılay, tarihten bugüne sürdürdüğümüz vakıf geleneğimizin, dayanışma kültürümüzün ve aziz milletimizin hamiyetperver karakterinin en anlamlı tezahürlerinden biridir. Irk, din, dil gözetmeksizin dünyanın farklı coğrafyalarındaki afetzedelerin, muhtaçların, yoksulların yardımına koşan Kızılay, milletimizin vicdanını, hoşgörüsünü hakkıyla temsil etmektedir.
Dünyanın bütün kıtalarında aktif görev üstlenen Kızılayın gösterdiği eşsiz başarılardan birini, yakın bir zamanda, son 60 yılın en büyük kuraklık ve açlık tehlikesiyle yüz yüze gelen Somali’de gördük. Yine, Van ilimizde meydana gelen depremde de vatandaşlarımızın yardımına ilk koşan, insanımızın imdat çığlığına ilk kulak veren kuruluşlarımızın başında yine Kızılay gelmektedir.
İnanıyorum ki Kızılay, yaşanan her krizden, her afetten büyük dersler, ibretler çıkarmak, eksiklerini, zafiyetlerini gidermek suretiyle çok daha hızlı ve organize bir yardım kuruluşuna dönüşecektir. Bu inançla Kızılay Haftası’nı kutluyor, dünyanın dört bir yanında büyük bir özveriyle çalışan Kızılay gönüllülerini ve tüm vatandaşlarımızı içtenlikle selamlıyorum. Bu vesileyle, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımız için bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum.”
Cumhuriyet 88 yaşında
Kalbimizde kutluyoruz…
Cumhuriyetimiz 88 Yaşında… Cumhuriyetin ilanının 88. yıl dönümü tüm yurtta, dış temsilciliklerde ve KKTC’de kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığındaki devlet erkanının Anıtkabir’e çelenk koymasıyla başlayan törenler, Gül’ün TBMM’de kutlamaları kabulüyle devam edecek. Törenlere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.
TÜRKİYE BÖLGESİNE İLHAM KAYNAĞI OLMAKTADIR”
Anıtkabir’deki tören, saat 08.45′te devlet erkanının Aslanlı Yolun başında yerini almasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığındaki devlet erkanı, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Atatürk’ün mozolesinin bulunduğu bölüme geçti.
Cumhurbaşkanı Gül’ün, ulu önderin mozolesine, üzerinde ”Cumhurbaşkanı” yazılı kırmızı-beyaz karanfillerden oluşan çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti. Gül, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: ”Aziz Atatürk, cumhuriyetimizin kuruluşunun 88. yıl dönümünde ülkemizin başarılarıyla gurur duyuyor, büyük bir özgüvenle parlak bir geleceğe doğru ilerliyoruz. Muazzam bir gelişme ivmesi yakalayan ve hızla değişen Türkiye sahip olduğu niteliklerin yanı sıra dinamizmi, güçlü ekonomisi ve olgunlaşan demokrasisi ile bölgesinde ilham kaynağı olmaktadır.
Cumhuriyet bayramında millet olarak aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, size minnet duygularımızla birlikte sevgilerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
Gül’ün, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalamasının ardından tören alanındaki Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ve öğrenciler, Atatürk mozolesinin önünden saygı geçişi yaptı.
Anıtkabir’deki törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yanı sıra TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Bakanlar Kurulu üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kuvvet komutanları, yüksek yargı mensupları, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, milletvekilleri, bazı siyasi parti temsilcileri ile diğer askeri ve mülki erkan katıldı.
KILIÇDAROĞLU İLE BAŞBAKAN TOKALAŞMADI
Anıtkabir’deki törenin ardından Meclise gelen Gül’ü, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, askeri törenle karşıladı. Tören kıtasını selamlayan Gül, tebrikleri kabul etmek üzere Tören Salonuna geçti. Gül, kutlamaları kabul ettiği salonda, bir süre TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile sohbet etti.
Törene ilk gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salonda Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile tokalaşırken, karşısında bulunan Bakanlar Kurulu üyelerini başıyla selamladı, Erdoğan ile tokalaşmadı.
Başbakan Erdoğan, Gül’ün kutlamaları kabul etmesini beklerken Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile ayaküstü sohbet etti.
Salona en son Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve kuvvet komutanları geldi. Bakanlar, kuvvet komutanlarıyla ele sıkışarak kısa süre sohbet etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş törene katılmadı. MHP’yi Grup Başkanvekilleri Mehmet Şandır ile Oktay Vural, BDP’yi ise Grup Başkanvekili Hasip Kaplan temsil etti.
VİETNAM VE HIRVATİSTAN BÜYÜKELÇİLERİ GÜL’Ü KUTALAMAYI UNUTTU
Cumhurbaşkanı Gül’ün yerini almasının ardından, İstiklal Marşı okundu. Gül, daha sonra kutlamaları kabul etti. TBMM Başkanı Çiçek, Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, Yargıtay Başkanı Nazmi Kaynak, Danıştay Başkanı Hüseyin Hüsnü Karakullukçu, Bakanlar Kurulu üyeleri, kuvvet komutanları, TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, milletvekilleri, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk, bürokratlar ile yabancı misyon şefleri, Gül’e tebriklerini iletti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aralarında ABD ve İsrail maslahatgüzarlarının da bulunduğu yabancı misyon şeflerinin kutlamalarını kabul ettikten sonra gazetecilerin de bayramını kutladı.
Vietnam ve Hırvatistan büyükelçilerinin Gül’ü kutlamayı unutarak önünden geçmesi, salonda gülüşmelere neden oldu. Büyükelçiler, Gül’ün uyarısı üzerine, durumu fark ederek kendisine tebriklerini sundu.
Öte yandan eski Milletvekili Mustafa Karadağ, yabancı misyon şeflerinin tebriklerini sunduğu sırada araya girerek Cumhurbaşkanı Gül’ü kutladı.
KILIÇDAROĞLU’DAN BAYRAM MESAJLARI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cep telefonu ve Twitter mesajlarıyla Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. CHP Basın Birimi’nden yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir ve TBMM’deki törenlere katıldığı anımsatıldı.
Kılıçdaroğlu’nun, cep telefonu ve Twitter mesajlarıyla Cumhuriyet Bayramı’nı kutladığı belirtilen açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun vatandaşlara şu mesajları gönderdiği bildirildi: ”Biz kutluyoruz, çünkü Cumhuriyet; Atatürk’ün en büyük eseridir… Biz kutluyoruz, Çünkü Cumhuriyet; özgürlüktür, kardeşliktir, erdemdir…Biz kutluyoruz, çünkü Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir…Biz kutluyoruz, çünkü Cumhuriyet, tasada ve kıvançta ortak olmaktır. Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun…”
Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun bugün saat 15.00′de Eskişehir, 19.00′da da Bursa’da düzenlenecek ”Cumhuriyet Yürüyüşleri”ne katılacağı kaydedildi.
GEÇİT TÖRENLERİ İPTAL
Başbakanlık Van depremi nedeniyle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenleri çerçevesinde tören geçişi, resepsiyon gibi kutlama faaliyetlerini iptal etti. Bu konudaki genelge dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.
Genelgeyle, okullardaki konser, balo, resmi geçit ve tüm programlar iptal edildi. Cumhuriyet Bayramı’nın bu yıl sadece çelenk konarak kutlanacağı belirtildi.
29 Ekim geçit törenleri iptal
Kılıçdaroğlu tepki gösterdi: Resepsiyonları anlarız ama…
ERDOĞAN’DAN ‘ANAYASALI’ MESAJ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında yeni Anayasa vurgusu yaparak, “Çağdaş ve evrensel değerler çerçevesinde hazırlayacağımız bir Anayasa, hem aziz milletimizi birbirine daha da kenetleyecek hem de Cumhuriyetimizin temellerini çok daha sağlam ve sarsılmaz bir hale getirecektir’’ dedi.
Soğuk tören meğer sıcakmış
Cumhuriyetin 88. Kuruluş Yıl Dönümü resmi törenlerinden geçilen fotoğraflar medyayı yanılttı. Meğer Başbakan Erdoğan ve CHP lideri Kılıçdaroğlu arasında “soğukluk” olmamış!
Cumhuriyetin 88. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri Başkent’te sabah saatlerinde Anıtkabir ziyaretiyle başladı. Bu törenin ardından da devletin zirvesi TBMM’ye geçerek Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümü etkinliklerine burada devam etti.
TBMM’deki törene ilk gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oldu. Ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da salondaki yerini aldı.
Törenin başlamasından birkaç dakika sonra, iki liderin tokalaşmadığını haber olarak abonelerine duyuran Anadolu Ajansı aynı zamanda iki liderin birbirlerinden çok uzak ve ‘soğuk’ duran bir fotoğrafını da yine abonelerine sundu. Bunun üzerine medya organları törenin soğuk geçtiğini bildiren haberler yaparak sayfalarına koydular.
Ancak öğle saatlerinde yine Anadolu Ajansı’nın geçtiği fotoğraflarda iki liderin Anıtkabir ziyareti sırasında oldukça sıcak bir şekilde tokalaştığı görülüyordu.
Göz göre göre cinayet
Daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı ehliyetine 6 ay el konulan şahıs, yine alkol alıp direksiyon başına geçince faciaya neden oldu
İzmir’in Narlıdere ilçesinde, daha önce alkollü araç kullanmaktan dolayı ehliyetine 6 ay el konulan 28 yaşındaki Tolga Mehmet Demiray, alkollü halde direksiyon başına geçince yönetimindeki otomobil ile yoldan çıkıp ağaca çarptı. Kazada, otomobilde bulunan 18 yaşındaki Yeliz Henteş hayatını yitirirken, biri ağır 3 kişi yaralandı. Kazadan sonra sürücü Demiray’ın yapılan alkol muayenesinde 180 promil alkollü çıktığı bildirildi.
ALKOL, AŞIRI HIZ VE KAZA
Korkunç kaza, dün (perşembe) saat 21.00 sıralarında, Mithatpaşa Caddesi Narlıdere İstihkam Okulu önünde meydana geldi. İddiaya göre, bir su işletmesinde dağıtım elemanı olarak çalışan Tolga Mehmet Demiray (28), arkadaşları özel bir hastanede tekniker olarak çalışan Yeliz Henteş, Salih Dede Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Dilara Aybattı ve çilingir 22 yaşındaki Uğur Karatop ile Güzelbahçe’de eğlenmeye gitti. Gittikleri eğlence mekanında alkol alan evli ve 1 çocuk babası Demiray, 35 H 9230 plakalı otomobille Balçova’da oturan arkadaşlarını evlerine bırakmak için yolla çıktı. Güzelbahçe’den Balçova yönüne giden Demiray, aşırı hız nedeniyle yönetimindeki otomobilin direksiyon hakimiyetine kaybedince yok kenarındaki ağaca çarptı. Vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ve polis ekipleri ön koltukta oturan Yeliz Henteş’in hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan Dilara Aybattı ile Uğur Karatop ve sürücü Tolga Mehmet Demiray, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı.Tedavi altına alınan yaralılardan Salih Dede Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Dilara Aybattı’nın sağlık durumu ciddi olduğu belirtildi
DAHA ÖNCE ALKOLDEN EHLİYETİNE EL KONULMUŞ
Kazadan sonra otomobilde yapılan incelemede bira şişelerine rastlandı. Bu arada hafif yaralanan sürücü Tolga Mehmet Demiray’ın daha önce alkollü araç kullandığı için ehliyetine 6 ay süreyle el konulduğu belirtildi. Ehliyetini polisten yakın bir tarihte aldığı belirtilen sürücü Demiray’ın, 180 promil alkollü olduğu öğrenildi. Kaza ile ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi
AK Parti-BDP deprem zirvesi
AK Partili bakanlar ile BDP’li ve bağımsız bölge milletvekilleri biraraya geldi
Van’da bulunan Başbakan Yardımcısı Beşir Atala, BDP ve bağımsız milletvekilleri ile bir araya geldi.
Atala, Van’da 23 Ekimde meydana gelen depremin ardından İl Afet Acil Durum Müdürlüğü’nde İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile yaklaşık 1 saat süren bir toplantı yaptı.
Toplantıya daha sonra BDP Iğdır milletvekili Pervin Buldan, Muş milletvekili Sırrı Sakık, Van milletvekili Nazmi Gür ile Diyarbakır Bağımsız milletvekili Leyla Zana ve Van Bağımsız milletvekili Aysel Tuğluk katıldı. Toplantı sürerken, milletvekilleri toplantıdan ayrıldı.
Toplantı sonunda herhangi bir açıklama yapılmadı.
ACILI ORTAMLARI SİYASET DİLİNDEN KURTARMAK LAZIM”
Başbakan Yardımcısı Atalay, cuma namazı çıkışında basın mensuplarının soruları üzerine şunları söyledi: ”Kriz merkezine ziyarete geldiler ve görüştük. Böyle dönemler en geniş ve en kapsamlı şekilde dayanışma, vatandaşımızın hizmetini karşılama günleridir. Siyaset yapma günleri değildir. Böyle acılı ortamları siyaset dilinden kurtarmak lazım. Şunu gördük ki Erciş ağırlıklı Van’da da olan bu depremde Türkiye tek vücut oldu. Görüyorsunuz Türkiye’nin her köşesinden yardım yağıyor. Soruyorlar bize ‘ne getirelim?’ Yani ülke tek vücut oldu. Bunu da Vanlı, Ercişli kardeşlerimiz görsünler. Biz de buna şükrediyoruz. Tabii böyle afetlerin ilk günlerinde ufak tefek eksiklikler olabilir. Telaş olur. Vatandaşı da anlamak lazım. Yakınlarını kaybetmiş vatandaşlarımız var. Acil bir ihtiyacı olur, merak eder, bunların hepsini anlayışla karşılamak lazım. Yeter ki burada provokatif şeyler olmasın. Yoksa ben burada Vanlı ve Ercişli vatandaşlarımı gördüm. Gerçekten çok tevekkül sahibi, sabırlı, insani tutumlar, duygular içinde gördüm. Bunun için de çok teşekkür ediyorum.”
En büyük mucize
102 saat sonra kurtarıldı
Van’ın Erciş İlçesi’ndeki bir enkazdan, depremden 102 saat sonra 18 yaşındaki bir İmdat Padak isimli genç kurtarıldı. Aydın Apartmanı’nın enkazından çıkartılan genç, Erciş’te oluşturulan sahra hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.
Tuncay Özkan Deniz Feneri
Ergenekon Davası’nın tutuklu sanığı Tuncay Özkan, avukatı aracılığıyla yazılı bir açıklama yaptı
İkinci ”Ergenekon” davasının tutuklu sanığı gazeteci Tuncay Özkan’ın avukatı Gizem Öcalan, ”Müvekkilim, Deniz Feneri davası tahliyelerini yerinde bulup, o davada doğru uygulanan hukukun ‘Ergenekon’ davasında da uygulanması gerektiğini ifade etmektedir” dedi.
Öcalan, yaptığı yazılı açıklamada, müvekkili ile bu sabah cezaevinde görüştüğünü ifade ederek, ”Müvekkilim Tuncay Özkan, Deniz Feneri davası tahliyelerini yerinde bulup, o davada doğru uygulanan hukukun ‘Ergenekon’ davasında da uygulanması gerektiğini ifade etmektedir” dedi.
Öcalan, açıklamasında Özkan’ın ”RTÜK Başkanlığı yapmış Zahid Akman’ın gerek geçmişte yaptığı bu görevi, gerek kaldığı tutukluluk süresi ve kaçma şüphesi ile delil karartma tehlikesi olmadığından tahliye edilmesi kadar olağan bir husus yoktur. Olağanüstü olan 3 yılı aşkın süredir bizim tutuklu olmamızdır” dediğini aktardı.
Van Cezaevi boşaltıldı
Mahkum ve tutuklular başka illere nakledildi
Van M Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki adli hükümlü ve tutuklular, binaların güvenli olmaması nedeniyle başka illere nakledildi. Deprem sonrası duvarın yıkılmasını fırsat bilen 150 kadar hükümlü ve tutuklunun firar edip büyük bölümünün geri döndüğü cezaevi dün gece çıkan isyandan sonra boşaltıldı. 5.4 büyüklüğündeki artçı şok sırasında binanın güvenli olmadığını söyleyip bahçeye çıkmak isteyen ve bu istekleri yerine getirilmeyince yatakları ateşe vererek ayaklanan hükümlü ve tutuklular, başka cezaevlerine nakledilmeye başlandı. Gece 200 kadar hükümlü ve tutuklunun Muş ve Erzurum’daki cezaevlerine gönderilmesinden sonra, kalan 600 hükümlü ve tutuklunun bu illerle diğer bazı çevre illerdeki cezaevlerine nakil işlemleri sürüyor.
Venedik Komisyonu
Avrupa Konseyi bünyesindeki Venedik Komisyonu, TBMM’de Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yapılandırılması konusundaki kanuna ilişkin görüşünü açıkladı
Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren ve üye ülkeler ile aday ülkelerin anayasa ve yasa çalışmalarına talep geldiği takdirde katkı veren Venedik Komisyonu, geçen hafta düzenlenen 88. genel kurulunun sonunda, TBMM’de Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili kanuna ilişkin görüşünü kabul ederek, kamuoyuna açıkladı.
Hükümet, Anayasa Mahkemesi’nin yeniden düzenlenmesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile ilgili yasal düzenlemelere ilişkin olarak Venedik Komisyonu’nu Türkiye’ye davet ederek, görüşlerini bildirmesini talep etmişti. Venedik Komisyonu’ndan bir heyet, Türkiye’de başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla istişarelerde bulunmuştu.
Komisyonun yayımladığı belgede, Anayasa Mahkemesi’yle ilgili yasanın “dengeli” olduğu ve “önemli birçok konuya değindiği” ifade edildi.
Yasa için “iyi kaleme alınmış, uyumlu ve Avrupa standartlarına uygun” denilen belgede, bununla birlikte, bu yasanının daha da iyileştirilmesi için yapılan önerilere yer verildi.
Komisyon raporunda, “yasada en önemli değişiklik, bireysel başvuru hakkının tanınması. Normal mahkemeler, bu değişiklikle Anayasa Mahkemesi’nin her şeyin üzerinde “yüceltileceği”, “süper mahkemeye” dönüşeceğinden korksalar da bu durum gerçekten geçerli değil. Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin bu konudaki yetkisi, sadece anayasal konuları içeriyor” denildi.
KOMİSYON ÖNERİLERİ
Komisyondan yapılan tavsiyeler özetle şu şekilde:
1. Mahkeme üyeliğine seçilmek için yeterlilik, eğitim ve genel yaş kriterleri bütün kategorilerdeki adaylar için geçerli olmalıdır. (6. madde)
2. Nitelikli çoğunluk, mahkeme üyelerinin seçimiyle ilgili oylamanın bütün turlarında gerekli olmalı. (7. ve 146. madde)
3. Anayasa Mahkemesi’nin dairelerinin tertibi açık bir şekilde kurala bağlanmalı ve her dairenin farklı bölümlerinden üyeler verilerek bu sağlanmalı, belirli bir süre için tertip önceden belirlenmeli. Geçici tertip aracılığıyla, bir davanın etkilenmesini önlemek için, mahkemenin dairelerin tertibi belirli bir süre için önceden belirlenmeli. (7. madde)
4. Anayasa Mahkemesi üyeliğinin sürekliliğini sağlamak için, süresi biten üye, yeni gelen işe başlayana kadar görevde kalmalı.(10. madde)
5. Başka bir daireye üye atama, kura ile veya önceden bir liste ile yapılmalı. (13. madde)
6. Disiplin yaptırımlarına gerek olan yanlış davranışların daha açık bir şekilde yazılması gerekir. (15. madde)
7. Mahkeme üyelerinin bilimsel toplantılara katılımı, üyenin çok fazla mahkeme oturumu kaçırmasına neden olmayacaksa, başkanın onayına dayanmamalı. (15. madde)
8. Komisyon üyelerinin sayısı açıkça tespit edilmeli. (22. madde)
9. Davaların raportör yargıçlara verilmesi, dava dağıtımında otomatik bir sistemle yapılmalı. Bu sistemde, haklı gerekçelerle oluşacak özel durumlar, dava dosyasında belgelenmeli. (24. madde)
10- Mahkeme üyelerine rapor yazmak için görevlendirilen raportöre dava verme prosedürü, karar mütalaa süreci ve kararın kaleme alınması yasada belirtilmeli. (26. madde)
11. Kanun, hiç kimsenin bir raportöre dava ile ilgili nasıl davranacağı konusunda talimat veremeyeceğini açıkça belirtmeli, bu durum mahkeme üyelerinin sadece mütalaası dışında geçerli değil. (26. madde)
12. Yaş sınırını aşan ve yardımcı raportör için başvuran kişiler için, yaş sınırının genişletilmesi gerekmektedir. (27. madde)
13. TBMM’de iktidar veya muhalefet partisine avantaj sağlamak yerine, meclisteki bütün partiler veya belirli sayıdaki grup milletvekili soyut yasaların gözden geçirilmesini isteyebilmeli. (35. madde)
14. Doğrudan iptal davası açma süresi uzatılmalı. (37. ve 151. madde)
15. Ön karar prosedürü için beş aylık süre çok kısa görünüyor. (40. madde)
16. Bireysel şikayetlerin temelinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yorumladığı biçimiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olduğu açık bir referans olarak eklenmeli. (45. madde)
17. Kamu tüzel kişileri, Anayasa’daki haklarının uygulanabilirliğini Anayasa Mahkemesi önünde ileri sürebilmeli. (46. madde)
18. Katı anlamıyla davanın kabul edilmezliği ile davayı görmeyi reddetme seçeneği arasında bir ayırım yapılmalı. (48. madde)
19. Geçici önlemlerin iptali için altı ay zaman sınırında değişiklik yapılmalı.(49. madde)
20. Anayasa Mahkemesi tarafından, normal mahkemelere verilen talimatların uygulanıp uygulanmadığından emin olmak için, normal mahkemenin kararı iptal edilmeli. (49. madde)
21. Kanun, kişisel şikayet başvuru sürecinin iptali halinde, Anayasa Mahkemesi’nin boş ve geçersiz kararı verebileceğini açıkça belirtebilmeli. (49. madde)
22. Kanun, Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasayı yorumunun, bütün normal mahkemeleri bağlayacağını daha açık bir şekilde göstermeli. (49. madde)
23. Anayasa Mahkemesi’ne, anayasal aykırılığın, sadece anayasaya aykırı şekilde yorumlanması sonucundan çıkması halinde ve olayın bir daha incelenmesine gerek görülmemesi durumunda, söz konusu davayı aynı mahkemeye gönderebilmeli. (50.madde)
24. Daireler arasında önemli konularla ilgili ayrılıkların çözümü, yönetmelik yerine kanunla belirlenmeli. (50. madde)
25. Anayasa Mahkemesi’ne, kişisel bir başvurudan dolayı, önemli bir anayasa konusu ortaya çıkmışsa ve kişi sonra bu başvurusundan feragat etse bile, soruşturmasına devam etme izni verilebilmeli. (50. madde)
26. Venedik Komisyonu, siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılmasıyla ilgili anayasa değişiklik önergesinin kabul edilmemesinden üzüntü duyduğunu ifade eder. Venedik Komisyonu, bu anayasa değişikliğinin ilerde tekrar gündeme getirilmesini tavsiye eder.
27. Anayasa Mahkemesi, siyasi partilerin finansmanıyla ilgili konuya, sadece Sayıştay’ın ihlal kararı vermesi halinde bakmalı. (55. ve 69. madde)
28. Raportör yargıca itiraz edebilme fırsatı olması için gerekli düzenlemenin yapılması gerekir. (60. madde)
29. Oylamada, anayasa değişikliğin geçersiz sayılması için üçte iki çoğunluk aranması kaldırılmalı.
30. Anayasa Mahkemesi’nin kararları diğer mahkemeler için bağlayıcı olması daha açık bir şekilde yazılmalı. (66. madde)
Vanı bir de terör vurdu
Van’da mayın tuzağı: 4 asker yaralı
Van’ın Başkale İlçesi yakınlarında PKK’lı teröristler tarafından daha önceden yerleştirilen mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu 4 asker yaralandı.
Başkale İlçesi’ne bağlı Yavuzlar Köyü kırsalında dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, devriye görevindeki askeri aracın geçişi sırasında mayın patladı. PKK’lı teröristler tarafından daha önceden yerleştirilen mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu araçta bulunan 4 asker yaralandı. Helikopterle Van Askeri Hastanesi’ne kaldırılan yaralı askerlerin hayati tehlikesi bulunmadığı öğrenildi. Olayın ardından teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.
29 Ekim resepsiyonu iptal
Van’daki deprem nedeniyle resepsiyon iptal edildi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenecek resepsiyonu Van’daki deprem nedeniyle iptal etti.
Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklama şöyle:
”Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhuriyet’in 88. yıl dönümü vesilesiyle 29 Ekim Cumartesi günü verecekleri resepsiyon, Van’da meydana gelen deprem nedeniyle iptal edilmiştir.
Acılar devam ederken, enkaz altında bulunan vatandaşlarımızın kurtarılması için yoğun çalışmalar sürerken, halkımız bunun derin kederini yaşarken, Sayın Cumhurbaşkanımız bu yılki resepsiyonun iptal edilmesi talimatını vermişlerdir.”
Halk otobüsü kazası: 10 yaralı
İstanbul Bayrampaşa’da özel halk otobüsü kontrolden çıktı köprünün beton ayağına çarparak durabildi
İstanbul Bayrampaşa’da özel halk otobüsü kaza yaptı. Yolculardan 4′ü ağır toplam 10 kişi yaralandı. Kazadan kısa süre sonra olay yerine gelen ambulanslar yolculara müdahale ederek çevre hastanelere kaldırdı. Kaza nedeniyle O-3 Otoyolu Esenler istikameti uzun süre trafiğe kapandı.
Kaza O-3 Otoyolu Bayrampaşa Yıldırım köprüsü altında saat 11:45 sıralarında meydana geldi. Göztepe Mahallesi-Beyazıt hattında çalışan yolcu otobüsü, Beyazıt’tan aldığı yolcularla yola çıktı. İddiaya göre Bayrampaşa’dan Esenler istikametine doğru seyreden otobüsün sürücüsü Enver Gencer kendisini sıkıştıran otomobile çarpmamak için direksiyonu kırınca hakimiyeti kaybetti. Yol kenarındaki bariyerlere çarpan otobüs, bariyerlerin üzerine çıktı. Yaklaşık 30 metre bariyerlerde kayan otobüs, Bayrampaşa Yıldırım köprüsünün beton ayağına çarparak durabildi.
Çarpmanın etkisiyle otobüste bulunan yolcular etrafa saçıldı. Otobüste bulunan yolculardan 4′ü ağır olmak üzere 10 kişi yaralandı. Kazadan sonra kısa sürede olay yerine gelen çok sayıda ambulans yaralılara müdahale etti. Durumu ağır olanlar hemen çevre hastanelere kaldırıldı. Görgü tanıkları, kaza sırasında şiddetli bir ses duyduklarını ve etrafta bir toz bulutunun yayıldığını belirtti.
Kaza nedeniyle 0-3 Otoyolu uzun süre trafiğe kapandı. Olay yerine gelen polis ekipleri trafiğin akışını kontrollü olarak sağladı. Kazaya karışan otobüs ve hasar gören başka bir otomobilin kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.
Terör oturumu ertelendi
TBMM’de yapılacak terör oturumu ertelendi
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çarşamba günü gerçekleştirilecek olan terör konulu Genel Görüşme, gelecek hafta salı gününe ertelendi.
Başbakan Afet Bölgesinde Bilgi Aldı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”DAP” adlı özel uçak ile saat 19.44′te Van’a gitti. Başbakan Erdoğan’ı Van Ferit Melen Havaalanında, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Van Valisi Münir Karaloğlu karşıladı. Başbakan Erdoğan ile birlikte İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile Başbakan’ın kızı Sümeyye Erdoğan da Van’a gitti.
BAŞBAKAN AFET BÖLGESİNDE…
Başbakan helikopterle deprem bölgesi Erciş’e geçti. Kriz merkezinde yetkililerden bilgi alarak bölgede incelemelerde bulunan Erdoğan basın toplantısı düzenledi.
“Van’da 13:40′ta hafif olmak üzere 13:50′de ise 7.2 şiddettinde deprem meydana gelmiştir. Bu deprem neticesinde birçok vatandaşımızı kaybetmiş bulunuyoruz. Şu anda enkaz kaldırma çalışmaları gerek Van merkezde ve gerekse Erçiş’te devam ediyor. Şu anda zor koşullar ve zor şartlar altında bu çalışma devam ediyor. Zira gerek kurtarma ekipleri, gerek enkaz kaldırmaya yönelik çalışmayı yapacağımız, iş türü makinelerimiz filan bunlar, Van merkez olsun, çevre illerden olsun şu anda bölgeye intikal etmiş durumdalar, hala da bu çalışmalar devam ediyor.
Burada Van merkez ile ilgili olarak, tabii en önemli sıkıntımız, ağırlıklı olarak köylerde oldu. Zira köylerdeki kerpiç evler malum, bu evler hemen hemen tamamına yakını yıkık diyebiliriz. onun için Erçek beldesi, Çomaklı köyü, Hıdır köyü, Kasımoğlu köyü, Topaktaş köyü, Yalınağaç köyü, elekli köyü, Yaylıyaka köyü, Sarmaç köyü, Seyrantepe köyü, Abdulgazi Mahallesi bunlarda toplam 5 hane böyle bir yıkık bina olarak önümüzde. Ama diğerleri tamamıyla köyler, kerpiç binalar yıkılmış durumda. Ve Van merkez’de toplam şu anda elimizdeki bilgileri söylüyorum, 93 ölümüz var. Allah’tan kendilerine rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağolsun diyorum.
Tabii bunun yanında 350 yaralı Van merkezde var. Bununla ilgili hamdolsun kısa süre bir süre önce açılışını yaptığımız Van Devlet hastanesinde gerekli müdahaleler yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor.
Erciş ile ilgili durum, şu anda çok daha farklı, daha sıkıntılı. Orada yıkık bina olarak 55 kadar Erciş merkezde yıkık bina var. Tabii bunlar apartmanlar ağırlıklı olarak ve buralardaki enkaz kaldırma çalışmaları şu an itibariyle devam ediyor. Burayla ilgili şu andaki yine ölü sayımız gerçi gelen bilgiler itibarıyla 45 sayımız var. Fakat enkaz altındaki ölü sayısı şu anda tabii bilinmiyor. Bu noktada bir rakam vermek mümkün değil, temennimiz onlara canlı olarak ulaşabilmek, onları kurtarabilmek. Ve bu noktada yoğun olarak çalışmalar bütün gece boyunca da devam edecek. Ve yarın da bu çalışmalar aynı şekilde artık netice alıncaya kadar tabii devam edeceğiz.
Erciş’te İçişleri Bakanımız İdris Naim Şahin başkanlığındaki kriz masasını yönetiyoruz. Türk Silahlı Kuvetleri de görevde. Van merkezde de aynı şekilde çalışmalarımızı çok titizlikle baştan beri yürüttük. Şu anda da bütün gece boyunca calışmaları takip ve yönetmet üzere beşir atalay bey başkanlığında kriz masası görevde. Bu kış tesirinden kurtarmak için birçok yerimizde mevlana evleri, kış çadırları, konteynırlar kuruluyor. En uygun şekilde vatadaşları yerleştireceğiz.
Olayın artçı hali devam ettiği için paniğe bu işi götürmek yanlış olur. Ağır hasarlı evlere vatandaşlarımızın girmemisinde fayda var. Burda da bunun altından kalkacağız. Tüm tedbirleri aldık, alıyoruz. Kışın soğuğunda vatandaşımızı kendi halinde bırakacak değiliz. Buna yönelik çalışmalarımız yarından itibaren çok daha rahat şekilde çözüme kavuşmuş olacak. Arkadaşlarımız kriz masalarını yönetiyorlar, netice alana kadar da devam edeceğiz.
Bu arada birçok ülkeden, sağolsun arayanlar derdimize ortak olanlar var. Bu ülkelerin devlet başkanlarına özellikle ABD, Almanya, Azerbaycan teşekkür ediyorum. Azerbaycan büyük bir ekibiyle bir uçağını gönderdi. Tam donanımlı kurtarma ekipleri bunlar. Kendilerini Erciş’e yönlendirdik. Bulgaristan, Çin, Danimarka, Ermenistan, Gürcistan, İngiltere, Rusya, Yunanistan, AB, BM, NATO olmak üzere hepsi katkıda bulunmak üzere Dışişleri Bakanlığımıza durumları bildirdi. İhtiyaç olması halinde bu ülkelerden bu tür taleplerde bulunacağız Şu anda Azerbaycan, İran ve Bulgaristan’dan gelen yardımlar ulaştı, önce geldikleri için. Şu anda bizler bu problemi çözebilecek noktadayız. Bu ilgileri nedeniyle şahsım ve milletim adına teşekkür ediyoruz.
Basın mensubu arkadaşlarımdan ricam, panikleyen vatandaşlarımız olabilir. Onların bu paniklemelerini ekrana getirmek suretiyle vatandaşımızı (Van’da ne oluyor, halk kendi başına bırakıldı mı) haline getirmek, milletin dayanışma ruhunu ortadan kaldırır. Deprem olduğu anda hepimiz seferber olduk, tüm ekiplerimizle yetiştik. 1 saat önce Erciş’teydik şimdi Van’da çalışmamızı yaptık. Şimdi de burda yıkılan evleri, bölgeleri gezmek istiyoruz.”
Başkan danışmanı tutuklandı
Adana Büyükşehir Belediyesi’nde ihalede yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan başkan danışmanı tutuklandı
Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım şirketi olan BELDETAŞ’ta ihale yolsuzluğu yapıldığı gerekçesiyle düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve dün adliyeye sevk edilen Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’ın danışmanı Tamer Barış T. tutuklandı, Ulaşım Dairesi Başkanı ve BELDETAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferhat Y. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Hükümetten ilk açıklama
Başbakan ve bakanlar bölgeye gidiyor
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, tüm kurumların alarma geçtiğini Afet Yönetiminin Van’da toplanacağını söyledi.
Bakanlar Beşir Atalay, İdris Naim Şahin ve Cevdet Yılmaz bölgeye hareket etti.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Van’da büyük bir deprem yaşandığını belirterek, Van Ferit Melen havaalanının uçuş trafiğine açık olduğunu, kendilerinin de Van’a gideceklerini bildirdi. Bakan Yıldırım, depremden dolayı yardıma ihtiyacı olan vatandaşların, 112 ve 155 çağrı merkezlerine mesaj atabileceklerini, bunun tüm operatörler için geçerli olduğunu söyledi.
ERDOĞAN VAN’A HAREKET ETTİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, depremin merkez üssü olan Van’a gitmek üzere İstanbul’dan ayrıldı.
Günü Kısıklı’daki evinde geçiren Erdoğan, öğle saatlerinde gelen deprem haberi üzerine Van’a gitmeye karar verdi.
Saat 16.30 sıralarında evinden çıkan Erdoğan, önce annesinin kabrini ziyaret etti. Yaklaşık yarım saat mezarlıkta kalan Erdoğan, buradan Atatürk Havalimanı’na geçti. Erdoğan, DAP uçağıyla Van’a hareket etti. Herhangi bir açıklama yapmayan Başbakan’a Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar eşlik etti.
“BÖLGEYE SAĞLIKLA İLGİLİ GÜÇLERİMİZİ İNTİKAL ETTİRİYORUZ”
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ambulans uçakla Erzincan’dan Van’a gitti.
AK Parti Erzincan İl Gençlik Kolları’nın olağan kongresine katıldıktan sonra Erzincan Havaalanı’na geçen Bakan Akdağ, beraberindekilerle birlikte Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla saat 17.00′de Erzincan Havaalanı’ndan deprem bölgesine hareket etti.
Bakan Akdağ, uçağa binmeden önce basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ”Deprem olduğu sırada Erzurum’dan Erzincan istikametine seyir halindeydim. Erzincan’a geldik, şu anda bir ambulans uçağımız Erzincan’a intikal etmiş durumda. Genel müdür arkadaşlarımla, uzman arkadaşlarımla birlikte Van’a hareket ediyorum. Yaralı kardeşlerimize ‘geçmiş olsun’ diyorum, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum” dedi.
Özellikle Van ve Erciş’in depremden büyük oranda etkilendiğini ifade eden Akdağ, şöyle konuştu:
”En fazla etkilenmenin Erciş’te olduğunu arkadaşlarımız bize iletti. Bir taraftan arama kurtarma ekipleri, diğer taraftan bakanlığımıza bağlı arama kurtarma ekipleri, bunlara UMKE ekipleri diyoruz, bölgede hizmet ediyorlar, sadece Van’da değil Van’ın dışındaki şehirlerden de bölgeye intikal etmiş olan arkadaşlarımız var. Çok sayıda, onlarca ambulans ekibiyle birlikte bölgeye intikal etti. Bir taraftan Van’a yakın şehirlerden bir plan çerçevesinde Sağlık Bakanlığı çalışanları, ambulansları ve medikal kurtarma ekiplerini gönderirken o ekiplerin geldiği şehirlere de çevre illerden yardım getiriyoruz. Şimdi bölgeye gideceğiz, zannediyorum İçişleri Bakanımız da bölge olacak. İncelemeler yaparak elimizden gelen yardımı yapmaya çalışacağız. Kardeşlerimize ‘geçmiş olsun’ diyorum. Devletimiz, hükümetimiz, bütün gücüyle iyi organize olmuş bir biçimde bölgede halkımıza hizmet edecektir. Herkese geçmiş olsun.”
Van’daki depremde bu saat itibariyle yaralı sayısının sorulması üzerine Akdağ, ”Bu noktada herhangi bir şey söyleyemem. Bende toplanmış bir bilgi ve veri yok. Söylememeliyim çünkü bilgi kirliliğine yol açıyoruz. Başbakanlık bunları sağlıklı bir bilgiyi elde ettikten sonra kamuoyuyla paylaşacaktır” dedi.
KILIÇDAROĞLU YARIN VAN’A GİDECEK
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 7,2 büyüklüğünde depremin olduğu Van’a gideceği bildirildi. CHP’den yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun Van’da meydana gelen deprem nedeniyle başta Van olmak üzere depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun, yaralılara da acil şifalar dilediği ifade edildi. Yalova’da incelemelerde bulunan Kılıçdaroğlu’nun yarın geçmiş olsun demek ve incelemelerde bulunmak, depremin zararlarını yerinde görmek üzere Van’a gideceği belirtildi.
Telefonla tedavi bebek düşürdü
Baba isyan etti: Alın size eserinizi getirdim. Benim evladımı siz öldürdünüz!
Konya’da, 4 aylık hamile olan Ceylan Gülmez sancılanınca, eşi Fatih Gülmez tarafından Mevlana Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Burada doktorları olan E.G.’yi bulamayan çift, doktorun hastaneye gelmesini istedi. İddiaya göre E.G., kendisine telefonla ulaşan hemşireye, hastaya serum verilmesini ve evine gönderilmesini söyledi.
Evine gönderilen Gülmez yeniden rahatsızlandı. Başka hastaneye götürülen Ceylan Gülmez’in düşük yaptığı belirlenince, bebek ameliyatla alındı.
Çılgına dönen Fatih Gülmez, hastane morgundan aldığı cenini Mevlana Üniversite Hastanesi’ne götürerek, “Alın size eserinizi getirdim. Benim evladımı siz öldürdünüz” diye feryat etti
TSKdan Twitter uyarısı
Genelkurmay Başkanlığı, TSK’ya ait bilgilerin bir sosyal paylaşım sitesinde yayımlanması hakkında yazılı açıklama yaptı
Genelkurmay Başkanlığı sosyal paylaşım sitelerinde “TSK Bilgi Notları” isimli bir kullanıcının hesap açtığını, TSK’nın bilgi notlarının burada yayınlandığını, bazı basın kuruluşlarının da buradan veri alıp yayınladığını belirterek, ” ‘TSK Bilgi Notları’ isimli kullanıcı hesabı ile TSK’nın bir ilişkisi yoktur. Bu ve benzeri internet sitelerinde TSK adına yayımlanan bilgilere itibar edilmemelidir” dedi.
Genelkurmay Başkanlığı, TSK’ya ait bilgilerin bir sosyal paylaşım sitesinde yayımlanması hakkında yazılı açıklama yaptı. İnternet ortamında bir sosyal paylaşım sitesinde bulunan “TSK Bilgi Notları” isimli bir kullanıcı hesabında, TSK’nın resmî internet sitesinden alınan bilgilerin yayımlandığının tespit edilmesi üzerine, 15 Aralık 2009 tarihinde, kamuoyuna bu site ile TSK’nın bir ilişkisinin olmadığı duyurusu yapıldığını hatırlatan Genelkurmay son günlerde bazı basın yayın organlarında söz konusu kullanıcı hesabına atfen haberlerin yer aldığını bildirdi. Genelkurmay, ” ‘TSK Bilgi Notları’ isimli kullanıcı hesabı ile TSK’nın bir ilişkisi yoktur. Bu ve benzeri internet sitelerinde TSK adına yayımlanan bilgilere itibar edilmemelidir. TSK’nın resmi internet sitesi ‘www.tsk.tr’ dir” uyarısında bulundu.
Sizi sokağa çekmek istiyorlar. Sakın
Şehitler için sokaklara dökülen liseli öğrencileri Emniyet Müdür Yardımcısı böyle uyardı
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde 24 askerin şehit edilmesi üzerine binlerce öğrenci sokağa döküldü. Adana Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Tunga, şehit er Koray Özel’in cenaze törenine katılan öğrencilere, “Sizi sokağa çekmek istiyorlar, oyuna gelmeyin” diyerek uyarıda bulundu.
Adana’da 2 gündür sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta haberleşerek gruplar halinde toplanıp sokaklarda yürüyerek PKK’yı lanetleyen binlerce öğrenci şehit er Koray Özel’in cenaze törenine katılmak için Sabancı Merkez Camii’ne akın etti. Ellerinde Türk bayraklarıyla, “Kahrolsun PKK”, “Şehitler Ölmez vatan bölünmez” sloganları atan öğrencileri polisler cami avlusuna almadı.
“OYUNA GELMEYİN”
Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Tunga, okullarını bırakarak cenaze törenine katılan ve yürüyüş yapan öğrencilere uyarıda bulundu. “Sizi sokağa çekmek istiyorlar. Oyuna gelmeyin” diyerek öğrencilerden tekrar okullarına dönmelerini isteyen Tunga, “İki gündür tepkimizi gösteriyoruz. Ama yeter. Hepimizin yüreği yanıyor. Şehidimize duadan başka bir şey yakışmaz. İstedikleri zaten bizi sokağa çekmek. Tepkimizi iki gündür gösterdik güzelce Allah razı olsun. Duamızı ettik. Ama siz gençsiniz, çocuksunuz daha, askere gittiğimiz, polis olduğumuz zaman zaten hesabını soracağız. Kaderdir. Lütfen siyasi bir slogan olmayacak, hiçbir oyuna gelmeyeceksiniz. Sizi hiçkimse sokağa dökmeyecek. Sizden rica ediyorum bir ağabeyiniz olarak” dedi.
Emniyet Müdür Yardımcısı Tunga’nın bu uyarısı üzerine Merkez Park’ta bulunan öğrenciler cenaze töreni sırasında herhangi bir taşkınlık yapmadı. Tören bittikten sonra dağıldılar
Cuma hutbesi şehitler için
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın genelgesi kapsamında yurt genelindeki camilerde şehitler için selalar verildi, cuma hutbesinde şehitlik konusu işlendi
Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Biriminden yapılan açıklamaya göre, cuma hutbesinde şehitlik konusu işlendi. Başkanlığın Hutbe Komisyonunca hazırlanan hutbede, her şehidin acısının ayrı ayrı hissedildiği ifade edildi. Hutbede şu ifadelere yer verildi:
”Uğurladıklarımız arasında öyleleri var ki, biz onlara ölü demeyiz. Çünkü onlar şehitlerimizdir. Biz onlara ölü demesek de, diyemesek de, acılarını kalbimizin derinliklerinde yaşarız. Onlar bizim babamızdır, kardeşimizdir, eşimizdir, evladımızdır. Onlar bu ülkenin doğusundan, batısından, köyünden veya kentindendir. Kim olurlarsa olsunlar, nereli olurlarsa olsunlar, onların her biri, hepimizin şehididirler. Bu toprakların üzerine bir damla şehit kanı düştü mü, acısı bütün vatanı sarar, ıstırap bütün milletin yüreğini sızlatır.
Her şehidin acısının ayrı ayrı duyulduğu, her şehit haberiyle yürekten bir parçanın daha koptuğu vurgulanan hutbede, şöyle devam edildi: ”Biliriz ki ‘Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır’ inancı acımızı hafifleten teselli kaynağımızdır. Bu yüzden feryat etmeyiz, bağırıp çağırmayız, taşkınlık yapmayız, alkışlarla, tezahüratlarla cenazelerimizi gösteriye çevirmeyiz. Acımız ve öfkemiz, bizi vakarımızdan, ağırbaşlılığımızdan uzaklaştırmaz. Öteden beri biz, şehitlerimizi, bir büyük milletin uğurlayışıyla uğurlarız, Tıpkı Rasulullah’ın ve onun sahabelerinin yaptığı gibi. Onlar nice şehitlerini toprağın bağrına verdiler de mümine yakışan vakar ve olgunluktan asla taviz vermediler.”
Bu menfur saldırıların, milletin ‘daha çok kardeş olma’ ve beraber yaşama azim ve kararlılığını ziyadesiyle artıracağı belirtilen hutbede, şunlar kaydedildi: ”Milletimizin birlik, beraberlik, huzur ve kardeşliğini bozmayı hedefleyen bu saldırıları gerçekleştirenler sahip olduğumuz kardeşlik ruhu ve iradesi karşısında emellerine asla ulaşamayacaklar ve hüsrana uğrayacaklardır. Gün, bu büyük acımızı yüreğimizin derinliklerinde hissederek, kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi tüm dünyaya gösterme, sabır ve metanetle Aziz Şehitlerimize dua etme günüdür.”
Hutbede, evlatlarını bu ülke için feda eden ailelerin acısının yürekten paylaşıldığı vurgulanarak, şehitlere Yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilendi.
Mayın patlaması: 3 asker yaralı
Muş’ta askeri aracın geçişi sırasında mayın patlaması yaşandı
Muş’un Korkut ilçesine bağlı Altınova beldesi yakınlarında askeri aracın geçişi sırasında meydana gelen patlamada 3 asker yaralandı.
Muş Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan askerleri ziyaret eden Vali Ali Çınar, hastane çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, saat 07.30 sıralarında Bitlis-Muş karayolunda yol güvenliği devriyesi yapan askeri aracın Altınova beldesi yakınlarında geçişi sırasında patlama olduğunu belirterek, şunları söyledi: ”Muhtemelen bölücü terör örgütü tarafından konulan patlayıcı maddenin infilakı ile aracımız isabet alıyor. Araçta bulunan bir uzman çavuş ve 2 erimiz çeşitli yerlerinden yaralanıyor. Çok şükür şu anda hastanede tedavi altındalar. Ben hepsini bizzat ziyaret ettim. Hepsinin genel olarak durumları iyi, hayati tehlikeleri yok. Hepimize geçmiş olsun.”
Patlamanın olduğu bölgede, hava destekli geniş çaplı operasyon başlatıldığını bildiren Vali Çınar, olay yerinde de gerekli incelemenin yapıldığını söyledi.
”Ümit ediyoruz ki bu haince faaliyetler içerisinde bulunanları bir an önce bulur ve etkisiz hale getiririz” diyen Vali Çınar, Bitlis’in Güroymak ve Hakkari’nin Çukurca ilçelerindeki saldırılarda şehit olan polis ve askerler ile yaşamını yitiren vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Çınar, bu tür hain hedefler peşinde koşanlara karşı, devletin ve milletin birlik ve beraberliğini koruyarak gerekli cevabı en iyi şekilde vereceğini sözlerine ekledi.
Umut dağlara dönüşte soruşturması
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’e, geçtiğimiz hafta Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’un ziyareti sırasındaki açıklamaları hakkında soruşturma açtı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, BDP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir hakkında “Ova siyasetinin çözüm getireceğine dair kanaat ve inançta ciddi bir zedelenme var. Büyük bir endişe ile ifade etmek isterim ki, umut tekrar dağlara dönüşmüş durumdadır” sözlerinden dolayı soruşturma başlattı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 9 Ekim’de Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’un Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyareti sırasında Belediye Başkanı Osman Baydemir’in KCK operasyonlarını eleştiren sözlerine yönelik soruşturma başlattı.
Özel Yetkili Başsavcılık, BDP’li Baydemir’in basına yansıyan “Ova siyasetinin çözüm getireceğine dair kanaat ve inançta ciddi bir zedelenme var. Büyük bir endişe ile ifade etmek isterim ki, umut tekrar dağlara dönüşmüş durumdadır” sözleriyle ilgili polisten görüntü CD’sini istedi. Başsavcılığın, soruşturmayı Terörle Mücadele Yasası 7/2. maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” kapsamında yürüttüğü kaydedildi. Baydemir’in önümüzdeki günlerde savcılığa giderek ifade vermesi bekleniyor.
BAYDEMİR NE DEMİŞTİ?
KCK tutuklamalarına tepki gösteren Baydemir, “Tutuklamalar çözüm olamayacaktır. Şuan yaşamış olduğumuz atmosferde, maalesef giderek, yerel halkta ve genç nüfusta, üzülerek bunu ifade ediyorum, ova siyasetinin çözüm getireceğine dair kanaat ve inançta ciddi bir zedelenme var. Büyük bir endişe ile ifade etmek isterim ki, umut tekrar dağlara dönüşmüş durumdadır” ifadelerini kullanmıştı.
Saldırıdan sağ kurtulan asker o anı anlattı
Çukurca’da 24 askerimizin şehit düştüğü saldırıdan sağ kurtulan asker: “Çok zaiyatımız var ama…”
Çukurca’da 24 askerimizin şehit düştüğü birlikte PKK’lılarla çatışmaya girip sağ kurtulan asker, sabah 10.30′da kendisine ulaşan annesine neler olduğunu anlattı.
ANNESİNİ ARAYARAK YAŞANAN O ANLARI ANLATTI
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde düce gece başlayan ve sabaha kadar süren çatışmada PKK’lı töreristlere karşı koyan askerlerin birisi sabah saatlerinde anesini arayarak neler yaşadıklarını anlattı.
ÇOK ZAİYATIMIZ VAR ANNE…
Kanal 7′de İkbal Gürpınar’ın programına telefonla bağlanan anne, oğlunun kendisine neler söylediğini şöyle aktardı: “Aradığımda oğlumun iyi olduğunu öğrendik. Oğlum 50-60 yaralı olduğunu söyledi. Haberlerde 20-30 diyorlar ama daha çok kişi varmış. iyi olduğunu söyledi. ‘Çok zahiyatımız var ama ben iyiyim’ dedi. Morali çok bozuktu.”
İstanbul’dan arayan ve adını vermek istemeyen asker annesi sözlerini “Allah milletimize sabır versin, Bütün İslam aleminin başı sağolsun. Allah bütün analara yardım etsin.” diyerek tamamladı.
Başbakanlık’ta hareketli saatler
İçişleri Bakanı tekrar Başbakanlık’ta
Hakkari’deki saldırının ardından Başbakanlık’ta yapılan “olağanüstü” toplantının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açıklama yapmıştı. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, akşam saatlerinde yeniden Başbakanlık’a geldi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da Başbakanlık’ta olduğu bildirildi
İstanbul’da lüks soygun
Lüks ciple 12 kilo altını gasp edip kaçtılar
İstanbul Sultangazi’de, iki kuyumcu kuryesinin içinde bulundukları araca çarptıktan sonra iki kuryeyi etkesiz hale getiren silahlı ve kar maskeli 3 kişi, içinde 12 kilo altın bulunan otomobile binerek kaçtı. Gaspçıların terkettiği otomobil daha sonra bulundu.
Engin BELLİ / AHT
Sultangazi Yunus Emre Mahallesi Adem Yavuz Caddesi üzerinde meydana gelen gasp olayı iddialara göre şöyle gelişti: 34 FF 4842 plakalı araçla kuyumculara altın servisi yapan iki kurye, Dilan Kuyumculuk’a uğradı. Kuyumcu dükkanına iki takım altın bırakan kuryeler, saat 11:00 sıralarında dükkandan çıktı. Adem Yavuz Köprüsü üzerine geldikleri sırada, arkalarından gelen lüks bir cipin çarpmasıyla sürücü aracı durdurdu. Araçlarından inen silahlı ve maskeli kişiler, kuryeleri araçtan zorla çıkarttılar. Gaspçılar, içinde 12 kilo altın bulunan otomobili alarak Karayolları Mahallesi yönüne doğru kaçtılar. Lüks cip de diğer otomobili takip etti. Olay yerine yakın olan 644. Sokak üzerinde aracı terk eden gaspçılar, kendi araçlarına binerek kayıplara karıştı. Gaspa uğrayan kuyumcu kuryelerinin haber vermesi üzerine çevrede arama yapan ekipler, terk edilen otomobili buldu. Araçta inceleme yapan ekipler, gasp mağduru kuryeleri de yanlarına alarak çevrede arama yaptı. Gasp olayının gerçekleştiği yere götürülen kuryeler polislere, olayın nasıl gerçekleştiği konusunda bilgi verdi. Kaçan zanlıların yakalanması için geniş çaplı inceleme başlatıldı.
GÜVENLİK KAMERALARI KAYDETTİ
Soygun öncesi saldırganların kuyumcu kuryelerini takip ettikleri Adem Yavuz Caddesi üzerinde bir dükkanın güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kayıt edildi. Görüntülerde soyguncuların beyaz renkli lüks cip kullandığı görülüyor.
İnternet andıcına onay vermediğini söyledi
Bakan Yılmaz, Erdoğan’ın, “İnternet andıcına” onay vermediğini söyledi
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Meclis kulisinde gazetecilerin, ”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasıyla birleştirilen ”Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri” dosyasına ilişkin ”MGK’dan istenen belgelerde Başbakan Erdoğan’ın imzasının olduğu” yönündeki haberleri anımsatması üzerine, ”Öyle bir şey yok” dedi.
Gazetecilerin, ”Başbakan’ın imzası yok mu?” sorusuna Yılmaz, ”Benim bildiğim yoktur. Şöyle düşünülebilir mi: Bir Başbakan onay verecek ‘alın bu siteyi kullanın, Hükümetin aleyhine yayın yapın…’ Böyle şey olur mu? Hayatın olağan akışına aykırı diye hukukta bir delil var. Olağan akışa aykırı böyle bir şey. Başbakan, Hükümet aleyhine kullanılacak bir sitenin kurulmasına onay vermemiştir” karşılığını verdi.
2 Belediye Başkan Yardımcısı göz altında
Uşak’ta aralarında iki belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 26 kişi ihaleye fesat karıştırmak ve yolsuzluk iddialasıyla gözaltına alındı
Uşak’ta ”ihaleye fesat karıştırma ve yolsuzluk” iddialarına yönelik düzenlenen operasyonda aralarında iki belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 26 kişi gözaltına alındı.
Uşak Belediyesindeki ”ihaleye fesat karıştırma, yolsuzluk” iddialarına ilişkin olarak İzmir Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla üç aydır süren teknik takibin ardından, İzmir Emniyet Müdürlüğü ile Uşak Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belirlenen çok sayıda ev ve iş yerine eş zamanlı operasyon yapıldı.
Operasyonda Uşak Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Yılmaz ve Bedii Beşkazalıoğlu ile akaryakıt istasyonu sahibi ve müteahhitlerin de aralarında bulunduğu 26 kişi gözaltına alındı. Yetkililer, biri belediye meclisi üyesi 4 kişinin de operasyon kapsamında arandığını bildirdi.
Zanlıların Uşak Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele şubesinde sorguları sürerken, Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan gazetecilere yaptığı açıklamada, iki yardımcısının gözaltında olduğunu, gelişmeleri takip ettiklerini söyledi.
Kamu görevlilerinin yargıya hesap vermekten kaçınmaması gerektiğini, soruşturmayla ilgili detaylı bilgiye sahip olmadıklarını söyleyen Erdoğan, ”Herhangi bir suç unsuru var ise hukuk gerekeni yapacaktır. Biz olayın içeriği ile ilgili bilgi almaya çalışıyoruz” dedi.
Başkan Erdoğan geçtiğimiz aylarda partisi MHP’den ihraç edilmişti.
İnternet Andıcı Davası
İrtica İle Mücadele Eylem Planı Davasının tutuklu sanığı Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, “olumlu görev uyuşmazlığı talebi”nin Askeri Yargıtay’a gönderilmesini istedi
”İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasıyla birleştirilen ”Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri” davasının tutuklu sanığı Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, olumlu görev uyulmazlığı çıkarılması için yaptıkları talebin, Askeri Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesini istedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, sanıklardan Korgeneral Mehmet Eröz’ün avukatı İlkay Sezer’in talebi üzerine, Ocak 2006 tarihli Milli Güvenlik Kurulu direktifinin MGK Genel Sekreterliği Hukuk Müşavirliği tarafından kurye ile 7 Ekim’de gönderildiğini, heyetçe incelenen bu evrakın kuryeyle iade edildiğini söyledi. Mahkemenin isteği üzerine aynı evrakın bugün tekrar gönderildiğini ifade eden Özese, incelenen bu evrakla ilgili tutulan tutanağı okudu.
“BAŞBAKAN ERDOĞAN İMZALADI”
Buna göre tutulan tutanakta, direktifin 19 Ocak 2006 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandığı, başlığının ”Bölücü faaliyetlere yönelik eylem planı-2006” olduğu, planın amacının ”bölücü faaliyetler ile terör örgütü ve destekçilerini tesirsiz hale getirmek, meşruiyet kazanmalarını önlemek, yurt içi ve yurt dışındaki etkilerini ortadan kaldırmak ve bu konuda top yekün mücadelenin oluşumunu sağlamak” olduğu kaydedildi.
Eylem planın sosyokültürel durum başlıklı bölümünün 4/e şıkkındaki sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri ve propaganda başlıklı bölümünün ”örgütle bağlantısı olanlar, örgüte destek sağlayanlar, örgütün propagandasını yapan bazı kişi ve sivil toplum kuruluşlarıyla mücadeleye devam edilmelidir” şeklinde olduğu ifade edildi.
Eylem planı uygulanacak tedbirler başlıklı bölümün 45 numaralı tedbir bölümünde ise ”terör örgütünün gerçek yüzünü gösteren ve Türkiye Cumhuriyetinin terörle haklı mücadelesini anlatan bilgi ve belgeler, Türkçe ve yabacı dillerde hazırlanacak, çeşitli odalar ve dernekler gibi sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla sunulacaktır” dendiği anlatıldı.
Eylem planını uygulanacak tedbirler başlıklı bölümün 46 numaralı tedbir bölümünde de, ”devletin tüm organlarınca, örgütün halk üzerindeki menfi propagandasının etkisini azaltmak, bölgedeki vatandaşlarımızın devletin yanında yer almasını sağlamak maksadıyla, halkın bilgilendirilmesini temin etmek üzere faaliyet yürütecek mevcut bilgi destek birimlerinin geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi için gerekli tedbirler alınacak ve düzenlemeler yapılacaktır” denildiği belirtildi.
Bölgede yürütülmekte olan ekonomik ve sosyal projelerle terörle mücadele konusunda basın ve yayın organlarının sürekli bilgilendirileceği, bilgi kirliliğinin önüne geçileceği, kamuoyunun doğru ve sağlıklı bilgilerle bilgilendirilmelerinin sağlanacağı ifade edilerek, bu tedbirle ilgili makamların, Genelkurmay Başkanlığı, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünden sorumlu Devlet Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının olduğu kaydedildi.
Bu tedbirle ilgili olarak da koordinatör makamın İçişleri Bakanlığının, tedbir süresinin ise 1-2 yıllık kısa vadenin öngörüldüğü vurgulandı.
Tutanağın sonunda da, MGK’nın 29 Aralık 2005 tarihli toplantısında uygun bulunan ”Bölücü faaliyetlere yönelik eylem planı” başlıklı planın davayla ilgili olan kısımlarının tutanağa geçirildiği kaydedildi.
“OLUMLU GÖREV UYUŞMAZLIĞI TALEBİ”
Duruşmada söz alan Tümgeneral Hıfzı Çubuklu’nun avukatı ve kızı olan Nazlı Çubuklu, mahkemeye verdikleri olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması konusundaki dilekçenin, Askeri Yargıtay Başsavcılığına gönderilmediğini söyledi. Çubuklu, ”Dosyayı göndermek zorundasınız. Göndermediğiniz halde suç işliyorsunuz” diyerek, taleplerinin Askeri Yargıtay Başsavcılığına gönderilmediği takdirde müvekkili olan babası ve kendisinin savunmaya katılmayacağını belirtti.
Başkan Özese de, ”Olumlu görev uyuşmazlığı falan yok. Talebinizi yazılı verin” diyerek, başvurunun değerlendirilmesine devam edildiğini bildirdi.
Hıfzı Çubuklu da, mahkemenin, bu talebi sonradan değerlendirmesi diye bir kararının olamayacağını savunarak, ”Eğer kanunlara uyulmayacaksa biz burada niye varız?” diyerek, ilgili kanunu okudu. Özese de, talebi inceleyerek, mahkemelerinin görevli olduğunu kabul ettiklerini dile getirdi.
Çubuklu da, ”Siz görevli olduğunuzu söylediniz. Biz de sizden talepte bulunduk. Uyuşmazlık çıkarmada yetkili makam Askeri Yargıtay Başsavcılığı” dedi. Verdikleri dilekçenin 15 gün içinde yetkili makama sunulması gerektiğini ifade eden Çubuklu, ancak bir ay geçtiğini dilekçelerinin gönderilmediğini kaydetti. Çubuklu, ”Sizler bizi oyalayarak yargılamaya devam edeceksiniz. Bir ay geçti. Takdir hakkınız yok. Bir an önce göndermeniz gerekir” diye konuştu.
Özese, talebin değerlendirileceğini belirtirken Çubuklu ise ”Bir an önce göndermelisiniz. Biz tutukluyuz. Ben iki klasör Meclis tutanağını inceledim. Bu kanunun amacı görev konusunun çözülmesidir, uzatılması değil. Siz yasaları uygulamayacaksanız biz kime sığınacağız?” şeklinde konuştu.
Özese’nin, ”Yasaları uyguluyoruz, şüpheniz olmasın” sözlerine Çubuklu, ”Şüphemiz var” diye cevap verdi.
Düğüne giderken kaza geçirdiler
Gaziantep’te düğüne giden ailenin bulunduğu araç direksiyon hakimiyeti kaybolunca yol kenarına savruldu. Kazada 2 kişi öldü 4 kişi yaralandı
Kaza Nizip ilçesi Uluyatır beldesindeki akrabalarının düğününe giden Mustafa Kurdeş’in kullandığı 66 KK 869 plakalı otomobil Gaziantep Nizip yolu 15. kilometresinde direksiyon hakimiyeti kayboldu. Bir anda yoldan çıkan otomobil takla atarak savruldu. Yoldan yaklaşık 50 metre uzaklaşan otomobil hurda yığınına dönerken araç içerisinde bulunan Mustafa Kurdaş, Cuma, Fatma, Emre ve yakınları Durmuş Kandeğer ve Lütfiye Kandeğer yaralandı. Kaza sonrası olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi.
Kısa sürede olay yerine giden ambulanslar yaralıları Gaziantep’te bulunan çeşitli hastanelere götürdü. Yaralılardan Fatma Kurdaş kaldırıldığı 25 Aralık Devlet Hastanesi’nde, Lütfiye Kandeger ise kaldırıldığı Şehitkamil Devlet Hastanesi’nde yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatlarını kaybettiler. Bu sırada ölen Lütfeyi Kandeğer’in Durmuş Kandeğer ile 14 gün önce dünya evine girdikleri öğrenildi. Eşini kaybeden Durmuş Kandeğer ise kaldırıldığı Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nde yaşam mücadelesi veriyor.
Öte yandan araç içinde bulunanların Nizip ilçesi Uluyatır beldesinde bulunan bir yakınlarının bugün yapılacak düğün törenine katılmak üzere Gaziantep’ten yola çıktıkları öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
AK Parti kampı sürüyor
Adalet ve Kalkınma Partisi 18. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın ikinci gün çalışmaları başladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında milletvekilleri, parti kurucuları, MKYK üyeleri, MYK üyeleri ile Bakanlar Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantının bugünkü oturumu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın sunumu ile başladı.
Basına kapalı gerçekleşen oturumlarda bugün ayrıca terörle mücadele başta olmak üzere güvenlik konuları hakkında İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ile yeni anayasa çalışmaları hakkında ise Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in de birer sunum yapacakları belirtildi.
Toplantının dünkü bölümünde Nurettin Canikli, yasama faaliyetleri hakkında, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve AKPM Başkanı, Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu da kendi alanları hakkında birer konuşma yapmışlardı.
Arkadaşının çırpınarak ölüşünü izledi
Nehre attığı arkadaşının ölümünü izledi, 14 yıla mahkum oldu…
Adana’da ağabeyi ile arasını açtığı ve kendisine küfrettiği iddiasıyla arkadaşı 19 yaşındaki Volkan Yılmaz’ı bisikletiyle birlikte nehire atıp, çırpınarak ölümünü izlediği iddia edilen 17 yaşındaki Halit D. 14 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
‘YAPMA YÜZME BİLMİYORUM’
Akıncılar Mahallesi’nde yaşayan ve berberlik yapan Volkan Yılmaz, 2 Mayıs’ta arkadaşıyla Merkez Parka gezmeye gitti. Halit D. ve Volkan Yılmaz konuşmak için arkadaşlarından ayrıldı. Halit D. ağabeyi ile arasını bozup kendisine küfrettiği iddiasıyla Volkan’ı tokatlamaya başladı. Öfkesi dinmeyen Halit D., Volkan’ın bisikletini nehire attı. Volkan’ın ‘Niye bisikleti nehire atıyorsun?’ diye bağırması üzerine başlayan tartışmaya arkadaşları Mehmet K. ve Berhan E. engel olmak istedi. Ancak, Halit D., ‘Siz biraz ilerleyin biz konuşup geleceğiz’ diyerek iki arkadaşını uzaklaştırdı.
ÇIRPINARAK ÖLÜŞÜNÜ İZLEDİ
Ardından da, Volkan’ı bıçakla tehdit edip giyisilerinden tutarak nehire atmaya çalıştı. “Ağbi yapma ben yüzme bilmiyorum’ diye yalvarmalarına karşın Volkan’ı nehire attı. Volkan’ı suda çırpınırken gören Mehmet K. suya atlayıp kurtarmak istedi. Ancak, Halit D. tarafından, “Sen karışma sen de ölürsün’ diyerek engellendi. Volkan’ın suya batarak ölmesinin ardından Halit D. dalga geçerek ayağını suya doğru uzatıp, gülerek ‘Volkan, Volkan ayağımdan tut’ diye seslendi.
‘KİMSEYE SÖYLEMEYİN’
Halit D. arkadaşlarını kimseye bir şey söylememeleri konusunda tehdit ettikten sonra olay yerinden kaçtılar. Yakalanıp tutuklanan Halit D. yaklaşık 2.5 yıldır yargılandığı Adana 4′üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşmasına çıktı.
‘AYAĞIMI TUTAMADI, BOĞULDU’
Müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Halit D. son savunmasında daha önceki ifadelerini tekrarladı. Volkan’ın kavga sırasında dengesini kaybedip nehire düşüp öldüğünü iddia eden katil zanlısı Halit D. “Olayda kasıt yok.Bana sövüp, sövmediğini sordum. O da arkadaşlarımız Berhan ve Mehmet’i kastederek ?O…pu analılara mı inanıyorsun, bana mı inanıyorsunuz?’ dedi.Tokat atınca hakaret etti.Bisikletini suya attım. Sövmeye devam etti. Bu sırada ayağı kayıp düştü. Ayağımı uzatıp tutmasını istedim tutmadı ve boğuldu. Korkup, uzaklaştık.Volkan, suyun yüzüne çıktı, ayağımı tutamayıp battı. Bir daha da çıkamadı. Korkup kaçtık” dedi.
MÜEBBETTEN YAŞI KURTARDI
Mahkeme heyeti, katil zanlısı Halit D.’yi ‘Kasten öldürmek’ suçundan önce müebbet hapse mahkum etti. Olay tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle cezası 14 yıla indirildi.
BDP’liler ve sosyalistler Toplandı
Genel seçimlerde 36 milltvekili ile TBMM’ye girmeyi başaran Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku, genişleyerek yeni bir sol parti kurmak için kongre topladı
Seçimlere ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’ adıyla katılan siyasi partiler, yeni bir oluşum için kongre topladı. İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder ‘Yere batsın devletiniz. Elbette ki yeni bir sistem yaratacağız’ dedi.
12 Haziran seçimlerinde 36 milletvekili ile Meclis’e giren Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku, genişleyerek ana muhalefet gücü olma hedefiyle 20 bölgeden 825 delegeli bir kongre topladı.
‘BLOK PARTİSİ’ KURULACAK
Ntvmsnbc’nin haberine göre, bugün ve Pazar günü yapılacak çalışmalarla Kongre Girişimi’nin ismi, yönetimi, tüzük ve programı belirlenecek, ortak bir parti kurma yönünde karar alınacak.
Barış ve Demokrasi Partisi, Emek Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi, KADEP, DSİP, ESP, SDP ve Yeşiller gibi partiler varlıklarına devam etmekle beraber, seçimlere yeni partinin çatısı altında katılacak. Meclis’teki parlamento grubu da bu partinin grubu olacak.
Haberin devamı ↓reklam
‘BİRLEŞİYORUZ’
Kurultay’a blok milletvekilleri, Suavi, Ferhat Tunç, Onur Akın gibi sanatçılar, DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, değişik etnik ve dini grupların temsilcilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
Kurultay’ın yapıldığı salona, aralarında Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Yunanca, Suryanice ve Arapça’nın da bulunduğu 13 ayrı dilde “Birleşiyoruz” yazısı asıldı.
YÜZDE 50 KADIN KOTASI
Kongrenin yüzde 50 cinsiyet eşitliği ilkesi nedeniyle salonun yarısını kadınlar oluşturdu. Çok sayıda genç delegenin katıldığı kongrede ilk gün açılış konuşmaları, delege tartışmaları yapılacak yarın ise tüzük ve programa son şekli verilerek 100 kişilik daimi meclis ve yürütme görevini görecek olan divan oluşturulacak.
Kongrede yapılan konuşmalardan dikkat çeken bölümler şöyle:
KIŞANAK: BDP’Yİ KAPATAMAZLAR
(BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak)
“3,5 milyon insandan oy alıyoruz. Bu 3.5 milyon insanın oyu birileri için değerli görünmeyebilir, ama demokrasinin bir kriteridir bu. Bunun tersine düşünenlere yazıklar olsun… KCK silahlı bir örgütse içerideki 5 bin insanın üzerinde hangisinin üzerinde silah çıkmış açıklasınlar. Beğenmedikleri düşünceyi silahlı terör örgütü diye lanse etmeye kimsenin hakkı yoktur. 2009 yılından bu yana KCK adına yürüttükleri bütün operasyonlarda bir çakı dahi bulunmamıştır. İçeride 5 bin insan tutuklu, 18 belediye başkanı 5 milletvekili onlarca belediye meclis üyesi binlerce partili tutuklu bulunmakta. BDP’yi beğenmeyebilirler eleştirebilir kızabilirle ama bunu saçma sapan oyunlarla kapattıramazlar, bu içine girdiğimiz süreç bakımından savaşı kışkırtmak isteyen bazı odakların bir oyunu ve terbidir.”
KÜRKÇÜ: BİZİ KADINLAR YÖNETECEK
(Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü)
“Kadınları bir tarafa bırakırsanız bir kurtuluş hareketi, ancak yarım bir kurtuluş hareketi olabilir. O yüzden biz bayrağımızı mor bayrak yapıyoruz. Her gün 5 kadını doğrayan bu sisteme karşı kadınlarla birlikteyiz, onların hizmetkârıyız. Onlar bizi yönetecekler, bu hareketin yönetici sınıfı kadınlar olacak.”
TÜZEL: ÇARESİZ DEĞİLİZ
(İstanbul Milletvekili Levent Tüzel)
“Gazeteci arkadaşlar bana ‘Kongre girişiminde Kürt özgürlük hareketi öncelikli bir yer tutacak buna ne diyorsunuz’ diye sordu. Bizim en geniş adımız sosyalisttir. Bizim ortak paydamız ilk hedefimiz acıyı durdurmak, barışı ve kardeşliği kazanmaktır.
Hep birlikteyiz önemli bir görev ve sorumlulukla karşı karşıyayız. İlk adımı atıyoruz. AKP, CHP ve MHP’nin karşısında çaresizlikle kıvranan insanlara bu mücadele programını taşıyarak çaresiz olmadıklarını gösterme günüdür önümüzdeki gün. Yaşasın işçilerin birliği yaşasın özgür gelecek.”
ÖNDER: YERE BATSIN DEVLETİNİZ
(İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder)
“’Solun Türk’ü Kürt’ü olmaz’, sözünün sahibi Sayın Öcalan’ı buradan selamlıyorum. Karşınızda örgütü olmayan bir vekil olarak duruyorum. Birlikte seçim çalışması yürüttüğümüz il ve ilçe yöneticilerinden bir tanesi bile dışarıda yok. Hepsi ‘KCK’ adına içeri tıkadılar. Efendim yeni bir devlet tasavvur ediyormuşuz. Eskisinden ne gördünüz, eskisinden ne gördük ki arkasından ağlayalım. Yere batsın sizin devletiniz. Elbette ki yeni bir sistem yaratacağız.”
TÜRK: KONFEDERALİZM, HALKLARIN ÖZGÜRLEŞMESİDİR
(Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Ahmet Türk)
“Bugün çok mutluyum çünkü burada Türkiye’nin fotoğrafını gördüm. İşte tarif etmek istediğimiz özlediğimiz Türkiye bu biz bunu istiyoruz. Halkların kardeşliği dayanışma arayışı içindeyiz. Bugün bu fotoğraf şahsen beni çok mutlu etmiştir.
Konfederalizm, halkları özgürleştirecek, ortak geleceklerini belirleme, dünyadaki emperyalist sisteme karşı halkların gücünü ortaya çıkarmaya yönelik bir siyaset anlayışıdır. Biz kendi kaderimizi belirleyeceğiz, özgürlüğü kimseye bırakmayacağız kendimiz yaratacağız.”
Yargıtaydan Dul kadın kararı
“Dul eşin, evlenme ihtimaline göre indirim yapılmalı”
Eşi trafik kazasında ölen 3 çocuk annesi bir kadın, trafik kazasına neden olan kişi ve sigorta şirketi hakkında, destekten yoksun kalma zararının karşılanması için maddi ve manevi tazminat davası açtı.
Davayı görüşen Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davacı kadın için 88 bin 344 TL, üç çocuğu için de toplam 33 bin 351 TL maddi, toplam 30 bin TL de manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Mahkeme, bu miktarın 50 bin TL’sinden sigorta şirketini, kalan kısmından da trafik kazasına sebep veren otobüsün sürücüsü ve şirketini sorumlu tuttu.
Yerel mahkeme kararında, davacı kadının ölen eşinin aktif dönem ve emekli dönemindeki gelirlerinden yoksun kaldığına ve yaşı ile çocuk sayısına göre evlenme şansının bulunmadığına” işaret edilerek, “destekten yoksun kalma tazminatının” bu durumlar gözetilerek belirlendiği ve tazminat miktarında indirime gidilmediği vurgulandı. Mahkeme, ölen kocanın aylık maaşı dışında, çalıştığı kurumdan aldığı döner sermaye gelirlerini de kadının yoksun kaldığı gelir gibi değerlendirdi.
Daire: “Dul eşin, evlenme ihtimaline göre indirim yapılmalı”
Davacı otobüs şirketi ve sigorta şirketinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından görüşüldü.
Daire, “Davacı kadının yaşı, çocuk sayısı ve ülke koşulları gözetildiğinde yeniden evlenme şansı bulunduğunun kabul edilmesi” gerektiğini belirterek, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma kararında, “Davacı eşin belirlenecek evlenme şansı oranında indirim yapılması gerekir. Davacı eşin evlenme şansı nedeniyle herhangi bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir” denildi.
Daire, döner sermaye gelirinin de “destekten yoksun kalma zararı” içinde hesaplanmasını hukuka uygun bulmayarak, döner sermaye gelirinin aylık maaş gibi değerlendirilmesini de bozma nedeni saydı.
Kurul: “41-50 yaş aralığındaki dul eşin evlenme şansı yüzde 2”
Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilk kararında direnmesinin ardından dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından görüşüldü. Kurul, destekten yoksun kalan eşin, yeniden evlenme olasılığının hesaplanarak tazminatta indirim yapılmasının hukuka uygun olacağına, dul eşin yeniden evlenme şansının belirlenmesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin (AYİM) kullandığı tablodan yararlanılması gerektiğini vurguladı.
AYİM’in kullandığı tabloya göre 41-50 yaş aralığındaki dul eşin evlenme şansının yüzde 2, 18 yaşından küçük her bir çocuk için evlenme şansından yüzde 5 indirim yapılmasının öngörüldüğü belirtilen Kurul kararında, “Davacı dul eşin dava tarihindeki yaşı, çocuk sayısı, AYİM tablosu, sosyal ve ekonomik durumu ile ülke ve yöre koşulları dikkate alındığında, yeniden evlenme şansının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dul eşin yeniden evlenme şansının bulunmadığı gerekçesiyle tazminattan bir indirime gidilmesine yer olmadığına ilişkin direnme usul ve yasaya uygun bulunmuştur” denildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, davacı dul eşin yeniden evlenme şansının bulunmadığına ilişkin kısmı oy birliğiyle onadı.
Kurul kararında, döner sermaye gelirinin ölen kişinin mal varlığında artış sağlayacağını, bu kişinin ölümüyle mal varlığındaki artışın engellendiğine işaret ederek, “Döner sermaye gelirinin murisin gelirine dahil edilerek, destekten yoksun kalma zararının hesaplanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmayıp, bu kısma ilişkin direnme kararının onanması gerekir” değerlendirmesinde bulundu. Kurul, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında döner sermaye gelirinin de dikkate alınması gerektiğine ilişkin kısmı ise oy çokluğuyla onadı.
Davalı sigorta şirketi ve otobüs firmasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun onama kararlarına karşı yaptığı karar düzeltme istemleri de Kurul tarafından reddedildi.
CHP’li Kart’ta çarpıcı iddia
Bakan Kılıç ile bir başka bakan “Deniz Feneri” soruşturması şüphelilerini ziyaret etti mi?
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ve ismini vermediği başka bir bakan ile 170 AK Parti milletvekilinin, ”Deniz Feneri” soruşturması şüphelilerini Sincan Cezaevinde ziyaret ettiklerini iddia etti.
Kart, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, sözlerine, ”Deniz Feneri soruşturması üzerinde neden ısrarla duruyoruz?” sorusu ile başladı.
Ortaya konulan somut bulgular, olayın seyri, Alman mahkemelerinin kararları ve siyasi iktidar himayesindeki kirli ilişkilerin, hayır ve yardım parası ile yapılan yolsuzlukları gösterdiğini iddia eden Kart, iktidarın bu soruşturmada idari ve adli süreci engellediğini öne sürdü.
Kart, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun bir çalışmasını anlatarak, ”İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2005-2009 yılları arasında yaptığı 700 ihaleden 1 milyar 620 milyon TL harcama yapılmıştır. Bu tutarın yaklaşık yüzde 95′i ASKON, TUSKON, MÜSİAD üyesi şirketlere verilmiştir. Bu rakamın yüzde 20′si de Hükümet sözcüsü olan 4 gazete ve televizyona aktarılmıştır” iddiasında bulundu.
Deniz Feneri soruşturmasında, dönemin içişleri, adalet ve maliye bakanlarının ”karartma” yaptıklarını ileri süren Kart, İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçiliğinin düzenlediği 34 sayfalık raporda, ”2007-2008 yılları arasında derneğe yapılan bağış ve yardımların 18 trilyon TL’lik bölümünün yurtdışındaki kişi ve kuruluşlara aktarıldığının” ortaya konulduğunu söyledi.
KORUMA MÜDÜRÜNÜN TELEFONLA ARAMASI
Kart, isim vermeden Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın korumu müdürünü kastederek konuşmasına şöyle devam etti:
”Koruma müdürü, Bakanın has adamı belediye başkanını gece yarısı arıyor. Belediye başkanı da birkaç saniye aralıklarla İstanbul’u arıyor. Şüphelilerden İsmail Karahan da bu arama sürecini ve içeriğini doğruluyor. Bu durumda kendisine güvenen dürüst bir yönetim ne yapar? Bakanı, korumu müdürünü görevden almaz mı? Bakan bırakın görevden almayı, neden koruma müdürünü yeni bakanlığa da taşır?
Neden 150′yi aşkın AKP’li milletvekili ve 2 bakan gruplar halinde Sincan Cezaevini ziyaret eder? Burada şüphelilere birtakım teminatlar mı verilir? Bu durum bile başlı başına, şüphelilere imtiyaz yaratmak ve adli mercilere gözdağı vermektir. İtiraf psikolojisi içine girenlere, acaba biraz sabredin mi deniyor? AKP, maalesef bu tablonun odağında yer almaktadır. AKP’nin paniği buradan kaynaklanmaktadır. Gözü kara bir şekilde karartma yapılmakta, delilleri ve soruşturmaya müdahale edilmektedir. Deniz Feneri ilişkilerini ve bu kirli ilişkileri takip edeceğiz.”
CHP’li Kart, ”Sincan Cezaevine gittiğini iddia ettiği bakanların kim olduğunun” sorulması üzerine, ”Birisi Suat Kılıç’tır. Bize ulaşan bilgilere göre, 170 civarında milletvekili bu ziyareti gerçekleştiriyor” dedi.
Başka bir soru üzerine Kart, yeni anayasa hazırlık çalışmalarında herhangi bir önyargı, saplantı ve kalıbın içerisinde olmayacaklarını, ancak Cumhuriyetin değerlerine, kurumlarına ve kavramlarına sahip çıkacaklarını kaydetti.
Kart, ”Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yurttaşlarının içselleştireceği, benimseyeceği bir anayasa sürecini gerçekleştirmek hedefimiz olacaktır” dedi.
Siirt’te hain saldırı
Korucu 2 kardeş şehit oldu, 2 terörist öldürüldü
Siirt kırsalında güvenlik güçleri ve PKK’lı teröristler arasında çıkan çatışmada kardeş olan 2 geçici köy korucusu şehit olurken, 2 PKK’lı terörist öldürüldü.
Siirt’in Baykan İlçesi’ne bağlı Kasımlı Köyü kırsalında arazi taraması yapan güvenlik güçleri bir grup PKK’lı terörist ile karşılaştı. PKK’lıların taciz ateşi açması sonucu kardeş olan geçici köy korucuları Şakir Çarboğa ve Adem Çarboğa şehit oldu.
Taciz ateşine askerlerin karşılık vermesi üzerine dağılk ve ormanlık alanda çatışma çıktı. Yaklaşık 1 saat süren çatışmada 2 terör örgütü mensubu ölü olarak ele geçirildi. Kaçan diğer örgüt mensupların etkisiz hale getirmek için operasyon başlatılırken bölgeye özel eğitilmiş askerler sevk edildi.
Polis memuru tanık olarak dinlendi
”Kafes Eylem Planı” ve ”Amirallere Suikast” iddialarına ilişkin davalarında gelişme…
”Kafes Eylem Planı” ve ”Amirallere Suikast” iddialarına ilişkin davalarla birleştirilen Poyrazköy’de ele geçirilen mühimmatla ilgili 69 sanıklı davanın 16′ncı duruşmasında, sanıklar Faruk Akın ve Sinan Efe Noyan’ın Gölcük’teki evinde yapılan aramalarda görev alan bir polis memuru tanık olarak dinlenildi.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tanık olarak dinlenilen İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Ersin U, sanıklar, sanık avukatları ve mahkeme heyetinin sordukları soruları yanıtladı.
Sanıklardan Teğmen Faruk Akın’ın evindeki aramada buzdolabının arkasına bakmayı uygun gördüklerini, narkotik olarak daha önceki operasyonlarda buzdolaplarında saklanmış şeylerle karşılaştıklarını belirten Ersin U, 7-8 kişi olarak girdikleri evde yapılan aramada buzdolabının motor bölümünde TNT olduğu düşünülen bombayı elleri yetişmediği için çekiçle çıkardığını söyleyerek, nasıl yaptığını da tarif etti.
Bunun üzerine söz alan sanık avukatlarından Celal Ülgen de buzdolabının altına eğilerek saklanan şeyin görünemeyeceğini savundu. Ülgen, mahkeme salonuna bir buzdolabı getirerek, uygulamalı şekilde bunun mümkün olmayacağını heyete göstereceğini de ifade etti.
Avukat Ülgen’in, ”Buraya tanık olarak gelmeden önce size nasıl ifade vermeniz gerektiği konusunda talimat verildi mi?” diye sorduğu tanık Ersin U, ”Ben haftada bir kere duruşmalara geliyorum. Kimse bana talimat vermedi. Zaten ne yapılması gerektiğini biliyorum” şeklinde konuştu.
Soru üzerine, arama yapılmadan önce kendilerine konunun gizli olduğunun söylendiğini ve içerikle ilgili açıklama yapılmadığını söyleyen Ersin U, Kocaeli’ye gittiklerinde toplantı yapıldığını ve orada şahısların asker olduğunu öğrendiğini kaydetti.
Üye hakimlerden Mehmet Hamzaçebi’nin tanığı, ”Kesin biliyorsanız konuşun” diye uyarmasına kızan sanık avukatları, hakimin uyarısının tanığa müdahale olduğunu ve tanığın anlatımlarının bitmesinin ardından hakimin soru sorması gerektiğini söyleyerek tepki gösterdiler.
Hakim Hamzaçebi’nin, ”Düzeltmeye çalışıyorum” demesi üzerine avukatlar bu kez de ”Müdahale edemezsiniz” dediler.
Avukatlardan Hüseyin Ersöz’ün de ”Evde buzdolabı harici ayrıca fırın, çamaşır makinesi gibi şeyleri de aradınız mı?” diye sorduğu tanık Ersin U, ”Evet arıyoruz. Ben buzdolabını aradım. Diğerlerini görmedim” dedi.
Duruşma salonunun duvarına yansıtılan aramalara ilişkin kamera kayıtları izlettirilen ve bu kayıtlarda ”Evet TNT bu” ifadelerini kullanan polisi tanıyıp tanımadığı sorulan Ersin U, bunu orada bulunan askeri yetkililerin söylemiş olabileceğini ve oraya sonradan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin de geldiğini belirterek, TNT’ye benzetilen malzemenin ortaya çıkmasından sonra Faruk Akın ile birlikte evdekilerin şaşırdıklarını ve kendilerine ait olmadığını söylediklerini dile getirdi.
Üye hakim Hamzaçebi ve avukatlar arasında tartışma
Görüntülerle ilgili kimi zaman üye hakim Mehmet Hamzaçebi ile avukatlar arasında tanığa sorulan sorularla ilgili tartışma yaşanan duruşmada tanık Ersin U, buzdolabının aranmasıyla ilgili çok sık soru gelmesi üzerine, ”Bir operasyonda buzdolabını aramak deha gerektiren bir şey değil” dedi.
Üye hakim Hamzaçebi, sanık avukatlarından Kemal Yener Saraçoğlu’nun tanığa sorduğu, ”Narkotik operasyonlarının nasıl yapıldığına” ilişkin sorunun davayla ilgisi olmadığı ve tanığa somut soru sorulması gerektiğini belirtmesi üzerine söz alan avukatlardan Celal Ülgen, Mahkeme Başkanı Yılmazabdurrahmanoğlu’na, ”Sağınızdaki üye hakim görevinizi gasbediyor. Bu duruma müdahale edin. Aksi taktirde duruşmayı terk ederiz” uyarısında bulundu.
Başkan Yılmazabdurrahmanoğlu da hakimin soru sorma yetkisinin olduğunu söyledi.
Tanık Ersin U, sanıklardan Mehmet Fatih Ilğar’ın, ”Operasyonlarda köpek kullanılır mı, kullanılma payı yüzde kaçtır?” sorusuna karşılık da ”Köpek, olayın mahiyetine göre kullanılır. Uyuşturucu bulunamadığı zaman kullanılabilir. Bu aramada köpek kullanılmadı. Diğer aramalarda var mıydı, hatırlamıyorum” cevabını verdi.
Tanık anlatımından sonra bir süre ara verilen duruşmaya, sanık ve sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediliyor.
Tecavüzden 22.5 yıl, cinayetten beraat
Adana’da 16 yıl önce üvey kızını öldürüp, öz kızına da tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklu yargılanan 50 yaşındaki Ercan Y., cinayet suçundan delil yetersizliğinden beraat ederken, istismar suçundan 22,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı
N.Y. (27), M.Y. (23) ve S.Y. (22) kardeşler 1995’te annelerinden boşanan babaları Ercan Y.’nin evi terk etmesi üzerine sokakta kaldı. Komşularının durumu polise bildirmesi üzerine 3 kardeş devlet korumasına alındı. N.Y. 2004’te, sosyal hizmetler uzmanlarına, babasının kendisine 11 yaşındayken tecavüz ettiğini, üvey kız kardeşi Emine’yi de döverek öldürdükten sonra cesedini tespih makinesinin çarkıyla parçalara ayırıp çöpe attığını iddia etti. bu iddiaların ardından Ercan Y. ortadan kayboldu. Ancak hakkında, ’kasten üvey kızını öldürmek ve öz kızının ırzına geçmek’ suçlarından dava açıldı. Ercan Y. gıyabında yargılanırken, N.Y. Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada babasını suçlayarak, “Babam gayri resmi olarak evlendiği kadının kızı Emine’yi 5 yaşında öldürdü, cesedini de parçalayarak çöpe attı. Babam o günden sonra bir daha eve gelmedi” dedi.
15 YIL SONRA YAKALANDI
Üvey kızını öldürüp, öz kızına da tecavüz ettiği öne sürülen Ercan Y., geçen yılın Mart ayında Bilecik’te çobanlık yaparken yakalanıp, tutuklandı. Suçlamaları kabul etmeyen Ercan Y., “Cezaevinde yatmayı hak etmiyorum. Çocuğu öldürmem için bir sebep yok. Bu bana yapılan komplodur. Eşimi kaçırarak evlendiğim için intikam alıyorlar. Sorunlu bir ayrılık yaşadım. Bu yüzden iftira atıyorlar. Bu suçların hiç birini ben işlemedim” dedi.
“ZORLA FUHUŞ YAPTIRDI”
Öldürüldüğü iddia edilen kızın annesi R.Y., sanık Ercan Y.’nin yalan söylediğini belirterek, “Beni zorla fuhuşa gönderiyordu. Yine fuhuşa gönderdiği bir gün eve geç döndüm. Geldiğimde kızımı bulamadım. Bana ’Çok ağladı, annemle gitti’ dedi. Benim kızım benden başkasıyla hiç bir yere gitmez dedim. Kızım kaybolduktan sonra hem jandarmaya hem de polise başvurmuştum” diye konuştu.
İddiaları ortaya atan N.Y.’nin İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporunda olaydan dolayı ruh sağlığının bozulduğu bildirildi.
Mahkeme heyeti, sanık Ercan Y.’yi, öz kızına karşı ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismarda bulunma suçundan 22.5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Cinayet suçundan ise, cezalandırılmasını gerektirecek kanıt bulunamadığından beraatına karar verdi.
CHP’li Kulkuloğlu’na ret
CHP Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç aleyhine açtığı manevi tazminat davası reddedildi
CHP Kayseri Milletvekili Mehmet Şevki Kulkuloğlu’nun, TBMM’deki bir oturum sırasında söylediği sözlerle ”onur, şeref ve haysiyetine saldırıda bulunduğu” gerekçesiyle, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç aleyhine açtığı manevi tazminat davası reddedildi.
Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşmaya Kulkuloğlu’nun avukat Ahmet Hakan Gökçek ile Kılıç’ın avukatı Muammer Cemaloğlu katıldı.
Avukat Gökçek, Kılıç’ın, müvekkilinin kişilik haklarına yönelik saldırıda bulunduğunu iddia ederek, ”Müvekkilim aleyhine sarf edilen sözler yasama faaliyetinin bir parçası olarak değerlendirilemez. Açıkça hakaret var. Davamızın kabul edilmesini istiyorum” dedi.
Avukat Cemaloğlu ise müvekkilinin o dönemde AK Parti Grup Başkanvekili olduğunu belirtti. O günkü oturumda Kulkuloğlu’nun ”Kıvırtan Başbakan istemiyorum” yazılı döviz astığını ifade eden Cemaloğlu, ”O dönemde Grup Başkanvekili olan müvekkilim oturumda bulunmayan Grup Başkanını temsilen konuşma yapmıştır. Dolayısıyla hakaret söz konusu değildir” dedi ve davanın reddini istedi.
Yargıç Adem Albayrak, davanın reddedildiğini açıkladı.
Dava dilekçesinde, Kulkuloğlu’nun 25 Nisan 2010′da TBMM kürsüsünde konuşma yaptığı, daha sonra söz alan Kılıç’ın ”Hz. Mevlana’nın öğüdüne uyulmuş olsaydı, bugün bu çirkinlik ve ahlaksızca saldırı bu kürsüde yaşanmış olmayacaktı” ve ”Her söze verilecek bir cevabımız vardır. Ama önce söylenene bakarım laf mı diye, sonra söyleyene bakarım adam mı diye. Ne laf var ortada, ne adam var maalesef” diyerek, Kulkuloğlu’nun ”onur, şeref ve haysiyetine yönelik saldırıda bulunduğu” kaydediliyordu.
Dava ile Kılıç’tan 15 bin lira manevi tazminat isteniyordu.
Batıyı Yağmur Vurdu
Meteoroloji’den yapılan uyarıya göre başta Marmara olmak üzere tüm yurt yağışlı havanın etkisi altına girecek. Batı Karadeniz’in batısı, Marmara ve Kuzey Ege’de fırtına bekleniyor. Hava sıcaklığı, iç ve batı kesimlerde 3 ila 5 derece azalacak. İstanbul’da sıcaklık 11 derecelere kadar düşecek.
Devlet Meteroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre, yurdun iç ve batı kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile Ankara, Eskişehir, Konya, Kırşehir, Nevşehir ve Aksaray çevrelerinde kuvvetli, Antalya çevrelerinde aşırı olması bekleniyor.
Sel ve heyelan can aldı
Yurdun özellikle batı bölgelerinde etkili olan şiddetli yağış ve fırtına can aldı. Denizli’de sel sularına kapılan 1 kadın ile Manisa’nın Gördes ilçesinde hortumun yol açtığı göçükte 2 kişi öldü. 5 kişinin ise kayıp olduğu Antalya’da 3 köprü ile 25 ev yıkıldı. Mahsur kalan 30′a yakın kişi kurtarıldı. 24 saatte metrekareye 300 kilogram yağış düştü. Bunun kent için 37 yıllık rekor olduğu belirtildi.
KÖPRÜLER VE EVLER YIKILDI
Antalya’da dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli rüzgâr ve yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Serik ilçesine bağlı Gebiz beldesinin Haskızılören köyünde meydana gelen sel sonrası 6 kişi kayboldu. Sel suları bölgeye ulaşımın sağlandığı 3 köprüyü yıktı. Haskızılören köyüne bazı ekipler helikopterlerle ulaştırılırken, alternatif yollardan ulaşım sağlanabilmesi için de çalışma başlatıldı. İlk belirlemelere göre Haskızılören ve Hastümen köylerinde 25 ev sel nedeniyle yıkıldı. Pınarbaşı köyünde ise çok sayıda balık çiftliği sel suları altında kaldı.
ANTALYA’DA 6 KİŞİ KAYIP
Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Serik ilçesine bağlı Gebiz beldesindeki Haskızılören köyünde meydana gelen sele ilişkin, ”6 vatandaşımızdan ulaşabildiğimiz hale kimse yok” dedi.
Vali Altıparmak, Haskızılören köyündeki incelemelerinin ardından düzenlediği basın toplantısında, kentte büyük bir sel felaketi yaşandığını ve yaşanmaya devam ettiğini söyledi.
Yağış nedeniyle mahsur kalan 50′nin üzerinde vatandaşın ekipler tarafından kurtarıldığını belirten Altıparmak, sabah 06.00′dan beri alanda olduğunu vurguladı. Sel bölgesinde zarar gören seraları gördükten sonra, jandarma komutanı ile beraber sahil güvenliğin helikopteri ile Haskızılören köyüne gittiklerini ifade eden Altıparmak, şöyle konuştu:
”Maalesef sera bölgesinde zararımız vardı buna üzülüyorduk, 3 köprü, 2 menfez yıkılmıştı buna üzülüyorduk ama Haskızılören köyünü görüp oradaki 6 kaybımızı da bizzat yerinde tespit edince üzüntümüz arttı. Hakikaten felaketin boyutu orada çok daha net görülüyor. 6 vatandaşımızdan ulaşabildiğimiz hala kimse yok. Haskızılören köyünde 20′nin üzerinde evimiz, sağlık ocağımız ve muhtar köy konağının yerinde en ufak iz dahi kalmamış durumda. Alanda hasar gören 4-5 evin kısmi olarak kaldığını görüyoruz. Köyün bulunduğu alan dere yatağı haline gelmiş durumda. Tespitler devam ediyor.
Aksu’nun Günoluk, Alaylı ve Gökdere köyleri ile Solak mahallesinde ön tespitlere göre 45 bin dekar sera ve pamuk tarlası zarar görmüş durumda. Bu yaklaşık bin 200 çiftçi demektir. 6 kaybımız, karı-koca Süleyman-Meryem Çelik, Hasan Bulut, Fuat Bulut, Hulusi Bulut ve Ayşe Beşbaş. Bunlardan birine ulaşıldı diye bir bilgi gelmişti ama maalesef sonraki tespitlerimizde ulaşılamadığı anlaşıldı.”
Vali Altıparmak, ilgili tüm birimlerin dün geceden bu yana büyük bir özveriyle çalıştıklarını belirterek, bölgedeki vatandaşların barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için hazırlıkların tamamlandığını bildirdi.
Bölgede 20-25 evin zarar gördüğünü, bunların bir kısmının yazlık olduğunu ifade eden Vali Altıparmak, yaklaşık 15 ailenin ihtiyaç sahibi olduğunu vurguladı. Vali Altıparmak, ailelerin barınma sorununun çözümü için bir okulu hazırladıklarını belirtti.
37 YILLIK REKOR KIRILDI
Antalya Meteoroli Bölge Müdürü Necip Duman, son 24 saat içinde havalimanı bölgesine metrekareye 300 kilogram yağış düştüğünü, fırtınanın hızının da 78 kilometre olarak ölçüldüğünü söyledi. Duman, “25 Şubat 1974′te bölgeye 232 kilogram yağış düşmüştü. Tam 37 yıl sonra 24 saatte bu kadar yağış düştü. Bu rakamları ?rekor değer’ olarak yorumlayabiliriz” dedi.
YAĞIŞ ALTIN PORTAKAL’I DA VURDU
Yağmur nedeniyle 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin bugünkü açık hava etkinlikleri de iptal edildi. Festival kapsamında yer alan açık havada film gösterimleri ve etkinliklerinin tümü ile Manavgat ilçesinde gerçekleştirilecek olan ”Kadınlar Tiyatro ile Buluşuyor” gösterisi hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi. Festival kapsamında daha önce Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirileceği duyurulan Bülent Ortaçgil konseri ise Cam Piramit’e alındı. Kötü hava koşulları nedeniyle iptal edilen kortej geçişinin ise, havaların düzelmesi durumunda yapılması planlanıyor.
DENİZLİ’DE SEL SULARINA KAPILAN KADIN ÖLDÜ
Denizli’nin Çameli ilçesine bağlı Karabayır köyünde derenin taşması sonucu meydana gelen selden ineklerini kurtarmak için ahıra giden 4 çocuk annesi Sıdıka Gümüş (60), suların yükselmesi sonucu boğuldu. Sıdıka Gümüş’e ait 4 inek de telef oldu. Sel, Kirazlıyayla ve Akpınar köylerinde 10′un üzerinde balık çiftliğinde zarara yol açtı. Tavas ilçesinde, Ebecik köyündeki Yenidere’nin taşması sonucu 20′nin üzerinde küçükbaş hayvan telef oldu. Kale ilçesinde ise şehir merkezindeki bazı evlerin bodrum katlarını su bastı, asfalt yollarda derin çatlaklar oluştu. Köprübaşı köyünde bir süt ürünleri işletmesi ile akaryakıt istasyonunu su bastı. Demirciler köyünde hidroelektrik santralde hasar meydana geldi. Denizli’de dünden bu yana metrekareye 61,7 kilogram yağış düştüğü belirtildi.
MANİSA’DA HORTUM DEDE VE TORUNU ALDI
Manisa’nın Gördes ilçesinde hortumun yol açtığı göçükte 2 kişi öldü.
Gördes Kaymakamı Davut Gül, Kayacık beldesinin Gonca Viran mevkisinde, öğle saatlerinde kuvvetli rüzgar ve sağanakla birlikte hortum meydana geldiğini söyledi.
”Tarla damı” olarak kullanılan 15 evin zarar gördüğünü, iki evin de çöktüğünü belirten Gül, şöyle konuştu:
”Önce toprak kayması olduğu yönünde bilgi verildi ancak göçüğe toprak kaymasının değil hortumun neden olduğu belirlendi. Zarar gören evler, birbirinden çok uzak. Olayda iki ev çöktü ve Mehmet Çay (70)ile yaralı olarak göçük altından çıkarılan 1 yaşındaki torunu Mehmet Umut Çay yaşamını yitirdi.” Bölgede iki hektarlık çam ormanı da zarar gördü. Devlet olarak hepimiz buradayız. Bölgedeki tüm hanelere ulaştık.”
BODRUM’DA TEKNE KARAYA OTURDU
Muğla’da dere yatakları taştı, 100′ün üzerinde ev ve işyerini su bastı. Bodrum ilçesinde fırtına nedeniyle 13 metre uzunluğundaki ”Martı” isimli tekne Bitez beldesi sahilinde karaya oturdu. Ortaca’da 2 elektrik direği bir evin üzerine devrildi. Dalaman’da ağaçların devrilmesi sonucu hayvan barınağı çevresindeki tel örgüleri koparınca yaklaşık 500 sokak hayvanı ormanlık alana dağıldı. 2 köpek, su dolu çukura düştü. Köpekler hayvanseverler ve Belediye görevlileri tarafından kurtarıldı. Muğla kent merkezinde son 24 saatte metrekareye 169, Bodrum’da 79, Marmaris’te ise 33 kilogram yağış düştü. Aydın Kuşadası’nda fırtına yüzünden balıkçı tekneleri açılamadı.
DENİZ ULAŞIMI DA ETKİLENDİ
Kent merkezine 24 saatte metrekareye 75.8 kilogram yağışın düştüğü Çanakkale’de saatteki hızı zaman zaman 70 kilometreye ulaşan fırtına nedeniyle Gökçeada-Kabatepe arasındaki feribot seferleri durduruldu. İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO), hava muhalefeti nedeniyle Bandırma-İstanbul-Bostancı arasındaki 07.30 deniz otobüsü seferini iptal etti.
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde meydana gelen selde 3 köyün ulaşımını sağlayan iki köprü çöktü. Çobanisa ile İbişler köyleri arasındaki köprünün çöküşü sırasında üzerinde bulunan otomobildeki 4 kişilik aile, köy halkı tarafından kurtarıldı. İlçedeki bir alabalık tesisinde 50 bin alabalığın telef oldu.
Tekirdağ’da çok sayıda işyerini su bastı, Çorlu’da fırtına yüzünden bir ağaç devrildi.
BALIKESİR’DE 10 YARALI
Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Hondular ve Güğü köyünde şiddetli yağışın ardından etkili olan fırtına ve hortum nedeniyle bir kişinin öldüğü, 10 kişinin yaralandığı bildirildi.
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde meydana gelen selde 3 köyün ulaşımını sağlayan iki köprü çöktü. Sütçüler Kaymakamlığı’na vekalet eden Aksu Kaymakamı İbrahim Özdel, etkili yağış nedeniyle Sütçüler’e bağlı Çobanisa ile İbişler köyleri arasındaki köprünün çöktüğünü, bu sırada köprüden geçen otomobildeki 4 kişilik ailenin köy halkı tarafından kurtarıldığını kaydetti.
Beydilli köyünün ulaşımını sağlayan köprünün de çöktüğünü belirten Özdel, ayrıca Sütçüler ilçesindeki bir alabalık tesisinde 50 bin alabalığın telef olduğunu bildirdi.
HB
Tunceli’de Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı
Teröristler uzun namlulu silahlarla saldırdı
Tunceli’nin Çemişgezek İlçesi’nde PKK’lı teröristler tarafından İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Saat 21.20 sıralarında gerçekleşen olayda, güvenlik güçlerinin karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı. Yaklaşık 40 dakika süren çatışmada ölen ya da yaralanan olup olmadığı konusunda açıklama yapılmadı.
Güvenlik güçleri, karanlıktan faydalanarak kaçan teröristleri etkisiz hale getirmek için operasyon başlattı.
Yazıcıoğlu’nu öldürdüler
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ’dan, Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili çarpıcı açıklamalar – AHT
Eski BBP Genel Başkan Yardımcısı ve AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, 2009 yılında yaşanan helikopter kazasında yaşamını yitiren BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürüldüğü kanaatinde olduğunu söyledi. Özdağ, “Kendisiyle 24 yıl siyaset yaptığım O, toprakları çok seven, bu topraklara bağlı, satın alınmayacak kadar yiğit, satmayacak kadar da erkek bir adamdı. Onun için de ben Yazıcıoğlu’nun öldürüldüğü kanaatindeyim” dedi.
“İNCİRLİK ÜSSÜ’NDEKİ RADARLARA BAKMAK GEREK”
Yazıcıoğlu’nun geçmişine bakıldığında cuntacıların, darbecilerin, statükocuların korkulu rüyası olduğunu savunan Özdağ, Yazıcıoğlu’nun Türk siyasi hayatında ‘sigorta’ vazifesi gördüğünü söyledi. Özdağ, şöyle konuştu:
“Milletle devlet arasında bir sigorta vazifesi görüyordu. Sayın Yazıcıoğlu bu toprakları çok seven, bu topraklara bağlı, satın alınmayacak kadar yiğit, satmayacak kadar da erkek bir adamdı. Onun için de ben Yazıcıoğlu’nun öldürüldüğü kanaatindeyim, sebebine gelince de darbecileri deşifre ettiği ve darbecilerin de bundan rahatsız olduğu kanaatindeyim. Ve bunun bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacağını söylüyorum. En çok şuna dikkat çekmek istiyorum, deniyor ki radarlar, 4 dakika ila 6 dakika kadar kapalıydı, ben İncirlik Üssü’ndeki radarlara dikkat çekiyorum ve oraya bakmak gerektiğini söylüyorum. Bu konu savcıya intikal etti, AK Parti ve sayın Başbakanımız ve sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla yakinen ilgileniyor. TBMM bir Araştırma Komisyonu kurarak gereğini yaptı. Ardından da Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye sokarak gereğini yaptı. Şimdi ise özel yetkili savcı görevlendiriliyor. Konu bütün çıplaklığıyla ortaya çıkıyor, gözetim altına alınmalar başladı. Daha teferruatlı araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Yazıcıoğlu, Türkiye’yi seviyordu ve Türkiye’yi sevenleri her zaman tehlike bekler.”
Türkiye Yağmurla Uyandı
Yurdun batı kesimlerinin Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havanın etkisinde olduğu bildirildi.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, halen batı bölgelerde etkili olan yağışların, Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile akşam saatlerinden itibaren İç Anadolu’nun batısında kuvvetli olması bekleniyor.
Yağışlı sistemin yarın ve Salı günü batı ve iç kesimlerde etkili olacağı tahmin ediliyor.
Yarın, Batı Akdeniz kıyılarında aşırı, Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile İç Anadolu’nun batısında kuvvetli yağışlar sürecek.
Salı günü yağışlar Batı Akdeniz ile Ankara, Sakarya, Bolu, Düzce ve Çankırı çevrelerinde kuvvetli olacak.
Hafta ortasından itibaren yağışlı hava doğu bölgelere gidecek, batı bölgelerde hafifleyen yağışlar Doğu Karadeniz’de etkisini artıracak.
Yarın ve Salı günü Marmara bölgesinde Poyraz ve Karayel, güney ve iç kesimlerde Lodos kuvvetli esecek.
Aşırı ve kuvvetli yağış, kuvvetli rüzgar ve fırtınanın oluşturabileceği sel, su baskını, yıldırım düşmesi, çatı uçması, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.
İL İL HAVA DURUMU
İZMİR
İzmir’de gece saatlerinde başlayan ve sabaha karşı şiddetlenen yağmur, hayatı olumsuz etkiledi.
Yağmur nedeniyle Hatay ve Güzelyalı semtleriyle, Narlıdere ilçesinde bazı ev ve iş yerlerini su bastı. İzmir şehir merkezinde metrekareye 41 kilogram yağış düştü.
BODRUM SULAR ALTINDA
Muğla ve Bodrum’da şiddetli yağış nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, bir motoryat karaya oturdu, bir balıkçı teknesi battı. Muğla Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, kent merkezinde 6 saatte metrekareye 152 kilogram yağış düştü.
Fırtına nedeniyle Bodrum’un Gümüşlük beldesi sahilinde ”Kilia” isimli motoryat karaya oturdu, bir balıkçı teknesi battı.
Muğla ve Milas’ta etkili olan şiddetli yağış nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Emirbeyazıt, Muslihittin ve Kötekli mahallelerinde de bazı evler su baskınlarından etkilendi. Vatandaşlar ve belediye ekipleri suları tahliye ederken, bazı vatandaşlar ise eşyalarını kurtarmaya çalıştı. Marmaris ilçesinde de fırtına nedeniyle karaya oturarak batma tehlikesi geçiren yelkenli tekne, vinç yardımıyla kurtarıldı.
DENİZLİ’DE RÜZGAR AĞAÇLARI SÖKTÜ
Denizli’de, şiddetli rüzgar hayatı olumsuz etkiliyor. Belediye, şiddetli rüzgarın etkisiyle devrilen ağaçların temizlenmesi için çalışma yapıyor.
Aydın’ın Didim ilçesinde fırtınanın etkisiyle büyüyen dalgalar nedeniyle Altınkum sahilinde bulunan Didim Belediyesine ait çay bahçesi su altında kaldı, su sporları parkurundaki tekne ve kanolar alabora oldu. Söke Ticaret Odası Başkanı Kemal Kocabaş, yağışın Söke Ovası’nda pamuk ekili alanlarda zarara yol açtığını belirterek, zararın en az 7-8 milyon lira arasında olduğunun tahmin edildiğini kaydetti.
Kırklareli’de de aralıklarla devam eden şiddetli yağışta 8 saat içinde metrekareye 24.4 kilogram yağış düştü.
ALTIN PORTAKAL’I DA ETKİLEDİ
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilecek kortej geçişi, hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi.
Antalya’da şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle çok sayıda ev ve işyerini su bastı. Cadde ve sokakların sular altında kalması nedeniyle araçlarında mahsur kalan çok sayıdaki kişi, iş makineleri ve itfaiye ekiplerinin yardımıyla kurtarıldı.
Antalya’da akşam saatlerinde etkisini artıran yağış ve fırtına, Aksu ilçesi ile Lara bölgesinde etkili oldu. Buralarda çok sayıda ev ve işyerini su bastı. Ağaçların devrildiği fırtınada evlerin zemin ve bodrum katlarını su bastı.
Antalya İtfaiye Daire Başkanı Emin Pehlivan, kendilerine 50 su baskını ihbarı geldiğini söyledi. Yağmur ve fırtınanın özellikle Lara bölgesi ile Aksu ilçesinde etkili olduğunu ifade eden Pehlivan, teşkilat olarak izinlerin iptal edildiğini ve tüm ekiplerin yaşanabilecek olumsuzluklara karşı hazırlıklı olduğunu belirtti. Pehlivan, araçlarında mahsur kalan çok sayıda kişinin de itfaiye ekiplerince kurtarıldığını kaydetti. Pehlivan, Çarşamba gününe kadar su baskını tehlikesinin devam ettiğini vatandaşların yaşanabilecek olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmalarını istedi.
Antalya Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkilileri ise kent merkezindeki şiddetli rüzgarın Pazartesi akşamına kadar devam edeceğini bildirdi. Fırtınanın hızının zaman zaman 80 kilometreye kadar ulaşacağını ifade eden yetkililer, Antalya sahil şeridinde şiddetli yağış nedeniyle su baskınları yaşanabileceğini vurguladı. Meteorolojik ihbarın devam ettiğini de kaydeden yetkililer, Antalya’da kent merkezinde akşam saatlerinde metrekareye 279 kilogram yağış düştüğünü kaydettiler.
OKULLAR TATİL
Antalya Valiliği, şiddetli rüzgar ve fırtına nedeniyle pazartesi günü merkez ve 19 ilçedeki ilk ve ortaöğretim okullarının tatil edildiğini açıkladı.
HASTANEYİ SU BASTI
Çanakkale’nin Lapseki ilçesindeki etkili yağış nedeniyle, devlet hastanesinin yemekhane ve arşiv kısmını su bastı.
Sonunda Görüşebildiler
Merkel, görüşmeden sonra Sarkozy ile birlikte başbakanlıkta düzenlenlediği ortak basın toplantısında, ”İki ülke de sorumluluğun bilincinde ve bankaların sermayelerinin güvence altına alınması için gerekeni yapacaklar” dedi.
Almanya ve Fransa’nın avro bölgesindeki borç sorunu ile mücadele etmek ve bankaları desteklemek için Ekim ayı sonuna kadar kapsamlı bir paket hazırlayacağını ifade eden Merkel, Cannes’da 3 ve 4 Kasım’da düzenlenecek G20 zirvesinin başarılı olması gerektiğini, AB’nin de buna katkı sağlayacağını kaydetti.
Bankalara yapılacak olan sermaye yardımı için Avrupa genelinde standart kriterler oluşturulması gerektiğini ifade eden Merkel, zamana uymayan koşulların kalmasının yararlı olmayacağını kaydetti.
Yunanistan’a yardım edilmesi konusunda Avrupa Merkez Bankası, Uluslararası Para Fonu ve AB Komisyonundan oluşan troyka ile birlikte çalıştıklarını ve bu troykanın, avro bölgesinin bir parçası olan Yunanistan’ın sorunlarının nihai bir şekilde çözülmesi yönünde kararlar almasını beklediklerini kaydeden Merkel, böylelikle mali istikrarın korunacağını söyledi.
Sarkozy de, bankalara yapılacak mali destek konusunda Merkel ile görüş birliği içinde olduğunu, Avrupa Finansal İstikrar Fonu (ESFS) konusunda da görüş ayrılıklarının bulunmadığını ifade etti.
Sarkozy, borç krizi ile ilgili olarak hazırlamak istedikleri yardım paketini, G20 zirvesinde yeni bir Avrupa vizyonu ile birlikte ortaya koyacaklarını kaydetti.
İki lider Yunanistan’ın avro bölgesinde kalması gerektiğini de belirterek, Slovakya’nın da Avrupa Finans İstikrar Fonu’nun (ESFS) genişletilmesini kabul edeceğine inandıklarını, bundan sonra da fonun kullanılmaya hazır olmasını beklediklerini ifade etti.
Kopyacılara jandarma baskını
İstanbul Zekeriyaköy Jandarma Karakolu ekipleri başarılı bir operasyona imza attı – AHT
İstanbul Zekeriyaköy Jandarma Karakolu ekipleri, 9 aylık bir takibin sonunda Türkiye genelinde kopyaladıkları kredi kartı bilgileriyle, internet üzerinden alış veriş yapıp yüzlerce kişiyi mağdur eden 7 kişiyi eş zamanlı baskınla yakaladı. İstanbul, Çorum ve Malatya’da yakalanan zanlıların üzerinde kullanılmaya hazır çok sayıda kopyalanmış kredi kartı bilgileri ele geçirlidi.
İstanbul’da son zamanlarda kopya kredi kartı şikayetlerinin artması üzerine harakete
geçen Zekeriyaköy Jandarma ekipleri 9 ay önce teknik ve fiziki takip başlattı. Ayrıca özel bir ekip kuruldu. Çetenin internet üzerinden alış veriş yaptığını belirleyen jandarma S.K. adlı bir kişinin internet üzerineden yüklü miktarda ürün satın aldığını tespit etti. Takibe alınan S.K.’nın kopya kredi kartı bilgileri kullandığı belirlendi. Jandarma S.K.’nın bağlantılı olduğu kişileri de tek tek belirledi. İstanbul, Malatya ve Çorum’da düzenlenen eş zamanlı operasyonla çete lideri S.K. ile Y.B, F.Y, S.A, F.C, U.Y, G.K. yakalandı. İstanbul Zekeryaköy Jandarma Karakolu’na götürüldü. Şüphelilerin evleri ile üstlerinde yapılan aramalarda da çok sayıda kopyalanmış kredi kartı bilgileri ele geçirildi.
Helalleşirken gözyaşlarına boğuldu
Başbakan Erdoğan, cenaze namazının ardından annesiyle helalleşirken kendini tutamadı
Başbakan Erdoğan, annesi Tenzile Erdoğan’ın cenaze namazı sırasında çok duygusal anlar yaşadı. Başbakan Erdoğan, annesiyle helalleşirken gözyaşlarını tutamadı ve hıçkırarak ağladı. Başbakan Erdoğan’ın gözyaşları annesinin tabutunu cenaze aracına koyarken de sürdü.
WwW.RuzgarFm.NeT aiLesi olarak Erdoğan aiLeSine Baş Sağlığı DileriZ Allah Rahmet eylesin Mekanı CenneT olsun..


