Pornoyu şikayet et ödül kazan

07 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Porno içerikli yayın yapan siteleri ihbar edenlere 2 bin 180 TL ödül veriliyor

manset_ic_191455

Çin, internette porno içerikli yayın yapan site ve wap uygulamalarını ihbar edenlere 10 bin yüen (yaklaşık 2 bin 180 TL) para ödülü vereceğini duyurdu.

Şinhua ajansının haberine göre, duyurunun yapılmasından sonra 500′den fazla ihbar geldiğini belirten yetkililer, bir yayın hakkında birden çok ihbar olması halinde ilk ihbar edenin ödüllendireceğini bildirdi.

Çin, bu yılın başında internette porno içerikli sitelerle savaş başlatmış, bu kapsamda internet yayınlarına önemli kısıtlamalar getirmişti.

Hükümet, Haziran ayının başında pornografik içerikli siteleri engelleyen bir program geliştirerek “Yeşil Baraj” projesini uygulamaya koymuş, ancak özel hayata müdahale gerekçesiyle Ağustosta projedeki “zorunluluk” ifadesi kaldırılmıştı.

Dünyanın en tehlikeli internet siteleri

05 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Türk sitelerinin güvenlik durumu hangi seviyede?

manset_ic_190931

Güvenlik firması McAfee senelik hazırladığı bir raporda dünya çapındaki web sitelerinden gelen tehlikeleri derecelendiriyor. Yayımlanan “Mapping the Mal Web” raporu .com veya .cm gibi popüler alan adlarının ne kadar güvenli olduğunu açıklıyor.

En tehlikeli alan adlarının arasında birinci sırada Kamerun ülkesi (.cm) var. McAfee raporuna göre .cm ile biten her üç adresten biri (% 36,7) zararlı içerik barındırıyor. Olası bir yazım hatası Afrika’daki popüler alan adını (TLD: Top Level Domain) siber suçlular için cazip hale getiriyor. Zira .cm alan adını, en tehlikeli ikinci alan adı .com’dan sadece tek bir harf ayırıyor. Reklam web siteleri yüzde 32,2 ile listenin ikinci sırasında yer alıyor.

Romanya kökenli (.ro) web sitelerinden dosya çekmemenizde fayda var. Çünkü .ro uzantılı bir adresten indirilen her beş dosyadan biri (% 21) zararlı barındırıyor. Buna karşın McAfee Türkiye kökenli web sitelerini daha az tehlikeli olarak derecelendiriyor. Türkiye’deki en popüler alan adı .tr, yüzde 0,7 tehlike oranı ile listede 47. sırada yer alıyor. Devlete ait web siteleri (Governmental; .gov) ve eğitim web siteleri (Educational; .edu) ise en güvenli web siteleri arasında yer alıyor. Bu TLD’lere sahip siteler 104. (.gov) ve 102. (.edu) sırada yer alarak listenin sonunu temsil ediyor.

Çiftliğinizde işçi çalıştırın

03 Aralık 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Dünyada yaşanan FarmVille çılgınlığı ekmek kapısı oldu

manset_ic_190677

Facebook üzerinde oynanan ve dünya genelinde büyük bir fanatik oyuncu kitlesi oluşturan FarmVille’de şimdi işçi çalıştırma dönemi başladı. İş yoğunluğu sebebiyle oyuna yeterince zaman ayıramayan kullanıcılar, çiftliğe göz kulak olacak Çinli işçiler çalıştırmaya başladı. Çin oyun forumlarında saatlik ücretini ödeyerek meşgul olduğunuz zamanlarda sizin yerinize çiftliğiniz gelişmesini sürdürecek işçilerle anlaşabiliyorsunuz

İnternette Rütük Devrimi mi?

22 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

RTÜK Başkanı Davut Dursun internette karmaşa olduğunu iddia etti

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, “İnternet konusunda bir karmaşa var. Bu karmaşanın giderilebilmesi için kişisel kanaatim, RTÜK’ün yetki alanına verilmesi gerekir internet konusunun” dedi.

Dursun, bazı ülkelerde internetin RTÜK benzeri kuruluşların bünyesine verildiğini, fakat Türkiye’de internet konusunun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun bünyesinde yer aldığını ifade etti.

RTÜK olarak internetin yayıncılık boyutuyla ilgilendiklerini, bu bakımdan Türkiye’de bir yetki karmaşasının yaşandığını dile getiren Dursun, ”İki üç kurum arasında yetki dağıtılmış olduğundan dolayı, internet konusunda bir karmaşa var. Bu karmaşanın giderilebilmesi için kişisel kanaatim, RTÜK’ün yetki alanına verilmesi gerekir internet konusunun. Çünkü internet, veri akışının ötesinde bir yayıncılık teknolojisine dönüşüyor” diye

Bilgisayarı ne için kullanıyoruz?

22 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Yapılan araştırma bilgisayarların multimedya içerikler için daha fazla kullanıldığını gösteriyor

manset_ic_188096

İntel tarafından Türkiye’nin e-dönüşüm sürecinde bulunduğu noktayı ortaya koymak adına yaptırılan ‘Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması’nın sonuçları açıklandı. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde 28 il, 55 ilçe merkezi ve 113 mahallede A, B, C ve D sosyo-ekonomik statü gruplarından bin 134 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapıldı. Araştırmada çeşitli etkinlikleri ne sıklıkta gerçekleştirdikleri sorulan kullanıcıların yüzde 40′ı ‘müzik dinlediğini, indirdiğini, satın aldığını’ belirtirken, ikinci sırada ‘e-posta okumak ve göndermek’, üçüncü sırada ‘web sitelerinde dolaşmak’, dördüncü sırada ise ‘chat yapmak’ yer alıyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu söz konusu değerlerin önemli bir soruna işaret ettiğine dikkat çeken Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem “Bu veriler, ülkemizde kadınla erkek arasında bilgisayar kullanımı konusundaki erişim olanakları ve farkındalık sorununu ortaya koymak açısından son derece önemli. Çıkan yüzdeler, özellikle kadınların bilgisayar okuryazarlığı ve bilişimin diğer unsurlarından sağlayabilecekleri faydalar konusunda hem bilinçlendirilmesi ve cesaretlendirilmesi hem de imkanların oluşturulması doğrultusundaki ihtiyacı ortaya koyuyor. Bu sonuçlar da bize Intel olarak 2005’ten beri sürdüğümüz ‘Kadın ve Bilişim Platformu’ projemizle ne kadar doğru bir alana odaklandığımızı gösteriyor” dedi.

Kadın-erkek uçurumu kapatılmalı

Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması’nı sosyolojik açıdan değerlendiren Prof. Dr. Nilüfer Narlı, bilgisayar kullanımına ve algılara ilişkin verilere duyulan ihtiyacın giderek arttığını ve Intel’in araştırmasının bu yönüyle önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini belirtti. Narlı “Bu araştırma verilerinin de ortaya koyduğu gibi kadınlar, 30 yaş üstündekiler ve düşük sosyo-ekonomik statü grubundakiler bilgisayara ve internete erişimde ve kullanımda dezavantajlı konumda. Özellikle Güneydoğu ve Karadeniz illerindeki genç kızlara bilgisayar eğitimin ulaştırılması için gerekli çabalar, kalkınma ve sosyal cinsiyet uçurumun kapatılması için özel önem arz ediyor” yorumunda bulundu. Narlı ayrıca, bilgisayar/internet okuryazarlığı eğitimi konusunda kamu, özel sektör, sivil toplum örgütlerinin işbirliğinin teşvik edilmesi gerektiğini, yerel yönetimler ve üniversitelerin bu ortaklığın temel direkleri olduğunu belirtti.

‘G20′deyiz ama onlardan geriyiz’

Araştırma sonuçlarını ekonomik açıdan yorumlayan Prof. Dr. Kerem Alkin ise Türkiye’nin G20 ülkeleri arasında olması gereken noktadan çok daha geride kaldığını, bu durumun değişmesi için demir-çelik ve tekstil gibi sektörlerden daha teknolojik ve yüksek katma değerli alanlara yönelmek gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin artık bir saniye gecikmeye dahi tahammülü olmadığını dile getiren Alkin “Bu atılımı bir an önce yapmazsak dahil olmaktan gurur duyduğumuz G20 ülkelerinden biri olarak kalmamız imkansız hale gelecektir” dedi.

İnternete daha çok erkekler giriyor

Araştırmadan çıkan çarpıcı sonuçlardan bazıları:

• Araştırma kentlerde yaşayan alt-orta ve üst sosyo-ekonomik sınıfa mensup 16 yaş üzeri nüfusu temsil ediyor.

• Son bir ayda bilgisayar kullanma oranı erkekler arasında yüzde 85 iken, kadınlar arasında yüzde 58′de kalıyor.

• İnternetin ne olduğunu hiç duymayan yüzde 0.5′lik bir kesim var.

• Bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19.

• Kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor. Erklerde ise bu oran sadece yüzde 10.

• Annenin bilgisayar kullandığı hanelerin oranı yüzde 18.

• Bilgisayar kullanıcılarının amaçları arasında ilk sıralarda müzik dinlemek-kaydetmek-satın almak ve e-posta okumak yer alıyor.

• Bilgisayar kullanmayanlar ise ‘kullanıyor olsalardı’ fotoğraf kaydetmek, müzik dinlemek-kaydetmek-satın almak ve eğitim/öğretim amaçlı kullanmak istediklerini belirtiyorlar.

• Kullanıcıların yüzde 78′i kendi evinde, yüzde 47′si internet kafede, yüzde 33′ü başka birinin evinde, yüzde 31′i işte bilgisayar kullanıyor.

• İnternet gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline gelmiş durumda. Genel kitlenin ise yüzde 10′u internetin ‘bir yaşam tarzı’ olduğunu belirtiyor.

• Kentlerde yaşayan her üç aileden ikisinin kullanımında en az bir bilgisayar bulunuyor.

• Gençler için internette chat ve surf, büyükler içinse eğitim ve araştırma yapmak daha önemli

Google’dan son bomba!

20 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

İnternet devi Vietnam’da hangi sektöre girdi

manset_ic_187906

Uzakdoğu ülkelerinde oldukça yaygın olan marka ve ürün taklidi konusunda son noktaya gelindi. Vietnam’da bir firma dünyaca ünlü internet devi Google’un ismini kullanarak tuvalet kağıdı üretip piyasaya sürdü.

11

Internet Explorer 9 geliyor

20 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Bundan önceki sürümlerden daha hızlı olacak

manset_ic_187703

Microsoft, Profesyonel Geliştiriciler Konferansı’nda Internet Explorer 9′u duyurdu. Windows Ekibi Başkanı Steven Sinofsky Internet Explorer’ın bundan önceki tarayıcılardan daha hızlı olacağı iddia ediyor.

Windows Ekibi Başkanı Steven Sinofsky konferansta sadece demo gösterimini yaptı. 2010 yılında teknik incelemesinin yapılabileceğini açıkladı.

Windows Ekibi Başkanı Steven Sinofsky çok iddialı bir konuşmadan bulundu. Sinofsky, Internet Explorer 9 ile interneti daha hızlı hale getireceklerini ve Windows işletim sistemi kullanan herkesin IE9′u kullanmak isteyeceğini söyledi.

Görme engellilere özel telefon projesi

17 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Hayatı dokunarak yaşayanlar için “Tactility”

manset_ic_186982

Hayatın artık vazgeçilmez bir parçası haline gelen cep telefonları her tür kullanıcının taleplerine karşılık veren yüzlerce farklı tasarım ve işlevle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Ancak bu süreçte görme engelli kişileri de ihmal etmemek gerektiğini düşünen tasarımcılar ve firmalar, henüz hayata geçmese de çeşitli konsept ve prototip çalışmalarıyla bu ihtiyaca yanıt vermeye çalışıyor.

Hayata geçmesi en olası projeyse Seattle Sanat Enstitüsü’nde öğrenim gören 22 yaşındaki genç tasarımcı Siwei Liu ile Toshiba’mn ortaklaşa geliştirdikleri Tactility. Her yönüyle görme engelli kullanıcılar için tasarlanan Tactility, adından da anlaşılacağı gibi “dokunulurluk” konseptini merkezine yerleştirerek, tuşlardaki rakamlara Braille alfabesiyle üç boyutlu olarak yer veriyor. Bir cep telefonunun en çok kullanılan arama ve aranma özellikleri
dışında başka bir telefon, işlevindeki bu minimalliği tasarımına da
başarıyla yansıtmış. Bu kulvardaki rekabet, umuyoruz ki hayatı herkes için kolaylaştıran ürünler yaratmaya devam edecek.

Ecoist misin? Egoist misin?

16 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Küçük bir fark yarat, dünya değişsin

manset_ic_186488

Tencerenin kapağını kapatarak suyu kaynatmanın, lastiğinizin havasını sık sık kontrol etmenin ya da buzdolabınızın içine kitap koyarak enerji tasarrufu sağlamak gibi kiçik farkların aslında nasıl büyük farklılıklar yaratacağını biliyor musunuz?

Siemens Gigaset tarafından desteklenen kucukbirfarkyarat isimli web sitesi tamamen bu amaçla kuruldu. “Çevre için hayatın her alanında küçük bir fark yarat” sloganıyla yola çıkan sitede, fark yaratan ünlülerle röportajlar, pratik bilgiler, “Ecoist misin? Egoist misin?” testi gibi pek çok ilginç bölüm yer alıyor. But testle çevreye ne kadar karbon salımı yaptığınızı ve bunun karşılığında kaç tane ağaç dikmeniz gerektiğini öğrenebiliyrosunuz. Sık sık güncellenen sitede çevreye duyarlı her bireyin öğrenmesi gereken pek çok ilginç bilgi de bulunuyor. Kullanıcılar interaktif olarak küçük fark yaratab deneyimlerini de paylaşabildikleri “bizden farklar” bölümü dileyen herkese açık. Fark yaratanlar bölümünde çevreci kimliklerlini yaşamlarına taşıyan özel isimlerle söyleşiler, ekosfer bölümünde ise ilginç çevre haberleri yer alıyor. Sizde hayatınızda küçük farklar yaratmaya ne dersiniz

Bu güzelle oynamaya hazır mısınız?

14 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Nintendo Wii için hazırlanan Your Shape adlı spor oyunu için model olarak eski Playboy güzeli Jenny McCarthy seçildi

manset_ic_186320

Nintendo Wii’nin kablosuz kumandalarıyla spor oyunları oynamanız mümkün. Ancak yapımcı firma oyunun kurallarında bir değişikliğe gitti. Your Shape adlı oyunda kumandalara bağlılık yok. Kamera karşısında oynanacak olan oyunda eski Playboy güzeli Jenny McCarthy size spor hareketlerini yapacak.

Oyunla beraber satılan kamera aracılığı ile yaptığınız hareketler analiz edilecek. Karşısında Jenny McCarthy’i görenlerin oyunda yüksek puanlar alması beklenmiyor.

Doğan Holding Zararı

12 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Haber, Manşet, Teknoloji

Doğan Yayın Holding 147 milyon zarar açıkladı
Doğan Yayın Holding yılın ilk 9 ayına ait mali tablolarını borsaya gönderdi

Doğan Yayın Holding A.Ş., yılın ilk 9 aylık döneminde 147 milyon 140 bin lira net konsolide dönem zararı açıkladı.

Doğan Yayın Holding’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan 9 aylık bilanço sonuçlarına göre, şirketin 31 Aralık 2008 itibariyle konsolide net zararı 323 milyon 900 bin lira olarak açıklanmıştı.

Şirketin bu yılın ilk 9 ayı sonunda özkaynakları 1 milyar 520 milyon 592 bin lira, ödenmiş sermayesi de 802 milyon lira olarak gerçekleşti

Yerli ceple fiyatlar ucuzlayacak

01 Kasım 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

General Mobile ile Anel Grup anlaştı. Aneles’in Ümraniye tesislerinde ‘yerli’ cep telefonu üretimine başlandı

www

Çift sim kartlı modelleriyle Türkiye pazarına giren ABD merkezli cep telefonu üreticisi General Mobile ile Anel Grup şirketlerinden Aneles Türkiye’de ortak cep telefonu üretim tesislerini faaliyete soktu. 20 milyon dolarlık yatırımla kurulan 7 bin 500 metrekarelik alanda faaliyete geçen tesislerde 3 yılda 500 milyon dolar değerinde toplam 3 milyon adet cep telefonu üretilecek. Günde 1000 cep telefonu üretim kapasitesine sahip olan tesislerde üretilen cep telefonlarının ihracatına da gelecek ay Sırbistan ve Azerbaycan ile başlanacak.

KAPAKTA ‘MADE İN TURKEY’
Aneles’in tesislerinde düzenlenen toplantıda konuşan Aneltech Yönetim
Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Suat Baysan, üretim tesisinin 145 kişiye iş
imkânı yarattığına dikkat çekerek, “Bu yatırımla yılda 15 milyon dolar daha az
döviz çıkışı gerçekleşecek. Vergilerle birlikte devlete yıllık katkısı 19 milyon
doları aşacak” dedi. General Mobile’ın Türkiye distribütörü Gençcell Yönetim
Kurulu Üyesi Muzaffer Gölcüm de “Bu tesis ile birlikte General Mobile’ın
Türkiye’de de Ar-Ge merkezi kurulmuş oldu. Dubai’deki lojistik
merkezinin de İstanbul’a kaydırılıp, Türkiye’de üretilen cep telefonları
bölgeye dağıtılacak” diye konuştu.

3 MODELDE ÜRETİM
Türkiye’de üretilecek modeller hakkında bilgi veren Gölcü, şunları
söyledi: “Burada ürettiğimiz modellerin arkasında ‘Made in Turkey’ yazacak. Piyasa değeri 279 TL olan DST 500 modelini Türkiye’de üretip, 249 TL’ye
tüketiciye sunabileceğiz. Tasarımı Türk mühendisleri tarafından
yapılan DST 800 ve Fenerbahçe için özel olarak tasarlanan modelimiz de
burada üretilecek. Gelecek yıl başka modeller de üretim bandına gelecek

Spam kralı”na rekor ceza

30 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Facebook’a 711 milyon dolar ödeyecek

manset_ic_183304

ABD’de görülen davada, “spam kralı” lakaplı Amerikalı bilgisayar korsanı Sanford Wallace, Facebook internet sitesine 711 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.

California’da görülen davada, Facebook’un Wallace’ın gönderdiği spamlar (reklam amaçlı istenmeyen e-posta) ve mesajlar sayesinde Facebook kullanıcılarının hesaplarına izinsiz olarak sızdığına yönelik şikayeti haklı bulundu.

Facebook yetkililerinden Sam O’Rourke, sitenin resmi blogundaki açıklamasında, “bu tazminatın büyük kısmını alabileceklerini sanmadıklarını, ancak bunun bu tür suçları işleyenler için caydırıcı olacağını düşündüğünü” ifade etti.

Wallace hakkında California’daki federal savcının da karara itaatsizlikten dava açabileceği ve Wallace’ın hapis cezasına da çarptırılabileceği belirtiliyor.

Wallace, başkanlığını yaptığı şirketin 1990′lı yılların sonuna doğru günde 30 milyon “spam” göndermesi nedeniyle “Spam Kralı” ve “Spamford” lakaplarıyla anılıyor.

“Spam Kralı”, geçen yıl da benzer bir davada MySpace sitesine 230 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edilmişti.

ABD’den Müslümanlara “Teknolojik Kalkınma” fonu

25 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Fon kapsamında milyonlarca dolarlık yardım aktarılacak

manset_ic_181960

ABD’nin, Müslümanlar ülkelerdeki teknolojik kalkınmayı desteklemek için milyonlarca dolarlık bir fon ayırdığı bildirildi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Başkan Barack Obama’nın, 4 Haziranda Kahire’de yaptığı konuşmada, ülkesinin Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerdeki teknolojik kalkınmayı desteklemek için yeni bir fon oluşturulacağını duyurduğu hatırlatıldı.

Açıklamaya göre, bu taahhüdün hayata geçirilmesi yönündeki bir adım çerçevesinde, Amerikan hükümetine bağlı Denizaşırı Özel Yatırım Kurumu (OPIC), söz konusu ülkelerden seçilecek projelere 25 ila 150 milyon dolarlık katkı sağlayacak bir fon oluşturdu.

Küresel Teknoloji ve Yenilik Fonunun Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki ülkelerde özel sektör yatırımları ve teknolojik büyümenin hızlanması ve desteklenmesine katkı sağlayacağı belirtilen açıklamada, fonun, projeler aracılığıyla teknoloji, eğitim, telekom, medya ve iş hizmetleri gibi alanlarda iş istihdamı ve ekonomik fırsatlar yaratacağı kaydedildi.

OPIC’den yapılan açıklamada da örnek projelerin yeni bilgisayar teknolojisi ve telekomünikasyon sistemlerinin geliştirilmesi ve geniş bant internet hizmetlerine erişimin artırılmasına katkıda bulunacağı ifade edildi.

Projelerin sunulması için son tarihin 30 Kasım olduğu, hangi projelerin seçildiğine dair sonuçların ise gelecek yıl Haziran ayında açıklanacağı bildirildi.

Bir sosyal ağ daha hayatımıza girecek

24 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Centrl kullanıcıları Türkyie’ye ait güncel nokta bilgilerine anında ulaşabilecek

manset_ic_181503

Merkezi New York’ta bulunan mobil sosyal ağ şirketi Centrl’ın Türkiye pazarında, lokasyon uygulamaları konusunda faaliyet gösteren Infotech ile işbirliğine başladığı bildirildi.

Infotech’ten yapılan açıklamada, işbirliği çerçevesinde Infotech’in veri tabanındaki 360 binden fazla Türkiye’ye ait güncel nokta bilgilerine (POI), Centrl’in 550 bin sosyal ağ kullanıcılarının da erişebileceği ifade edildi.

Açıklamada, Centrl’ın şu anda iPhone, Android, BlackBerry ve Nokia telefonlarında ve Facebook, MySpace, Hi5, Ning, Bebo, Friendster, Orkut, iGoogle, iTimes sosyal ağlarında çalıştığı ve kullanıcılara, bulundukları yere özel restoranlar, sinemalar, iş yerleri ve para tasarruf ettirici öneriler sunduğu belirtildi.

Ayrıca, Centrl kullanıcılarının, isterlerse arkadaş ve ailelerinin nerede olduklarını görebildikleri ve tüm kullanıcılar ile ücretsiz mesajlaşabildikleri kaydedildi.

Infotech’in konumsal çözümlerinde, üç ayda bir güncellediği ve kapsamını genişlettiği sayısal haritaları kullandığı ifade edilen açıklamada, Infotech’in haritalarının şu anki sürümünün 81 il merkezi, 86 ilçe, tüm karayolu ağı ve köy yollarını kapsadığı, haritaların yol ağı dışında 365 binden fazla önemli nokta bilgisini (POI) içerdiği vurgulandı.

Açıklamada, Infotech’in üretmiş olduğu haritaların uluslararası pazarda Tele Atlas tarafından pazarlanırken yerli yabancı birçok operatörün, navigasyon sistemi ve konum bazlı hizmet sağlayıcısı tarafından kullanıldığı aktarıldı.

Infotech Genel Müdürü Ufuk Peker, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti:

”Kullanıcıların, istedikleri anda ve kendi talepleri doğrultusunda diledikleri lokasyon bilgisine ulaşmalarını sağlamak ve bunu da gündelik yaşamlarının doğal bir parçası haline getirmek istiyoruz. Centrl bu açıdan tam aradığımız tipte bir uygulamaydı. Bu işbirliğinin ülkemizdeki lokasyon bazlı mobil hizmetlerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.”

Centrl Inc’in Üst Yöneticisi (CEO) Murat Aktıhanoğlu da, Infotech’in kendilerine ihtiyaçları olan en iyi ve en güncel bilgileri sağladığını, kullanıcıların artık Türkiye’de aradıkları restoranları, sinemaları ve benzeri iş yerlerini rahatlıkla bulabildiklerini kaydetti.

Aktıhanoğlu, ”Infotech ile işbirliğimiz konusunda çok heyecanlıyız. Türkiye’de kullanıcı sayımızı artırmak, kurum olarak en büyük stratejik hedeflerimizden birisi” dedi

Turkcell eski telefonu yenisiyle değiştirecek

22 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Ulaştırma Bakanlığı’nın da destek verdiği çevreci proje kapsamında Turkcell, hurda cep telefonlarını aralık ayında teşviklerle toplayacak.

manset_ic_181141

Teşviklerin sürpriz olarak saklandığı kampanya kapsamında hurda telefonu getirene indirimli yeni ürün verilmesi bekleniyor. İlk etapta 90 bin cep telefonunun bayilere teslim edileceği tahmin ediliyor.

Cep telefonu operatörü Turkcell, hurda cep telefonlarını çeşitli teşviklerle bayileri vasıtasıyla halktan toplayacak. Hurda cep telefonunu getiren, kampanyaya dahil edilen üründe indirim hakkı kazanacak. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler, aralık ayında başlatacakları hurda telefonları toplama kampanyasında en az 90 bin adede ulaşmayı öngördüklerini söyledi. Türkiye genelindeki 16 bin bayi aracılığıyla toplanacak her bir hurda telefon için teşvikler verileceğini belirten Öztürkler, teşviklerin içeriğini kampanyayla birlikte açıklayacaklarını kaydetti. Öztürkler, Ulaştırma Bakanlığı’nın da kampanyayı desteklediğini vurguladı. 90 bin adet hurda cep telefonunun geri dönüşümüyle 315 kilo bakır, 18 kilo kadmiyum ve 4,5 kilo cıvanın doğayı kirletmesinin önüne geçilecek. Turkcell Çevre Grubu Başkanı Meltem Kalender de, “90 bin, bizim öngördüğümüz asgari rakam. Ne kadar çok telefon toplayabilirsek o kadar iyi.” dedi.

Denizden yüksekliği 2,5 metre olan ve su seviyesine her yıl 85 cm daha yaklaşan Maldivler hükümetinin su altında yaptığı toplantıdan çok etkilendiklerini belirten Kalender, baz istasyonlarının enerjisini rüzgârdan sağlayarak ve elektronik fatura ile de çevrenin korunmasına katkıda bulunduklarını anlattı. Kalender’in verdiği bilgiye göre yaklaşık 200 baz istasyonuna, enerjisini rüzgârdan sağlayan ünite monte edildi. Rüzgâr estiğinde dönen kanatlardan enerjiyi kullanan, rüzgâr kesildiğinde şebekeden enerjiye dönen otomatik kontrol ünitesi bu istasyonlara eklendi. Şerefe destekli kontrol ünitesi şirketin Ar-Ge birimindeki Türk mühendislerce yüzde yüz yerli bir ürün olarak geliştirildi ve dünyada ilk defa Türkiye’deki baz istasyonlarında kullanıldı. Bu baz istasyonları, enerjisini yüzde 65-70 oranında esen yelden karşılıyor.

Şirketin Türkiye genelindeki 16 bin adet baz istasyonundan 4 bin tanesi ise invertörlü klima ve pasif soğutma sistemiyle yılda yüzde 5 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Tasarruf edilen bu enerji bir binek otomobilin 35 milyon kilometre yol kat etmesinde harcadığı benzine eşdeğer. 33,6 milyon abonesi bulunan Turkcell, 1,8 milyon müşterinin elektronik faturayı tercih etmesi sayesinde yılda 164 ton kâğıt tasarruf etti ve 3 bin 66 ağaç kurtuldu. Dijital kontör satışları yüzde 14′ten yüzde 35′e yükseldi ve bu sayede de yılda 45 ton kâğıt tasarrufu sağlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin cep trafik servisi Turkcell üzerinden bugüne kadar 11 milyon kez kullanıldı. Kullanıcıların yarısının trafikte 10 dakika daha az beklediği hesaplandığında bu 1 milyon saat zaman, 1,4 milyon litre benzin ve 21 milyon kilometrelik yol tasarrufu anlamına geliyor.

Geleceğin yakıtı yosun mu

22 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

ABD’de bir büyük şirket su yosunu araştırmasına 600 milyon dolarlık bütçe ayırdı

manset_ic_181355

Çok çabuk büyüyüp hızlı çoğalan ve yağlı maddeleri “mideye indiren” su yosunları, bakımsız havuzlardan bataklıklara kadar hemen her yerde yetişebiliyor. Bütün sorun, yosun üretimini devasa boyutlarda yapabilmek ve yosundan yakıt elde edebilmek… Bunun için yarış başladı bile. Birçok üniversite ve şirket laboratuvarında bu konuda kafa yoruluyor.

600 MİLYON DOLAR
ABD’de bir büyük petrol şirketi, bir biyoteknoloji şirketiyle işbirliği yaparak su yosunu araştırmasına 600 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Bu araştırmalar sonuç verirse, su yosunlarının bünyesindeki yağ (lipid), düşük maliyetle yakıta çevrilebilecek. Miami’deki Florida Üniversitesi’nden George Philippidis, araştırmaları “çok gerçekçi” bulduğunu belirterek “Bu işin öyle 20 sene falan süreceğini sanmam, birkaç seneye sonuç alınır” dedi. Su yosunları araştırmalarının heyecan yaratmasının bir nedeni de, fosil enerji kaynaklarının yakılmasıyla ortaya çıkan karbondioksidi emmedeki iştahı…

KARBONDİOKSİT CANAVARI
Philippidis, “Sanayinin yol açtığı hava kirliliğinden su yosunları sayesinde kurtulabiliriz. Yosunlar baca ve egzozlardan yayılan karbondioksidi emerek beslenecek, böylece CO2′nin iklimi değiştirmesi önlenecek” diye konuştu. Orta Batı Araştırma Enstitüsü Müdürü Roy Swiger de, “Su yosunlarının güzel tarafı, hemen çoğalmaları. Her yerde hazır ve nazırlar. Fazla bir şey yapmanıza gerek yok” dedi. Şu aşamada yosundan yakıt elde etmenin maliyetinin yüksek olduğuna dikkati çeken Swiger, “Şu anda 3,8 litre yakıtın maliyeti 100 doları buluyor. Hiç de ekonomik değil” diye konuştu. Maliyetin düşürülebilmesi için yosunların daha düşük maliyetle kurutulabilmesi ve bünyelerindeki yağın çıkarılmasını sağlayacak teknolojinin geliştirilmesi gerekiyor. Swiger, 3,8 litre (bir galon) yakıtın maliyetinin, 5 seneye kadar 100 dolardan 40 dolara düşürülebileceğini düşünüyor.

Windows 7 hayatı kolaylaştıracak

20 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Günlük kullanılan programlar Windows 7′de özel olarak tasarlandı

manset_ic_180700

Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı, Windows 7′nin her gün yapılan işlemlerin daha kolay yapılmasını sağlayacağını söyledi.

Kundakçı, Zorlu Grand Otel’de Microsoft ürünlerinin tanıtımı için düzenlenen lansman toplantısında yaptığı konuşmada, Microsoft Türkiye olarak, ‘İşte Yeni Verimlilik’ teması ile Windows 7, Windows Server 2008 R2 ve Exchange Server 2010 ürünlerinin yeniliklerinin kullanıcılara yaşatacağı avantajları tanıtmayı amaçladıklarını belirtti.

Yine programların günlük hayatı kolaylaştırmak için özel olarak tasarlandığını ifade eden Kundakçı, şunları söyledi:

”Windows 7, her gün yapılan işlemlerin daha kolay yapılması sağlayacaktır. Sadece iki tıklamayla tüm fotoğraflarınıza, müziklerinize, videolarınıza ve dokümanlarınıza ulaşabileceksiniz. Daha hızlı uyku moduna geçme ve tekrar başlama özelliğiyle Windows 7 ile zamandan kazanılacak. Sık kullandığınız programları görev çubuğuna etiketleyebileceksiniz. Kablosuz ağlara bu program ile kolayca bağlanabilecek. Dokümanlar ise kolayca bulunabilecek.”

Windows 7′yi çekici kılan bir diğer özelliğin ise ‘uyumluluk modu’ olduğunu vurgulayan Kundakçı, ”Windows 7 sanallaştırma teknolojisini destekleyen bir yapıdadır. Aero temasını uzak masaüstünde ve sanal bilgisayarda kullanabilirsiniz” dedi.

Kundakçı, küçük ve orta ölçekli işletmeler için Windows 7 profesyonel sürümünün getirdiği yenilikler olduğunu da kaydetti.

Krize inat dev yatırım

20 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Türk Telekom yılın ilk 9 ayında 1.7 milyar liralık yatırım gerçekleştirdi

manset_ic_180829

Türk Telekom 2009 üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Buna göre şirket yılın ilk 9 ayında 1.368 milyon lira kar elde etti. Şirket aynı dönemde ise 1.7 milyar liralık yatırım gerçekleştirdi. 2009’un ilk 9 ayında şirketin konsolide gelirleri, 2008 yılının aynı dönemine kıyasla, yüzde 3 artarak 7.8 milyar TL’yi aştı.

İŞTE İLK ÇEYREK BİLANÇOSUNDAN ÖNEMLİ AYRINITLAR

- Konsolide gelirleri, 2008 yılının aynı dönemine kıyasla, %3 artarak 7,8 milyar TL’yi aştı.

- Konsolide Faiz Amortisman Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) marjı, mobil fiyat savaşları ve mobil gelirlerini artırmak için yapılan yatırım harcamalarına rağmen %42 seviyesinde gerçekleşti.

- Mobil gelirleri, 2008 yılının aynı dönemine kıyasla, %16 oranında artarak 1,85 milyar TL’ye ulaştı.

- ADSL gelirleri, 2008 yılının aynı dönemine kıyasla, %28 oranında artarak 1,56 milyar TL’ye ulaştı

Türk Telekom’un 2009 3. Çeyrek sonuçları ile ilgili bir değerlendirme yapan Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany ise bilanço ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Güçlü FAVÖK marjı ile gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz ve mobil pazarın rasyonel hale gelmesine ilişkin olumlu işaretler görmekten dolayı mutluyuz.

Mobil iştirakimiz Avea, 670 milyon dolar tutarındaki borcunun erken geri ödenmesinin ardından daha fazla esneklik kazandı ve hızlı büyümesine devam etmek için şimdi daha iyi bir duruma kavuştu.

Çocuklar için güvenli internet sunan yeni ürünümüzle, ADSL tarafında katma değerli hizmetlere odaklanmaya devam edeceğiz. Çocuklar için güvenli interneti, sadece ADSL’deki başarılı gelir performansımıza katkıda bulunan katma değerli bir servis olarak değil, aynı zamanda toplam geniş bant pazarının büyümesini destekleyecek güçlü bir faktör olarak da görüyoruz.

Yenilikçi yakınsama teknolojilerine yaptığımız yatırımların sonuçlarını görmekten heyecan duyuyoruz. Mobil telefon cihazları ve bilgisayarlar üzerinden sabit hat görüşmesi yapılmasına imkân veren yenilikçi yakınsama ürünümüz Wirofon’u müşterilerimize sunduk. Wirofon yeni teknolojik inovasyonlarla desteklenecek. Türk Telekom Grubu içinde geliştirilmesi ve iyileştirmesi sayesinde, Wirofon’un tamamlayıcı ürün ve hizmetlerle yakınsama ürünleri sunmamız için yeni bir platform olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.

Avea ve ayrıca geniş bant iştirakimiz TTNET aracılığıyla, yüksek kapasite ve kalitede sabit internet üzerinden ve tüm Türkiye’de çok sayıda WiFi erişim noktası alanında tamamlayıcı bir ürün olarak mobil internet sunmaya başladık.

Zor ekonomik ve operasyonel koşullara rağmen gösterdikleri güçlü performans ve gayretleri için Türk Telekom Grubu çalışanlarına teşekkür ederim.

Müşteri odaklı, yenilikçi ve müşterilerimiz için değer yaratan ürünlere odaklanmaya devam edeceğiz.”

Teknoloji pazarı yüzde 18 büyüdü

19 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Sektörün yüzde 55′ini donanım pazarı oluşturdu

manset_ic_180368

Türkiye’de bilgi teknolojileri pazarı yüzde 18 büyüyerek, 8 milyar dolara ulaştı.

Yazılım sektörü de 1,6 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşırken, toplam bilgi teknolojileri pazarının yüzde 20′sini oluşturuyor.

AA muhabirinin İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) tarafından hazırlanan Yazılım Sektörü raporundan derlediği bilgilere göre, 2008 yılında bilgi teknolojileri hizmetleri pazarı 1,9 milyar dolar büyüklüğe ulaşırken, toplam bilgi teknolojileri pazarının yüzde 24′ünü oluşturdu. Bilgi teknolojileri sektörünün büyümesi yüzde 20′nin üzerinde gerçekleşirken, yazılım sektörünün büyüme oranının ise yaklaşık yüzde 40 seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

Türk firmaları yazılım sektöründe çok çeşitli ürünlere imza atarken, üretilen ürünler arasında akıllı kart okuyucular, GPS temelli araç izleme, navigasyon sistemleri, mobil pazarlama çözümleri, interaktif mesaj uygulamaları, doküman yönetim sistemleri, kamera sistemleri, ADSL yol izleyicileri, modemler, hastane ve laboratuvar bilgi yönetim sistemleri, entegre kalite yönetim sistemleri, rapor sistemleri, ERP yazılımları, şehir bilgi sistemleri, lojistik sistemleri, veri yönetimi, güvenlik yazılımları bulunuyor.

Türkiye’de bu sektörde faaliyet gösteren firma sayısında son yıllarda artış görülürken, üretim ve ihracat yapan firma sayısı ise sınırlı kalıyor. Sektörde 3 bin 500 civarında firma faaliyette bulunurken, sektörde yaklaşık 100 civarında firma ihracat gerçekleştiriyor.

Bu firmalar ağırlıklı olarak Ankara ve İstanbul’da faaliyetlerini sürdürürken, Ankara’da güvenlik ve savunma yazılımları ile kamu sektörüne yönelik yazılım geliştirme hizmetleri sunan firmalar çoğunlukta bulunuyor. İstanbul’da ise sistem yazılımları ve uygulama yazılımları üreten firmaların ağırlıklı olduğu görülüyor.

İHRACAT

Türkiye’de yazılım sektörünün toplam 2008 yılı kayıtlı ihracatı 13 milyon dolar civarında gerçekleşirken, bu rakamın sektörün gerçek ihracat rakam ve potansiyelini yansıtmadığı, çünkü yazılımın genellikle makina, elektronik eşya, otomotiv, medikal, donanım gibi bir ürün veya hizmetin bir parçası olarak ihraç edildiği belirtiliyor. 90 civarında ülkeye ihracat gerçekleştiren Türk yazılım sektörünün ihracat eğiliminin artarak devam etmesi bekleniyor.

Sektörün geneline bakıldığında önemli ihracat pazarları olarak Almanya, İngiltere, Kazakistan, ABD, Yunanistan, Libya, Azerbaycan-Nahcivan, Ukrayna, Romanya, Hollanda, İsviçre, Irak, Fransa olarak sıralanıyor.

İTHALAT

Türkiye yazılım sektörü diğer yüksek teknoloji sektörlerinde olduğu gibi net ithalatçı sektör konumunda bulunurken, sektörün ithalatı 2008 yılında 117 milyon doları aştı. Sektörün ithalatında önemli artış görülürken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 10 seviyesinde bulunuyor. İrlanda, Almanya, ABD, Çin, İsveç, İngiltere, Fransa, BAE, Japonya, Malezya, Avusturya, Hollanda, Polonya, İsrail, İspanya sektörün en çok ithalat yaptığı ülkeler.

DÜNYA TİCARETİ

Dünyada yazılım sektörü sürekli gelişirken, 2008 yılında yüzde 5,2 büyüyerek 963,5 milyar avroya ulaşması beklenen bilgi teknolojileri pazarında, dünya yazılım sektörü pazarının yüzde 6,7 büyüyerek 185 milyar avroya ulaşması öngörülüyor.

Dünya bilgi teknolojileri pazarında ülkelerin harcamalarının da arttığı gözleniyor. ABD, AB, Japonya gibi ülkelerin BT pazar büyüme oranları tek haneli oranlara tekabül ederken, gelişme yolundaki ülkelerden Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkelerin büyüme oranları çift haneli rakamlara ulaşıyor.

Dünyadaki 2008 yılında yaşanan ve etkisi halen devam eden finansal krize rağmen yazılım satışlarını devam ettiren tek sektör olurken, sektörün satış ve büyümesinin krizin etkisiyle önümüzdeki yıl daha yavaş bir sürece gireceği bekleniyor.

Dünya BT pazarının yaklaşık yüzde 20′sini yazılım sektörü oluşturuyor. ABD dünya pazarının tek başına yüzde 36′sına sahipken, AB’nin payı yüzde 32, Japonya’nın payı yüzde 13 oldu. Gelişmekte olan ülkelerden ise Çin’in dünya BT pazarından aldığı pay yüzde 4, Hindistan yüzde 2, Rusya yüzde 1 oranda pay aldı. Önümüzdeki yıllarda bu oranların gelişmekte olan ülkeler lehinde artarak devam etmesi bekleniyor.

Mini-PC’lerin ömrü sadece 36 saat-miş…

17 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

17011

çağını yaşayan mini-PC’ler için herkesi şaşırtan ilginç açıklamalar…

Dünya devi Dell’in kurucusu ve CEO’su Michael Dell’e göre, yeni alınan bir netbookun heyecanı sadece36 saat sürüyor.

Dell “14 ya da 15 inç ekrana sahip bir dizüstü bilgisayar kullandıktan sonra netbook görüp “Ne şirin, ne hafif, bayıldım!” diyenler, yaklaşık 36 saat sonra “Bu ekran çok küçük, bana 15 inçlik ekranımı geri verin” diyorlar” dedi.

Netbookların geçici bir trend olduğuna dair uzun süre dil döken Dell, fiyatların uzun bir düşüşten sonra tekrar yükseleceğini söyledi. Windows 7 ile birlikte performans arayışının tekrar güçleneceğini ve güçlü (pahalı) sistemlerin satışının artacağına inandığını belirtti. “Tüketiciler sadece en ucuz, en alt modellere yöneliyordu ama bu geride kaldı. Yeni işlemciler ve Windows 7 heyecan uyandırıyor. Performans çağı geri geliyor” dedi.

Dell, sözlerinin devamında “Gittikçe daha fazla müşterinin küçük ekrandan ve düşük performanstan memnun kalmadığını görüyoruz. İkincil bir bilgisayar olarak kullanılıyorsa, ya da kullanıcının sahip olduğu ilk bilgisayar ise idare ediyor. Ancak kesinlikle tecrübeli bir kullanıcı için güçlü bir dizüstünün ya da masaüstü sistemin yerini tutamaz” dedi.

Bununla birlikte netbookların çok mantıklı kullanım alanları olduğunu da belirtti. Dell Latitude 2100′ü örnek göstererek, bu küçük ve ucuz netbook’un eğitim için ideal olduğunu belirtti.

Hayattaki sorularınızın cevabı UzmanTV’de

17 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Hindistan’da ne yeneceğinden, saçın nasıl boyanacağına kadar birçok sorunun cevabını bulabileceğiniz video ansiklopedisi UzmanTV

manset_ic_180010

UzmanTV’yi duydunuz mu? Duydunuzsa şanslısınız, duymadınızsa çok şey
kaçırıyorsunuz… Abartmıyorum. “Hayata dair soracak 17 bin sorun olsa ne
yaparsın” diye bana sorsanız, delirmemiş olduğumu varsayarsak, “UzmanTV’ye bakarım” derim. Çünkü burada öyle bir video içeriği var ki, hem eskimiyor, hem de muhakkak bir sorumu cevaplıyor. Kafanızda canlandırmanız için daha net tarif vermeye çalışayım: Zeytinyağlı dolma yapmak istiyorum, ama bunu soğanı fazla kaçıran bir yemek kitabından bakarak ya da Necla Teyze’ye sorarak yapmak istemiyorum. Ne mi yapıyorum? UzmanTV’ye giriyorum, “Zeytinyağlı dolma” yazıyorum. İşte karşımda konunun uzmanı! Üzerinde mutfak önlüğü, ne yapmam gerektiğini anlatıyor… “Ay dur, tarifi kaçırdım, tüh” yok! Al başa, bir daha seyret. “UzmanTV’yi uzmanından dinlemek istiyorum” diyenler için sözü, fikir babası rsan Özer’e bırakıyorum.

 UzmanTV bir internet sitesi mi yoksa internetten yayınyapan bir televizyon mu?

UzmanTV bir ‘on demand’ televizyon. Yani ‘iste-izle’ yahut ‘ne istiyorsan onu izle’ televizyonu. Elimizde, ortalama iki dakikalık parçalar halinde hazırlanmış, 600 saate yakın video içeriği var. Bunu, teknoloji imkan verdikçe çeşitli
platformlardan izleyiciye ulaştıracağız. ‘İste-izle’ hayatımızda henüz olmayan bir televizyon yayıncılığı. Biz bu işin öncüsüyüz. Şu anda ‘on demand’ yayına sadece internet izin verdiği için de uzmantv.com adresindeyiz.

 Başka nerelerden izleyeceğiz UzmanTV’yi?

3G ile birlikte mobilde de olacağız. Turkcell’in 3G proje yarışmasında
birinci olduk. Hatta wap.uzmantv.com adresinde cep telefonları için
deneme yayınına başladık bile. UzmanTV çok yakında iPhone ile zlenebilecek. Ardından IPTV ile evlerdeki televizyonlarda olacağız. Türk Telekom’un bu konudaki çalışmaları son noktaya geldi. Asıl o zaman ‘on demand’ televizyonun ve UzmanTV’nin kıymeti anlaşılacak sanırım. Gece çocuğunuz ateşlendiğinde televizyonda UzmanTV’yi açacaksınız, “çocuk ateş” diye arama yapacaksınız. “Çocuğumun ateşini nasıl düşürürüm?” gibi soruların cevabını, bir çocuk doktoru tek tek verecek. Bunu şimdilik
sadece internetten yapabiliyoruz.

VİDEOLU ANSİKLOPEDİ

 UzmanTV’nin popülerleşmesinin formülü, sırrı nedir?

Hayatımızdaki her şeyi, bir ihtiyacımıza karşılık geldiği için tutuyoruz. Kitap, ayran, mide ilacı, aile, margarin, futbol, çocuk bezi… İşte UzmanTV de bütünüyle ihtiyaç karşılamak üzere geliştirilmiş bir proje. Kırmızı şarap hangi sıcaklıkta içilir? Buyrun, içki uzmanımız size anlatsın. Hindistan’da ne yenir? Turist rehberimiz emrinize amade. Saçımı nasıl mısır örgü yapabilirim? Bakın,
kuaförümüz uygulamalı anlatıyor. En hayati olandan en akla gelmeyecek olanına 17 bin sorunun, dolayısıyla 17 bin ihtiyacın cevabını uzmanından,
görüntülü izliyorsunuz.

 UzmanTV’yi ‘Görüntülü Hayat Ansiklopedisi’ olarak konumlandırıyorsunuz. Artık ansiklopedilerin rağbet görmediği bir dönemde bu riski nasıl aldınız?

Bu sloganla aslında “Hayata dair her şey UzmanTV’nin kapsama alanında” mesajını iletmeye çalışıyoruz. Kütüphanemizde artık ansiklopedi yok, çünkü telefon ve mektup gibi ansiklopediler de biçim değiştirdi. Yeni nesil ansiklopedi deyince benim aklıma Wikipedia geliyor. Ki dünyanın en çok ziyaret edilen altıncı internet sitesi şu anda. UzmanTV’de bugüne kadar 170
milyon kez bir sorunun cevabı izlendi. İşte bu da en yeni nesil ansiklopedi. ‘Görüntülü Hayat Ansiklopedisi’nin içinde “Galatasaray Fenerbahçe’yi 7-0
nasıl yendi” maddesi de var, “Kız bebeklerin altı nasıl değiştirilir” maddesi de.

İKİ SENE İÇERİK ÜRETTİK

Rakibiniz var mı?

Şu an için yok. UzmanTV’nin popüler olmasıyla kimi denemeler yapılıyor ama bunlar hem çok küçük ölçekte, hem de amatör görünümde. Normal, çünkü
böyle bir proje ciddi yatırım gerektiriyor. Ayrıca televizyonculuğa da hakim olmak lazım. Biz iki senedir içerik üretiyoruz. Bir yandan da ‘iste-izle’ teknolojisinigeliştiriyoruz.

 UzmanTV içerikte olduğu gibi reklam yayınlarken de farklılıklar sunuyor mu?

UzmanTV’de markalar için hayal bile edilemeyecek seviyede hedefleme imkanı var. Düşünün ki 250 bin hamile kadını bir sinema salonuna toplamışsınız ve filmden önce tek bir reklam izletiyorsunuz.
UzmanTV’de neredeyse bunu yapıyoruz. Birçok televizyon kanalı gibi UzmanTV’nin de yegane geliri reklam. Ama videolara reklam almaya daha
bu ay başladık. Reklam filmi gösterme üzerine teknolojiler geliştirdik. Kim izlemiş, ne kadar izlemiş, reklamdaki mesaj aklında kalmış mı? Reklam filmini doğru zamanda, doğru kişiye gösteriyoruz, üstüne bir de reklamın etkisine dair ölçümleme yapabiliyoruz.

SANA AŞIĞIM DİYOR AMA GERÇEKTEN AŞIK MI

 En çok ilgi gören videolar hangileri?

Günde 400 bin, ayda 12 milyon video izleniyor. En çok izlenenler, hamilelikle ilgili olanlar. Sağlık da çok fazla izleniyor. İnsanların bir uzmandan dinlemeye en çok ihtiyaç duyduğu konular olduğu için sağlık bölümünü olabildiğince geliştirdik. Arpacıktan beyin tümörüne, mide yanmasından cinsel
sorunlara hemen her şey var. Bunun dışında astroloji bölümümüz epey
popüler. Her ay, burçların aylık yorumları uzmanından anlatılıyor. İlişkiler kategorisi de yoğun ilgi görüyor. Bu kategoride örneğin, “Sana aşığım diyor ama gerçekten aşık mı” gibi, basit görünen ama öte yandan kafa kurcalayan soruların yanıtlarını bulmak mümkün…

GUSÛL ABDESTİ ÇOK İZLENDİ

 Yemeklerin yapılışına dair videolar da var. İzleniyor mu?

Daha yayına koyduğumuz gün binlerce kez izleniyor. Hele Ramazan’da, yemek tarifleri patladı. “Mercimek çorbası nasıl yapılır” günlerce en çok izlenen cevap oldu. UzmanTV’nin çok izlenenleri gündemle birlikte değişiyor. Ramazan’da mercimek çorbasından sonra ikinci en çok izlenen, “Gusül abdesti nasıl alınır” videosuydu.

Google açık ara önde

15 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

ABD’de Eylül ayında, bilgisayar kullanıcıları arama motoru olarak en çok ”Google”ı kullandı.

manset_ic_179527

İnternet dünyasında piyasa araştırma şirketi ComScore tarafından yapılan açıklamada, ABD’de eylülde bir önceki aya göre, bilgisayar kullanıcıları arasında arama motorunda açık farkla Google’ı tercih edilirken, rakibi Microsoft’un Haziran ayında hizmete soktuğu ”Bing” arama motorunu tercih edenler de hafif bir yükseliş gösterdi.

Verilere göre, ABD’de Google kullanan oranı eylül ayında bir önceki aya göre, hafif bir yükseliş göstererek yüzde 64,6′dan yüzde 64,9′a çıkarken, Yahoo’yu tercih edenlerin oranında az da olsa bir düşüş görüldü ve yüzde 18,8 olarak belirlendi. Aynı dönemde Microsoft’un pazar payı yüzde 9,3′den yüzde 9,4′e çıktı.

Eylül ayında, arama motoru olarak Google 12,8 milyar kez kullanılırken, Yahoo 2,7 milyar kez, Microsoft’un sitesi de 1,4 milyar kez kullanıldı.

Arama motorlarının tercih edilmesi oranları reklam alma açısından büyük önem taşıyor

Windows 7′ye büyük ilgi

14 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Türkiye’de 600 bin kişi denedi

manset_ic_179234

Türkiye’nin, 22 Ekim’de piyasaya sunulacak Microsoft’un yeni işletim sistemi Windows 7′yi, beta sürecinde deneyen 600 bin kişiyle dünyanın en fazla geri bildirimde bulunan ikinci ülkesi olduğu bildirildi.

Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 22 Ekim’de bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir lansmanla birlikte piyasaya sunmayı hedefledikleri Windows 7 işletim sisteminin, daha piyasaya çıkmadan büyük bir rekorun sahibi olduğunu söyledi.

”NetMarketShare.com”un yapmış olduğu bir araştırmaya göre, Windows 7′nin, dünyanın en çok kullanılan işletim sistemi sürümleri arasında yüzde 1,18′lik pazar payıyla dördüncü sırada yer aldığını belirten Kundakçı, şöyle konuştu:

”Araştırma sonucunda bilgisayar kullanıcılarının gözdesi olan önceki Windows sürümleri, toplam yüzde 90,59′luk pazar payıyla ilk iki basamağı paylaşırken, Windows 7, yüzde 3,45 paya sahip rakip işletim sisteminin hemen ardından, yüzde 1,18′lik pazar payıyla dördüncülüğe yerleşti. Tabii ki daha piyasaya çıkmamış bir işletim sistemi açısından bu büyüklükte bir pazar payı, uzmanlar tarafından önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.”

Kundakçı, gerek beta gerekse deneme sürümleriyle büyük bir kullanım oranına erişen Windows 7′nin, Türk kullanıcısı tarafından da en çok indirilen işletim sistemi olarak kayda geçtiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

”Windows 7, beta sürecinde Türkiye’den 600 bin kişi tarafından denendi ve Türkiye, yapılan beta testi çalışması sonucunda dünyanın en fazla geri bildirimde bulunan ikinci ülkesi oldu. Dolayısıyla Windows 7, geliştirmelerinde en fazla geri bildirimde bulunan Türk kullanıcısının payı, diğerlerinden daha yüksek oldu.”

”Windows 7′nin önümüzdeki yıl itibarıyla ciddi bir pazar payı elde edeceği kanısındayız” görüşünü dile getiren Kundakçı, ”Özellikle küresel krizin etkisiyle ertelenen bilişim teknolojileri yatırımlarının ve olgun bir işletim sistemi konusundaki arayışların, Windows 7 ile tam bir karşılık bulacağını var sayıyoruz” dedi.

öz kızına taciz

13 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Facebookta bu da oldu Öz kızına seks teklif etti

manset_ic_1786641

ABD’nin Pennsylvania eyaletinde bir baba öz kızına sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta ‘seks teklif ettiği’ gerekçesiyle tutuklandı.

Kendisini ‘Kötü Baba’ diye niteleyen John Forehand adlı adam, adı açıklanmayan ve başka bir yerde yaşayan kızına Facebook’tan şu mesajı yazdı: “Başka babalar ve kızları bu cesareti gösteremiyor, yani çoğu bütün bu hazları tecrübe edecek kadar şanslı değil.” Pennsylvania Lititz’de yaşayan Forehand, kızın annesine söz konusu mesajlardan söz etmesi üzerine tutuklandı.

Kızıyla buluşacağını sanarak sözde buluşma yerine gelen Forehand, burada bir kamera, tripod ve ve bir kutu prezervatifle yakalandı.

Pennsylvania Başsavcısı Tom Corbett bütün ailelere çocuklarının internet üzerindeki faaliyetleri konusunda tetikte olmaları çağrısı yaptı.

Mahkemeye çıkarılmayı bekleyen Forehand’in hapis cezasına çarptırılması bekleniyor

Facebook’dan uyarı: Oltaya gelmeyin

12 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Kötü amaçlı yazılım kullanarak Facebook kullanıcılarının hesaplarını ele geçiren kişiler, kurbanların kişi listesindekilerden para sızdırıyor

manset_ic_178664

Birçok kişisel bilgisini paylaşan 300 milyondan fazla kullanıcısıyla Facebook kötü niyetli kişilerin hedefi olmaya devam ediyor. Facebook’tan yapılan açıklamada, kullanıcılar yeni bir tür dolandırıcılığa karşı uyarıldı. “419 olayı” olarak nitelendirilen dolandırıcılık olaylarında, kullanıcıların şifrelerini ele geçiren kötü niyetli kişiler, ele geçirdikleri Facebook kullanıcısının arkadaş listesindeki kullanıcılara mesaj göndererek, yurt dışında bir ülkede parasız kaldığını ve zor durumda olduğunu belirtiyor. Western Union üzerinden kendisine para gönderilmesini isteyen kötü niyetli kişi, kurban tuzağa düştüğü anda parayı cebine indiriyor. Öncelikle bir kullanıcıya mesaj göndererek phishing yöntemi ile onun şifresini çalan kötü niyetli kişiler, ardından bu kişinin listesindekileri uyutmaya çalışıyor. Faceabook’tan yapılan açıklamada son zamanlarda bu tür şikayetlerle karşılaşıldığı belirtilerek, kullanıcılar dikkatli olmaya çağırıldı. Bu tip dolandırıcılıkların önüne geçilmesi amacıyla Western Union ile ortak çalışma da yürüten Facebook’a göre söz konusu saldırı çeşidi henüz çok yaygın biçimde kullanılmıyor.

Kıbrıs silikon adası olacak

11 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

KKTC, ülkeyi teknoloji şirketleri için serbest bölge yapmak için kolları sıvadı

manset_ic_178480

Teknoloji şirketleri Kıbrıs’ta iş yaptıkları takdirde gümrük, kurumlar, gelir vergisi ve KDV’den muaf olacakları yasal düzenlemeyi hazırladık. Kıbrıs’ı bilişim ve teknoloji adası yapacağız.”

Yasa tasarısını ilk hazırladıklarında sadece yüzde 5 gümrük vergisi koyduklarını kaydeden Hasan Taçoy, Cumhurbaşkanı’nın buna karşı çıkarak ne kadar teşvik verilirse projenin gerçekleşmesinde o kadar başarıya ulaşacaklarını söylediğini ifade etti. Zaman gazetesinin haberine göre, böylece gümrük vergisi de sıfırlanmış oldu. Türkiye’den birçok konuda yardım alınacağını belirten Taçoy, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın projeyi desteklediklerini dile getirdi. Temaslar sırasında Binali Yıldırım ile ilk imza da atıldı. Bu proje için Türkiye’de 7 üniversitenin 50 bin öğrencisi ve akademisyenler beraber çalışıyor.

3G hizmetinin önce Kıbrıs’ta test edildiğini hatırlatan Taçoy, Kıbrıs’ın nüfusunun az olmasını hatırlatarak Türkiye’deki üç büyük mobil operatöre testlerini burada yapması için çağrıda bulundu. Türkiye’de 100 milyona mal olacak işin Kıbrıs’ta 1 milyona gerçekleşeceğini iddia eden Taçoy, Türk teknoloji şirketlerine davetini yineledi.

Kıbrıs’ta yükseköğretim oranı yüzde 76, bu oranın da yüzde 49′u aktif olarak iş hayatında yer alıyor. Ekonomik bağımsızlığın siyasî arenada ellerini güçlendireceğine dikkat çeken Kıbrıslı Bakan, bilişimin ilk adım olduğunu, başka hususlarda da serbest bölge çalışması içinde olduklarını vurguladı. Taçoy ancak Güney Kıbrıs’ın Avrupa tarafından fazlasıyla şımartıldığı için Avrupa Birliği müktesebatına kabul konusundaki sorunların siyasî engel oluşturduğunu ifade etti. Serbest bölge projesinin devamlılığından bahseden Bakan Taçoy, eğer şartlar değişir Güney Kıbrıs ile bir anlaşma gerçekleşirse bu projenin de yeni şartlara uyarlanacağını söyledi. Bölgedeki izolasyon yüzünden uluslararası şirketlerle iş yapmanın zorluğundan bahseden Taçoy, son olarak Microsoft’un bölge temsilcileriyle görüşmeler yaptıklarını ifade etti. Görüşmeler sonunda Microsoft, Yakın Doğu ve Doğu Akdeniz üniversitelerinde eğitimler vermeyi kabul etti. Bunu Cisco’nun takip edeceğine inancını belirten Taçoy, başta bayındırlık, nüfus ve kimlik bilgileri, belediyecilik ve sağlık konularında olmak üzere ‘e-devlet’ için Türkiye ile beraber çalıştıklarını dile getirdi. Proje başarıya ulaştığı takdirde turizm ve eğitimden sonra ‘bilişim’ Kıbrıs ekonomisinin 3. ayağı olacak. Cumhurbaşkanı Gül, bilişimi izolasyon tanımayan tek yol olarak tanımlamıştı. Bu tanımlamaya uygun projeyi hayata geçirme çalışmaları sürdüren Hasan Taçoy, sektör temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerde konuşulanların kendilerine moral verdiğini bildirdi. Çalışmaların yol haritasını çıkarmak için 23-24 Ekim’de Kıbrıs’ta ‘Gelecek bilişimle gelecek’ başlıklı bir çalıştay düzenlenecek. Burada altyapı ve finansal çalışmalardan yasal çerçevenin nasıl düzenleneceğine kadar birçok konu tartışılarak somut öneriler ortaya konulacak.

Bluetooth araç kitinde yeni nesil

10 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

CEBIT tam da beklentilerimi karşılayan şekilde oldukça hareketli… Burası teknoloji severler için bir cennet

manset_ic_177703

CEBIT tam da beklentilerimi karşılayan şekilde oldukça hareketli bir şekilde başladı. Sabahtan beri bir çok firma ve ürünle ilgili bilgi almaktayım. Burası teknoloji ve elektronik severler için bir cennet. CEBIT’te gördüğüm, öğrendiğim ve beğendiğim ürün ve hizmetleri sizlerle anında paylaşmaya çalışacağım.

İlk ürünümüz Rogadis BT200 Bluetooth araç kiti. Bu herhangi bir araç kiti değil, beni etkileyen en önemli özelliği bir arama yapılacağında veya size arama geldiğinde numarayı değil rehberdeki kayıtlı kullanıcıyı ismiyle göstermesi. Kullananlar bilirler, Bluetooth araç kitlerinde çağrı geldiğinde en büyük sorun cihaz üzerinde sadece bir numara belirmesi, dolayısıyla kimin aradığını bir türlü bilememektir. Rogadis BT200 bu muammaya bir son verip size o çağrıyı isteğe göre cevaplama seçeneği sunuyor.
Cep telefonuna bluetooth ile bağlandığında onun bir çok özelliğini de kendine adapte ediyor. Cihaz size numaraları tek tek veya toplu olarak tüm rehberi onun hafızasına katarbilme seçeneği sunuyor. Böylece rehberiniz cihazın hafızasına yedekleniyor. Aynı telefonda olduğu gibi, rehberinizde dolaşıp isimlere bakabiliyor, istediğinizde rehberden kayıt silebiliyor, çağrı listenizden son yaptığınız aramayı veya cevapsız çağrılarınızı görebiliyorsunuz.

Tabi belirtmeyi unuttuğum önemli bir nokta daha var, Rogadis BT200 direksiyon üzerine mükemmel bir şekilde oturuyor, böylece gözünüzün önünde durup gayet ergonomik bir şekilde, güvenli bir kullanım sağlıyor. Direksiyon kavrama sistemi farklı kullanıcılar için çok fonksiyonlu olarak düşünülmüş. Direksiyonun üst kısmına veya alt kısmına koymanızda hiç bir sakınca veya kısıtlama yok, tek yapmanız gereken LCD ekranın yönünü ayarlamanız, tek tuşla LCD ekrandaki görünümü ters çevirerek size uygun pozisyonda en uygun kullanımı elde edebiliyorsunuz.

İsterseniz “Hızlı Arama” listesine kaydedeceğiniz 10 numara ile kendinize aynı cep telefonundaki gibi kolay bir arama listesi oluşturabilirsiniz. “Sesli Arama” özelliğiyle dokunmadan arama yapabilirsiniz. Görüşme esnasında isterseniz karşıdaki kişiyi bir süre bekletmeye alıp sonra tekrar konuşmaya devam edebilirsiniz.

Normal bir kullanımla yaklaşık 220 saat kesilmeden yeten şarjı, sürekli olan kesintisiz bir görüşmeyi 8 saate kadar destekliyor. Araç çakmağından kolayca şarj edilebilen Lityum-polimer pili cihazın içinde dahili olarka yer alıyor.

Bluetooth özelliğini destekleyen tüm cihazlarla uyumlu olan ve istendiğinde 8 farklı cep telefonu veya PDA ile eşleştirilebilen Rogadis BT200′ün diğer özelliklerinde bazıları şöyle:

• Bluetooth v2.0 + EDR Class II
• Bütün Bluetooth Cep telefonlarıyla uyumlu
• Cep telefonuna hızlı eşleşebilme ve otomatik eşleşme
• Çoğul Kullanıcı: Multipoint desteği ile aynı anda 8 farklı cep telefonu ve PDA(Cep Bilgisayarı) ile eşleşebilme
• 8 saate kadar kesintisiz konuşma süresi
• LCD ekranda Arayan kişinin adını gösterme
• Rehbere Cep telefonundan 600 kayıt gönderebilme
• Hızlı Arama menüsüne 10 kişi kaydederek hızlı bir şekilde bulabilme
• Sesli Arama ile direk arama yapabilme
• Son Numarayı Tekrar Arama, Çağrı Reddetme, Görüşmeyi Başlatma/Sonlandırma özelliği
• Çağrı Listesi menüsünden aramaları görebilme ( Cevapsız Arama-Gelen Arama-Giden Arama )
• On/Off Açma-Kapama tuşu
• Ses Arttırma ve Azaltma Tuşları
• Mute (Ses Kesme) Tuşu ile Araç içi özel görüşme yapabilme
• Bluetooth Bağlantısı, Çağrı Durumu ve Pil Durumunu gösteren LCD Ekran
• 2 watt yüksek performanslı dahili hoparlör
• Gürültüyü kesen çok yönlü dahili mikrofon
• Ekranı Ters çevirebilme özelliğiyle direksiyona üstten yada alttan takılabilme
• Frekans: 2.4 GHz (ISM band)
• Pil Tipi: Şarj edilebilir, 3.7 V, 900 mAh, Lityum-polimer pil
• Yüksek DSP teknolojisi ile mükemmel ses ve echo/noise cancellation ile gürültüsüz konuşma
• Kapsama Alanı: Bluetooth Sınıf 2, 10 m/30 ft
• Cihaz Dili: Türkçe
• Boyutlar: 157 *85 * 40 mm
• Ağırlık: 125 gr

Mobil internet çok tuttu

09 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Mobil geniş bant internet kullanıcı sayısının, yıl sonunda sabit geniş bant internet kullanıcısı sayısından fazla olacağı tahmin ediliyor

manset_ic_178136

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği araştırmasına göre, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi cihazlardan mobil olarak geniş bant internete ulaşanların sayısı yıl sonunda 600 milyona ulaşırken, sabit geniş bant internet abone sayısı 500 milyon civarında olacak. Verilere göre, mobil abone sayısı, sabit abone sayısına göre ortalama yüzde 50 hızla ilerliyor.

Mobil geniş bant internet erişiminin birçok yerde sabit hatlara göre daha yavaş, veri sınırlı ve daha pahalı olmasına rağmen bu kadar çok ilgi görmesi, kısıtlamaların azaltılması ya da ortadan kaldırılması durumunda mobil geniş bandın katlanarak artacağı şeklinde yorumlanıyor.

Araştırmaya göre, dünya nüfusunun yüzde 25′i internet kullanıyor. Ancak örneğin kıta Afrika’sında her 1000 kişiden biri geniş bant internete sahipken, kıta Avrupa’sında her 1000 kişiden 200′ü geniş bant internet erişimi üzerinden sanal dünyaya erişiyor.

Google enerji tasarrufu sağlayacak

08 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Evde tüketilen elektrik miktarını gösteren ve insanları daha az tüketime teşvik eden yeni yazılım geliştirdi

manset_ic_177548

İNTERNET devi Google, insanların evlerinde kullandıkları elektrik miktarını gösteren bir cihaz için Energy adlı bir firma ile anlaştığını açıkladı. Şubat ayında evde tüketilen elektrik miktarını gösteren ve insanları daha az tüketime teşvik eden yeni yazılımı hazırlayan Google’ın, şimdi bu programı kullanan TED 5000 adından bir cihazla piyasaya süreceği belirtildi. Energy Inc. firması ile yapılan ortaklık anlaşması sonucunda ortaya çıkan bu ürün için her hangi bir kar ortaklığı yapılmadığı kaydedildi. 200 dolara satılacak olan bu ürünün insanların daha az enerji tüketimini teşvik ettiği ifade edildi.

CeBIT Eurasia Bilişim Fuarı’nı kaçırmayın

07 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Bugün başlayacak olan fuarda 10. seneye özel pek çok yenilik yer alıyor

manset_ic_176313

Bu sene CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde bir çok yenilik ve özel olayla 10. yılını taçlandırıyor. Bugün yapılacak açılışla Türkiye’de ilk defa bir fuara Cumhurbaşkanı düzeyinde devlet katılımı gerçekleşecek. Açılışını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yapacağı fuarda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da bulunacak ve konuşma yapacak.

Değişen kullanım alanları ve kullanıcı profilleriş düşünülerek yeniden yapılandırılmış fuarda geçen senelerden farklı olarak sosyal kullanıcılara yöenlik Webciety bölümü, ayrı bir B2B iş platformu olan “İş Dünyası” bölümü, sosyal sorumluluk çalışmaları için de ayrı bir bölüm olacak. ayrıca Broadcast Cable & Satellite Eurasia 2009 fuarı da bu sene CeBITle birlikte gerçekleştirilecek.

Her tür donanım, yazılım, bilişim ve teknoloji çözümlerini yer alacağı fuarda bir de teknoloji marketi kuruluyor.

Toplam 60 bin metrekare alanda 12 tematik bölümde hazırlanan CeBIT Bilişim Eurasia’daki yenilikler hakkında da bilgi veren HİFAŞ Fuar Direktörü Orkunt Yozgat; “Türkiye’de, Türk mühendislerce yapılan Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra, iletişimde yeni bir dönemi başlatan 3G dünyasına ait en yeni ürünlerin de yer alacağı fuarda, tüketicilere yönelik teknoloji ürünlerini çeşitli indirim ve düzenlenen kampanyalarla satın alabilecekler” dedi.

Elektronik ve teknoloji meraklılarının özellikle 6. ve 7. salonları es geçmemesini öneririm. Hem iş hem de tüketici elektroniği ve dijital yaşama ilişkin teknolojilerin görücüye çıkarılacağı 6 numaralı Tüketici Elektroniği salonunda, günlük hayatta ve iş ortamında kullanılan navigasyon, dijital görüntüleme, dijital eğlence, donanım ve çevre bilimleri, ev sinema sistemleri, akıllı ev sistemleri ve otomasyonlar tanıtılacak. Önceki yıllardan farklı olarak Webciety tematik bölümü, fuara farklı bir hava katacak. Online sosyal ağ, e-ticaret firmaları, online pazarlama firmaları ve yazılım tedarikçilerinin yer alacağı Webciety tematik bölümünde pazarlama profesyonellerinin yanı sıra halkla ilişkiler, sosyal ağ kullanıcıları, medya ve blog yazarları bir araya gelecek.

BRİTİSH AİRWAYS 1700 KİŞİYİ IŞTEN ÇIKARIYOR

06 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

İngiliz havayolu şirketi 1700 çalışanını işten çıkaracağını duyurdu.

402771-3048

Havayolu şirketinden yapılan açıklamada, işten çıkarmaların yanısıra, kabin görevlilerinin ücretlerinin 2 yıl boyunca dondurularak, masrafların azaltılmasının hedeflendiği kaydedildi.

Tasarruf kapsamında alınan önlemlerin, yolculara verilecek hizmeti aksatmayacağını belirten British Airways, ekonomik krizden dolayı uzun süredir mali sorunlar yaşıyor.

Şirket, geçen mayıs ayında 1987 yılında özelleştirildiğinden bu yanaki en büyük zararını açıklamıştı.

Sabit hattan cebi aramak yüzde 50 ucuzlayacak

05 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Türk Telekom sabit telefondan cep telefonuna yapılan aramalarda ilk dakikayı normal, sonraki her dakika % 50 indirimli olacak ücretlendirecek

manset_ic_177017

Sabit telefonla cep telefonu arasındaki rekabet sınır tanımıyor. Türk Telekom, sabit telefondan cep telefonuna yönelik arama trafiğini artırmak, cep pazarından daha fazla pay almak için yeni bir kampanya başlatıyor.
Aboneleri uzun konuşturmayı hedefleyen Türk Telekom, ev ve iş yerlerinde kullanılan sabit telefondan, cep telefonuna yönelik aramalarda ilk dakika
normal ücret üzerinden tarifelendirilecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK), onayladığı kampanyaya göre ev ve iş yerlerinde kullanılan sabit telefondan, cep telefonuna aramalarda ilk dakika normal ücret üzerinden
tarifelendirilecek. Sonraki her dakika yüzde 50 indirimli olacak.

PAHALI ALGISI

BTK yetkilileri, söz konusu kampanyanın gelecek hafta Türk
Telekom’a tebliğ edilebileceğini belirterek, “İleride kampanyanın sonuçları incelenecek; uzak mesafe telefon hizmetlerine etkisi ölçülecek” dedi.
Yetkililer, Türk Telekom’un sabitten cebi aramanın ‘pahalı’ olduğu yönündeki algıyı kırmak istediğini belirterek, “İnsanlar genelde 1 dakikanın altında
konuşma yapıyor. Bu kampanya ile Telekom, fatura kaygısı taşımadan
uzun uzun abonelerini konuşturmayı hedefliyor” diye konuştu.

HAZİRAN 2010’DA SONA ERECEK

BTK yetkilileri, söz konusu kampanyanın gelecek hafta içinde Türk Telekom’a tebliğ edilebileceğini belirterek, “Kampanya, 2010 yılının haziran ayına kadar sürecek. Bu dönem içinde elbette kampanyanın sonuçları titizlikle incelenecek. Bunun uzak mesafe telefon hizmetlerine etkisi ölçülecek” dedi.
Türk Telekom, GSM operatörlerinin agresif büyüme politikasını devreye sokmalarının ardından buna karşılık verebilmek için yoğun çaba gösteriyor.

Duvarların arkasını gören göz

05 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Wi-Fi ağlarının kesişme noktalarındaki değişimleri ölçen sistemle duvarların arkasındaki kişilerin hareketleri izlenebiliyor.

manset_ic_177038

Amerikalı bilimciler, kapalı kapılar hatta beton duvarların arkasındaki insanların hareketlerini bir kablosuz ağ şebekesinin radyo sinyallerini kullanarak görmeyi başardı.
Popular Science dergisinin haberine göre ABD’nin Utah Üniversitesi’nden araştırmacıların geliştirdiği sistem, radyo tomografi görüntüleme temeline dayanıyor ve kablosuz cihazların sinyallerinin birbirlerini kestiği noktalar arasındaki dalga karışımını ölçüyor. Kablosuz cihazın kapsadığı alandan birisi geçtiğinde cihaz sinyal seviyesindeki değişikliği kaydediyor ve bu bilgiyi bilgisayara iletiyor. Sistemin şimdilik bir duvardan bir metre ötesini görebildiğini ve şu aşamada bir duvarın arkasındaki cismin gerçek görüntüsünü yeterince sağlayabilecek kadar gelişkin olmadığını belirten bilim adamları, bu sistemin zaman içinde mutlaka istenilen düzeye ulaşabileceğini kaydediyorlar. Araştırmacılar, bu teknolojinin bir felaketten sonra arama ve kurtarma operasyonlarında kullanmak için ideal olacağının altını çiziyorl. Elbette gelişmiş bu tür bir sistemin yasadışı izleme, gözetleme ve taciz için kullanılması ihtimali de sözkonusu.

İstanbul finans merkezi olacak

03 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Erdoğan: “Devletin bankaları, SPK, BDDK İstanbul’a taşınacak”

manset_ic_176815

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Hedefimiz İstanbul’u öncelikli olarak bölgesel daha sonra da küresel bir finans merkezi haline getirmektir. İstanbul ve Türkiye böylesine büyük ve iddialı bir proje için hazırdır” dedi.

Başbakan Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü’nün Çırağan Sarayı’nda düzenlenen gala yemeğine katıldı. Burada uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey yöneticilerine seslenen Başbakan Erdoğan, İstanbul’un dünyanın en önemli finans merkezi olabilmesi için her türlü imkana sahip olduğunu düşündüklerini ifade etti. Erdoğan, “İstanbul’u nasıl bir finans merkezi yaparız düşüncesi ile bir çok plan çalışmaları yaptık. Merkezi yönetimle uyumlu olmayınca bu işleri çözmek mümkün değildi. Halledilmesi gereken yasal sorunlar nedeniyle bu isteğimizi yerine getiremedik. Şimdi bu imkan önümüzdeydi ve adımımızı attık. Şimdi devletin bankalarını da buraya getirmek suretiyle, SPK, BDDK gibi kuruluşlarımızı da taşıyarak İstanbul’u finans merkezi haline getirmek istiyoruz. İstanbul buna layıktır. İstanbul bu yükü her yönüyle taşıyacak bir altyapıya sahiptir. Tarihi ile medeniyeti ile ulaşım sistemleri ile iletişim ağları ile İstanbul finans merkezi olabilir. Bunu süratle hayata geçireceğiz. İstanbul’daki canlılığın,
hareketliliğin çok daha farklı olduğunu inşallah hep beraber göreceğiz” diye konuştu.

İstanbul’daki ulaşım projelerinin önemine değinen Başbakan Erdoğan, “2013′te Boğaz’ın altından geçecek olan Marmaray bitmiş olacak. Böylece İstanbul finans merkezleri arasındaki ulaşım daha da kolay hale gelecek. Hedefimiz İstanbul’u öncelikli olarak bölgesel daha sonra da küresel bir finans merkezi haline getirmektir. İstanbul ve Türkiye böylesine büyük ve iddialı bir proje için hazırdır. Türkiye’nin son dönemde finansla derinleşme konusunda attığı adımlar, bu konudaki yüksek potansiyeli, finansal
düzenlemeleri çok ileri düzeylere taşımış olması ve kurumsal altyapının iyi tesis edilmiş olması İstanbul’un finans merkezi haline getirilmesinde önemli avantajlar sağlıyor. Bu özelliklere ülkemizin genç ve dinamik nüfusu, yetişmiş insan gücü, jeopolitik avantajları, hızlı büyüyen ve gelişen ekonomisi, sağlam bilişim altyapısı, zengin kültürel ve tarihi geçmişi eklendiğinde uluslararası finans camiasının İstanbul’un sunduğu avantajları görmezden gelemeyeceğine inanıyorum. Bu doğrultudaki çalışmalar kamu
kesimi, özel sektör, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin katılımı, desteği ve işbirliğiyle yürütülmektedir. Hiç şüphesiz projenin en önemli ayağını finans sektörü oluşturmaktadır. Bu kapsamda projenin ilerlemesinde oynadığı kilit rol nedeniyle Türkiye Bankalar Birliği’ne ve verdikleri destekten dolayı uluslararası finans camiasına şahsım ve milletim adına teşekkür ederim. Sizlerin destek ve katkılarıyla bu projeyi hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.

Facebook kullanıcılarına şok!

03 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Bu sefer bir oyun yasaklandı. Nedeni ise bilinmiyor

manset_ic_176749

Facebook kullanıcılarının kendilerine ait sanal çiftlik işlettikleri Farm Wille adlı oyuna engeleme geldi.

Facebook’ta çiftlik kurup hayvan besleyip tarım faaliyetlerinde bulunulan Farmville oyunu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından yasaklandı. Türk oyunseverler bu yasağın nedenini anlamayadılar. Oyunun yayınlandığı diğer sitelerde ise herhangi bir yasaklama söz konusu değil.

Oyunu oynamak için Facebook’a giren kişiler şu uyarı ile karşılaşıyorlar:

“5651 sayılı yasa uyarınca katalog suçlar kapsamında yapılan teknik inceleme ve hukuksal değerlendirme sonucunda; bu internet sitesi (zynga.com) hakkında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın 02/10/2009 tarih ve 421.02.02.2009-272446 nolu kararı gereğince İDARİ TEDBİR uygulanmaktadır.

Bu internet aileler için

01 Ekim 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Türk Telekom tarafından geliştirilen ”NeTTe Çocuk Var” hizmeti ile çocuklara güvenli internet kullanımı sağlanacak

manset_ic_176306

Türk Telekom tarafından geliştirilen ve internet servis sağlayıcıları aracılığıyla pazara toptan sunulacak ”NeTTe Çocuk Var” hizmeti ile çocuklara güvenli internet kullanımı sağlanacak.

Türk Telekom’un Mecidiyeköy’deki Genel Müdürlük binasında düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Türk Telekom Operasyon Başkanı Celalettin Dinçer, Türkiye’nin geleceğinin bilgi toplumuna dönüşme çalışmalarıyla ve geniş bant hizmetinin yaygınlaştırılmasıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.

Dinçer, Türkiye’nin bilgi teknolojilerini verimli kullanabilmesi durumunda uluslararası rekabette bir adım daha öne geçeceğini ifade ederek, şirket olarak eğitime büyük önem verdiklerini dile getirdi.

İnternetin giderek yaygınlaştığına dikkati çeken Dinçer, çocukları bu ortama kontrolsüz olarak bırakmak istemediklerini kaydetti.

Dinçer, çocuklara daha güvenli bir internet erişimi sunmak amacıyla ”NeTTe Çocuk Var” ürününü geliştirdiklerini belirterek, ”Umarım bu ürün çocukların sağlıklı gelişimi ve eğitimi adına önemli bir adım olur. Bütün çabamız, ticari kaygıların ötesinde çocuklarımızı daha iyi şartlarda eğitebilmek ” diye konuştu.

Daha önce okullarda sunulan bu hizmeti internet servis sağlayıcıları aracılığıyla toptan sunarak bireysel kullanıcıların da kullanımına açtıklarını bildiren Dinçer, hizmetin Türkiye çapında 38 lokasyona kurulan sunucular aracılığıyla gerçek zamanlı filtreleme sağlayarak kullanıcıya zararlı içerikten ayıklanmış erişim imkanı sunduğunu belirtti.

-PAZARLAMA VE İLETİŞİM BAŞKANI DEMİRCAN-

Türk Telekom Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan, şirket olarak sosyal sorumluluk projeleri ve ürünler anlamında eğitimle iç içe olduklarını söyledi.

Demircan, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında 30 bin öğrencinin 68 adet Türk Telekom okullarından faydalandığını, 900 internet evinin de kullanılır hale geldiğini ve ”Vitamin” ürünün de 33 bin devlet okulunda kullanıldığını kaydetti.

”Vitamin” kullanan öğrenci sayısının 200 bine ulaştığını belirten Demircan, Türk Telekom Çocuk Sitesini de 140 bin öğrencinin ziyaret ettiğini bildirdi.

Demircan, ”Eğitimin olmadığı bir gelecek, içinde internetin olmadığı bir eğitim olmaz” diyerek, ancak ebeveynlerin çocukların güvenli internet erişimi konusunda endişelerinin olduğunu kaydetti.

Bu doğrultuda ”NeTTe Çocuk Var” ürünün geliştirdiklerini dile getiren Demircan, bu hizmetle çocukların okullarda kullandığı interneti evde kullanma olanağı sunduğunu söyledi.

Demircan, hizmetten yararlanmak isteyen ailelerin herhangi bir program yüklemesine gerek kalmadığını dile getirerek, hizmet ile pornografi, dolandırıcılık, uyuşturucu, alkol, kumar gibi sakıncalı ve şiddet içerikli ana kategorilerde tespit edilen siteler için filtreleme yapıldığını kaydetti.

Türk Telekom’un yeni hizmeti ”NeTTe Çocuk Var” hakkında ayrıntılı bilgi, 444 1 444 numaralı Müşteri Hizmetlerinden, ofislerden, bayilerden ve www.turktelekom.com.tr adresinden alınabiliyor

İnternetin yönetimi değişiyor

30 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

ABD’den tarihi karar

manset_ic_176152

İnternetin yönetimi ve alan adlarının tahsisinde tek söz sahibi ABD’nin Icann (Internet corporation for assigned names and numbers) kuruluşu, başka ülkelerin de faaliyetlerine katılması için bir anlaşma yaptı.

Kurulduğu 1998′den beri ABD Ticaret Bakanlığı’na bağlı Telekomünikasyon ve Bilişim İdaresi’nin gözetiminde faaliyet gösteren ve kar amacı gütmeyen Icaan, bugün ABD hükümetiyle vardığı anlaşmayla, başka ülkelerin hükümetlerinin temsilcilerinin de yer alacağı bir uluslararası denetim kurulu oluşturulmasını kabul etti.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun da memnuniyetle karşıladığını açıkladığı bu yeni anlaşma, Icann’in ABD güdümünden kurtularak, bir özerkliğe doğru ilk adımı olarak görülüyor.

Icann’in, internette tüm dünyayı kapsayan ve ülkelere kararlarını uygulatma yetkisi bulunuyor. Kuruluş örneğin, porno siteleri için ”.xxx” alan uzantısıyla bunların yasaklanmasını kararlaştırmıştı.

İşte Japonlar’ın yeni ulaşım aracı

25 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebiliyor

manset_ic_174874

Japon otomobil devi Honda, tıpkı insan gibi ileri, geri, yana ve çapraz olmak üzere tüm yönlere hareket edebilen yeni bir taşıma cihazı geliştirdi. Şirketin, ‘her yönde hareket sağlayan dünyanın ilk sürüş sistemi’ olarak tanıtılan U3-X’in çift tekerli Amerikan ginger’ın en büyük rakibi olacağı ifade ediliyor.
Bu yeni kişisel cihaz, sürücünün üst bedeniyle eğildiği sırada hareket, dönüş ve durma eylemlerinin gerçekleştirilmesini mümkün kılıyor. Bu gelişmeler, Honda’nın insansı robotu Asimo’nun teknolojik araştırmaları sırasında geliştirilen Honda denge kontrol teknolojisinin kullanılması ile sağlandı. Kompakt boyutlu ve tek tekerlekli sürüşe sahip cihaz, sürücünün ayak dayanaklarından zemine kolaylıkla ulaşmasını sağlıyor. Sürücüyü yayalarla aynı göz seviyesinde konumlandırarak hem kullanıcısına hem de çevredeki diğer insanlara iletişim imkanı tanıyor. Honda Motor, cihazın pratikliğini mükemmelleştirmek için gerçek şartlarda yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.

Sanal korsanlıktan kurtulmanın formülü

24 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

İnternet kullanıcısı olup da ‘yasadışı faaliyette’ bulunmayan yoktur. Çoktan bir ‘korsan’a dönüşmüş olabilirsiniz

manset_ic_174658

İnternet kullanıcısı olup da internet üzerinden ‘yasadışı faaliyette’ bulunmayan yoktur. Telif hakkıyla korunan bir fotoğrafı bir sunumda kullanmak üzere kopyalayıp, çoğaltılması istenmeyen bir şarkıyı bilgisayarınıza indirerek ya da internette okuduğunuz bir makaleden atıfta bulunmadan alıntı yaparak telif hakkı kanunu dâhilinde çoktan bir ‘korsan’a dönüşmüş olabilirsiniz! Radikal gazetesinin haberine göre YouTube, 3G, Facebook ve benzeri uygulamaların kullanımının günlük rutine dönüştüğü ‘bedava indirme’ çağında, ‘paylaştıkça çoğalır’ nitelikteki bilginin daha çok insana ulaşımında tüm teknoloji hizmete hazır. Fakat bir o kadar keskin telif hakkı yasaları bunu engelliyor ya da kullanıcıdan bir korsan yaratıyor. Hem eser sahibi hem internet kullanıcısı herkes, bu yasaların günümüze uymadığı, değiştirilmesi gerektiği konusunda hemfikir. Ama bunun yerini hangi sistemin alacağı tartışmalı.

Eser kime ait?

‘Bilgiye kısıtlanmadan erişmek en doğal hakkımız’ diyen kullanıcılarla eser sahipleri arasındaki çatışma, yeni bir fikri mülkiyet anlayışının tartışılmasını sağladı. Ve bu noktada ‘Eser halka mı aittir, yaratıcısına mı?’ sorusu tekrar sorulur hale geldi.
Bu yeni fikri mülkiyet ideolojisinden beslenip başarı elde eden Korsan Parti (Piratpartiet), ilk olarak İsveç’te ortaya çıktı ve oradan birçok ülkeye yayıldı. Öyle ki, telif hakları yasalarını temelden değiştirmeyi vaat eden, bilgiye internetten ücretsiz erişim talep eden bu siyasi parti İsveç’te Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 7.1’lik bir oy aldı. Ve aslında bu talebe yanıt arayanların ne denli kalabalık bir kitle olduğu kanıtlanmış oldu.
Telif hakları kanunu ‘Copyright’a taban tabana zıt olan ‘Copyleft’ de insanlığın birikiminin herkesçe paylaşılmasını savunan bir uygulama. Ancak eser sahibinin tüm haklarını bir kenara bıraktığı bu uygulamaya da bazı yaratıcılar sıcak bakmıyor.

Orta noktayı bulacak akım

Şimdilerdeyse ‘Copyright’ ile ‘Copyleft’i uzlaştıracak bir sistem dünyaya yayılıyor: Creative Commons. 2006’dan beri birçok ülkede kullanılmaya başlanan bu lisanslama sistemini Türkiye’de de yaygınlaştırmak amacıyla Queensland Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Tom Cochrane, Avustralya’dan kalkıp Türkiye’ye, Özyeğin Üniversitesi’nde bir seminer vermeye geldi. Prof. Cochrane’den bu uzlaştırıcı sistemin detaylarını öğrendik.
Creative Commons (CC) kâr amacı gütmeyen, telif hakları alanında esneklik sağlamak ve paylaşımı yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuş bir düşünce hareketi. Bu sistemde, geleneksel telif hakkı yasaları hafifletilip internette özgürce bilgi paylaşımına olanak sağlanıyor. Eser sahiplerinin tüm hakları değil, bazı hakları saklı kalıyor, kullanıcılar ‘korsan’ diye etiketlenmekten kurtuluyor. Böylece kullanıcıyla eser yaratıcısı arasında orta yol bulunuyor. Cochrane, bu sebeple Creative Commons için en uygun kelimenin ‘uzlaşı’ olduğunu söylüyor.
Creative Commons, eser sahibinin isteğine uygun olabilecek değişik lisans şartları temin ediyor. Bu lisanslardan birini alan kişi, ister ‘Eserin ilk sahibi belirtilecek ve ticari amaçla kullanılmayacak’ ibarelerini ekliyor, isterse ‘Adım saklı kalsın gerisi sizin’ deyip eserini ‘halka mal ediyor’.

Kullanıcının kârı

Kullanıcılar öncelikle bu lisansı taşıyan bir ürüne, bir bilgiye internetten rahatça ulaşırken ‘Yasadışı bir iş mi yapıyorum’ kaygısından kurtuluyor. Eserin altında görülen sembollerle hangi eseri hangi ölçüde ve hangi koşullarda kullanabileceğini anlamış oluyor. Telif hakları kanunundaysa bu detaylar, çoğunluk tarafından bilinmiyor.
Prof. Cochrane, Creative Commons’ı Korsan Partisi’nin anlayışıyla aynı doğrultuda görmüyor. Cochrane’e göre CC politik bir duruş değil, sadece yasal bir lisans uygulamasından ibaret: “Eser sahibinin duruma daha hâkim olması ve kullanım şartlarını belirleyebilmesi ama bu şartların esnek olması açısından ideolojik bir çalışma gibi görünüyor. Ancak sadece telifle kullanıcı arasında bir uzlaşma alanı. Bu noktada Copyleft ve Korsan Parti anlayışından ayrılıyor.”
Sistem en çok da akademik çalışmalar için kullanışlı. Çoğu kez ticari amaçla üretilmeyen bu çalışmalar CC lisansıyla paylaşılabilir hale gelince tüm dünyada diğer akademik çalışmaların ilerlemesine de katkı sağlayacak. Cochrane ve çalışma arkadaşları Avustralya’daki üniversitelerinde bu çalışmalara tüm dünyanın ulaşabileceği bir açık paylaşım sistemi kurmuşlar. Eser sahibinin adının belirtilmesi, ticari amaçla kullanılmaması gibi haklar korunurken üretilen bilgiler insanlığa sunuluyor. Cochrane, bu uygulamayla akademisyenlerin isimlerine yapılan atıflarda yüksek oranda artış olduğunu söylüyor.
Kütüphane yoksulu Türkiye’de büyük yarar sağlayacak olan bu yeni sistem, henüz ülkemizde geçerli telif yasalarına uyarlanmış değil. 40 ülkede uygulanan bu lisanslarla ilgili çalışmalar Türkiye’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yürütülüyor.

Üye olmak için neler yapılmalı?

Copyleft nedir?
‘Copyright’ (Telif hakkı) karşıtı hareket. Eser sahibinin kendi rızasıyla, haklarının bir kısmından ya da tamamından vazgeçmesi esasına dayanıyor. Genel anlamda fikri mülkiyet haklarının tamamen kaldırılmasını hedefliyor, bilgi erişimini en doğal hak olarak görüyor. CC sistemiyse Copyleft’ten farklı…
CC lisansına nasıl sahip olunur?
Şahısların lisans sahibi olabilmesi için ülkesinin Creative Commons’a üye olması gerekiyor. Ülkeler üyelik için CC Uluslararası Merkezi’ne başvurduktan sonra sistemi kendi ülke kanunlarına uyarlıyor. Bu uyarlama merkezce uygun bulunursa ülke sisteme kabul ediliyor. Eser sahipleri lisans için ülkelerindeki sorumlu birime başvuruyor. Başvurular internetten çok kısa sürede yapılıyor.
Eser sahibinin seçebileceği CC lisans şartları neler?
Eser sahibi eser üstünde hakkını belirlemek için temel dört şartın birini ya da birkaçını seçebiliyor: 1. Eserin ilk sahibinin belirtilmesi koşulu. 2. Eserin ticari amaçlı kullanılmaması koşulu. 3. Lisans modelinin korunması koşulu. 4. Eserin türevlerinin yaratılmaması koşulu…

Bahaneniz hazır: “Hemen gitmem gerekiyor!”

23 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Kaçmak istediğiniz durumlarda kurtarıcınız telefonunuzda

manset_ic_174479

Muhtemelen şu anda bu yaıyı okurken bir çoğunuz iş yerindedir ve aslında oradan çıkmak için can atmaktadır. Bu durumda şimdi size tanıatracağımız uygulama belki dikkatinizi çeker.

Çok sıkıcı bir yemekte misiniz, arkadaşınız aslında hi de ilginizi çekmeyen konularla sizi boğuyor mu, 2 saat sonraki gereksiz toplantıya katılmak istemiyor musunuz, bulunduğunuz yerden bir an önce kaçmak mı istiyorsunuz? İşte “Hemen gitmem gerekiyor” (Got2go) isimli cep telefonu uygulaması tam da bu gibi durumlar için tasarlanmış.

Şimdilik sadece iPhone üzerinde çalışan programla çok gerçekçi bahaneler yaratıp hatta uygulayarak kendinize ortamı terk etme bahanesi yaratmanız artık mümkün. Tek yapmanız gereken sakin bir köşeye çekilip cep telefonunuzdaki programın ayarlarını yapmak; ne zaman aranmak istiyorsunuz, kim arayacak, konu nedir gibi. Bundan sonrası ise artık size kalmış. Ayarladığınız vakitte telefonunuz çalacak ve yanınızdakiler şuna benzer bir konuşmaya tanıklık edecek:

- Esra merhaba
- ……….
- Aaaaa ne zaman?
- ……..
- Hangi hastane?
- ………
- Hemen geliyorum!

Artık yanınızdakilere dönüp “Hemen gitmem gerekiyor” deme zamanı, sonuçta onlarda bu konuşmayı (karşı tarafın sesi dahil) duydukları için gayet inandırıcı bahaneniz (ya da yalanınız mı desek… hımmmm…) sayesinde özgürsünüz.

Programın ayrıca istenirse konuşma yerine mesaj gönderme özelliği olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Ülkemizde internet güvenliği

22 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Yapılan araştırmaya göre tehditlere karşı yeterince kurunmadığı açıklandı

ulkemizde-internet-guvenligi-223988

Trend Micro’nun Türkiye’de 7 bin internet kullanıcısı arasında yaptığı “Global Web Tehditleri” anketinin sonuçları, kurumların ve bireylerin bilgi güvenliği tehditlerine karşı “yeterince” korunmadığını gösterdi.

Bilgi güvenliğine dair duydukları tehditlere ilişkin soruya yanıt veren internet kullanıcılarının yüzde 50’sinden fazlasının, bilgisayarlarını tehdit eden en son tehlikelerden haberdar olmadığı görüldü.

Veri sızıntısı kavramını duyanların oranı, yüzde 44 iken, oltalama (phishing) saldırısını duyanların oranı yüzde 45 oldu.

Şirkette ciddi tehlike oluşturduğu düşünülen web tehditlerinin başında yüzde 36 ile spam (istenmeyen e-posta) gelirken, bunu yüzde 35 ile oltalama, yüzde 32 ile program ekme (pharming) izledi.

Web tehditlerinin riskleri ele alındığında, yüzde 79 oranıyla kimlik hırsızlığı, yüzde 78’le kişisel bilgilerin kaybı ve yüzde 71’le gizlilik hakkının ihlali en fazla endişe yaratan unsurlar olarak gözlendi.

Son 3 ayda en sık karşılaşılan tehdit, yüzde 70’lik oranla spam olurken, ankete yanıt verenlerin yüzde 64’ü, web tehditlerinin olumsuz etkilerini yaşadığını belirtti.

TEHDİTLERE KARŞI YETERLİ ÖNLEM ALINMIYOR
İnternet kullanıcılarının, web tehditlerine karşı korunmak için yeterli önlem alınmadığı görüldü. Yanıt verenlerin yüzde 50’si koruyucu yazılım kullanırken, ofisinde bilgi işlem biriminden bilgisayar güvenliği rehberliği talep edenlerin oranı yüzde 19’da kaldı.

Kurumsal kullanıcıların yüzde 80’i, şirketin ağı üzerinden internete bağlıyken kişisel e-postalarını takip ettiğini, yüzde 58’i anlık mesajlaşmayı kullandığını, yüzde 53’ü doğrudan işle ilgili olmayan web sitelerini ziyaret ettiğini söyledi.
Anketi yanıtlayanların yüzde 20’sinden fazlasının, iş bilgisayarının evdeki bilgisayara göre daha iyi korunduğu konusunda kararsız olduğu görüldü.

“BİLGİ, ONLİNE SUÇA KARŞI MÜCADELEDE EN ÖNEMLİ SİLAH”
Trend Micro Kıdemli Güvenlik Danışmanı Rik Ferguson, ankete verilen yanıtların, internet kullanıcılarının istenmeyen e-posta ve oltalama gibi görünür tehditlere odaklandığını gösterdiğine işaret ederek, “Anlaşılır nedenlerden dolayı, bir tehdidin farkında değilseniz, neden sizi ilgilendirsin ki? Ne var ki, tehditler söz konusu olduğunda, bilmedikleriniz size pahalıya mal olabiliyor” dedi.

İşletmelerin ve internet kullanıcılarının, tehdidi, ne olduğunu düşündükleri şekliyle değil, bugünkü anlamıyla anlamaları gerektiğini vurgulayan Ferguson, kişilerin interneti belli farkındalık ve dikkat içinde kullanmaları gerektiğini vurguladı.

Ferguson, internet kullanıcılarının, virüslerin nasıl “sinsice” bulaştığını bilmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Mevcut tehditler, tek bir ortamı kullanmıyor. Örneğin, e-postalar, gizliliği ihlal edilmiş ve Truva atı gönderen web sitelerine yönlendiriliyor. Ya da kasıtlı olarak donatılan arama motorları, paranızı çalan kaçak güvenlik yazılımlarına ve dolandırıcı antivirüs yazılımlarına yönlendirme yapıyor. Bilgi, online suça karşı mücadelemizde en önemli silahımızdır ve onu sonuna kadar kullanmalıyız.”

Trend Micro Akdeniz Bölge Müdürü Ercan Aydın, BT güvenliği tehditlerinin, yeni ve karmaşık yapı sergilediğini belirterek, “Pek çok işletme ve kullanıcı, bu tehditlerin farkında değil ve sonuç olarak, hem eğitim hem de saldırıları başarıyla önleyebilecek teknolojilerin kullanımı anlamında yeterli önlemi almıyor” değerlendirmesinde bulundu.

2 büyük site daha kapatıldı!

21 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Dünyanın en büyük sosyalleşme sitelerinden MySpace ile Last.Fm’e Türkiye den erişim engellendi

manset_ic_173892

Her iki siteye de Türkiye’den girilmek istendiğinde, “T.C. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.06.2009 tarih ve 2009/45 sayılı kararı gereği erişime kapanmıştır” ibaresiyle karşılaşılıyor. Kararın neden bu kadar geç uygulandığı gibi ayrıntılar açıklanmasa da, telif hakları nedeniyle MÜYAP’ın açtığı bir davanın bu sonucu getirdiği öne sürüldü. Genelde erişim engellemelerini, mahkemenin nihai kararlarını uygulayan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yapıyor. Son iki yıldır engellenen yaklaşık 2000 internet sitesinin arasına MySpace ve Last.Fm de katılırken, bu kez başsavcılık kararının uygulanması dikkat çekti. Türkiye’nin uluslararası imajına en büyük darbeyi indiren Youtube yasağı da hâlâ sürüyor. Dünyanın en büyük blog sunucularından olan Blogger.com’a da Türkiye’den erişim iki gündür sağlanamıyor. Türkiye’den binlerce blog barındıran ABD merkezli site, sorunu araştırdığını açıkladı. Siteye tebliğ edilen bir mahkeme kararı olmadığı vurgulanırken, erişim sorununun Türk Telekom merkezli teknik bir nedenden kaynaklanabileceği belirtildi

3G beklentiyi yükseltti ucuz cep pazarı durdu

20 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Aylık ortalama 1 milyon civarında olan cep telefonu satışlarının yarısından fazlasını oluşturan ekonomik cihaz pazarı durma noktasına geldi

manset_ic_173909

3G’ye en ucuzundan en pahalısına 17 modelle girdiklerini belirten Samsung
Türkiye Cep Telefonları Direktörü Selim Erbay, “3G’ye data ağırlıklı iletişime
yönelik cihazlarla hazırlanmıştık ama operatörler görüntülü görüşmeyi
gereğinden çok fazla öne çıkardı. Pazarda toplam satışların yüzde 50-55
seviyesinde olan ekonomik cihaz pazarı son 1.5 ayda tamamen durdu” dedi.
Samsung’un düzenlediği iftar yemeğinde konuşan Erbay, GSM operatörlerine “3G ile ilgili beklentileri bu kadar fazla yükseltmemeleri” konusunda görüşlerini ilettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: “3G açlığı ile inanılmaz bir talep var ama hâlâ insanların bunları ne için kullanacağını anlamadık… 1 Ağustos’tan bu yana 3G’li cihazların satışlardaki payı yüzde 50’lere ulaştı. Ama rüzgârın ne kadar süreceğini öngöremiyoruz. Dünyada bu 3G
rüzgârının dinip, gerçeğe dönüldüğünü de unutmamak lazım.”

CEP TELEFONU HÂLÂ STATÜ SEMBOLÜ

Son 1.5 ayda nitelikli cep telefonu satışlarının ivme kazandığını aktaran
Erbay, “Türkiye’de insanlar cep telefonlarını sosyal statü sembolü olarak görüyor. Akıllı telefon kullananların yüzde 60’ı e-posta atamıyordur. Cep
telefonunda geçen yıl ortalama fiyat 127 Euro iken, bu yıl sonunda 200
Euro’ya çıkabilir. Akıllı telefonlar 10 milyonluk pazarın yaklaşık yüzde
3’üne ulaşır bu yıl sonunda” diye konuştu. 279 – 339 TL aralığındaki cihaz grubunda (L700, L760, U800) ürün yetiştiremediklerini aktaran Erbay, “Ancak
3G öncesinde E250 satışlarımız aylık 80 bini geçiyordu ama bu ay 30 bine ulaşırsa, çıkıp göbek atarız” dedi.

Çinli markalar yok olma sürecinde

Sektörde son aylarda yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erbay, şunları söyledi: “Operatör kampanyalarını hariç tutarsak Türkiye cep telefonu pazarında Nokia yüzde 45, Samsung yüzde 32 pazar payına sahip. Türkiye cep telefonu pazarı iki markalı bir pazara döndü, diğer tarafta akıllı telefonlar var. inli markalar, ÖTV farkı ve 3G rüzgârı ile önemli bir yok olma süreci yaşıyor. Telekomünikasyon pazarında ise netbook’lar tüketiciyle buluşan önemli bir unsur oldu.”

Messenger’da iletişim koptu

17 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Microsoft’un iletişim hizmeti olan MSN’de yurt dışı kaynaklı bir arıza yaşanıyor

manset_ic_173434

Microsoft’un bir iletişim hizmeti olan Messenger’daki (MSN) yurt dışı kaynaklı bir arıza nedeniyle bazı kullanıcılar 2 gündür MSN iletişim kuramıyor.

AA muhabirinin, Microsoft Corporation-Türkiye firması yetkililerinden aldığı bilgiye göre, bilgisayarlarında eski sürüm MSN programını kullanan çok sayıda kişi, dün MSN kullanımında sorun yaşamaya başladı.

Ekranda beliren uyarı doğrultusunda MSN’nin yeni sürümünü yükleyen pek çok kullanıcı, yine de MSN’yi aktif hale getiremedi. Vatandaşlar, Microsoft Corporation-Türkiye firmasını arayarak yaşadıkları sorunu yetkililere iletiyor.

Firma yetkilileri, sorunun yurt dışı kaynaklı olduğunu, ilgili yerlere arızanın bildirildiğini, kısa süre içinde sorunun giderileceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

Facebook kime özeniyor?

15 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Twitter’ı almaya çalışan ancak başarılı olamayan Facebook, Twitter tarzı uygulamalar geliştirmeye çalışıyor

manset_ic_172830

Facebook’un aksine birbirini tanımayan ortak ilgi sahibi kişileri buluşturan Twitter, şirketler ve hedef kitleleri arasında önemli bir bağ oluşturuyor. Twitter’ın gördüğü ilgi Facebook’un uygulamalarını da etkiledi. Facebook kullanıcıları artık fotoğrafların yanı sıra “durum” bölümlerinde de arkadaşlarını veya şirketleri işaretleyebilecekler. Bu şirketlerin ve kişilerin kendi haklarında yazılanları, yorumları görmelerini sağlayacak. Öte yandan geliştirilen Facebook Lite programı ile Twitter tarzı basit haberleşme de mümkün olacak

En yenilikçi ve güçlü donanıma sahip cep

14 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Turkcell, i7500 Android telefonu bugünden itibaren abonelerinin beğenisine sunuyor

manset_ic_172558

Turkcell, Google uygulamalarını içeren, Türkiye’deki ilk Samsung i7500 Android telefonu bugünden itibaren abonelerinin beğenisine sunuyor.
Şu ana kadar üretilmiş en yenilikçi ve güçlü donanım özelliklerini taşıyan Android temelli ‘akıllı telefon’, çok hızlı ve kaliteli internet imkanı sağlıyor.

Bu da tesbih çeken telefon

13 Eylül 2009 Yazan  
Kategori Manşet, Teknoloji

Video, müzik, internet ve yön bulmanın dışında stresten kurtulmak isteyenlere özel çözümler üretiliyor

manset_ic_172390

Cep telefonunda video, müzik, internet ve yön bulmanın dışında isteyen iPhone’da tespih de çekiyor, stresten kurtulmak için deniz kabuğu sesi de diniyor. Timur Sırt’ın Sabah gazetesindeki haberine göre, cep telefonu ile konuşmak, fotoğraf çekmek, internete bağlanmak artık olağan karşılanıyor. Bankaların geliştirdiği iPhone uygulamaları bankacılık işlemlerini kolaylaştırıyor. Uykusuz kalanların uykuya dalması için koyun saydırıyor veya stresten kurtulmak için deniz kabuğu sesi de dinleniyor.

‘İSTEDİĞİN AYARI SEÇ’

iPhone kullanıcılarının sevdiği uygulamalardan biri de iTunes sanal mağazasında satılan tespih yazılımı. İsteyen istediği kadar tespih çeksin diye sadece gerçek tespihler değil, telefon ekranında tespihler de ortaya çıktı. Tespih çekerken taşı siz seçiyorsunuz. Kötü yanı çektiğiniz tespih sayısını ekranda göremiyorsunuz. İsterseniz oltu taşı, isterseniz kehribar tam 9 farklı tespih taşını seçiyorsunuz. Sesi de aynı o taşlarda olduğu gibi çıkmasını bekleseniz de pek öyle çıkmıyor. 0.99 dolara indiriliyor. iPhone uygulama mağazasında huzur bulmak isteyenler için binlerce uygulama var. Apple uygulama mağazasında tespih dışında da uygulamalar yer alıyor. İsteyen deniz kabuğu sesi dinleyerek rahatlıyor. Ses ve ekran görüntüsü değiştirilebiliyor. Televizyon, gazete ve bankalar en çok uygulama geliştiren kurumlar. Hemen hemen bireysel internet bankacılığı yapan tüm bankaların iPhone’a özel bir yazılımı var. Türkiye’de yaklaşık 200 bin kişinin kullandığı iPhone geniş ekranı ile internet kullanımını kolaylaştırdığı için tercih ediliyor.

« Önceki YazılarSonraki yazılar »