Sağolasın domuz gribi

30 Ekim 2009 Yazan admin  
Kategori Haber, Manşet

Can İzbul yazdı

sagol

Kimse kusura bakmasın, Grip A/ H1 N1 ya da klasik adıyla “domuz gribi”, Türk insanın hijyen tutkusunun, sağlık bilincinin inanılandan çok daha güçlü olduğunu düşündürmeye başladı.

TV’lerde alınan önlemleri, konuşan uzmanları gördükçe, gazetelerde, sitelerde yazılanları okudukça, Türkiye’nin, bırakın Avrupa’yı dünyanın “en hijyen meraklısı – sağlık fetişisti ülkesi” olduğunu iddia edebilecek bir hale geldim.

Basından yansıyan manzara şu;

Her yer ilaçlanıyor, millet maskelere hücum ediyor, okullar kapatılıyor, camilerde cemaat maskeyle namaz kılıyor, protokol ellerini jel-liyor.

İyi de;

Trafikte her yıl binlerce kişinin öldüğü, AIDS’li olduğunu söyleyen insanlara, “Gel yavrum bize birşey olmaz!” diyen vatandaşların TV programlarına konu edildiği, doktora ancak ölmeden önce gitmeyi düşünebilecek çok sayıda insanın varlığının bilindiği bir ülke değil mi burası?

Banyodan, sudan hoşlanmayanların oranın hiç de az olmadığı yolundaki şakalarla bilinen, otobüslerde ciddi koku sorunu yaşanan bir memleket değil mi?

Doğumda çocuk ölümleri sıralamasında, ne yazık ki, hala başa güreşen ülkelerden birinde yaşanmıyor mu bütün bu “sürreel domuz gribi önlemleri”.

Şaşırmamak elde değil.

Ama tabii bu kötü birşey de değil. Biraz histerik görünse de, bilinçlenme adına önemli bir gelişme bile sayılabilir.

O noktaya döneceğim ama önce şunu söyleyeyim;

Yaklaşık 10 milyonluk Belçika’da Nisan ayından bu güne kadarki vaka sayısı 35.000 (evet otuz beş bin.) Virüsü kapanların sayısı her hafta neredeyse ikiye katlanıyor.

Küçücük Belçika’da domuz gribinden şu ana kadar 5 kişi öldü.

Yani İstanbul’dan daha az nüfusu bulunan bir ülkede, vaka ve ölüm sayısı Türkiye’nin kat be kat üzerinde.

Ama Belçika’da ne Türkiye’deki “histeriye yaklaşan” bakış açısı ve medya takibi var, ne de ülkenin her bir köşesini ilaçlamaya çalışan insanlar.

Elbette, burada da aşı konusu tartışılıyor ama aklı selim hakim diyebiliriz.

Dedik ya, her konuda çok hassas, insan sağlığına son derece değer veren bir ülke oluruz da bu domuz gribi histerisini anlarım.

Yahu burası, “trafikte solladı” diye gündüz vakti sokak ortasında insanların birbirini gözünü kırpmadan öldürebildiği bir ülke değil mi?

Diş fırçalamada Avrupa’nın en gerideki memleketlerinden birisi değil miyiz?

Bize bir şey olmazcılara ne oldu? Nedir bu hassasiyet?

Önlem alınmasın demiyorum elbette. Tabii ki devlet ve halk dikkatli ve bilinçli olmaya gayret edecek.

Kişisel bakım, sağlık bilincinin gelişmesi vs. çok önemli. Ve yine dedik ya; Domuz gribi bilinçlenmeye vesile olacaksa o da bir gelişme.

Neredeyse insanın “Sağolasın domuz gribi!” diyesi geliyor.

Böylece ne kadar sağlık düşkünü bir millet olduğumuz ortaya çıkmış oldu.

Keşke başka başka alanlarda da domuz gribindeki kadar hassas ve düşünceli olabilsek!

Keşke çok daha sağlam, iyi beslenmiş, sağlıklı nesiller yetiştirebilsek.

Keşke kendi sağlığımıza ve başkalarının sağlık ve afiyetine gerçekten çok dikkat edebilsek.

Hepinize sağlıklı günler…

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!